Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6290 E. 2023/5894 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu davası↗ davaların birleştirilmesi↗ poliçe limiti↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ geri çevirme↗ mali sorumluluk sigortası↗ uzamış ceza zamanaşımı↗ infazda tereddüt↗ müterafik kusur↗ trafik kazası↗ sigorta teminatı↗ ceza zamanaşımı↗ sorumluluk sigortası↗ davanın konusu↗ müteselsil sorumluluk↗ tazminat davası↗ infaz↗ rücu↗ mahsup↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teminat↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, sürekli iş gücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 806 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci ve 109 uncu maddeler, 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mümeyyiz davalı vekilince, birleşen davaya ilişkin olarak zamanaşımı definde bulunulmuş ise de somut olaya uygulanması gereken 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olduğunun ve zamanaşımının, tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi halinde, sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağının belirtilmesine, kazaya karışan aracın sürücüsünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılanıp mahkum edilmesine, aynı Kanun'un 66 ncı maddesine göre anılan suç bakımından öngürülen ceza dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına, kazanın 12.02.2006 tarihinde gerçekleşmiş olduğu gözetildiğinde birleşen davanın açıldığı 02.01.2019 tarihi itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı ..., davaya konu aracı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına almış olup, poliçede, sigorta şirketinin, bedensel zarar halinde kişi başına 57.500,00 TL limitle sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde, mümeyyiz davalının poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilmiş ise de infazda tereddüte sebep olabilecek bir şekilde bu limitin açıkça gösterilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3. Öte yandan, yukarıda da zikredildiği üzere davalı ..., davaya konu aracı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile diğer davalı ... ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına almıştır. Mahkemece, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı olduğu üzere belirlenen tazminatların davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8 inci maddesi hükmüyle, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörülmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu itibarla, Mahkemece, anılan hüküm gözden kaçırılarak yazılı şekilde davalı ... şirketlerinin belirlenen tazminat bakımından müteselsilen sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4. Kabule göre de, davaların birleştirilmesi, birlikte görülüp aynı anda sonuçlandırılmalarını gerekli kılsa da birleştirme kararı verildikten sonra da asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Bu itibarla, Mahkemece, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1942 E. 2021/1866 K.
Ortak:rücu davası · trafik kazası · rücu · mahsup · kâr kaybı · kâr dağıtımı · maddi tazminat · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, sürekli iş gücü «kaybı» tazminatı istemine ilişkindir.
… an bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mümeyyiz davalı vekilince, birleşen davaya ilişkin olarak «zamanaşımı» definde bulunulmuş ise de somut olaya uygulanması gereken 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin, «maddi tazminat» talepleri için de geçerli olduğunun ve zamanaşımının, tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi halinde, sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağının belirtilmesine, kazaya karışan aracın sürücüsünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılanıp mahkum edilmesine, aynı Kanun'un 66 ncı maddesine göre anılan suç bakımından öngürülen ceza dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına, kazanın 12.02.2006 tarihinde gerçekleşmiş olduğu gözetildiğinde birleşen davanın açıldığı 02.01.2019 tarihi itibariyle «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin henüz dolmamış olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının talep edebileceği sürekli iş gücü «kaybı» tazminatı miktarının 138.926,02-TL olduğu ancak SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığı'nın 09.12.2014 tarihli cevabi yazısına göre davacı ...' a geçirdiği «trafik kazası» sonucu sakatlanması nedeniyle 01.10.2016 tarihinden itibaren 13. derecenin 3. kademesi üzerinden 6. derece Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğü aylığı bağlanmış olduğu ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 155.343,58-TL olduğu, bu miktarın belirlenen tazminat miktarından «mahsup» edilmesi gerektiği, söz konusu mahsup yapıldığında davacının talep edebileceği bir iş gücü kaybı tazminatı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir …
Dava, davacının vatani görevi sırasında acemi eğitimini tamamlayarak «dağıtım» izni bitimi asıl birliği emrine katılmak üzere giderken geçirdiği «trafik kazası» sonucu sürekli iş gücü «kaybı» düzeyinde yaralanması nedeniyle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla «rücuya» tabi olmayan aylıkların peşin sermaye değerinin daimi işgücü «kaybı» tazminatından «mahsup» edilmemesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6290 E. , 2023/5894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/97 Esas, 2022/52 Karar
DAVA TARİHİ 29.04.2014, 02.01.2019
HÜKÜM
Asıl ve birleşen davaların kabulü
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete ait otobüste yolcu olarak bulunmaktayken 12.02.2006 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle ağır yaralandığını, kazanın tamamıyla araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, işbu davadan önce açmış oldukları manevi tazminat davasında alınan Adli Tıp Raporuna göre müvekkilinin %30,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini, ömür boyu sakat kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürdüğü, kazanın oluşumu, kusur durumu ve müvekkilinin uğradığı maluliyete ilişkin beyanlarını tekrar ettikten sonra; asıl davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla 100,00 TL'nin tazmini istemiyle açtıklarını, asıl davada alınan bilirkişi raporuyla müvekkilinin talep edebileceği maddi tazminatın 138.926,02 TL olduğunun tespit edildiğini, bakiye 138.826,02 TL tazminatın tahsili amacıyla bu davayı açtıklarını, kazaya karışan aracın işleteni olan davalı ..... Ltd. Şti.'nin ve bu aracın sigortacıları olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 138.826,02 TL maddi tazminatın (davalı ...
şirketleri açısından poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ......Ltd. Şti. vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçelerinde; otobüsü işletenin müvekkili değil dava dışı başka bir şirket olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya yaptıkları ödeme ile tüm zararın karşılandığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemeyle tüm zararının karşılandığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı şirketin kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ...Ş., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin asıl davaya ilişkin olarak verdiği 04.02.2015 tarih, 2014/281 E. ve 2015/41 K. sayılı kararı ile davacının talep edebileceği sürekli iş gücü kaybı tazminatı miktarının 138.926,02 TL olduğu ancak SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığı'nın 09.12.2014 tarihli cevabi yazısına göre davacı ...'a geçirdiği trafik kazası sonucu sakatlanması nedeniyle 01.10.2016 tarihinden itibaren 13. derecenin 3. kademesi üzerinden 6. derece Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğü aylığı bağlanmış olduğu ve bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 155.343,58 TL olduğu, bu miktarın belirlenen tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiği, söz konusu mahsup yapıldığında davacının talep edebileceği bir iş gücü kaybı tazminatı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.03.2021 tarih, 2020/1942 E. ve 2021/1866 K. sayılı kararı ile "davacının vatani görevi sırasında acemi eğitimini tamamlayarak dağıtım izni bitimi asıl birliği emrine katılmak üzere giderken geçirdiği trafik kazası sonucu sürekli iş gücü kaybına uğradığı, trafik kazasının gerçekleşmesinde yolcu durumunda olan davacının kusursuz olduğu, er olan davacının sivil yaşamında sigortalı çalışmasının bulunmadığı, olay sırasında sürekli iş göremez biçimde yaralandığı ve SGK Vazife Malullüğü Tespit Kurulu kararı ile davacıya vazife malullüğü aylığı bağlandığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.07.2018 tarih, 2015/13601 E. ve 2018/7200 K. sayılı geri çevirme kararı uyarınca, Mahkemece, SGK’dan dava konusu kazada davacıya bağlanan vazife malullüğü aylığının peşin sermaye değerinin, ödemenin niteliği ve ödemenin zarar sorumlusu davalıya rücu imkanı bulunup bulunmadığı ve SGK tarafından yapılan ödeme nedeniyle açılmış rücu davası bulunup bulunmadığı, açılmış ise akıbetinin ne olduğunun sorulduğu, SGK’nın cevabı yazısı ile davacıya bağlanan vazife malul aylığı ve ikramiyesinin rücuya tabi olmadığı ve konuya ilişkin kurumlarınca açılan bir dava bulunmadığının belirtildiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince, malullük, vazife malullüğü veya ölüm halinin, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş olması halinde, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı olanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için SGK tarafından kurumlarına ve ilgilere rücu talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla rücuya tabi olmayan aylıkların peşin sermaye değerinin daimi işgücü kaybı tazminatından mahsup edilmemesi gerektiği, tazminat yükümlüsü olan davalının, davacının SGK’dan yasa gereği aldığı aylığın ödeyecekleri tazminattan indirilmesini isteyemeyeceği, davacıya verdikleri zararın tam karşılığını ona ödemekle yükümlü oldukları, bu nedenlerle, davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde rücuya tabi olmayan vazife malullüğü aylığının peşin sermaye değeri mahsup edilmek sureti ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan ve birleşen davaya konu trafik kazasına dayalı olarak talep edilebilecek maddi tazminat tutarının kök raporda 138.926,02 TL olarak belirlendiği, 2022 yılı itibariyle güncel değerinin 595.482,79 TL olduğu, tazminat yükümlüsü olan davalı tarafça, davacının SGK’dan yasa gereği aldığı aylığın ödeyecekleri tazminattan indirilmesini isteyemeyeceği, davacıya verdikleri zararın tam karşılığını ona ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulü ile 100,00 TL'nin davalı ...... Ltd Şti.'nden kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 138.826,02 TL'nin ise davalı ...... Ltd.
Şti.'den kaza tarihi olan 12.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... yönünden 20.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalı ... yönünden dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup davaya konusu poliçede, sürekli iş göremezlik zararı bakımından belirlenen limitin 57.500,00 TL olduğunu, Mahkemece, müvekkili hakkında her ne kadar poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere karar verilmiş ise de hükümde bu limitin açıkça belirtilmediğini, bu durumun infazda tereddüte yol açabileceğini, keza poliçe limitinin açıkça belirtilmemesi sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulduğu ferilerin de yanlış hesaplandığını, müteselsilen tahsil kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı ... nezdindeki poliçe ile müvekkil şirketin poliçesi arasındaki sorumluluk sıralamasının da değerlendirmeye alınmadığını, poliçeler arasında sıralı sorumluluk bulunması durumunda buna göre hüküm kurulması gerektiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının SGK'dan aldığı ödemelerin tazminattan mahsup edilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sürekli iş gücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 806 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 85 inci ve 109 uncu maddeler, 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mümeyyiz davalı vekilince, birleşen davaya ilişkin olarak zamanaşımı definde bulunulmuş ise de somut olaya uygulanması gereken 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olduğunun ve zamanaşımının, tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi halinde, sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağının belirtilmesine, kazaya karışan aracın sürücüsünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılanıp mahkum edilmesine, aynı Kanun'un 66 ncı maddesine göre anılan suç bakımından öngürülen ceza dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına, kazanın 12.02.2006 tarihinde gerçekleşmiş olduğu gözetildiğinde birleşen davanın açıldığı 02.01.2019 tarihi itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olmasına göre davalı ...
vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı ..., davaya konu aracı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına almış olup, poliçede, sigorta şirketinin, bedensel zarar halinde kişi başına 57.500,00 TL limitle sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde, mümeyyiz davalının poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilmiş ise de infazda tereddüte sebep olabilecek bir şekilde bu limitin açıkça gösterilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3. Öte yandan, yukarıda da zikredildiği üzere davalı ..., davaya konu aracı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile diğer davalı ... ise Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına almıştır. Mahkemece, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı olduğu üzere belirlenen tazminatların davalı ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş ise de Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8 inci maddesi hükmüyle, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörülmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu itibarla, Mahkemece, anılan hüküm gözden kaçırılarak yazılı şekilde davalı ... şirketlerinin belirlenen tazminat bakımından müteselsilen sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
4. Kabule göre de, davaların birleştirilmesi, birlikte görülüp aynı anda sonuçlandırılmalarını gerekli kılsa da birleştirme kararı verildikten sonra da asıl ve birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar. Bu nedenle her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Bu itibarla, Mahkemece, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109994300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz