6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/194 E. 2023/3070 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat metni alım taahhüdü haklı fesih ticari teamül i̇i̇k 194 teamül bedel iadesi peşin karar harcı mutabakat itirazın iptali davası bloke münhasırlık istinaf incelemesi infaz kazanılmış hak mahsup fesih iptal davası kâr dağıtımı ek tasfiye taahhütname çek icra inkar tazminatı inkar tazminatı vekalet ücreti teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 28.01.2014 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesi ile davalıdan satın alınacak mal karşılığı 16 adet toplam 400.000,00 USD’lik çek verildiğini, çek bedellerinin ödenmesine rağmen davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği malı teslim etmediğini, taraflar arasında 07.02.2015 tarihli mutabakat metni ile davalının borçlu olduğunu kabul ettiğini, teslim edilmeyen mallardan ötürü verilen avans bedelin tahsili için davalı hakında takip başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında akdedilen sözleşme gereği davacının alım taahhüdüne uymadığını ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği haklı fesih sonrası kalan avans bedelinin iade edilmeyip mermer olarak davacıya verileceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2015/363 E. ve 2017/788 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2018/785 E. ve 2019/741 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının gerçekte mermer ocağı işletmecisi olmadığı ve bu nedenle palissandro mermer türünden edimin ifasının imkansızlığına değinilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği noktasında mermer ocağı işletmecisi olmanın esaslı bir unsur olmayacağı, hükmün infazı açısından tereddüt doğuracak ihtimalin bulunması halinde mahkemece yapılacak işin öncelikle aynen teslim, bu mümkün olmadığı takdirde bedelin iadesine karar verilmesi şeklinde olacağı; ancak davanın itirazın iptali davası olduğu ve takiple sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek takip dayanağının ise alacak olarak gösterilmesi karşısında mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede, davalının teslim borcu altına girdiği iki tür mermerden hangisinin ne oranda tedarik ve teslim edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı; davalının polissandro tipi mermer ocağı sahibi olmasının sözleşmenin sübjektif bakımdan esaslı unsuru olduğunun, başka ifade ile davalının polissandro tipi mermer ocağı sahibi olmasının sözleşmenin akdedilmesinde davacı yönünden olmazsa olmaz koşul olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, sözleşme metninden bu yönde bir tespit yapılamadığı gibi, davacı tarafça dosyaya bu yönde başkaca bir delil de sunulmadığı, davacı tarafça eksik teslim edildiği iddia olunan polissandro türü mermer için davalıya sipariş verildiğine ancak sipariş konusu ürünün davalı tarafça tedarik ve teslim edilmediğine dair de dosyaya delil sunulmadığı, bunun dışında sipariş edilen ürünlerin davalı tarafça davacıya teslim edildiği, teslim olunan mermer bedellerinin de tahsil edilen avanstan mahsup edildiği, dosya kapsamı delillerden davalı tarafından sözleşmenin 1.1.3 maddesinde düzenlenen aylık alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1-1 nci cümle maddesine dayalı olarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 6.1-2 nci cümle maddesine göre sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde alıcının tahsil edilen avans miktarı kadar satıcının diğer ocaklarından blok mermer alacağının kararlaştırıldığı, bu hüküm ile bakiye avansın davalının diğer ocaklarından blok mermer tedariki suretiyle iade, tasfiye edileceğinin taraflarca açıkça kararlaştırıldığı, davacının eldeki itirazın iptali davasına dayanak takibe konu bakiye avansın nakden iadesi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda iki tür mermerden hangisinin ne oranda tedarik ve teslim edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi zorlama ve anlaşmanın özüyle hiçbir ilgisi bulunmayan asılsız bir tespit ve sözde gerekçe oluşturulduğu, taraflar arasındaki ticarette hangi mermer tipi olduğunun değil hangi kalitede olduğu önemli olduğu, oranlamanın da açıkça kalite sınıfına göre yapıldığı, davalının malı teslim etmediğini, ürünün sipariş edildiğine dair delilin bulunmadığı şeklindeki gerekçenin taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırı bir tespit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen alım-satım şartları ve ticari teamüller dikkate alınmadan karar verildiğini, davalının birçok şirketi mağdur ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4974 E. 2021/2537 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6928 E. 2024/2975 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yazılı delil başlangıcı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18155 E. 2014/6750 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/194 E.  ,  2023/3070 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/444 Esas, 2021/649 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 28.01.2014 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesi ile davalıdan satın alınacak mal karşılığı 16 adet toplam 400.000,00 USD’lik çek verildiğini, çek bedellerinin ödenmesine rağmen davalının teslim etmeyi taahhüt ettiği malı teslim etmediğini, taraflar arasında 07.02.2015 tarihli mutabakat metni ile davalının borçlu olduğunu kabul ettiğini, teslim edilmeyen mallardan ötürü verilen avans bedelin tahsili için davalı hakında takip başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında akdedilen sözleşme gereği davacının alım taahhüdüne uymadığını ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği haklı fesih sonrası kalan avans bedelinin iade edilmeyip mermer olarak davacıya verileceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2015/363 E. ve 2017/788 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2018/785 E. ve 2019/741 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davalının gerçekte mermer ocağı işletmecisi olmadığı ve bu nedenle palissandro mermer türünden edimin ifasının imkansızlığına değinilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği noktasında mermer ocağı işletmecisi olmanın esaslı bir unsur olmayacağı, hükmün infazı açısından tereddüt doğuracak ihtimalin bulunması halinde mahkemece yapılacak işin öncelikle aynen teslim, bu mümkün olmadığı takdirde bedelin iadesine karar verilmesi şeklinde olacağı; ancak davanın itirazın iptali davası olduğu ve takiple sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek takip dayanağının ise alacak olarak gösterilmesi karşısında mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede, davalının teslim borcu altına girdiği iki tür mermerden hangisinin ne oranda tedarik ve teslim edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı; davalının polissandro tipi mermer ocağı sahibi olmasının sözleşmenin sübjektif bakımdan esaslı unsuru olduğunun, başka ifade ile davalının polissandro tipi mermer ocağı sahibi olmasının sözleşmenin akdedilmesinde davacı yönünden olmazsa olmaz koşul olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, sözleşme metninden bu yönde bir tespit yapılamadığı gibi, davacı tarafça dosyaya bu yönde başkaca bir delil de sunulmadığı, davacı tarafça eksik teslim edildiği iddia olunan polissandro türü mermer için davalıya sipariş verildiğine ancak sipariş konusu ürünün davalı tarafça tedarik ve teslim edilmediğine dair de dosyaya delil sunulmadığı, bunun dışında sipariş edilen ürünlerin davalı tarafça davacıya teslim edildiği, teslim olunan mermer bedellerinin de tahsil edilen avanstan mahsup edildiği, dosya kapsamı delillerden davalı tarafından sözleşmenin 1.1.3 maddesinde düzenlenen aylık alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle sözleşmenin 6.1-1 nci cümle maddesine dayalı olarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 6.1-2 nci cümle maddesine göre sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde alıcının tahsil edilen avans miktarı kadar satıcının diğer ocaklarından blok mermer alacağının kararlaştırıldığı, bu hüküm ile bakiye avansın davalının diğer ocaklarından blok mermer tedariki suretiyle iade, tasfiye edileceğinin taraflarca açıkça kararlaştırıldığı, davacının eldeki itirazın iptali davasına dayanak takibe konu bakiye avansın nakden iadesi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda iki tür mermerden hangisinin ne oranda tedarik ve teslim edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi zorlama ve anlaşmanın özüyle hiçbir ilgisi bulunmayan asılsız bir tespit ve sözde gerekçe oluşturulduğu, taraflar arasındaki ticarette hangi mermer tipi olduğunun değil hangi kalitede olduğu önemli olduğu, oranlamanın da açıkça kalite sınıfına göre yapıldığı, davalının malı teslim etmediğini, ürünün sipariş edildiğine dair delilin bulunmadığı şeklindeki gerekçenin taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırı bir tespit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen alım-satım şartları ve ticari teamüller dikkate alınmadan karar verildiğini, davalının birçok şirketi mağdur ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111174600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.