Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8870 E. 2023/2440 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ toplantı tutanağı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ cy/cy şerhi↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/526 E., 2018/839 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %35 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen 14.04.2017 tarihli genel kurulda müdürler kuruluna ...'ın atanmasına ve kendisine ücret ödenmemesine karar verildiğini, bu karar üzerinden henüz 1 yıl geçmeden 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında aynı kişiye aylık net 15.000,00 TL maaş ve 100.000,00 TL prim ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın hakkaniyete ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek, şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul kararlarından müvekkilinin muhalif olduğu maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 446/1-a maddesi uyarınca yalnızca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceğini, bu konudaki dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından iptali talep edilen genel kurul kararının iptali konusunda hiçbir hukuki dayanak olmadığını, davacının sürekli davalar açarak şirket menfaatine zarar verdiğini, davacının havadan maaş verildiğini iddia ettiği müdür ...'ın diğer müdür Burak Süme ile birlikte yönetimde gösterdiği performans sonucunda şirketin kârlılık oranının katlanarak arttığını, davacının iyi niyetli olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen davalı şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 ncı maddesinde davacının söz konusu karara olumsuz oy kullanmasına rağmen kararla ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediği, 6102 sayılı Kanun 622 nci maddesinin yollamasıyla limited şirketlerde genel kurul kararlarının butlanı ve iptali konusunda Anonim Şirketlerin genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin hükümlerin uygulandığı, bu nedenle uygulanması gereken aynı Kanun'un 446/1-a maddesine göre davacının genel kurul kararının iptali davası açabilmesi için karara olumsuz oy kullanmasının yanında karara karşı muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiği, davacının dava konusu karara olumsuz oy vermiş olmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirtmediği, bu nedenle davacının dava konusu genel kurul kararının iptali davasını açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile dava ön şartı sağlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplantı tutanağını tutanın ve imza edenin müvekkili olmadığını, muhalefet nedenlerinin toplantıda derç edilmiş olduğunu, fakat kendisine toplantıdan çok sonra verilen tutanakta bunların yazılmadığını gördüğünü, toplantı tutanaklarının toplantı anında tutulmayıp daha sonra düzenlenmekte ve taraflara gönderilmekte olduğunu, hal böyle olunca müvekkilinin müdahale edip düzeltemeyeceği yanlıştan sorumlu tutulmak istenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerektiği, davacının iptali istenilen genel kurul kararı yönünden açıklanan biçimde bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, kararın butlan ile batıl olmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, mahkemece de dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul karar iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 622, 445 ve 446 ıncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3268 E. 2022/7113 K.
Ortak:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · butlan · cy/cy şerhi · olumsuz oy · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen davalı şirketin 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısının 6 ncı maddesinde davacının söz konusu karara «olumsuz» oy kullanmasına rağmen kararla ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediği, 6102 sayılı Kanun 622 nci maddesinin yollamasıyla «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının butlanı» ve iptali konusunda Anonim Şirketlerin «genel kurul kararlarının iptali» ve butlanına ilişkin hükümlerin uygulandığı, bu nedenle uygulanması gereken aynı Kanun'un 446/1-a maddesine göre davacının genel kurul kararının «iptali davası» açabilmesi için karara olumsuz oy kullanmasının yanında karara karşı muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiği, davacının dava konusu karara olumsuz o …
… ara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerektiği, davacının iptali istenilen genel kurul kararı yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, kararın «butlan» ile batıl olmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, mahkemece de dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve e …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %35 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin «olumsuz» oyuna rağmen 14.04.2017 tarihli genel kurulda müdürler kuruluna ...'ın atanmasına ve kendisine ücret ödenmemesine karar verildiğini, bu karar üzerinden henüz 1 yıl geçmeden 29.01.2018 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında aynı kişiye aylık net 15.000,00 TL maaş ve 100.000,00 TL «prim» ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın «hakkaniyete» ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek, şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul kararlarından müvekkilinin muhalif olduğu maddesinin iptaline ka …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, TTK' nın 622. maddesi yollamasıyla 444 ve 446. maddeleri gereğince «limited şirket» «ortaklar kurulu kararı iptalini» ancak toplantıda hazır bulunup «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten şirket ortağı talep edebilecek iken iptale konu 5. maddede davacının olumsuz oyu ve «muhalefet şerhinin», 7 ve 9. maddelerde ise muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu suretle davacının ortaklar kurulu kararının iptalini isteyemeyeceği, her ne kadar davacı muhalefet şerhinin ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediğini iddia etmiş ise de, iddiayı «ispat külfetinin» davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını her türlü delil ile ispatı mümkün ise de iddiayı ispata yönelik mahkememize herhangi bir delil «ibraz» etmediği nazara alınarak davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu suretle davalı şirketin 14/04/2018 tarihli ortaklar kurulunun 5, 7 ve 9. maddelerinin iptal talebi ile birlikte «münhasıran» muhalefet şerhi ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediği iddiasına dayalı olarak 5. maddenin «mutlak butlanla» malül olduğunun tespitini isteyen davacı vekilinin 5. madde yönünden butlan talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının diğer maddeler yönünden ise «muhalefet şerhinin» tutanağa yazılmasının veya eklenmesinin engellendiği yönündeki iddiası da vakıa iddiası olduğundan (5). maddedeki iddianın ispat koşulları ile aynı olduğu, davacının bu iddiaları yönünden de iddiasını ispata yarar delil sunmadığı gibi «tanık deliline» de dayanmadığı, davalının tanıkları ilk derece mahkemesince dinlenilmediği halde istinaf sebepleri arasında bu «sebebe» yer verilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sebeplere dayalı istinaf isteminin reddi gerektiği, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararı …
2- Davaya konu Genel Kurul Toplantısına ait «toplantı tutanağı» 7. maddesinde davalının sadece ret oyu kullanmadığının aynı zamanda karara muhalif kaldığının da toplantı tutanağından açıkça anlaşıldığı, bu nedenle 7. maddenin i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · mutlak butlan · ortaklar kurulu kararının iptali · ispat külfeti · ortaklar kurulu kararı · münhasırlık · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, TTK' nın 622. maddesi yollamasıyla 444 ve 446. maddeleri gereğince «limited şirket» «ortaklar kurulu kararı iptalini» ancak toplantıda hazır bulunup «olumsuz» oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten şirket ortağı talep edebilecek iken iptale konu 5. maddede davacının olumsuz oyu ve «muhalefet şerhinin», 7 ve 9. maddelerde ise muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu suretle davacının ortaklar kurulu kararının iptalini isteyemeyeceği, her ne kadar davacı muhalefet şerhinin ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediğini iddia etmiş ise de, iddiayı «ispat külfetinin» davacı üzerinde olduğu, davacının iddiasını her türlü delil ile ispatı mümkün ise de iddiayı ispata yönelik mahkememize herhangi bir delil «ibraz» etmediği nazara alınarak davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu suretle davalı şirketin 14/04/2018 tarihli ortaklar kurulunun 5, 7 ve 9. maddelerinin iptal talebi ile birlikte «münhasıran» muhalefet şerhi ve olumsuz oyunun tutanağa geçirilmediği iddiasına dayalı olarak 5. maddenin «mutlak butlanla» malül olduğunun tespitini isteyen davacı vekilinin 5. madde yönünden butlan talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının diğer maddeler yönünden ise «muhalefet şerhinin» tutanağa yazılmasının veya eklenmesinin engellendiği yönündeki iddiası da vakıa iddiası olduğundan (5). maddedeki iddianın ispat koşulları ile aynı olduğu, davacının bu iddiaları yönünden de iddiasını ispata yarar delil sunmadığı gibi «tanık deliline» de dayanmadığı, davalının tanıkları ilk derece mahkemesince dinlenilmediği halde istinaf sebepleri arasında bu «sebebe» yer verilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sebeplere dayalı istinaf isteminin reddi gerektiği, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönündeki kararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8870 E. , 2023/2440 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/642 Esas, 2021/952 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/526 E., 2018/839 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %35 oranında ortağı olduğunu, müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen 14.04.2017 tarihli genel kurulda müdürler kuruluna ...'ın atanmasına ve kendisine ücret ödenmemesine karar verildiğini, bu karar üzerinden henüz 1 yıl geçmeden 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında aynı kişiye aylık net 15.000,00 TL maaş ve 100.000,00 TL prim ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın hakkaniyete ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu belirterek, şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul kararlarından müvekkilinin muhalif olduğu maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 446/1-a maddesi uyarınca yalnızca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabileceğini, bu konudaki dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından iptali talep edilen genel kurul kararının iptali konusunda hiçbir hukuki dayanak olmadığını, davacının sürekli davalar açarak şirket menfaatine zarar verdiğini, davacının havadan maaş verildiğini iddia ettiği müdür ...'ın diğer müdür Burak Süme ile birlikte yönetimde gösterdiği performans sonucunda şirketin kârlılık oranının katlanarak arttığını, davacının iyi niyetli olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen davalı şirketin 29.01.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 ncı maddesinde davacının söz konusu karara olumsuz oy kullanmasına rağmen kararla ilgili muhalefetini tutanağa geçirtmediği, 6102 sayılı Kanun 622 nci maddesinin yollamasıyla limited şirketlerde genel kurul kararlarının butlanı ve iptali konusunda Anonim Şirketlerin genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin hükümlerin uygulandığı, bu nedenle uygulanması gereken aynı Kanun'un 446/1-a maddesine göre davacının genel kurul kararının iptali davası açabilmesi için karara olumsuz oy kullanmasının yanında karara karşı muhalefetini de tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiği, davacının dava konusu karara olumsuz oy vermiş olmasına rağmen muhalefetini tutanağa geçirtmediği, bu nedenle davacının dava konusu genel kurul kararının iptali davasını açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile dava ön şartı sağlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplantı tutanağını tutanın ve imza edenin müvekkili olmadığını, muhalefet nedenlerinin toplantıda derç edilmiş olduğunu, fakat kendisine toplantıdan çok sonra verilen tutanakta bunların yazılmadığını gördüğünü, toplantı tutanaklarının toplantı anında tutulmayıp daha sonra düzenlenmekte ve taraflara gönderilmekte olduğunu, hal böyle olunca müvekkilinin müdahale edip düzeltemeyeceği yanlıştan sorumlu tutulmak istenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerektiği, davacının iptali istenilen genel kurul kararı yönünden açıklanan biçimde bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, kararın butlan ile batıl olmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı, mahkemece de dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul karar iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 622, 445 ve 446 ıncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110017600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz