Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ile Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8882 E. 2023/3048 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ karine↗ irsaliye↗ hakkın kötüye kullanılması↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ fatura↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/72 E., 2018/71 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının sahibi olduğunu, şirketin gerek ticaret ünvanının gerekse markasının “Beta” olduğunu, nitekim faturalar üzerinde de “Beta” markası ve ticaret ünvanının kullanıldığını, davalı tarafın ticaret ünvanının ise “Beta Proses .. Ltd. Şti.” olmasına rağmen ürünleri üzerinde “Beta” ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkili şirketin 1990 yılından beri "beta" markası ile sanayi ve otomotiv boyalarının üretim hizmeti vermekte olup, davalı tarafın aynı markayı 02.sınıf yönünden kullanımı nedeniyle işbu davayı açtıklarını, marka korumasının sınıfsal olup müvekkilinin markasının boyalar, vernikler vs. yönünden tescilli olduğunu, 2016 yılından beri müvekkiline gelen telefonlar ile yapılan araştırmada davalının 02.sınıfına giren "sprey boya, vernik" üretip sattığının tespit edildiğini, google sitesinden davalı tarafından 3 adet ürün nedeniyle ihlal yapıldığının görüldüğünü ve dilekçe ekine görsellerinin eklendiğini, ürünlerden birinin Mart 2014 tarihinden diğer ikisinin ise 24.05.2016 tarihinden beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanılmasına son verilmesini, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinde müvekkilinin 2. sınıfta tescilli markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasını, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan 2.sınıfa ilişkin ürünlerin kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin beta markalı sprey boyaların satışını 2002 yılından beri yaptığını, davacının ise ticaret ünvanının 2004 yılında tescil ettirilmiş olduğunu, markasının da müvekkilinden çok sonra 2013 yılında tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin onca emek vererek oluşturduğu ekonomik değerin yok edilmeye çalışılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, ayrıca 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacının 5 yıl boyunca sessiz kalıp sonrasında huzurdaki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2. sınıf emtiada kayıtlı 'Beta' ibareli markasının 08.03.2013 başvuru, 14.04.2014 tescil tarihli olduğu, davalı şirketin ise, 1981 yılında kurulduğu, ünvan kılavuz sözcüğü marka ile aynı olan bir şirket olduğu, şirketin 1989 yılında limited şirket olduğu, 1984 yılında başvurduğu 'Beta' esas ve yan unsurlu markalara sahip olduğu, davalının alan adının da 'beta.com' olarak 1999'dan beri kayıtlı olduğu, davalıya ait gazete haberinde 'Beta Sprey boya' ürününden bahsedilmekte olduğu, yine davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünlerin bulunduğu, 2006 ile 2014 tarihleri arasını taşıyan fatura, sevk irsaliyelerinin, 'Beta' markasını taşıyan sprey boya, pas gideri sprey, clener sprey ürünlerine ilişkin düzenlenmiş olduğu, bu durumda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının boya ve benzeri ürünler için markasal fiili öncelik elde ettiği, dolayısıyla davalının davacıdan çok daha önce aynı ve benzer ürünlerde markayı kullanmış olduğu, kullanımında da ciddiyet ölçüsünde olduğunun anlaşıldığı, buna karşılık davacı tarafın markayı ilk kez 08.03.2013 tarihinde başvuru konusu yaptığı, davacının ortağı olan gerçek kişinin 2003 yılındaki kişisel markasının usulüne uygun bir devirle davacı şirkete geçtiği yönünde bir kanıt bulunmadığı, dolayısıyla, davacının marka korumasının 08.03.2013 tarihi itibariyle başlamış kabul edilebileceği, bu bakımdan davalının önceye dayalı hak sahipliğinin kanıtlandığı, kaldı ki davacının 2013 yılında koruma elde ettiği markaya rağmen bu davayı açtığı 18.04.2017 tarihine kadar sessiz kaldığı, davalının ticaret ünvanından gelen ünvan kılavuz sözcüğü üzerindeki hakkının, ticari faaliyet alanının marka ile bağlantısı ve yukarıda belirtilen önceye dayalı tescilsiz marka kullanımı nedeniyle, davacı iddia ve taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek davalının gerekse de müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan ayırtedici ibarenin 'beta' ibaresi olduğunu, davalının tescilli olduğu sınıflarda markayı kullanmasına müvekkilinin bir itirazı bulunmadığını, ancak davalının ticaret ünvanının markayı bütün sınıflarda ve tescilsiz bir şekilde kullanım hakkı da vermediği, kaldı ki davalının ticaret ünvanının tamamından da 'boya' sektöründe faaliyet gösterdiğinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalının ticaret ünvanının onun '02' sınıf yönünden markayı kullandığına bir karine oluşturmadığını, tarafların markalarının karıştığı tek sektörün 'boya' sektörü olup, bu sektörde ise müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davalının ürünlerini ilk kez Mart 2014 yılında internet üzerinde paylaşmış olup, bu tarihten önce internet üzerinde yer almadığı, müvekkili şirketin de ürünleri davayı açmadan kısa bir süre önce kendisine gelen telefonlar neticesinde gördüğünü, davalıya ait gazete haberinde 'beta sprey boya' ürününden bahsedildiğine dair gerekçenin haberin içerisinde 'beta boya' olarak hiçbir yerde ibarenin geçmemekte olup leke çıkaran bir üründen bahsedildiğini, davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünler bulunduğuna dair gerekçenin de hatalı olduğu, zira fiyat listesinin şuan bile eski tarihli hazırlanabilecek olup, yerel mahkemenin fiyat listesindeki tarihe itibar etmesinin hatalı olduğunu, davalının sunduğu faturalarda da ürünün üzerinde 'beta' yazdığına dair hiçbir ibare bulunmadığını, davalının diğer ürünleri ile 'beta boya' markalı ürünlerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ticaret unvanına ve tescilli olduğu sınıflardaki kullanımına zaten bir itirazlarının bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin 1990 yılından beri 'boya' sektöründe devam eden kullanımının görmezden gelindiğini, oysaki müvekkili şirketin ana iştigal alanının 'boya' olup tamamen boya sektöründe 1990 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalının ise hangi marka altında olduğu dahi belli olmayan 3 adet faturaya istinaden eskiye dayalı ve yoğun kullanımının kabul edilmesinin eksik ve hatalı değerlendirme olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası ekinde davalı tarafça sunulan deliller arasında 25.06.1999 tarihli gazete aslının bulunduğu, haber görselinde üzerinde "Beta sprey boya" yazılı ürünün görülmekte olduğu, yine delil dosyası içerisinde mevcut bulunan 2006 yılına kadar uzanan fatura ve imzalı sevk irsaliyelerinde davacı tarafından dava konusu edilen davalı ürünlerinin "beta" markasını içerir şekilde yeralmakta olduğu, davalının gerek bahsedilen belgelerinden ve gerekse ticaret ünvanının yanısıra "www.betakimya.com" alan adını 1999 yılından beri kullandığına, davalının sözkonusu marka bakımından öncelikli (gerçek) haksahipliğinin bulunduğuna dair tespitler ve davacının uzun süre sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığına dair varılan sonuçların mahkemece de benimsenip davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının aynı sektörde faaliyet göstermediğini, markaların kesiştiği ve karıştığı sektörün boya sektörü olduğunu, davalının boya sektöründe eskiye dayalı kullanımı bulunmadığını, davalının internet sitesindeki tarihi gelişimi içinde de boyadan bahsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile iltibas yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanımdan da bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 25 inci ve 155 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2608 E. 2014/9450 K.
Ortak:ticaret unvanı · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından «iltibas» yaratacak şekilde kullanılmasına «son» verilmesini, «haksız rekabet» oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işy …
… hsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile «iltibas» yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanı …
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… faaliyette bulundukları, davacının 1994 yılında tescil edilmiş markayı devraldığı nazara alındığında üstün hak sahibi olduğu, davalının BETA ibaresini kullanmasının «haksız rekabet» ve «iltibasa» yol açtığı gerekçesiyle, davalının BETA ibareli ticaret unvanın terkinine, karar kesinleştiğinde BETA ibareli tanıtıcı evrak, tabela, tanıtımların el konularak imh …
Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun'un 57/5. maddesi uyarınca marka hakkına dayalı olarak «ticaret unvanının terkini» talebi mümkün ise de, bu ibarenin kullanılmasının «iltibasa» meydan verdiğinin kanıtlanması gerekir.
Bu düzenlemeler itibariyle marka hakkına dayalı olarak bir başkasının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün «terkini» mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · uyuşmazlık konusu · terkin
Benzer bu karardaÖte yandan, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun'un 57/5. maddesi uyarınca marka hakkına dayalı olarak «ticaret unvanının terkini» talebi mümkün ise de, bu ibarenin kullanılmasının «iltibasa» meydan verdiğinin kanıtlanması gerekir.
Bu düzenlemeler itibariyle marka hakkına dayalı olarak bir başkasının «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünün «terkini» mümkün değildir.
Bu durumda, tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından «uyuşmazlık konusu» «ticaret unvanının» kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle, işbu davanın açılmasının MK'nın 2.
2- Diğer yandan, kabule göre 6762 Sayılı TTK'nun 54. maddesine dayalı unvan terkinine ilişkin uyuşmazlıklarda, «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğünü oluşturan BETA ibaresinin «terkini» ile yetinilmesi gerekirken, ticaret unvanını oluşturan kelimelerin tümünü kapsar şekilde terkin kararı verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1591 E. 2020/105 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından «iltibas» yaratacak şekilde kullanılmasına «son» verilmesini, «haksız rekabet» oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işy …
… hsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile «iltibas» yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanı …
Benzer bu kararda… men kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ve ticari faaliyetlerinde kullanmış olduğu "BETA" ibaresinin kullanılmasının haksız olduğunun tespiti ile; «haksız rekabetin» önlenmesine, bunun sonucu olarak; davalı şirketin unvanında yer alan "BETA" ibaresinin ticaret sicilden terkinine, bu husustaki davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı şirketin iş ilişkilerinde, bu husustaki yazışmalarda ve resmi işlemlerinde "BETA" ibaresini kullanmasının önlenmesine, davacı şirkete ait "www.betatransformator.net" adlı WEB sitesinin davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine, davalı şirkete ait "www.betatransformator.com.tr" adlı WEB sitesinin davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine, davalı şirket tarafından kullanılan ve üzerinde BETA ibaresinin yer aldığı kartvizit, kaşe ve tabela gibi araç ve gereçlerin imhasına, 75.000,00 TL «maddi tazminatın» davalı şirketten alınarak; davacı şirkete verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına dair verilen kararın davalılar vekillerince temy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · husumet yokluğu · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece incelenen tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar ... ve Beta Transformatör Elektromekanik San.
… men kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ve ticari faaliyetlerinde kullanmış olduğu "BETA" ibaresinin kullanılmasının haksız olduğunun tespiti ile; «haksız rekabetin» önlenmesine, bunun sonucu olarak; davalı şirketin unvanında yer alan "BETA" ibaresinin ticaret sicilden terkinine, bu husustaki davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davalı şirketin iş ilişkilerinde, bu husustaki yazışmalarda ve resmi işlemlerinde "BETA" ibaresini kullanmasının önlenmesine, davacı şirkete ait "www.betatransformator.net" adlı WEB sitesinin davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine, davalı şirkete ait "www.betatransformator.com.tr" adlı WEB sitesinin davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine, davalı şirket tarafından kullanılan ve üzerinde BETA ibaresinin yer aldığı kartvizit, kaşe ve tabela gibi araç ve gereçlerin imhasına, 75.000,00 TL «maddi tazminatın» davalı şirketten alınarak; davacı şirkete verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına dair verilen kararın davalılar vekillerince temy …
Şti. ve davacı yanında «feri müdahil» vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/922 E. 2012/17497 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · ciro · komisyon · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava «komisyon sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile imzalanan «komisyon sözleşmesi» ile temin edilen müşterilerden alınan ücretlerin %3 ünün kendisine verilmesi gerekirken alacağının ödenmediğini ileri sürerek iş bu davayı açmıştır.
… düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşmede, Beta A.Ş'nin sözleşme tarihi itibariyle davacı tarafından temin edildiğinin belirtilmiş ve 60.000 USD üzerinde gerçekleşen «cironun» %3'ünün davacıya ödenmesinin kararlaştırılmış olmasına, bilirkişi kurulunun sözleşmenin feshinden sonra da Beta A.Ş. ile davalının ticari ilişkisinin devam ettiğini belirlemiş olmasına göre bilirkişiye sözleşmenin bu hükmü uyarınca inceleme yaptırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3751 E. 2023/7744 K.
Ortak:kâr kaybı · maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… hsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile «iltibas» yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanı …
… beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından «iltibas» yaratacak şekilde kullanılmasına «son» verilmesini, «haksız rekabet» oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işy …
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi manevi tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığını, davacı tarafın dayandığı markayı kullanmadığını, bu nedenle markadan dolayı haklarını yitirdiğini, «marka hakkına tecavüzün» ve «iltibasın» söz konusu olmadığını, markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davalı tarafın "Polisan Hi-Pro Sprey Boya" olarak tescil edilen markasında davacı adına tescilli olan "HI-PRO" ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle ürünlerinde kullandığı, davalının markasını tescil edildiği haliyle kullanmadığı, bu durumun davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini belirterek tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile meni ve refi davasının kabulü ile, davalı adına tescilli 2012/98255 tescil sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının 2012/98255 tescil sayılı markasını tescil olduğu biçimden farklı olarak sprey boya ve vernik ürünlerinde, davacının HI-PRO ibareli markasını kendi markasında öne çıkarmak suretiyle kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının tespit olunan bu tecavüz ve haksız rekabete konu kullanımlarının men ve refine, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 418.948,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kesinleşen Mahkeme kararının «masrafları» davalıdan alınarak tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde «ilan» edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tehiri icra · ticari defter delili · uzman görüşü · ticari defter incelemesi · yoksun kalınan kâr · sebepsiz zenginleşme · marka hakkına tecavüz · kâr payı
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: «maddi tazminat» yönünden; mahkemece sadece müvekkilinin «ticari defterlerini» ve Sarten Ambalajdan gelen kutu sayısını esas alarak yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, dosyaya sundukları «uzman görüşü» ile «yoksun kalınan» kazanç hesabının yapıldığını ve bu tutar ile bilirkişi raporundaki tutar arasında büyük fark bulunduğunu, hesaplamanın davalının «ticari defterleri incelenmeden» yapıldığını, mahkemece davalının defterlerinin yerinde incelenmesine yönelik taleplerinin reddedildiği, hesap alanından uzman Ankara ve İstanbul FSHHM'den rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000,00 TL ye hükmedilmesinin adil olmadığını, «teminatın» iadesinin kararın kesinleşmesinden sonraya bırakılmasının hatalı olduğunu, zira «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluştuğunun kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ; davada, iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alındığı; her iki bilirkişi heyeti de hem hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ve hem de davalının fiillerinin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu tespit ettiğini, mahkeme de gerekçeli kararında bu esaslara yer vererek davanın kabulüne karar vermesi yönüyle karar yerinde olduğunu; istinaf nedenlerinin, kararda yer alan maddi ve manevi tazminat miktarına ve davacının yatırdığı «teminatın» iadesinin kararın kesinleşmesine bırakılmasına ilişkin olduğunu beyan ederek; «maddi tazminat» yönünden ve manevi tazminat yönünden eksikliklerin giderilerek, davacının «uzman görüşü» ile kanıtlamış olduğu «yoksun kalınan» kazanç da dikkate alınarak ve «ticari defterlerini» ibrazdan imtina edilmiş olması ve HMK 222/V çerçevesinde yeniden maddi tazminat hesabının yapılması ve kararda yer alan manevi tazminat talebinin fahiş olmaması ve …
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı, davacının «sebepsiz zenginleşmesine» sebebiyet vereceği, bilirkişi raporları, herhangi bir gerekçeye dayanmaksızın ilgili markaların «iltibas» teşkil ettiği ve markaların birliktelik algısına yol açma riski taşıdığı kanısına varıldığı, bu hususta, dosyaya sunulan uzman görüşünde belirtilen hiçbir unsurun aksi bilirkişilerce ispatlanamamış olduğu, bilirkişilerin ilgili uzman görüşünü yok sayarak ve hiçbir şekilde değerlendirmeyerek aksi kanaat oluşturması hukuka aykırı olduğu, 2012-2018 yılları arasında tüm satış ciroları toplamı dahi reklam harcamalarına yılda 3.000.000,00 TL bütçe ayıran müvekkil şirket var iken bu tutarı geçmeyen davacı şirketin markasına sözde tecavüz edildiğine dair içerisinde olması hayal ürünü olduğu, mahkemeye sunulan delil listesinde «ticari defter deliline» dayanmadığı delile sonradan dayanabilmesi mümkün olmadığını beyan ederek; «tehiri icra» taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… ı olduğunu, ''POLİSAN'' ve ''SPREY BOYA'' ibarelerinin davacı markasında yer almadığını, davacının boya sektöründe aktif olmadığını hatta ürünlerinin boya sektörüne «dahil» olmadığını, davacının ürünlerinin Türkiye'de pazar «payı» olmadığı gibi piyasada bulunan bir emtianın da olmadığını, «uzman görüşü» ile bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, davacının tüm satış ciroları toplamının dahi müvekkil şirketin marka bilinirliğini korumak için ayırdığı bütçeyi geçemediğini, tecavüz teşkil edecek eylemlerde bulunmadığını, müvekkilin markasını 2012 yılında tescil ettirdiği ve bu tarihten itibaren tescilli markasını iyi niyetli ve hukuka uygun bir şekilde kullandığını, hukuka aykırılık ve zarar bulunmadığından maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın mahkemeye «ibraz» ettiği delil listesinde «ticari defter deliline» dayanmadığı bu nedenle mahkemece verilen kararın usule aykırı olduğunu, hükümsüzlük davaları ve buna bağlı maddi ve manevi alacak istemlerinin tescil tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, markasının 2012 yılından beri kullandığını, 07.02.2020 tarihindeki ıslahla arttırılan tutarın zaman aşımına uğradığını, ayrıca faizin dava tarihinden itibaren değil «ıslah» tarihinden itibaren verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8882 E. , 2023/3048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/487 Esas, 2021/944 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/72 E., 2018/71 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının sahibi olduğunu, şirketin gerek ticaret ünvanının gerekse markasının “Beta” olduğunu, nitekim faturalar üzerinde de “Beta” markası ve ticaret ünvanının kullanıldığını, davalı tarafın ticaret ünvanının ise “Beta Proses .. Ltd. Şti.” olmasına rağmen ürünleri üzerinde “Beta” ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkili şirketin 1990 yılından beri "beta" markası ile sanayi ve otomotiv boyalarının üretim hizmeti vermekte olup, davalı tarafın aynı markayı 02.sınıf yönünden kullanımı nedeniyle işbu davayı açtıklarını, marka korumasının sınıfsal olup müvekkilinin markasının boyalar, vernikler vs. yönünden tescilli olduğunu, 2016 yılından beri müvekkiline gelen telefonlar ile yapılan araştırmada davalının 02.sınıfına giren "sprey boya, vernik" üretip sattığının tespit edildiğini, google sitesinden davalı tarafından 3 adet ürün nedeniyle ihlal yapıldığının görüldüğünü ve dilekçe ekine görsellerinin eklendiğini, ürünlerden birinin Mart 2014 tarihinden diğer ikisinin ise 24.05.2016 tarihinden beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02.
sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanılmasına son verilmesini, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinde müvekkilinin 2. sınıfta tescilli markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasını, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan 2.sınıfa ilişkin ürünlerin kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin beta markalı sprey boyaların satışını 2002 yılından beri yaptığını, davacının ise ticaret ünvanının 2004 yılında tescil ettirilmiş olduğunu, markasının da müvekkilinden çok sonra 2013 yılında tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin onca emek vererek oluşturduğu ekonomik değerin yok edilmeye çalışılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, ayrıca 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacının 5 yıl boyunca sessiz kalıp sonrasında huzurdaki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2. sınıf emtiada kayıtlı 'Beta' ibareli markasının 08.03.2013 başvuru, 14.04.2014 tescil tarihli olduğu, davalı şirketin ise, 1981 yılında kurulduğu, ünvan kılavuz sözcüğü marka ile aynı olan bir şirket olduğu, şirketin 1989 yılında limited şirket olduğu, 1984 yılında başvurduğu 'Beta' esas ve yan unsurlu markalara sahip olduğu, davalının alan adının da 'beta.com' olarak 1999'dan beri kayıtlı olduğu, davalıya ait gazete haberinde 'Beta Sprey boya' ürününden bahsedilmekte olduğu, yine davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünlerin bulunduğu, 2006 ile 2014 tarihleri arasını taşıyan fatura, sevk irsaliyelerinin, 'Beta' markasını taşıyan sprey boya, pas gideri sprey, clener sprey ürünlerine ilişkin düzenlenmiş olduğu, bu durumda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının boya ve benzeri ürünler için markasal fiili öncelik elde ettiği, dolayısıyla davalının davacıdan çok daha önce aynı ve benzer ürünlerde markayı kullanmış olduğu, kullanımında da ciddiyet ölçüsünde olduğunun anlaşıldığı, buna karşılık davacı tarafın markayı ilk kez 08.03.2013 tarihinde başvuru konusu yaptığı, davacının ortağı olan gerçek kişinin 2003 yılındaki kişisel markasının usulüne uygun bir devirle davacı şirkete geçtiği yönünde bir kanıt bulunmadığı, dolayısıyla, davacının marka korumasının 08.03.2013 tarihi itibariyle başlamış kabul edilebileceği, bu bakımdan davalının önceye dayalı hak sahipliğinin kanıtlandığı, kaldı ki davacının 2013 yılında koruma elde ettiği markaya rağmen bu davayı açtığı 18.04.2017 tarihine kadar sessiz kaldığı, davalının ticaret ünvanından gelen ünvan kılavuz sözcüğü üzerindeki hakkının, ticari faaliyet alanının marka ile bağlantısı ve yukarıda belirtilen önceye dayalı tescilsiz marka kullanımı nedeniyle, davacı iddia ve taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek davalının gerekse de müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan ayırtedici ibarenin 'beta' ibaresi olduğunu, davalının tescilli olduğu sınıflarda markayı kullanmasına müvekkilinin bir itirazı bulunmadığını, ancak davalının ticaret ünvanının markayı bütün sınıflarda ve tescilsiz bir şekilde kullanım hakkı da vermediği, kaldı ki davalının ticaret ünvanının tamamından da 'boya' sektöründe faaliyet gösterdiğinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalının ticaret ünvanının onun '02' sınıf yönünden markayı kullandığına bir karine oluşturmadığını, tarafların markalarının karıştığı tek sektörün 'boya' sektörü olup, bu sektörde ise müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davalının ürünlerini ilk kez Mart 2014 yılında internet üzerinde paylaşmış olup, bu tarihten önce internet üzerinde yer almadığı, müvekkili şirketin de ürünleri davayı açmadan kısa bir süre önce kendisine gelen telefonlar neticesinde gördüğünü, davalıya ait gazete haberinde 'beta sprey boya' ürününden bahsedildiğine dair gerekçenin haberin içerisinde 'beta boya' olarak hiçbir yerde ibarenin geçmemekte olup leke çıkaran bir üründen bahsedildiğini, davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünler bulunduğuna dair gerekçenin de hatalı olduğu, zira fiyat listesinin şuan bile eski tarihli hazırlanabilecek olup, yerel mahkemenin fiyat listesindeki tarihe itibar etmesinin hatalı olduğunu, davalının sunduğu faturalarda da ürünün üzerinde 'beta' yazdığına dair hiçbir ibare bulunmadığını, davalının diğer ürünleri ile 'beta boya' markalı ürünlerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ticaret unvanına ve tescilli olduğu sınıflardaki kullanımına zaten bir itirazlarının bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin 1990 yılından beri 'boya' sektöründe devam eden kullanımının görmezden gelindiğini, oysaki müvekkili şirketin ana iştigal alanının 'boya' olup tamamen boya sektöründe 1990 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalının ise hangi marka altında olduğu dahi belli olmayan 3 adet faturaya istinaden eskiye dayalı ve yoğun kullanımının kabul edilmesinin eksik ve hatalı değerlendirme olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası ekinde davalı tarafça sunulan deliller arasında 25.06.1999 tarihli gazete aslının bulunduğu, haber görselinde üzerinde "Beta sprey boya" yazılı ürünün görülmekte olduğu, yine delil dosyası içerisinde mevcut bulunan 2006 yılına kadar uzanan fatura ve imzalı sevk irsaliyelerinde davacı tarafından dava konusu edilen davalı ürünlerinin "beta" markasını içerir şekilde yeralmakta olduğu, davalının gerek bahsedilen belgelerinden ve gerekse ticaret ünvanının yanısıra "www.betakimya.com" alan adını 1999 yılından beri kullandığına, davalının sözkonusu marka bakımından öncelikli (gerçek) haksahipliğinin bulunduğuna dair tespitler ve davacının uzun süre sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığına dair varılan sonuçların mahkemece de benimsenip davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının aynı sektörde faaliyet göstermediğini, markaların kesiştiği ve karıştığı sektörün boya sektörü olduğunu, davalının boya sektöründe eskiye dayalı kullanımı bulunmadığını, davalının internet sitesindeki tarihi gelişimi içinde de boyadan bahsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile iltibas yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanımdan da bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 25 inci ve 155 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111128900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz