İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/480 E. 2023/3196 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade↗ temerrüt ihtarı↗ kambiyo vasfı↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ imzaya itiraz↗ tahrifat↗ vade tarihi↗ delillerin toplanmaması↗ ispat külfeti↗ yazılı delil↗ vekâlet ücreti↗ mirasçılık↗ bono↗ vade↗ ihtar↗ esastan ret↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2021/175 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun imzaya itiraz etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın mirasçıları aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin kambiyo vasfını taşımadığını, senet üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu, vade tarihine göre talebin zamanaşımına uğradığını, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, müteveffanın ölmeden önce birçok hastalığı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığı, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalıların itirazlarının yersiz olduğu, davalılar mirası reddetmediklerinden icra dosyasında belirtilen borcun davacıya ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunduğu, davacının alacağın varlığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan haksız itirazdan dolayı davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, takip dayanağı belgede tahrifat bulunduğunu, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ve yazılı delil başlangıcına dönüştüğünü, bu nedenle temel ilişkide davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğramış ve delil başlangıcı olma dışında hiçbir sonuca bağlanamayan senetteki vadeye itibar edilmeyeceğini, bu nedenle temerrüt için ihtara gerek bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle takip dayanağı belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat külfetinin davalı borçluya düşmesi nedeniyle davalı yanın bu iddiasını yasal ve yeterli delillerle kanıtlayamamış olmasına, belgedeki vade tarihinin kesin vade olması nedeniyle temerrüt için ayrıca ihtara gerek bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5301 E. 2016/2248 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun «imzaya itiraz» etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın «mirasçıları» aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığı, «zamanaşımı» süresinin henüz dolmadığı, davalıların itirazlarının yersiz olduğu, davalılar mirası reddetmediklerinden icra dosyasında belirtilen borcun davacıya ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunduğu, davacının alacağın varlığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan haksız itirazdan dolayı davalının «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTıbbi Cihaz Ltd'nin hisse devrinden önce ve sonraki borçlarından, eski ve yeni ortakların payları oranında sorumlu olduğunun düzenlendiği, davacının vegi dairesine ödemede bulunduğu, davalının hissesi oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:damga vergisi · i̇i̇k 167 · ziya · müteselsil sorumluluk · hisse devir sözleşmesi · rücu · fesih · protokol
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkilinin vergi dairesine «damga vergisi» ve vergi «ziyai» cezası ödediğini, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece hisse devrinden önceki ve sonraki vergi vs. borçlardan ortakların devirden önceki payları oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, somut olaydaki alacak talebinin, taraflar arasında düzenlenen 22.04.2003 tarihli «taahhüt» sözleşmesinin, daha önceden «feragatla» sonuçlanan şirket «fesih» davasına «ibraz» edilmesi, mahkemece vergi dairesine Damga Vergisi Kanunu kapsamında «ihbarda» bulunulması, vergi dairesi tarafından belgeyi ibraz eden davacı hakkında vergi ve vergi «ziyai» cezası tahakkuk ettirilmesi neticesi doğduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 15.06.2009 tarihli «hisse devir sözleşmesi» hükmünün dava konusu olaya tatbik edilerek, davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece taraflar arasında «müteselsil sorumluluktan» kaynaklanan «rücu» talebinin, Damga Vergisi Kanunu 3, 24. maddeleri ile 818 sayılı BK'nın 146 (TBK'nın «167».) maddelerine göre değerlendirilip tartışılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «protokolde» devre konu ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6887 E. 2024/823 K.
Ortak:imzaya itiraz · bono · vade
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ispat külfetinin» davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, takip dayanağı belgede «tahrifat» bulunduğunu, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde «son» verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, «bononun» «zamanaşımına» uğradığını ve «yazılı delil başlangıcına» dönüştüğünü, bu nedenle temel ilişkide davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğramış ve delil başlangıcı olma dışında hiçbir sonuca bağlanamayan senetteki «vadeye» itibar edilmeyeceğini, bu nedenle «temerrüt» için «ihtara» gerek bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun «imzaya itiraz» etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın «mirasçıları» aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin «kambiyo vasfını» taşımadığını, senet üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu, «vade tarihine» göre talebin «zamanaşımına» uğradığını, senet üzerinde «tahrifat» yapıldığını, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde «son» verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, müteveffanın ölmeden …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2013 tanzim tarihli, 03.12.2013 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takip konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesine 2016/690 E. sayılı dosyada da «imza itirazında» bulunduğunu ve davanın «derdest» olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %20'si oranındaki «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «keşideci» imzasının davacıya ait olduğunun saptanması karşısında senetteki «imza sahteliği» iddiasının kanıtlanamadığı, yazı ve rakamların yaşının tespitinin teknik olarak mümkün bulunmadığı, ayrıca «bono» üzerindeki bono pulunun eski tarihli olmasının da sonuca bir etkisi bulunmadığı, zira bononun zorunlu unsurlarının yasada tanımlandığı ve dava konusu bononun tüm unsurları havi olduğu, «kambiyo senedi» vasfındaki bir bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ise ancak yazılı bir belge ile kanıtlanabileceği, davacı tarafça bu yönde yazılı bir belge «ibraz» edilmediği gibi «yemin deliline» de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «eksik incelemeyle» karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmasının mümkün olmadığını, dava konusu senedin davalı tarafın 1990'lı yıllarda ele geçirdiği bir senet olduğunu, senedin düzenleme tarihi 01.10.2013 ise de üzerinde 5TL değerinde damga pulu bulunduğunu, 2013 tarihli bir «bonoda» damga pulu bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, senet üzerindeki yazının yaşının tespiti iddialarının ve bu konuda delillerin dikkate alınmadığını, ayrıca hazırlık soruşturması sırasında «takipsizlik» kararı verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz reddedilmiş ise de red kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurduklarını, bu konuyla ilgili henüz bir ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza sahteliği · sahtelik · takipsizlik kararı · imza incelemesi · yemin delili · yemin · kambiyo senedi · derdestlik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «keşideci» imzasının davacıya ait olduğunun saptanması karşısında senetteki «imza sahteliği» iddiasının kanıtlanamadığı, yazı ve rakamların yaşının tespitinin teknik olarak mümkün bulunmadığı, ayrıca «bono» üzerindeki bono pulunun eski tarihli olmasının da sonuca bir etkisi bulunmadığı, zira bononun zorunlu unsurlarının yasada tanımlandığı ve dava konusu bononun tüm unsurları havi olduğu, «kambiyo senedi» vasfındaki bir bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ise ancak yazılı bir belge ile kanıtlanabileceği, davacı tarafça bu yönde yazılı bir belge «ibraz» edilmediği gibi «yemin deliline» de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2013 tanzim tarihli, 03.12.2013 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takip konusu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesine 2016/690 E. sayılı dosyada da «imza itirazında» bulunduğunu ve davanın «derdest» olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve alacağın %20'si oranındaki «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu, «imza incelemesi» yapıldığında bu durumun açıklığa kavuşacağını savunarak haksız davanın reddiyle, alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «eksik incelemeyle» karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmasının mümkün olmadığını, dava konusu senedin davalı tarafın 1990'lı yıllarda ele geçirdiği bir senet olduğunu, senedin düzenleme tarihi 01.10.2013 ise de üzerinde 5TL değerinde damga pulu bulunduğunu, 2013 tarihli bir «bonoda» damga pulu bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, senet üzerindeki yazının yaşının tespiti iddialarının ve bu konuda delillerin dikkate alınmadığını, ayrıca hazırlık soruşturması sırasında «takipsizlik» kararı verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz reddedilmiş ise de red kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurduklarını, bu konuyla ilgili henüz bir ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/480 E. , 2023/3196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1524 Esas, 2021/1721 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/19 E., 2021/175 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... aleyhine başlatılan takibe murisin itiraz ettiğini, alacağın senede dayalı olduğunu, borçlunun imzaya itiraz etmediğini, itirazdan sonra borçlunun ölmesi nedeniyle eldeki davanın mirasçıları aleyhine açıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin kambiyo vasfını taşımadığını, senet üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu, vade tarihine göre talebin zamanaşımına uğradığını, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, müteveffanın ölmeden önce birçok hastalığı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığı, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davalıların itirazlarının yersiz olduğu, davalılar mirası reddetmediklerinden icra dosyasında belirtilen borcun davacıya ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunduğu, davacının alacağın varlığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan haksız itirazdan dolayı davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, takip dayanağı belgede tahrifat bulunduğunu, senet üzerinde bulunan damga pulu uygulamasına 07.08.2003 tarihinde son verildiğini, damga pullarının miktarına göre daha sonra liradan altı sıfır atıldığı da gözetildiğinde senet bedelinin 2 TL olması gerektiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ve yazılı delil başlangıcına dönüştüğünü, bu nedenle temel ilişkide davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımına uğramış ve delil başlangıcı olma dışında hiçbir sonuca bağlanamayan senetteki vadeye itibar edilmeyeceğini, bu nedenle temerrüt için ihtara gerek bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle takip dayanağı belgenin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat külfetinin davalı borçluya düşmesi nedeniyle davalı yanın bu iddiasını yasal ve yeterli delillerle kanıtlayamamış olmasına, belgedeki vade tarihinin kesin vade olması nedeniyle temerrüt için ayrıca ihtara gerek bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111138900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz