6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Delil tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2803 E. 2023/6286 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil tespiti basiretli tacir hakkaniyet ticaret unvanı yenileme marka hakkına tecavüz kâr kaybı esastan ret taahhütname terkin ihtarname tacir ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK · TTK — TTK 18TTK 55 · SMK — SMK 7SMK 29

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2017/71 E., 2019/226 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, unvan ve alan adı terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.06.2006 tarihinden bu yana 19,20,21,37 sınıflarda tescilli "..." adlı markanın sahibi olduğunu, marka hakkının 29.05.2016 tarihinde yenilendiğini, internet siteleri üzerinden yaptıkları araştırmada davalının müvekkiline ait markayı kullandığının tespit edilmesi üzerine davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderilmesine rağmen davalı kullanımının devam ettiğini, davalının ticaret ünvanını fonksiyonuna uygun bir şekilde kullanmamasının müvekkilinin marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek "..." ibaresinin davalı tarafından markasal kullanımı nedeniyle marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, kötü niyetli ve markasal kullanım nedeniyle "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından kaldırılmasına ve sicilden terkinine, davalının tabelalarından, etiketlerinden, fişlerinden, kart vizitlerinden, broşürlerinden ve sair tanıtım materyalllerinden çıkarılmasına, silinmesine, markanın davalı tarafından bu şekilde tanıtım vasıtalarıyla kullanılmasının yasaklanmasına,"..." markasının kullanıldığı www.....com.tr alan adının iptaline ve markanın bu şekilde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesine ve yasaklanmasına, web sayfasında yer alan "..." ibaresi içeren görsellerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 03.09.1997 tarihinde kurularak tescil edildiğini ve ticaret unvanını kuruluşundan bu güne kadar aralıksız kullandığını, unvanın tescil tarihinin davacının marka tescil tarihinden önce olduğunu, müvekkilinin marka tecavüzü ya da haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının ticaret unvanını kullanma şeklinin hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, hem de mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 9 ve 61 inci maddeleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı unvanı ... İnş. Oto. Day. Tük. Malları Kuy. Züccaciye Tuh. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin bütünü olmasına karşın, kullanımın "... İNŞAAT" şeklinde olması nedeniyle bu kullanım inşaat hizmetleri alanında markasal kullanım olduğu, davalının inşaat hizmetleri üzerindeki "... İnşaat" şeklindeki markasal kullanımı ile davacının inşaat hizmetleri için 2006/25090 sayı ile tescilli "..." markası arasında karıştırılma ihtimali veya iltibas bulunduğundan ve tüketiciler iki şirket arasında bağlantı kurabileceğinden davalının www.....com.tr internet sitesinin içeriğindeki "... İNŞAAT" şeklindeki kullanımının davacı adına 2006 25090 sayı ile tescilli ... markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (a) bendi uyarınca, davalının www.....com.tr internet sitesinin içeriğindeki "... İNŞAAT” şeklindeki kullanımının, davacı adına 2006/25090 sayı ile tescilli ... markası ile haksız rekabet oluşturduğu, davacı unvanının 06.01.1995 tarihinde, davalı unvanının 03.09.1997 tarihinde tescil edildiği, taraf ticaret unvanlarının esas unsurunun birbirine benzediği, davacının iştigal konuları arasında inşaat taahhüt işleri, konut, iş yeri ve ticarethane inşaatlarını yapmak faaliyeti de bulunduğu, taraf ticaret unvanlarının Türkiye'de 20 yıl bir arada var olduğu ancak 20 yıldan sonra davacı tarafın davalı tarafın ticaret unvanının terkinini talep etmesinin hakkaniyete uygun olmadığı gibi davacının halka açık olan ve bu nedenle bilmesi gereken davalı ticaret unvanına 20 yıl ses çıkarmaması nedeniyle ihtilafta artık davalı ticaret unvanının terkinini talep edemeyeceği, diğer bir deyişle ihtilafta susma suretiyle hak kaybının koşullarının oluştuğu, davalıya ait www.....com.tr internet sitesinin alan adının davalının 04.06.1996 tarihinde tescil edilen ticaret unvanının asli unsurları olan birinci ve ikinci kelimelerin birleşmesinden oluştuğu, davalının söz konusu alan adı üzerinde ticaret unvanından kaynaklanan haklarının bulunduğunun kabulü gerektiğinden www.....com.tr web sitesinin terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davalının ... İnşaat şeklindeki markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticari ünvanını tescile uygun kullanma hakkı saklı tutularak "... İnşaat" ibaresinin ürün ve işyeri tanıtımlarından, ticari evrak ve tabelalarından çıkarılmasına, mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin çıkarılması talebinin reddine, ... İnşaat com.tr alan adının iptali isteminin reddine, bu internet sitesinde davacı marka hakkına tecavüz oluşturacak şekildeki görsellerin içerikten çıkartılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ticaret unvanının terkinine ilişkin talebin reddine gerekçe gösterilen sessiz kalma hususunun davalı tarafça ileri sürülmediğini, Mahkemece bunun re'sen dikkate alınamayacağını, müvekkilinin davalının haksız kullanımını delil tespiti tarihinde öğrendiğini, davalı ticaret unvanını ticaret sicilindeki tescilli hali ile kullanmadığından unvan terkini şartlarının oluştuğunu, davalının alan adı kullanımının markasal kullanım olduğundan alan adına yönelik taleplerin de kabulü gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafça, unvan terkini talebinin reddinin yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de davacının ticaret unvanının 06.01.1995 tarihinde tescil edildiği, şirketin faaliyet konuları arasında her türlü inşaat taahhüt işleri, konut, iş yeri, ticarethane inşaatları yapmak, satmak işlerinin yer aldığı, davalının ticaret unvanının ise 03.09.1997 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin faaliyet konuları arasında da her nev'i inşaat yapımı ve bağlantılı faaliyetler olduğu, tarafların ticaret unvanlarının asli unsurlarının aynı olduğu, davacının unvan tescilinin, davalının unvan tescilinden daha önceki tarihli olduğu ve bu itibarla önceye dayalı hak sahipliği bulunmakla birlikte 20 yıldan fazla süredir aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerin birbirlerinden haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, davacının 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, davalı tarafça savunma olarak ileri sürülmese de sessiz kalma yoluyla hak kaybı durumunun gerçekleştiği, sessiz kalma yoluyla hak kaybının temelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine dayandığı nazara alındığında unvan terkini talebinin reddi kararının yerinde olduğu, yine dosyada davalının alan adının ne zaman tescil edildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmasa da davalının alan adının, tescilli ticaret unvanının kullanımı kapsamında kaldığı ve bu itibarla alan adı terkini talebinin reddinin de yerinde olduğu ayrıca, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin davalının markasal kullanım teşkil edecek eylem ve kullanımlarına yönelik olduğunun anlaşılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye'de binlerce inşaat firması olduğu, unvanlara "inşaat" ibaresinin genelde eklendiğini, davalı tarafça ileri sürülmemesine rağmen istinaf mahkemesi kararındaki "birbirini bilme" gerekçesinin yerinde olmadığını, davalının alan adı kullanımının markasal kullanım olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının marka ve unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi, 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (a) bendi.

3. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi;

4. 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, ticaret unvanına ve markaya, ticaret unvanı ve alan adı ile tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve unvan terkini taleplerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının "... İnşaat" şeklindeki kullanımının markasal olduğu ve dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalı ticaret unvanındaki "..." ibaresinin çıkarılması talebinin 20 yıl kadar sessiz kalma sebebiyle yerinde olmadığı, davalının www.....com.tr şeklindeki alan adının, davalının ticaret unvanının ilk iki kelimesinden oluştuğu, davalının bahse konu alan adı üzerinde ticaret unvanından kaynaklanan hakları bulunduğundan alan adının terkini şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu ise 20 yıldır aynı sektörde faaliyet gösteren tarafların birbirinden habersiz olacaklarının düşünülemeyeceği, davalı tarafça ileri sürülmese de sessiz kalma yoluyla hak kaybının temelinin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi olduğu dikkate alındığında unvan terkini talebinin reddinin doğru olduğu, davalı taraf alan adı kullanımının tescilli ticaret unvanını kullanımı kapsamında kaldığı, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin davalının markasal kullanım teşkil edecek eylem ve kullanımlara yönelik olduğunun anlaşılması gerektiği gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.

3.Somut olayda, Mahkemece de davalı tarafın www.....com.tr internet sitesinde davacının "..." ibaresini içeren markasını "... İnşaat" şeklinde kullandığı, bu kullanımın unvan kullanımı niteliğini aştığı ve markasal kullanım niteliği taşıdığı saptanmış olup bu durumda SMK m. 29/1-a yollamasıyla m. 7/3-d hükmü uyarınca davalının alan adının yasaklanmasına ve kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeyerek, davacının alan adına ilişkin talebinin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2803 E.  ,  2023/6286 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2048 Esas, 2021/2433 Karar

DAVA TARİHİ 15.12.2017

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2017/71 E., 2019/226 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, unvan ve alan adı terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.06.2006 tarihinden bu yana 19,20,21,37 sınıflarda tescilli "..." adlı markanın sahibi olduğunu, marka hakkının 29.05.2016 tarihinde yenilendiğini, internet siteleri üzerinden yaptıkları araştırmada davalının müvekkiline ait markayı kullandığının tespit edilmesi üzerine davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderilmesine rağmen davalı kullanımının devam ettiğini, davalının ticaret ünvanını fonksiyonuna uygun bir şekilde kullanmamasının müvekkilinin marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek "..." ibaresinin davalı tarafından markasal kullanımı nedeniyle marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, kötü niyetli ve markasal kullanım nedeniyle "..." ibaresinin davalının ticaret unvanından kaldırılmasına ve sicilden terkinine, davalının tabelalarından, etiketlerinden, fişlerinden, kart vizitlerinden, broşürlerinden ve sair tanıtım materyalllerinden çıkarılmasına, silinmesine, markanın davalı tarafından bu şekilde tanıtım vasıtalarıyla kullanılmasının yasaklanmasına,"..." markasının kullanıldığı www.....com.tr alan adının iptaline ve markanın bu şekilde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılmasının önlenmesine ve yasaklanmasına, web sayfasında yer alan "..." ibaresi içeren görsellerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 03.09.1997 tarihinde kurularak tescil edildiğini ve ticaret unvanını kuruluşundan bu güne kadar aralıksız kullandığını, unvanın tescil tarihinin davacının marka tescil tarihinden önce olduğunu, müvekkilinin marka tecavüzü ya da haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının ticaret unvanını kullanma şeklinin hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, hem de mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 9 ve 61 inci maddeleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı unvanı ... İnş. Oto. Day. Tük. Malları Kuy. Züccaciye Tuh. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin bütünü olmasına karşın, kullanımın "... İNŞAAT" şeklinde olması nedeniyle bu kullanım inşaat hizmetleri alanında markasal kullanım olduğu, davalının inşaat hizmetleri üzerindeki "... İnşaat" şeklindeki markasal kullanımı ile davacının inşaat hizmetleri için 2006/25090 sayı ile tescilli "..." markası arasında karıştırılma ihtimali veya iltibas bulunduğundan ve tüketiciler iki şirket arasında bağlantı kurabileceğinden davalının www.....com.tr internet sitesinin içeriğindeki "...

İNŞAAT" şeklindeki kullanımının davacı adına 2006 25090 sayı ile tescilli ... markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (a) bendi uyarınca, davalının www.....com.tr internet sitesinin içeriğindeki "... İNŞAAT” şeklindeki kullanımının, davacı adına 2006/25090 sayı ile tescilli ... markası ile haksız rekabet oluşturduğu, davacı unvanının 06.01.1995 tarihinde, davalı unvanının 03.09.1997 tarihinde tescil edildiği, taraf ticaret unvanlarının esas unsurunun birbirine benzediği, davacının iştigal konuları arasında inşaat taahhüt işleri, konut, iş yeri ve ticarethane inşaatlarını yapmak faaliyeti de bulunduğu, taraf ticaret unvanlarının Türkiye'de 20 yıl bir arada var olduğu ancak 20 yıldan sonra davacı tarafın davalı tarafın ticaret unvanının terkinini talep etmesinin hakkaniyete uygun olmadığı gibi davacının halka açık olan ve bu nedenle bilmesi gereken davalı ticaret unvanına 20 yıl ses çıkarmaması nedeniyle ihtilafta artık davalı ticaret unvanının terkinini talep edemeyeceği, diğer bir deyişle ihtilafta susma suretiyle hak kaybının koşullarının oluştuğu, davalıya ait www.....com.tr internet sitesinin alan adının davalının 04.06.1996 tarihinde tescil edilen ticaret unvanının asli unsurları olan birinci ve ikinci kelimelerin birleşmesinden oluştuğu, davalının söz konusu alan adı üzerinde ticaret unvanından kaynaklanan haklarının bulunduğunun kabulü gerektiğinden www.....com.tr web sitesinin terkini koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle;

davalının ... İnşaat şeklindeki markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticari ünvanını tescile uygun kullanma hakkı saklı tutularak "... İnşaat" ibaresinin ürün ve işyeri tanıtımlarından, ticari evrak ve tabelalarından çıkarılmasına, mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin çıkarılması talebinin reddine, ... İnşaat com.tr alan adının iptali isteminin reddine, bu internet sitesinde davacı marka hakkına tecavüz oluşturacak şekildeki görsellerin içerikten çıkartılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ticaret unvanının terkinine ilişkin talebin reddine gerekçe gösterilen sessiz kalma hususunun davalı tarafça ileri sürülmediğini, Mahkemece bunun re'sen dikkate alınamayacağını, müvekkilinin davalının haksız kullanımını delil tespiti tarihinde öğrendiğini, davalı ticaret unvanını ticaret sicilindeki tescilli hali ile kullanmadığından unvan terkini şartlarının oluştuğunu, davalının alan adı kullanımının markasal kullanım olduğundan alan adına yönelik taleplerin de kabulü gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafça, unvan terkini talebinin reddinin yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de davacının ticaret unvanının 06.01.1995 tarihinde tescil edildiği, şirketin faaliyet konuları arasında her türlü inşaat taahhüt işleri, konut, iş yeri, ticarethane inşaatları yapmak, satmak işlerinin yer aldığı, davalının ticaret unvanının ise 03.09.1997 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin faaliyet konuları arasında da her nev'i inşaat yapımı ve bağlantılı faaliyetler olduğu, tarafların ticaret unvanlarının asli unsurlarının aynı olduğu, davacının unvan tescilinin, davalının unvan tescilinden daha önceki tarihli olduğu ve bu itibarla önceye dayalı hak sahipliği bulunmakla birlikte 20 yıldan fazla süredir aynı alanda faaliyet gösteren şirketlerin birbirlerinden haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, davacının 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, davalı tarafça savunma olarak ileri sürülmese de sessiz kalma yoluyla hak kaybı durumunun gerçekleştiği, sessiz kalma yoluyla hak kaybının temelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine dayandığı nazara alındığında unvan terkini talebinin reddi kararının yerinde olduğu, yine dosyada davalının alan adının ne zaman tescil edildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmasa da davalının alan adının, tescilli ticaret unvanının kullanımı kapsamında kaldığı ve bu itibarla alan adı terkini talebinin reddinin de yerinde olduğu ayrıca, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin davalının markasal kullanım teşkil edecek eylem ve kullanımlarına yönelik olduğunun anlaşılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türkiye'de binlerce inşaat firması olduğu, unvanlara "inşaat" ibaresinin genelde eklendiğini, davalı tarafça ileri sürülmemesine rağmen istinaf mahkemesi kararındaki "birbirini bilme" gerekçesinin yerinde olmadığını, davalının alan adı kullanımının markasal kullanım olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının marka ve unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi, 55 inci maddesinin birinci fıkrasını (a) bendi.

3. 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi;

4. 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, ticaret unvanına ve markaya, ticaret unvanı ve alan adı ile tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve unvan terkini taleplerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davalının "... İnşaat" şeklindeki kullanımının markasal olduğu ve dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalı ticaret unvanındaki "..." ibaresinin çıkarılması talebinin 20 yıl kadar sessiz kalma sebebiyle yerinde olmadığı, davalının www.....com.tr şeklindeki alan adının, davalının ticaret unvanının ilk iki kelimesinden oluştuğu, davalının bahse konu alan adı üzerinde ticaret unvanından kaynaklanan hakları bulunduğundan alan adının terkini şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu ise 20 yıldır aynı sektörde faaliyet gösteren tarafların birbirinden habersiz olacaklarının düşünülemeyeceği, davalı tarafça ileri sürülmese de sessiz kalma yoluyla hak kaybının temelinin 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi olduğu dikkate alındığında unvan terkini talebinin reddinin doğru olduğu, davalı taraf alan adı kullanımının tescilli ticaret unvanını kullanımı kapsamında kaldığı, hüküm fıkrasının 2 nci bendinin davalının markasal kullanım teşkil edecek eylem ve kullanımlara yönelik olduğunun anlaşılması gerektiği gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.

3.Somut olayda, Mahkemece de davalı tarafın www.....com.tr internet sitesinde davacının "..." ibaresini içeren markasını "... İnşaat" şeklinde kullandığı, bu kullanımın unvan kullanımı niteliğini aştığı ve markasal kullanım niteliği taşıdığı saptanmış olup bu durumda SMK m. 29/1-a yollamasıyla m. 7/3-d hükmü uyarınca davalının alan adının yasaklanmasına ve kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeyerek, davacının alan adına ilişkin talebinin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110016200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.