Muhalefet şerhi yoksa iptal davası açma hakkı doğmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3407 E. 2023/5581 K. · · İlk derece: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul toplantısına asaleten katılan pay sahibi, iptalini istediği karara muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyan koydurmamışsa iptal davası açma hakkı doğmaz ve dava dava şartı yokluğundan reddedilir; bu hâlde ayrıca re'sen gözetilecek bir butlan sebebi de bulunmuyorsa esasa girilmez.
Ele alınan sorunlar
Toplantıya asaleten katılan pay sahibinin muhalefet şerhi bulunmadan iptal davası açabilip açamayacağı → ret
İddia: Davacı, genel kurulda yönetim kurulu seçimine olumsuz oy kullanarak muhalefet ettiğini, tutanağa muhalefet şerhi ibaresinin yazılmamasının toplantı başkanlık divanının sehvinden kaynaklandığını, bu nedenle dava açma hakkının elinden alınamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı genel kurula asaleten katılmış, ancak iptali istenen gündem maddesine muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunmamıştır; bu durumda dava açma hakkı doğmadığından dava, dava şartı yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kararın butlanla sakat olup olmadığı (vasi ile kısıtlı arasında menfaat çatışması iddiası) → ret
İddia: Davacı, iptali istenen kararın kısıtlı ile arasında menfaat çatışması bulunan vasi tarafından oy kullanılması nedeniyle hükümsüz olduğunu, bu butlan hâlinin re'sen dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Muhalefet şerhi bulunmaması dışında, genel kurul kararını hükümsüz kılacak bir butlan sebebi de söz konusu değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Muhalefet şerhi bulunmamasının genel kurul kararının iptali davasında dava açma hakkını ortadan kaldırdığı ve davanın esasa girilmeden dava şartı yokluğundan reddedileceği yönündeki benimsenen tespit açısından emsal değeri taşır; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında, toplantıda hazır bulunan pay sahibinin karara muhalefet şerhi koydurmuş olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ dava şartı↗ butlan↗ dava açma hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3407 E. , 2023/5581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2043 Esas, 2022/367 Karar
DAVA TARİHİ 21.06.2018
HÜKÜM
Dava şartı yokluğundan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/570 E., 2019/494 K.
Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 03.04.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararda müvekkilinin toplantıda hazır bulunarak olumsuz oy kullandığını, genel kurul toplantısında Berrin Üretmen'in tek kişilik yönetim kuruluna seçilmesine dair karar oy çokluğu ile alınmışsa da söz konusu kararın esas sözleşmenin (7.) maddesine aykırılık içerdiğini, şirket esas sözleşmesinde şirket yönetim kurulunun en az üç üyeden oluşabileceğinin düzenlendiğini, ancak genel kurul toplantısında esas sözleşmede belirlenen asgari sayının altında yönetim kurulu oluşturulmasına karar verildiğini ileri sürerek genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantıdaki muhalefet şerhinde bu konuda bir itiraz yer almadığından davacının dava açma hakkı olmadığını, olağan genel kurul toplantısında alınan kararların esas sözleşmeye ve kanunun emredici hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul toplantısında iptali talep edilen karara ilişkin muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gündemin esas sözleşme değişikliğine ilişkin olmayıp yönetim kurulu üye seçimine ilişkin olduğunu, müvekkilinin genel kurul toplantısında diğer gündem maddelerinde olduğu gibi yönetim kurulu seçimine ilişkin de olumsuz oy kullanarak muhalefet ettiğini, davalı şirket esas sözleşmesinde açıkça yönetim kurulunun şirket pay sahiplerinden en üç kişi ile teşekkül ettirileceğinin düzenlendiğini, alınan kararın esas sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantı tutanağında muhalefet şerhi ibaresi yazılmamışsa, bunun toplantı başkanlık divanı tarafından sehven yazılmamasından kaynaklandığını, metinde müvekkilinin oylamada olumsuz oy kullandığının görüldüğünü, iptali istenen kararın, kısıtlı ile arasında menfaat çatışması bulunan vasi tarafından oy kullanılması dolayısıyla da hükümsüz olduğunu, kısıtlı ile aralarında menfaat çatışması bulunduğunu, bu butlan halinin resen dikkate alınmasının gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının genel kurula asaleten katıldığı ancak gündemin 6 ncı maddesine muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunmadığı, bunun dışında butlan sebeplerinin de söz konusu olmadığı, ancak ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçe yönünden kaldırılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin toplantıya katılıp karara muhalif kaldığını beyan ettiğini, muhalefet şerhinin yazılı olmamasının Başkanlık Divanının hatasından kaynaklandığını, dava açma hakkının elinden alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 03.04.2018 tarihli genel kurulunda alınan yönetim kurulu üye seçimine ilişkin 6 numaralı kararının iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının dava açma hakkının olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 445, 446, 447 ve 359 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109935700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz