Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8708 E. 2023/3135 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ıslah↗ gizli ayıp↗ mahrum kalınan kâr↗ denetime elverişli rapor↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ kâr mahrumiyeti↗ denetime elverişlilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ iflas↗ ıslah↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/199 E., 2017/845 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın teslim alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslahı ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan mahrum kalınan günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu aracın müzik sisteminde ayıplı olarak tanımlanabilecek imalata bağlı üretimden kaynaklı bir problem olmadığı, düşük hızlarda ve yüksek direksiyon açılarında meydana gelen vuruntunun ise aracın tasarım amacı göz önüne alındığında imalattan kaynaklı bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça davacıya satılan 2013 model Porsche Panarema Diesel ve 06 DR 1234 plakalı araçta bir ayıbın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya delillerini ibraz etme hakkı tanınmadığını, ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporun hukuka aykırı bir şekilde yok sayıldığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtan yararlanma imkanı vermediğini, sıfır olarak verilen aracın bu nitelikte olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kullanım klavuzunda aydınlatıcı bilgiler olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan ilk raporda aracın ayıplı olmadığının belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine yeni bir heyet oluşturulduğu, bu heyetin raporunu sunmaması üzerine başka bir heyetten rapor düzenlemesi istendiği, yeni heyetçe düzenlenen raporda ise aracın ayıplı olmadığının bildirildiği, Dairece bütün bu raporların birlikte değerlendirilmesi sonucunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği, bu heyet tarafından oluşturulan raporda da araçtaki arızaların ayıp niteliği taşımadığının açık olarak belirtildiği, makine mühendisliği öğretim üyesi olan 3 bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporun diğer raporları tartışan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor olduğu, bu rapora itibar edildiği, dava konusu araçta bahsedilen arızaların aracın tasarımı ile ilgisinin olabileceğinin bilirkişi tarafından bildirildiği, davacının arıza olarak bildirdiği bütün hususlara ilişkin teknik bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bu arızaların ayıp niteliğinde olmadığının belirlendiği dikkate alınarak ve istinaf aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınmış olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3539 E. 2021/350 K.
Ortak:ayıp · bedel iadesi · denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… ların birlikte değerlendirilmesi sonucunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği, bu heyet tarafından oluşturulan raporda da araçtaki arızaların «ayıp» niteliği taşımadığının açık olarak belirtildiği, makine mühendisliği öğretim üyesi olan 3 bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporun diğer raporları tartışan, hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bir rapor olduğu, bu rapora itibar edildiği, dava konusu araçta bahsedilen arızaların aracın tasarımı ile ilgisinin olabileceğinin bilirkişi tarafından bildirildiğ …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın «teslim» alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç «bedelinin iadesi» için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile davanın «tam ıslahı» ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan «mahrum kalınan» günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta «ayıp» bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… sürüş kabiliyetini ortadan kaldıracak, taşıttan faydalanmamayı sürekli hale getirecek derecede bir imalat hatasının varlığından söz edilemeyeceği, araçta önemli bir «ayıp» olmadığı, arızaların belgeler ışığında «garanti kapsamında» giderilmiş olduğunun tespit edildiği, düzenlenen her iki raporun birbiriyle örtüştüğü ve dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» bulunması nedeniyle dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığı ve aracın ayıplı olmadığı, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu olayda ilk baştaki onarımdan kaynaklanan servis «kusuru» bulunduğunun açık olup bunun araçtaki ayıp olarak yorumlanmasının mümkün olmadığından dava konusu aracın ayıplı olmaması nedeniyle davacı tarafın «bedel iadesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dönme hakkı · bedel indirimi · garanti kapsamı · sözleşmeden dönme · garantörlük · kusur
Benzer bu kararda… sürüş kabiliyetini ortadan kaldıracak, taşıttan faydalanmamayı sürekli hale getirecek derecede bir imalat hatasının varlığından söz edilemeyeceği, araçta önemli bir «ayıp» olmadığı, arızaların belgeler ışığında «garanti kapsamında» giderilmiş olduğunun tespit edildiği, düzenlenen her iki raporun birbiriyle örtüştüğü ve dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» bulunması nedeniyle dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığı ve aracın ayıplı olmadığı, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu olayda ilk baştaki onarımdan kaynaklanan servis «kusuru» bulunduğunun açık olup bunun araçtaki ayıp olarak yorumlanmasının mümkün olmadığından dava konusu aracın ayıplı olmaması nedeniyle davacı tarafın «bedel iadesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… hal icabı satımın feshini muhik görmediği takdirde semen tenzili yoluna gidebilir hükmünü içermekte yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227/4 maddesi alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakim satılanın onarılması yada satış «bedelinin indirilmesine» karar verilebilir, hükmünü içermekte olup söz konusu düzenleme uyarınca mahkemece bilirkişi kurulu raporlarında belirtildiği üzere araç bedelinden 3.000,00 TL indi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1850 E. 2023/1683 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · ıslah · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın «teslim» alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç «bedelinin iadesi» için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile «icra inkar tazminatına» hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile davanın «tam ıslahı» ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan «mahrum kalınan» günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya delillerini «ibraz» etme hakkı tanınmadığını, ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporun hukuka aykırı bir şekilde yok sayıldığını, araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu, araçtan yararlanma imkanı vermediğini, sıfır olarak verilen aracın bu nitelikte olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta «ayıp» bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda icra dosyası ve «icra hukuk» mahkemesi dosyası getirtilerek dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilerek, aracın bu «gizli ayıp» nedeniyle «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle ve davalıya ödenen bedel nedeniyle davacının uğradığı zararın, satış «bedeli indiriminin» tam olarak belirlenip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece 28.04.2016 tarih, 2014/1566 E. ve 2016/354 K. sayılı kararı ile «irsaliyeli» faturadan aracın Ankara'da «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre yetkili mahkemenin Ankara olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» reddine, davacının davalı Öztorun Oto Servis Ltd.
Bu durumda mahkemece uzman bilirkişi vasıtasıyla dava konusu araç test edilmek suretiyle araç üzerinde inceleme yapılarak ayıplı olup olmadığı ve varsa «ayıp» durumunun devam edip etmediğinin belirlenmesi ve net bir görüşü ihtiva eden rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel indirimi · icra hukuk mahkemesi · irsaliye · yetki itirazı · üçüncü kişi · bilirkişi incelemesi · yetki · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece 28.04.2016 tarih, 2014/1566 E. ve 2016/354 K. sayılı kararı ile «irsaliyeli» faturadan aracın Ankara'da «teslim» edildiğinin anlaşıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre yetkili mahkemenin Ankara olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» reddine, davacının davalı Öztorun Oto Servis Ltd.
Bu durumda icra dosyası ve «icra hukuk» mahkemesi dosyası getirtilerek dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu kabul edilerek, aracın bu «gizli ayıp» nedeniyle «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle ve davalıya ödenen bedel nedeniyle davacının uğradığı zararın, satış «bedeli indiriminin» tam olarak belirlenip bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 18.04.2017 tarih, 2016/16525 E. ve 2017/3118 K. sayılı kararıyla; "Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da bilirkişi raporunda aracın mevcut durumda ayıplı olup olmadığı hususunda «kesin» bir görüş bildirilmemiştir.
Her ne kadar uyulan bozma ilamında aracın incelenmesi ve «ayıp» durumunun belirlenmesi hususuna değinilmiş ise de aracın «üçüncü kişiye» satımı nedeniyle incelenemediği ve bilirkişi raporunda bu incelemenin yapılamamasına rağmen dosyadaki mevcut servis kayıtları ve belgelerine göre aracın gizli ayıplı olduğu konusundaki belirlemenin «kesin» görüş niteliğinde olduğu açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8708 E. , 2023/3135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/1415 Esas, 2021/1354 Karar
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/199 E., 2017/845 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın teslim alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslahı ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan mahrum kalınan günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu aracın müzik sisteminde ayıplı olarak tanımlanabilecek imalata bağlı üretimden kaynaklı bir problem olmadığı, düşük hızlarda ve yüksek direksiyon açılarında meydana gelen vuruntunun ise aracın tasarım amacı göz önüne alındığında imalattan kaynaklı bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça davacıya satılan 2013 model Porsche Panarema Diesel ve 06 DR 1234 plakalı araçta bir ayıbın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya delillerini ibraz etme hakkı tanınmadığını, ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporun hukuka aykırı bir şekilde yok sayıldığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtan yararlanma imkanı vermediğini, sıfır olarak verilen aracın bu nitelikte olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kullanım klavuzunda aydınlatıcı bilgiler olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan ilk raporda aracın ayıplı olmadığının belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine yeni bir heyet oluşturulduğu, bu heyetin raporunu sunmaması üzerine başka bir heyetten rapor düzenlemesi istendiği, yeni heyetçe düzenlenen raporda ise aracın ayıplı olmadığının bildirildiği, Dairece bütün bu raporların birlikte değerlendirilmesi sonucunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği, bu heyet tarafından oluşturulan raporda da araçtaki arızaların ayıp niteliği taşımadığının açık olarak belirtildiği, makine mühendisliği öğretim üyesi olan 3 bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporun diğer raporları tartışan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor olduğu, bu rapora itibar edildiği, dava konusu araçta bahsedilen arızaların aracın tasarımı ile ilgisinin olabileceğinin bilirkişi tarafından bildirildiği, davacının arıza olarak bildirdiği bütün hususlara ilişkin teknik bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bu arızaların ayıp niteliğinde olmadığının belirlendiği dikkate alınarak ve istinaf aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınmış olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111343300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz