6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/480 E. 2023/3196 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade temerrüt ihtarı kambiyo vasfı yazılı delil başlangıcı delil başlangıcı imzaya itiraz tahrifat vade tarihi delillerin toplanmaması ispat külfeti yazılı delil vekâlet ücreti mirasçılık bono vade ihtar esastan ret icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) temerrüt zamanaşımı kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/19 E., 2021/175 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun imzaya itiraz etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın mirasçıları aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin kambiyo vasfını taşımadığını, senet üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu, vade tarihine göre talebin zamanaşımına uğradığını, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, müteveffanın ölmeden önce birçok hastalığı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığı, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalıların itirazlarının yersiz olduğu, davalılar mirası reddetmediklerinden icra dosyasında belirtilen borcun davacıya ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunduğu, davacının alacağın varlığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan haksız itirazdan dolayı davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, takip dayanağı belgede tahrifat bulunduğunu, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ve yazılı delil başlangıcına dönüştüğünü, bu nedenle temel ilişkide davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğramış ve delil başlangıcı olma dışında hiçbir sonuca bağlanamayan senetteki vadeye itibar edilmeyeceğini, bu nedenle temerrüt için ihtara gerek bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle takip dayanağı belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat külfetinin davalı borçluya düşmesi nedeniyle davalı yanın bu iddiasını yasal ve yeterli delillerle kanıtlayamamış olmasına, belgedeki vade tarihinin kesin vade olması nedeniyle temerrüt için ayrıca ihtara gerek bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, senede dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6887 E. 2024/823 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/480 E.  ,  2023/3196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1524 Esas, 2021/1721 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/19 E., 2021/175 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun imzaya itiraz etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın mirasçıları aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin kambiyo vasfını taşımadığını, senet üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu, vade tarihine göre talebin zamanaşımına uğradığını, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, müteveffanın ölmeden önce birçok hastalığı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığı, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalıların itirazlarının yersiz olduğu, davalılar mirası reddetmediklerinden icra dosyasında belirtilen borcun davacıya ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunduğu, davacının alacağın varlığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan haksız itirazdan dolayı davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, takip dayanağı belgede tahrifat bulunduğunu, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ve yazılı delil başlangıcına dönüştüğünü, bu nedenle temel ilişkide davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğramış ve delil başlangıcı olma dışında hiçbir sonuca bağlanamayan senetteki vadeye itibar edilmeyeceğini, bu nedenle temerrüt için ihtara gerek bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle takip dayanağı belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat külfetinin davalı borçluya düşmesi nedeniyle davalı yanın bu iddiasını yasal ve yeterli delillerle kanıtlayamamış olmasına, belgedeki vade tarihinin kesin vade olması nedeniyle temerrüt için ayrıca ihtara gerek bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, senede dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111138900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.