Protesto çekilmeyince cirantaya kambiyo takibi yapılamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5341 E. 2024/8674 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ödememe protestosu düzenlenmediği için hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkı düşmüşse, hamil ciranta aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapamaz; bu durumda cirantanın açtığı menfi tespit davası kabul edilir. Buna karşılık senedin teminat senedi olduğu iddiası, senet metninde bedelin nakden alındığı yazılı ve protokolde belirleyici bir ibare yoksa ancak yazılı delille; noterde düzenlenmiş devir sözleşmesinde bedelin nakden ve tamamen alındığı beyan edilmişse bunun aksi de ancak aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delille ispat edilebilir.
Ele alınan sorunlar
Ödememe protestosu düzenlenmemesi nedeniyle hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düşmesi → kabul
Gerekçe: Takip konusu senetlerin hepsinde davacılardan biri lehdar, diğeri cirantadır. Menfi tespit davasına konu senetler nedeniyle ödememe protestosu düzenlenmemiş, taraflarca bu yönde bir protesto evrakı da ibraz edilmemiştir; icra hukuk mahkemesi ilamında da protestonun çekilmemiş olması nedeniyle hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düştüğü belirlenerek bu kişiler yönünden icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Müracaat hakkını kaybeden davalının, ciranta konumundaki davacıya karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatması mümkün değildir; bu davacı yönünden menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Takip konusu senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacılar, senetlerin teminat olarak verildiğini, taraflar arasındaki borcun aşan kısmı için teminat teşkil ettiklerini ve karşılıksız kaldıklarını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davaya konu senetlerin altındaki imzalar borçlu davacılar tarafından inkâr edilmemiştir. Taraflar arasında imzalanan ön protokolde senetlere ilişkin somut ve belirleyici bir ibare bulunmadığı gibi, icra takibine konu senetlerin metninde bedelin nakden ahzolunduğu yazılıdır. Senetlerin teminat senedi olduğu ancak yazılı delille ispat edilebilir; davacılar bu yönde hukuken geçerli delil ileri sürememiş ve iddialarını ispat edememiştir. Ayrıca ceza soruşturması sonunda verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda saptanan olgular karşısında, davacıların bu davada ileri sürdüğü iddialar dürüst davranma kuralıyla da bağdaşmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Hisse devir bedelinden kaynaklanan alacak isteminin ispatı → ret
Gerekçe: Davacı, noterde yapılan devir sözleşmesi kapsamında devir bedelini nakden ve tamamen aldığını, başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul etmiştir. Noterde düzenlenen sözleşmedeki bedelin aksi, ancak aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delille ispat edilebilir; davacı bunu ispat edememiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Protesto çekilmemesi nedeniyle müracaat hakkını yitiren hamilin cirantaya karşı kambiyo takibi yapamayacağı ve teminat senedi iddiasının yazılı delil koşulu, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ ödememe protestosu↗ müracaat hakkı↗ ciranta↗ lehdar↗ teminat senedi↗ senetle ispat kuralı↗ dürüst davranma kuralı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5341 E. , 2024/8674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1086 Esas, 2023/848 Karar
HÜKÜM
... yönünden menfi tespit davasının kabulü, alacak davasının reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/102 E., 2020/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine davalı tarafından senede dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkillerinin davalıya borçlarının olmadığını, takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunu, ... tarafından Medtime Ltd. Şti. olarak kurulan sağlık merkezinin 1/3 hissesinin ...' a noter protokolü ile devir edildiğini, ancak ...' ın doktor olmaması nedeniyle ortaklığın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığını, gerekli protokollerin yapıldığını, davalı ve ... Ltd. Şti.'nin 1.500.000,00 TL Medtime Ltd. Şti. ve temsilcisi ...'e borçlu olduğunu, davalının bu tutarı ödemesinin taraflarca anlaşma ile kabul edildiğini, ancak bu borçların aşan kısmı olursa bu aşan kısım için takibe konu sair senetlerin teminat olarak verildiğini, ...' ın dolayısı ile ...
Ltd. Şti.ni 1.500.000,00 TL borçlu olduğunu, davalının mevcut borcunu ödediğine dair ve aşan kısma geçtiğine dair herhangi bir beyanı olmadığından uhdesindeki teminat senetlerinin karşılıksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 345.637,00 TL toplam senetlerden kaynaklı borçsuzluğun tespiti ile takiplerin iptaline, şimdilik 10.000,00 TL alacağın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, iddiasını oluşturan senetlerin teminat için olduğuna dair yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacıların borç ilişkisinin varlığını kabul ettiğini, takip konusu senetlerin teminat senedi olmadığını, senetlerin borca karşılık verildiğinin sabit olduğunu, davacıların senetleri müvekkiline olan borçları sebebiyle vermiş olduklarına ilişkin ıslak imzalı ikrarı bulunduğunu savunarak davanın reddini isemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaya konu senetlerin altındaki imzaların borçlu davacılar tarafından inkâr edilmediği, davacılar her ne kadar takip dayanağı senetlerin teminat olarak verildiğini iddia etmiş iseler de, taraflar arasında imzalanan 31.03.2013 tarihli ön prokolde, senetlere ilişkin somut ve belirleyici bir ibare bulunmadığı gibi icra takibine konu senetlerin metninde bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu, senetlerin teminat senedi olduğunun ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğu ve davacıların bu yönde hukuken geçerli delil ileri süremediği, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, soruşturma sonucunda tarafların yaptıkları ticaret nedeniyle şirket alım satım işlemlerinin usulüne uygun olarak resmi mercilerde yapmamak suretiyle ve de müşteki ...'ün hem şirketin satıcısı olduğunu beyan etmesine karşın şüpheliye verilen senetlerin (asıl şüphelinin senetleri müşteki ...'e vermesi gerektiği) cirolayarak şüpheliye verdiği iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmaması ve basiretli tüccar gibi davranmadıkları gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kesinleşen bu karar karşısında davacılar tarafından işbu davada ileri sürülen iddiaların dürüst davranma kuralı ile de bağdaşmadığı, hisse devir bedeli yönünden ise davacının noterde yapılan devir sözleşmesi kapsamında devir bedelinin nakten ve tamamen aldığı ve başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul ettiği, noter sözleşmesindeki bedelin aksini aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delil ile ispat edemediği gerekçesiyle ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ...
vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu senetlerin hepsinde davacılardan ...'ın lehdar ve davacılardan ...'ün ciranta olduğu, menfi tespit davasına konu senetler nedeni ile ödememe protestosunun düzenlenmediği, taraflarca bu yönde ibraz edilen protesto evrakı olmadığı gibi gibi İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/237 E., 1315 K. sayılı ilamında da protestonun çekilmemiş olması nedeni ile hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düştüğü belirlenerek bu kişiler yönünden icra takibinin iptaline karar verildiği, müracaat hakkını kaybeden davalının davacı ciranta ...'e karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmasının mümkün olamayacağı, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...
vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...'ın açtığı ispat edilemeyen davanın reddine, davacı ...'ün takip konusu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 10.000,00 TL alacak talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı ... vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senetlerine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve hisse devir sözleşmesi gereği alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 713 üncü maddesi ile 714 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109703800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz