6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ile Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8882 E. 2023/3048 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi karine irsaliye hakkın kötüye kullanılması ticaret unvanı kâr kaybı limited şirket maddi ve manevi tazminat esastan ret fatura taşıyan ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TMK · HMK · SMK — SMK 25SMK 155

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/72 E., 2018/71 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının sahibi olduğunu, şirketin gerek ticaret ünvanının gerekse markasının “Beta” olduğunu, nitekim faturalar üzerinde de “Beta” markası ve ticaret ünvanının kullanıldığını, davalı tarafın ticaret ünvanının ise “Beta Proses .. Ltd. Şti.” olmasına rağmen ürünleri üzerinde “Beta” ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkili şirketin 1990 yılından beri "beta" markası ile sanayi ve otomotiv boyalarının üretim hizmeti vermekte olup, davalı tarafın aynı markayı 02.sınıf yönünden kullanımı nedeniyle işbu davayı açtıklarını, marka korumasının sınıfsal olup müvekkilinin markasının boyalar, vernikler vs. yönünden tescilli olduğunu, 2016 yılından beri müvekkiline gelen telefonlar ile yapılan araştırmada davalının 02.sınıfına giren "sprey boya, vernik" üretip sattığının tespit edildiğini, google sitesinden davalı tarafından 3 adet ürün nedeniyle ihlal yapıldığının görüldüğünü ve dilekçe ekine görsellerinin eklendiğini, ürünlerden birinin Mart 2014 tarihinden diğer ikisinin ise 24.05.2016 tarihinden beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanılmasına son verilmesini, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinde müvekkilinin 2. sınıfta tescilli markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasını, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan 2.sınıfa ilişkin ürünlerin kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin beta markalı sprey boyaların satışını 2002 yılından beri yaptığını, davacının ise ticaret ünvanının 2004 yılında tescil ettirilmiş olduğunu, markasının da müvekkilinden çok sonra 2013 yılında tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin onca emek vererek oluşturduğu ekonomik değerin yok edilmeye çalışılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, ayrıca 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacının 5 yıl boyunca sessiz kalıp sonrasında huzurdaki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2. sınıf emtiada kayıtlı 'Beta' ibareli markasının 08.03.2013 başvuru, 14.04.2014 tescil tarihli olduğu, davalı şirketin ise, 1981 yılında kurulduğu, ünvan kılavuz sözcüğü marka ile aynı olan bir şirket olduğu, şirketin 1989 yılında limited şirket olduğu, 1984 yılında başvurduğu 'Beta' esas ve yan unsurlu markalara sahip olduğu, davalının alan adının da 'beta.com' olarak 1999'dan beri kayıtlı olduğu, davalıya ait gazete haberinde 'Beta Sprey boya' ürününden bahsedilmekte olduğu, yine davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünlerin bulunduğu, 2006 ile 2014 tarihleri arasını taşıyan fatura, sevk irsaliyelerinin, 'Beta' markasını taşıyan sprey boya, pas gideri sprey, clener sprey ürünlerine ilişkin düzenlenmiş olduğu, bu durumda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının boya ve benzeri ürünler için markasal fiili öncelik elde ettiği, dolayısıyla davalının davacıdan çok daha önce aynı ve benzer ürünlerde markayı kullanmış olduğu, kullanımında da ciddiyet ölçüsünde olduğunun anlaşıldığı, buna karşılık davacı tarafın markayı ilk kez 08.03.2013 tarihinde başvuru konusu yaptığı, davacının ortağı olan gerçek kişinin 2003 yılındaki kişisel markasının usulüne uygun bir devirle davacı şirkete geçtiği yönünde bir kanıt bulunmadığı, dolayısıyla, davacının marka korumasının 08.03.2013 tarihi itibariyle başlamış kabul edilebileceği, bu bakımdan davalının önceye dayalı hak sahipliğinin kanıtlandığı, kaldı ki davacının 2013 yılında koruma elde ettiği markaya rağmen bu davayı açtığı 18.04.2017 tarihine kadar sessiz kaldığı, davalının ticaret ünvanından gelen ünvan kılavuz sözcüğü üzerindeki hakkının, ticari faaliyet alanının marka ile bağlantısı ve yukarıda belirtilen önceye dayalı tescilsiz marka kullanımı nedeniyle, davacı iddia ve taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek davalının gerekse de müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan ayırtedici ibarenin 'beta' ibaresi olduğunu, davalının tescilli olduğu sınıflarda markayı kullanmasına müvekkilinin bir itirazı bulunmadığını, ancak davalının ticaret ünvanının markayı bütün sınıflarda ve tescilsiz bir şekilde kullanım hakkı da vermediği, kaldı ki davalının ticaret ünvanının tamamından da 'boya' sektöründe faaliyet gösterdiğinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalının ticaret ünvanının onun '02' sınıf yönünden markayı kullandığına bir karine oluşturmadığını, tarafların markalarının karıştığı tek sektörün 'boya' sektörü olup, bu sektörde ise müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davalının ürünlerini ilk kez Mart 2014 yılında internet üzerinde paylaşmış olup, bu tarihten önce internet üzerinde yer almadığı, müvekkili şirketin de ürünleri davayı açmadan kısa bir süre önce kendisine gelen telefonlar neticesinde gördüğünü, davalıya ait gazete haberinde 'beta sprey boya' ürününden bahsedildiğine dair gerekçenin haberin içerisinde 'beta boya' olarak hiçbir yerde ibarenin geçmemekte olup leke çıkaran bir üründen bahsedildiğini, davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünler bulunduğuna dair gerekçenin de hatalı olduğu, zira fiyat listesinin şuan bile eski tarihli hazırlanabilecek olup, yerel mahkemenin fiyat listesindeki tarihe itibar etmesinin hatalı olduğunu, davalının sunduğu faturalarda da ürünün üzerinde 'beta' yazdığına dair hiçbir ibare bulunmadığını, davalının diğer ürünleri ile 'beta boya' markalı ürünlerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ticaret unvanına ve tescilli olduğu sınıflardaki kullanımına zaten bir itirazlarının bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin 1990 yılından beri 'boya' sektöründe devam eden kullanımının görmezden gelindiğini, oysaki müvekkili şirketin ana iştigal alanının 'boya' olup tamamen boya sektöründe 1990 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalının ise hangi marka altında olduğu dahi belli olmayan 3 adet faturaya istinaden eskiye dayalı ve yoğun kullanımının kabul edilmesinin eksik ve hatalı değerlendirme olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası ekinde davalı tarafça sunulan deliller arasında 25.06.1999 tarihli gazete aslının bulunduğu, haber görselinde üzerinde "Beta sprey boya" yazılı ürünün görülmekte olduğu, yine delil dosyası içerisinde mevcut bulunan 2006 yılına kadar uzanan fatura ve imzalı sevk irsaliyelerinde davacı tarafından dava konusu edilen davalı ürünlerinin "beta" markasını içerir şekilde yeralmakta olduğu, davalının gerek bahsedilen belgelerinden ve gerekse ticaret ünvanının yanısıra "www.betakimya.com" alan adını 1999 yılından beri kullandığına, davalının sözkonusu marka bakımından öncelikli (gerçek) haksahipliğinin bulunduğuna dair tespitler ve davacının uzun süre sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığına dair varılan sonuçların mahkemece de benimsenip davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının aynı sektörde faaliyet göstermediğini, markaların kesiştiği ve karıştığı sektörün boya sektörü olduğunu, davalının boya sektöründe eskiye dayalı kullanımı bulunmadığını, davalının internet sitesindeki tarihi gelişimi içinde de boyadan bahsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile iltibas yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanımdan da bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 25 inci ve 155 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticaret unvanının terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2608 E. 2014/9450 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1591 E. 2020/105 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin feshi | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/922 E. 2012/17497 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3751 E. 2023/7744 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8882 E.  ,  2023/3048 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/487 Esas, 2021/944 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/72 E., 2018/71 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02. sınıfta tescilli “Beta” markasının sahibi olduğunu, şirketin gerek ticaret ünvanının gerekse markasının “Beta” olduğunu, nitekim faturalar üzerinde de “Beta” markası ve ticaret ünvanının kullanıldığını, davalı tarafın ticaret ünvanının ise “Beta Proses .. Ltd. Şti.” olmasına rağmen ürünleri üzerinde “Beta” ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkili şirketin 1990 yılından beri "beta" markası ile sanayi ve otomotiv boyalarının üretim hizmeti vermekte olup, davalı tarafın aynı markayı 02.sınıf yönünden kullanımı nedeniyle işbu davayı açtıklarını, marka korumasının sınıfsal olup müvekkilinin markasının boyalar, vernikler vs. yönünden tescilli olduğunu, 2016 yılından beri müvekkiline gelen telefonlar ile yapılan araştırmada davalının 02.sınıfına giren "sprey boya, vernik" üretip sattığının tespit edildiğini, google sitesinden davalı tarafından 3 adet ürün nedeniyle ihlal yapıldığının görüldüğünü ve dilekçe ekine görsellerinin eklendiğini, ürünlerden birinin Mart 2014 tarihinden diğer ikisinin ise 24.05.2016 tarihinden beri internette satışının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili adına 2013/21769 sayılı ve 02.

sınıfta tescilli “Beta” markasının davalı tarafından iltibas yaratacak şekilde kullanılmasına son verilmesini, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin önlenmesini, davalıya ait iş yerlerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levha, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinde müvekkilinin 2. sınıfta tescilli markası ile iltibasa sebep olacak unsurların kaldırılmasını, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinde yer alan 2.sınıfa ilişkin ürünlerin kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin beta markalı sprey boyaların satışını 2002 yılından beri yaptığını, davacının ise ticaret ünvanının 2004 yılında tescil ettirilmiş olduğunu, markasının da müvekkilinden çok sonra 2013 yılında tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin onca emek vererek oluşturduğu ekonomik değerin yok edilmeye çalışılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, ayrıca 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca davacının 5 yıl boyunca sessiz kalıp sonrasında huzurdaki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2. sınıf emtiada kayıtlı 'Beta' ibareli markasının 08.03.2013 başvuru, 14.04.2014 tescil tarihli olduğu, davalı şirketin ise, 1981 yılında kurulduğu, ünvan kılavuz sözcüğü marka ile aynı olan bir şirket olduğu, şirketin 1989 yılında limited şirket olduğu, 1984 yılında başvurduğu 'Beta' esas ve yan unsurlu markalara sahip olduğu, davalının alan adının da 'beta.com' olarak 1999'dan beri kayıtlı olduğu, davalıya ait gazete haberinde 'Beta Sprey boya' ürününden bahsedilmekte olduğu, yine davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünlerin bulunduğu, 2006 ile 2014 tarihleri arasını taşıyan fatura, sevk irsaliyelerinin, 'Beta' markasını taşıyan sprey boya, pas gideri sprey, clener sprey ürünlerine ilişkin düzenlenmiş olduğu, bu durumda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalının boya ve benzeri ürünler için markasal fiili öncelik elde ettiği, dolayısıyla davalının davacıdan çok daha önce aynı ve benzer ürünlerde markayı kullanmış olduğu, kullanımında da ciddiyet ölçüsünde olduğunun anlaşıldığı, buna karşılık davacı tarafın markayı ilk kez 08.03.2013 tarihinde başvuru konusu yaptığı, davacının ortağı olan gerçek kişinin 2003 yılındaki kişisel markasının usulüne uygun bir devirle davacı şirkete geçtiği yönünde bir kanıt bulunmadığı, dolayısıyla, davacının marka korumasının 08.03.2013 tarihi itibariyle başlamış kabul edilebileceği, bu bakımdan davalının önceye dayalı hak sahipliğinin kanıtlandığı, kaldı ki davacının 2013 yılında koruma elde ettiği markaya rağmen bu davayı açtığı 18.04.2017 tarihine kadar sessiz kaldığı, davalının ticaret ünvanından gelen ünvan kılavuz sözcüğü üzerindeki hakkının, ticari faaliyet alanının marka ile bağlantısı ve yukarıda belirtilen önceye dayalı tescilsiz marka kullanımı nedeniyle, davacı iddia ve taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerek davalının gerekse de müvekkilinin ticaret ünvanında yer alan ayırtedici ibarenin 'beta' ibaresi olduğunu, davalının tescilli olduğu sınıflarda markayı kullanmasına müvekkilinin bir itirazı bulunmadığını, ancak davalının ticaret ünvanının markayı bütün sınıflarda ve tescilsiz bir şekilde kullanım hakkı da vermediği, kaldı ki davalının ticaret ünvanının tamamından da 'boya' sektöründe faaliyet gösterdiğinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalının ticaret ünvanının onun '02' sınıf yönünden markayı kullandığına bir karine oluşturmadığını, tarafların markalarının karıştığı tek sektörün 'boya' sektörü olup, bu sektörde ise müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davalının ürünlerini ilk kez Mart 2014 yılında internet üzerinde paylaşmış olup, bu tarihten önce internet üzerinde yer almadığı, müvekkili şirketin de ürünleri davayı açmadan kısa bir süre önce kendisine gelen telefonlar neticesinde gördüğünü, davalıya ait gazete haberinde 'beta sprey boya' ürününden bahsedildiğine dair gerekçenin haberin içerisinde 'beta boya' olarak hiçbir yerde ibarenin geçmemekte olup leke çıkaran bir üründen bahsedildiğini, davalının 2002 tarihli fiyat listesinde markayı taşıyan ürünler bulunduğuna dair gerekçenin de hatalı olduğu, zira fiyat listesinin şuan bile eski tarihli hazırlanabilecek olup, yerel mahkemenin fiyat listesindeki tarihe itibar etmesinin hatalı olduğunu, davalının sunduğu faturalarda da ürünün üzerinde 'beta' yazdığına dair hiçbir ibare bulunmadığını, davalının diğer ürünleri ile 'beta boya' markalı ürünlerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ticaret unvanına ve tescilli olduğu sınıflardaki kullanımına zaten bir itirazlarının bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin 1990 yılından beri 'boya' sektöründe devam eden kullanımının görmezden gelindiğini, oysaki müvekkili şirketin ana iştigal alanının 'boya' olup tamamen boya sektöründe 1990 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalının ise hangi marka altında olduğu dahi belli olmayan 3 adet faturaya istinaden eskiye dayalı ve yoğun kullanımının kabul edilmesinin eksik ve hatalı değerlendirme olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası ekinde davalı tarafça sunulan deliller arasında 25.06.1999 tarihli gazete aslının bulunduğu, haber görselinde üzerinde "Beta sprey boya" yazılı ürünün görülmekte olduğu, yine delil dosyası içerisinde mevcut bulunan 2006 yılına kadar uzanan fatura ve imzalı sevk irsaliyelerinde davacı tarafından dava konusu edilen davalı ürünlerinin "beta" markasını içerir şekilde yeralmakta olduğu, davalının gerek bahsedilen belgelerinden ve gerekse ticaret ünvanının yanısıra "www.betakimya.com" alan adını 1999 yılından beri kullandığına, davalının sözkonusu marka bakımından öncelikli (gerçek) haksahipliğinin bulunduğuna dair tespitler ve davacının uzun süre sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığına dair varılan sonuçların mahkemece de benimsenip davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının aynı sektörde faaliyet göstermediğini, markaların kesiştiği ve karıştığı sektörün boya sektörü olduğunu, davalının boya sektöründe eskiye dayalı kullanımı bulunmadığını, davalının internet sitesindeki tarihi gelişimi içinde de boyadan bahsetmediğini, bilirkişi marifetiyle yapılan küçük tazminat hesaplamasının davalının yoğun kullanımı olmadığını gösterdiğini, davalının müvekkili şirket ürünleri ile iltibas yaratan ürünlerini internet sitesine 2016 yılında koyması ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin daha evvel haberdar olması için ürünlerin raflarda yan yana durması ve yoğun reklam çalışması olması gerektiğini, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında ve müvekkilinin 2016 yılında duruma vakıf olduğu düşünüldüğünde sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranılmasının söz konusu olmadığını, davalının internet alan adını 1999 yılından bu yana kullanıyor olmasının gerçek hak sahibi olması için yeterli olmadığını, davalının boya ürününü yer aldığı 02.sınıfta gerçek hak sahibi olduğunu ve yoğun kullanımı bulunduğunu ispatlayamadığını, müvekkilinin boya ve benzeri ürünler ürettiğinden BETA markasının 02.sınıfta tescilli olduğunu ve bu sınıf yönünden koruması bulunduğunu, davalının ise müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden istifade etmek için 2016 yılında Beta Sprey Boya ürününü piyasaya sürdüğünü ve iltibasın bu nedenle oluştuğunu, davalının BETA markasını ve internet sitesini aldım artık o zaman her sektörde gerçek hak sahibiyim demesinin müvekkilinin BETA markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, zira marka korumasının sınıfsal olması gerektiğini, davalının iltibas yaratan ürünlerle ilgili bir reklam çalışması da bulunmadığından yoğun kullanımdan da bahsedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 25 inci ve 155 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111128900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.