Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5354 E. 2023/7518 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
koasürans↗ sözleşmelerin nispiliği ilkesi↗ sözleşmenin nispiliği↗ kredi sigortası↗ mücbir sebep↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ münfesihlik↗ eksper raporu↗ aaüt↗ rücu hakkı↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ihtisas mahkemesi↗ ihbar olunan↗ şirket zararı↗ riziko↗ ikrar↗ oy yasağı↗ rücu↗ garantörlük↗ anonim şirket↗ protokol↗ ihbar↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan talep hakkı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir.
3-Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmıştır. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3450 E. 2023/3362 K.
Ortak:vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz kararda… miş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın «vekalet ücreti» yönünden bozulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reasürans sözleşmesi
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin «reasürans sözleşmesi» gereğince sözleşmenin sigortalısı olan sigorta şirketine karşı ödemelerde bulunması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1301 inci maddesi gereğince rucuen tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5131 E. 2021/3186 K.
Ortak:koasürans · sözleşmelerin nispiliği ilkesi · sözleşmenin nispiliği · rücu hakkı · riziko · rücu · protokol · sigorta poliçesi · dava şartı
Benzer bu kararda… z itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; davacı ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) arasında kapalı «koasürans» «protokolü» bulunmakta olup, bu protokol uyarınca davacının davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye karşı «sözleşmelerin nispiliği ilkesi» çerçevesinde dava açma hakkı olduğu kabul edilebilir ise de; davacının davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic.
Diğer bir anlatımla sigortalının muhatabı sadece «sigorta poliçesini» tanzim eden sigortacı olup, «koasürörler» ile sigortalı gerek «prim» ödemesinde, gerekse «riziko» tazminatının tahsilinde birbirlerine muhatap değildir.
Davacı vekili, reasürör müvekkilinin sigortalısı olan davalı sigorta şirketinin «rücu hakkını» kullanmamak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.)'ye, «kusuru» ile zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek de diğer davalı tersane sahibi Türker Gemi Yapım San. ve Tic.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · lehtar · sigorta sözleşmesi · ek prim
Benzer bu karardaBu çerçeve içinde sigorta «lehtarına» karşı yalnızca S1 («sigorta sözleşmesine» taraf olan sigortacı) sorumludur.
Ancak bu sigortacı, «sigorta ettirene» karşı temin etmiş olduğu «rizikoyu» yaptığı anlaşmalar uyarınca o başkalarıyla («koasürörlerle») paylaşmaktadır.
S2 ve -varsa S3 ve S4 ise yalnızca «prim» alacaklarını ya da «riziko» tazminatını paylaşma konusunda yaptığı sözleşmeler çerçevesinde birbirlerine karşı sorumlu bulunmaktadırlar; sigortalı ile «koasürör» arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut değildir.
Diğer bir anlatımla sigortalının muhatabı sadece «sigorta poliçesini» tanzim eden sigortacı olup, «koasürörler» ile sigortalı gerek «prim» ödemesinde, gerekse «riziko» tazminatının tahsilinde birbirlerine muhatap değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9746 E. 2018/4955 K.
Ortak:koasürans · mücbir sebep · rücu hakkı · şirket zararı · rücu · protokol · ihbar · kusur · dava şartı
Benzer bu kararda… l Müdürlüğü tarafından kurtarıldığı, geminin tersane iskelesine emniyetli ve kurallara uygun bir şekilde bağlanmadığı, fırtınanın, deniz ve hava koşulları açısından «mücbir sebep» sayılamayacağı, basiretli bir tersane yönetiminin kontrolü altında işleyen bir tersanede bir geminin gece, önceden «ihbarı» yapılan fırtına sebebiyle halatlarını koparıp denize sürüklenerek demirli bir gemiye çarpması, üstelik sabah mesai başlayana kadar tersaneden hiçbir kimsenin haberinin olmamasının düşünülemeyeceği, tersane yönetiminin ağır ihmal ve kusurunun bulunduğu, gemi inşa sözleşmesinin 13. maddesinde all risk sigortasında tersaneye «rücu» etmeme maddesinin olacağı hususu yer almış ise de, söz konusu sözleşmenin ...Şirketi ve davalı tersane sahibi arasında imzalandığı, bu madde hükümlerinin sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, bu nedenle «rücu hakkının» olduğu, davacının halef olabileceği, söz konusu tekne poliçesi ile «protokol» gereği ödediği «hasar» bedelini davalılardan talep edebileceği, davalıların her ikisinin de davacıya karşı sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin kendi rücu haklarının bulunup bulu …
A.Ş'nin inşa halindeki sigortalı geminin zarar görmesinde kusurlu olduğu, davacının da bu davalıya «rücu hakkının» bulunduğu kabul edildiğine göre, artık davalı sigorta «şirketinin zarar» sorumlusuna karşı rücu hakkını kullanmaması sebebiyle davacının zarar gördüğü ileri sürülemeyeceğinden davalı ...
Sigorta A.Ş ile sigortacı arasındaki kapalı «koasürans» «protokolüne» konu geminin, diğer davalıya ait tersanede inşa halinde iken kuvvetli rüzgarda halatlarını kopararak sürüklendiği, sürüklenme sırasında açıkta demirde bekleyen ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5354 E. , 2023/7518 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/206 Esas, 2022/77 Karar
DAVALILAR 1.Allianz Sigorta Anonim Şirketi (Münfesih Yapı Kredi Sigorta ile Birleşen) vekili Avukat ...
2.Türker Gemi Yapım A.Ş. (Admarin Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.) vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN Garanti Denizcilik A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'nin dava dışı Garanti Denizcilik A.Ş.'ye ait kimyasal tanker tipi tekneyi davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'ye ait tersanedeki inşasında ortaya çıkacak rizikolara karşı sigortaladığını, müvekkilinin de koasürans protokolü ile risklere ortak olarak katıldığını, protokole göre davalı ... şirketinin %71,429, müvekkilinin ise %28,571 oranında rizikolara ortak olduğunu, inşa edilen geminin 25.03.2008 tarihinde kuvvetli rüzgar nedeniyle halatlarını kopararak sürüklendiğini, başka bir gemiye çattığını, her iki teknenin hasarlandığını, sigortalı tekne için 572.291,00 USD, çatılan tekne için 33.457,25 USD zarar tespit edildiğini, davalı ...
şirketinin, zarar gören Garanti Denizcilik A.Ş.'ye 23.05.2008 tarihinde gerekli ödemeleri yaptığını bildirmesi üzerine müvekkilinin de kapalı koasürans protokolü gereğince %28,571 oranındaki payına düşen miktar olan 173.071,36 USD'yi 13.06.2008 tarihinde davalı ... şirketine ödediğini, 30.04.2008 tarihli ekspertiz raporu ve diğer delillerden fırtına ihbarına rağmen halat kontrollerinin yapılmaması, personelsiz gemiyi rıhtımda tutacak önlemlerin alınmaması, halatların arttırılmaması gibi sebeplerle davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'nin kusuru ve ağır ihmali sonucu çatmanın ve oturma hasarlarının oluştuğunun tespit edildiğini, benzer durumdaki diğer teknelerin halatlarının kopmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalı ...
şirketine diğer davalıya rücu etmesi yönünde yapılan taleplerin dikkate alınmadığını, buna da sigortalı ile davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. arasındaki protokolün dayanak gösterildiğini, taraf sigorta şirketleri arasındaki sözleşmede böyle bir hükme yer verilmediğini, rücu hakkını kullanmayan davalı ... şirketinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek 173.071,35 USD'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öngörülemeyen hal ve mücbir sebebin bulunduğunu, tüm dikkat ve özeni gösteren müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili ile sigortalı Garanti Denizcilik A.Ş. arasında imzalanan sözleşmede rücu yasağının bulunduğunu, sigorta poliçesinin tarafı olmayan davacının bu davayı açamayacağını, bu hususu davadan önceki yazışmalarda ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçede ana sigortacı olan Koç Allianz Sigorta A.Ş. ile yapılan değerlendirme sonucunda, tekne inşaat sigortalarında inşaatı yapan tersane sahibi de sigortalı olduğundan ve inşaat sözleşmesinde bu kişilere rücu edilemeyeceği yazıldığından, yine olayın bir mücbir sebep nedeniyle meydana gelmesinden tersaneye dava açılmasının bir sonuç doğurmayacağı kanısına varılarak dava açılmaması yönünde karara varıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 18.04.2016 tarih, 2014/1030 E., 2016/173 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 163.512,00 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, karar davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.06.2018 tarih, 2016/9746 E., 2018/4955 K. sayılı kararı ile davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı vekilinin, reasürör müvekkilinin sigortalısı olan davalı ... şirketinin rücu hakkını kullanmamak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek Allianz Sigorta A.Ş.'ye (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.)', kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek de diğer davalı tersane sahibi Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'ye husumet yönelttiği ve sigortalısı olan davalı ... şirketine ödediği tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, Mahkemece, davalı Türker Gemi Yapım San.
ve Tic. A.Ş.'nin inşa halindeki sigortalı geminin zarar görmesinde kusurlu olduğu, davacının da bu davalıya rücu hakkının bulunduğu kabul edildiğine göre artık davalı ... şirketinin zarar sorumlusuna karşı rücu hakkını kullanmaması sebebiyle davacının zarar gördüğü ileri sürülemeyeceğinden davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 01.04.2021 tarih, 2018/5131 E., 2021/3186 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) arasında kapalı koasürans protokolü bulunmakta olup bu protokol uyarınca davacının davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye karşı sözleşmelerin nispiliği ilkesi çerçevesinde dava açma hakkı olduğu kabul edilebilir ise de davacının davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi davacının (koasürörün) sigortacı sıfatı da bulunmadığından sigortalıya halef olarak da bu davayı açamayacağı hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmekte olup davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.06.2018 tarih ve 2016/9746 E- 2018/4955 K sayılı bozma ilamının (1) nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, davalı Türker Gemi Yapım San.
ve Tic. A.Ş. hakkında verilen hükmün bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı dikkate alınarak her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 30.05.2023 tarihli ve 2022/3450 E., 2023/3362 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. kusuru ile zarara sebep olduğu için müvekkiline karşı sorumlu olup diğer davalının da rücu işlemlerini başlatmaması sebebiyle sorumlu bulunduğunu, Yargıtay ilamlarının çelişkili olduğunu, Allianz Sigorta A.Ş.'nin sigortalı Garanti Denizcilik A.Ş.'nin haklarına, müvekkilinin de Allianz A.Ş.'nin haklarına dolaylı olarak da sigortalının haklarına halef olduğunu, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalılardan talep hakkı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir.
3-Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle onanmıştır. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında: "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz onama kararı kaldırılarak kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (6 ) numaralı bendinde yer alan “28.845,59 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.100,00 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar ve karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109835500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz