6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5026 E. 2023/5544 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep şirketin tasfiyesi malvarlığına ilişkin dava şirketin ihyası sicilden terkin dava şartı yokluğu ihya anonim şirket kâr dağıtımı usulden reddi hukuki yarar ek tasfiye terkin ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 547

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2021/249 E., 2021/497 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Elektrik ve Enerji Üretimi San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin, faaliyet amacı doğrultusunda güneş enerjisi santrali kurmak için ilgili dağıtım kuruluşu olan Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne (TEDAŞ) başvurduğunu ancak başvurunun reddedildiğini, bunun üzerine şirketin tek ortağı olan müvekkilinin faaliyet amacının gerçekleşmesine imkan kalmadığı düşüncesiyle şirketin tasfiyeye girmesine karar verdiğini, tasfiye işlemlerinin ardından şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini ancak ilerleyen süreçte TEDAŞ tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, benzer olaylarda Mahkemeler tarafından dağıtım şirketlerinin kararlarının iptal edildiğini öğrendiklerini, dağıtım şirketi tarafından yapılan işlemin iptali amacıyla dava açılabilmesi için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi uyarınca ... ... Elektrik ve Enerji Üretimi San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ihyası istenilen şirketin, 24.05.2018 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye işlemlerinin sonuçlanmasından sonra 30.01.2020 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyenin kapatılmasına ve şirketin ticaret sicilden terkinine karar verildiği, davacı tarafın TEDAŞ aleyhine dava açmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiği, davacının şirketin tek ortağı ve temsilcisi olması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre şirketin ihyasını isteyebilecek kişilerden olduğu, anılan Yasa hükmünde düzenlenen ek tasfiye işlemlerinin uygulamada şirket hakkında tasfiye öncesi mevcut bir dava veya icra takibi bulunması, tasfiye sırasında şirket adına kayıtlı malvarlığının tasfiye işlerinin eksik yapılması gibi durumlarda uygulandığı, ihyası talep edilen şirket adına yeni bir dava açılacak olmasının ek tasfiye işlemi niteliğinde olmadığı, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, şirket adına yeni bir dava açılacak olmasının ek tasfiye niteliğinde olmadığı belirtilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin gerekçesinde, açıkça bu durumun ek tasfiye istemi için haklı bir sebep olduğunun belirtildiğini, esasen şirkete ait bir hakkın mevcudiyetinin terkinden sonra da öğrenilebileceğini, bu durumda bu hakka kavuşmak için ek tasfiye yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, Mahkemece, sadece anılan Yasa hükmünün yaygın uygulama örnekleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, benzer durumda olan bazı şirketlerin açtıkları davalarının kabul ile sonuçlandığı, emsal kararlar doğrultusunda, tasfiye edilmiş şirket adına TEDAŞ'a karşı dava açılması gerektiği belirtilerek şirketin ihyası talep edilmiş ise de, dava konusu şirket tarafından yapılan 24.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında, şirketin tasfiyeye girmesine karar verildiği, şirket tarafından tasfiye kararı alınmasından önce TEDAŞ'a karşı açılmış bir dava bulunmadığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde belirtilen ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılan bir sebep gerçekleşmediği gibi, davacının talebinin de ek tasfiyeye yönelik değil, şirketin kuruluş amacını yeniden gerçekleştirmeye yönelik olduğu, kaldı ki, davacı tarafından açılabilecek muhtemel davanın, belirsiz bir sürece bağlanması ile ilelebet tasfiyenin neticelenmemesi sonucunun ortaya çıkacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, işbu davaya konu ihya isteminde hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ttk 547

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5026 E.  ,  2023/5544 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1609 Esas, 2022/343 Karar

DAVA TARİHİ 26.04.2021

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2021/249 E., 2021/497 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Elektrik ve Enerji Üretimi San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin, faaliyet amacı doğrultusunda güneş enerjisi santrali kurmak için ilgili dağıtım kuruluşu olan Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne (TEDAŞ) başvurduğunu ancak başvurunun reddedildiğini, bunun üzerine şirketin tek ortağı olan müvekkilinin faaliyet amacının gerçekleşmesine imkan kalmadığı düşüncesiyle şirketin tasfiyeye girmesine karar verdiğini, tasfiye işlemlerinin ardından şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini ancak ilerleyen süreçte TEDAŞ tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, benzer olaylarda Mahkemeler tarafından dağıtım şirketlerinin kararlarının iptal edildiğini öğrendiklerini, dağıtım şirketi tarafından yapılan işlemin iptali amacıyla dava açılabilmesi için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 inci maddesi uyarınca ...

... Elektrik ve Enerji Üretimi San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, ihyası istenilen şirketin, 24.05.2018 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye işlemlerinin sonuçlanmasından sonra 30.01.2020 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyenin kapatılmasına ve şirketin ticaret sicilden terkinine karar verildiği, davacı tarafın TEDAŞ aleyhine dava açmak üzere şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiği, davacının şirketin tek ortağı ve temsilcisi olması nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesine göre şirketin ihyasını isteyebilecek kişilerden olduğu, anılan Yasa hükmünde düzenlenen ek tasfiye işlemlerinin uygulamada şirket hakkında tasfiye öncesi mevcut bir dava veya icra takibi bulunması, tasfiye sırasında şirket adına kayıtlı malvarlığının tasfiye işlerinin eksik yapılması gibi durumlarda uygulandığı, ihyası talep edilen şirket adına yeni bir dava açılacak olmasının ek tasfiye işlemi niteliğinde olmadığı, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, şirket adına yeni bir dava açılacak olmasının ek tasfiye niteliğinde olmadığı belirtilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin gerekçesinde, açıkça bu durumun ek tasfiye istemi için haklı bir sebep olduğunun belirtildiğini, esasen şirkete ait bir hakkın mevcudiyetinin terkinden sonra da öğrenilebileceğini, bu durumda bu hakka kavuşmak için ek tasfiye yapılmasının kaçınılmaz olduğunu, Mahkemece, sadece anılan Yasa hükmünün yaygın uygulama örnekleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, benzer durumda olan bazı şirketlerin açtıkları davalarının kabul ile sonuçlandığı, emsal kararlar doğrultusunda, tasfiye edilmiş şirket adına TEDAŞ'a karşı dava açılması gerektiği belirtilerek şirketin ihyası talep edilmiş ise de, dava konusu şirket tarafından yapılan 24.05.2018 tarihli genel kurul toplantısında, şirketin tasfiyeye girmesine karar verildiği, şirket tarafından tasfiye kararı alınmasından önce TEDAŞ'a karşı açılmış bir dava bulunmadığı, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde belirtilen ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılan bir sebep gerçekleşmediği gibi, davacının talebinin de ek tasfiyeye yönelik değil, şirketin kuruluş amacını yeniden gerçekleştirmeye yönelik olduğu, kaldı ki, davacı tarafından açılabilecek muhtemel davanın, belirsiz bir sürece bağlanması ile ilelebet tasfiyenin neticelenmemesi sonucunun ortaya çıkacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, işbu davaya konu ihya isteminde hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109924300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.