6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Davanın kabulü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8708 E. 2023/3135 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ıslah gizli ayıp mahrum kalınan kâr denetime elverişli rapor ayıp bedel iadesi kâr mahrumiyeti denetime elverişlilik kaldırma ve yeniden hüküm iflas ıslah icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) avans faizi temerrüt ibraz teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/199 E., 2017/845 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın teslim alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslahı ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan mahrum kalınan günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu aracın müzik sisteminde ayıplı olarak tanımlanabilecek imalata bağlı üretimden kaynaklı bir problem olmadığı, düşük hızlarda ve yüksek direksiyon açılarında meydana gelen vuruntunun ise aracın tasarım amacı göz önüne alındığında imalattan kaynaklı bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça davacıya satılan 2013 model Porsche Panarema Diesel ve 06 DR 1234 plakalı araçta bir ayıbın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya delillerini ibraz etme hakkı tanınmadığını, ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporun hukuka aykırı bir şekilde yok sayıldığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtan yararlanma imkanı vermediğini, sıfır olarak verilen aracın bu nitelikte olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kullanım klavuzunda aydınlatıcı bilgiler olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan ilk raporda aracın ayıplı olmadığının belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine yeni bir heyet oluşturulduğu, bu heyetin raporunu sunmaması üzerine başka bir heyetten rapor düzenlemesi istendiği, yeni heyetçe düzenlenen raporda ise aracın ayıplı olmadığının bildirildiği, Dairece bütün bu raporların birlikte değerlendirilmesi sonucunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği, bu heyet tarafından oluşturulan raporda da araçtaki arızaların ayıp niteliği taşımadığının açık olarak belirtildiği, makine mühendisliği öğretim üyesi olan 3 bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporun diğer raporları tartışan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor olduğu, bu rapora itibar edildiği, dava konusu araçta bahsedilen arızaların aracın tasarımı ile ilgisinin olabileceğinin bilirkişi tarafından bildirildiği, davacının arıza olarak bildirdiği bütün hususlara ilişkin teknik bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bu arızaların ayıp niteliğinde olmadığının belirlendiği dikkate alınarak ve istinaf aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınmış olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ayıplı Mal

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3539 E. 2021/350 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1850 E. 2023/1683 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8708 E.  ,  2023/3135 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2018/1415 Esas, 2021/1354 Karar

HÜKÜM

Yeniden esas hakkında hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/199 E., 2017/845 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıdan satın almış olduğu Porsche marka aracın teslim alındıktan 2 gün sonra arızalandığını, defalarca servise gitmesine rağmen arızaların devam etmesi üzerine mahkemeden tespit talep edildiğini, yapılan tespitle aracın ayıplı olduğunun anlaşıldığını, araç bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 02.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslahı ile dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, araçtan mahrum kalınan günler nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespitin hatalı olduğunu, araçta ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususun araçtaki koruma sisteminin devreye girmesi nedeniyle oluştuğunu, bir arıza niteliğinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu aracın müzik sisteminde ayıplı olarak tanımlanabilecek imalata bağlı üretimden kaynaklı bir problem olmadığı, düşük hızlarda ve yüksek direksiyon açılarında meydana gelen vuruntunun ise aracın tasarım amacı göz önüne alındığında imalattan kaynaklı bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça davacıya satılan 2013 model Porsche Panarema Diesel ve 06 DR 1234 plakalı araçta bir ayıbın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacıya delillerini ibraz etme hakkı tanınmadığını, ikinci bilirkişi heyetince düzenlenen raporun hukuka aykırı bir şekilde yok sayıldığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araçtan yararlanma imkanı vermediğini, sıfır olarak verilen aracın bu nitelikte olmaması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kullanım klavuzunda aydınlatıcı bilgiler olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan ilk raporda aracın ayıplı olmadığının belirtildiği, bu rapora itiraz üzerine yeni bir heyet oluşturulduğu, bu heyetin raporunu sunmaması üzerine başka bir heyetten rapor düzenlemesi istendiği, yeni heyetçe düzenlenen raporda ise aracın ayıplı olmadığının bildirildiği, Dairece bütün bu raporların birlikte değerlendirilmesi sonucunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verildiği, bu heyet tarafından oluşturulan raporda da araçtaki arızaların ayıp niteliği taşımadığının açık olarak belirtildiği, makine mühendisliği öğretim üyesi olan 3 bilirkişi tarafından düzenlenen bu raporun diğer raporları tartışan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor olduğu, bu rapora itibar edildiği, dava konusu araçta bahsedilen arızaların aracın tasarımı ile ilgisinin olabileceğinin bilirkişi tarafından bildirildiği, davacının arıza olarak bildirdiği bütün hususlara ilişkin teknik bilirkişi tarafından inceleme yapılarak bu arızaların ayıp niteliğinde olmadığının belirlendiği dikkate alınarak ve istinaf aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınmış olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111343300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.