6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Protesto çekilmeyince cirantaya kambiyo takibi yapılamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5341 E. 2024/8674 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Ödememe protestosu düzenlenmediği için hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkı düşmüşse, hamil ciranta aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapamaz; bu durumda cirantanın açtığı menfi tespit davası kabul edilir. Buna karşılık senedin teminat senedi olduğu iddiası, senet metninde bedelin nakden alındığı yazılı ve protokolde belirleyici bir ibare yoksa ancak yazılı delille; noterde düzenlenmiş devir sözleşmesinde bedelin nakden ve tamamen alındığı beyan edilmişse bunun aksi de ancak aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delille ispat edilebilir.

Ele alınan sorunlar

Ödememe protestosu düzenlenmemesi nedeniyle hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düşmesi → kabul

Gerekçe: Takip konusu senetlerin hepsinde davacılardan biri lehdar, diğeri cirantadır. Menfi tespit davasına konu senetler nedeniyle ödememe protestosu düzenlenmemiş, taraflarca bu yönde bir protesto evrakı da ibraz edilmemiştir; icra hukuk mahkemesi ilamında da protestonun çekilmemiş olması nedeniyle hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düştüğü belirlenerek bu kişiler yönünden icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Müracaat hakkını kaybeden davalının, ciranta konumundaki davacıya karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatması mümkün değildir; bu davacı yönünden menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Takip konusu senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacılar, senetlerin teminat olarak verildiğini, taraflar arasındaki borcun aşan kısmı için teminat teşkil ettiklerini ve karşılıksız kaldıklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davaya konu senetlerin altındaki imzalar borçlu davacılar tarafından inkâr edilmemiştir. Taraflar arasında imzalanan ön protokolde senetlere ilişkin somut ve belirleyici bir ibare bulunmadığı gibi, icra takibine konu senetlerin metninde bedelin nakden ahzolunduğu yazılıdır. Senetlerin teminat senedi olduğu ancak yazılı delille ispat edilebilir; davacılar bu yönde hukuken geçerli delil ileri sürememiş ve iddialarını ispat edememiştir. Ayrıca ceza soruşturması sonunda verilen ve kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda saptanan olgular karşısında, davacıların bu davada ileri sürdüğü iddialar dürüst davranma kuralıyla da bağdaşmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Hisse devir bedelinden kaynaklanan alacak isteminin ispatı → ret

Gerekçe: Davacı, noterde yapılan devir sözleşmesi kapsamında devir bedelini nakden ve tamamen aldığını, başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul etmiştir. Noterde düzenlenen sözleşmedeki bedelin aksi, ancak aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delille ispat edilebilir; davacı bunu ispat edememiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Protesto çekilmemesi nedeniyle müracaat hakkını yitiren hamilin cirantaya karşı kambiyo takibi yapamayacağı ve teminat senedi iddiasının yazılı delil koşulu, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit ödememe protestosu müracaat hakkı ciranta lehdar teminat senedi senetle ispat kuralı dürüst davranma kuralı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 201 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 7136102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 714(3)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5341 E.  ,  2024/8674 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1086 Esas, 2023/848 Karar

HÜKÜM

... yönünden menfi tespit davasının kabulü, alacak davasının reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/102 E., 2020/80 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine davalı tarafından senede dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkillerinin davalıya borçlarının olmadığını, takibe konu senetlerin teminat senedi olduğunu, ... tarafından Medtime Ltd. Şti. olarak kurulan sağlık merkezinin 1/3 hissesinin ...' a noter protokolü ile devir edildiğini, ancak ...' ın doktor olmaması nedeniyle ortaklığın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığını, gerekli protokollerin yapıldığını, davalı ve ... Ltd. Şti.'nin 1.500.000,00 TL Medtime Ltd. Şti. ve temsilcisi ...'e borçlu olduğunu, davalının bu tutarı ödemesinin taraflarca anlaşma ile kabul edildiğini, ancak bu borçların aşan kısmı olursa bu aşan kısım için takibe konu sair senetlerin teminat olarak verildiğini, ...' ın dolayısı ile ...

Ltd. Şti.ni 1.500.000,00 TL borçlu olduğunu, davalının mevcut borcunu ödediğine dair ve aşan kısma geçtiğine dair herhangi bir beyanı olmadığından uhdesindeki teminat senetlerinin karşılıksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 345.637,00 TL toplam senetlerden kaynaklı borçsuzluğun tespiti ile takiplerin iptaline, şimdilik 10.000,00 TL alacağın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, iddiasını oluşturan senetlerin teminat için olduğuna dair yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacıların borç ilişkisinin varlığını kabul ettiğini, takip konusu senetlerin teminat senedi olmadığını, senetlerin borca karşılık verildiğinin sabit olduğunu, davacıların senetleri müvekkiline olan borçları sebebiyle vermiş olduklarına ilişkin ıslak imzalı ikrarı bulunduğunu savunarak davanın reddini isemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davaya konu senetlerin altındaki imzaların borçlu davacılar tarafından inkâr edilmediği, davacılar her ne kadar takip dayanağı senetlerin teminat olarak verildiğini iddia etmiş iseler de, taraflar arasında imzalanan 31.03.2013 tarihli ön prokolde, senetlere ilişkin somut ve belirleyici bir ibare bulunmadığı gibi icra takibine konu senetlerin metninde bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu, senetlerin teminat senedi olduğunun ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğu ve davacıların bu yönde hukuken geçerli delil ileri süremediği, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, soruşturma sonucunda tarafların yaptıkları ticaret nedeniyle şirket alım satım işlemlerinin usulüne uygun olarak resmi mercilerde yapmamak suretiyle ve de müşteki ...'ün hem şirketin satıcısı olduğunu beyan etmesine karşın şüpheliye verilen senetlerin (asıl şüphelinin senetleri müşteki ...'e vermesi gerektiği) cirolayarak şüpheliye verdiği iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmaması ve basiretli tüccar gibi davranmadıkları gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kesinleşen bu karar karşısında davacılar tarafından işbu davada ileri sürülen iddiaların dürüst davranma kuralı ile de bağdaşmadığı, hisse devir bedeli yönünden ise davacının noterde yapılan devir sözleşmesi kapsamında devir bedelinin nakten ve tamamen aldığı ve başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul ettiği, noter sözleşmesindeki bedelin aksini aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delil ile ispat edemediği gerekçesiyle ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ...

vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, takip konusu senetlerin hepsinde davacılardan ...'ın lehdar ve davacılardan ...'ün ciranta olduğu, menfi tespit davasına konu senetler nedeni ile ödememe protestosunun düzenlenmediği, taraflarca bu yönde ibraz edilen protesto evrakı olmadığı gibi gibi İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/237 E., 1315 K. sayılı ilamında da protestonun çekilmemiş olması nedeni ile hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düştüğü belirlenerek bu kişiler yönünden icra takibinin iptaline karar verildiği, müracaat hakkını kaybeden davalının davacı ciranta ...'e karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmasının mümkün olamayacağı, menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...

vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...'ın açtığı ispat edilemeyen davanın reddine, davacı ...'ün takip konusu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 10.000,00 TL alacak talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı ... vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senetlerine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve hisse devir sözleşmesi gereği alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 713 üncü maddesi ile 714 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109703800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1086 E. 2023/848 K.

Protesto çekilmeyen kambiyo senedinde hamilin başvuru hakkının düşmesi

Gerekçe özeti

Kambiyo senedine dayalı takipte, ödeme gününü izleyen süre içinde ödememe protestosu çekilmemişse, hamil kabul eden hariç cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı başvuru (müracaat) hakkını kaybeder; bu durumda söz konusu kişiler hakkında açılmış menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekir. Buna karşılık, senedin teminat senedi olduğu veya bir devir sözleşmesindeki bedelin aksi iddiası, ancak yazılı delille ispat edilebilir; bu nitelikte delil sunulamazsa iddia ispatlanmamış sayılır ve ilgili talep reddedilir.

Emsal değeri

Ödememe protestosunun süresinde çekilmemesi halinde hamilin cirantaya karşı kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takip başlatamayacağı ve bu kişi yönünden menfi tespit davasının kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer protesto eksikliği bulunan uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: menfi tespit davası kambiyo senedi ödememe protestosu müracaat hakkının düşmesi ciranta lehdar yazılı delille ispat teminat senedi hisse devir sözleşmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1086

KARAR NO 2023/848

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/01/2020

NUMARASI 2015/102 2020/80

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, Davalı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas nolu dosyası ile ... İcra Dairesinin ... esas nolu dosyası ile yapılan senetli takibe ait davacıların bu senetlerden dolayı davalıya hiçbir borçlarının olmadığını, bu senetlerin teminat senedi olduğunu, teminat konusu senetlerin davalı uhdesine geçtiğini, ... tarafından ... Ltd.Şti. olarak kurulan sağlık merkezinin 1/3 hissesinin ...' a noter protokolü ile devir edildiğini, ancak ...' ın doktor olmaması nedeniyle ortaklığın ticaret sicil gazetesinde yayınlanmadığını, mevzuatın izin verdiği gün yayınlanması için gerekli protokollerin yapıldığını, davalı ve ... Ltd.Şti. nin 1.500.000-TL ... Ltd.Şti. ve temsilcisi ...' e borçlu olduğunu, davalının bu tutarı ödemesinin taraflarca anlaşma ile kabul edildiğini, ancak bu borçların aşan kısmı olursa bu aşan kısım için İstanbul 20 ve 33 İcraya konu sair senetlerin teminat olarak verildiğini, ...' ın dolayısı ile ...

Ltd.Şti. hiçbir para ödemeden devraldığı ... şirketi bünyesindeki sağlık kuruluşundan dolayı 1.500.000-TL borçlu olduğunu, ancak borcunu ödemesi gerekirken ödemediğini, bu 1.500.000-TL yi ödediğine dair ve aşan kısma geçtiğine dair herhangi bir beyanı olmadığından uhdesindeki teminat senetlerinin karşılıksız olduğunu, tümünün iptali gerektiğini, ... Ltd.Şti. ruhsatı, işletmeyi ve demirbaşlarıyla devir aldıktan sonra 8 aya yakın işlettiğini ve şirketi satışa çıkardığını 1.200.000 TL ye dava dışı ... Gruba devrettiğini, bu devir bedelinin de takriben yarısına yakınını aldığını, ... Grubundaki kalan alacak ... Ltd.Şti. ve temsilcisi ...' ün alacağı konumuna geçtiğini beyanla şimdilik 345.637.-TL toplam senetlerden kaynaklı borçsuzluğun tespiti ile takiplerin iptaline, şimdilik 10.000.-TL alacağın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, menfi tespit davası açısından değerlendirildiğinde ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, iddiasını oluşturan senetlerin teminat için olduğuna dair yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacıların borç ilişkisinin varlığını kabul ettiğini, takip konusu senetlerin teminat senedi olmadığını, senetlerin borca karşılık verildiğinin sabit olduğunu, davacıların 2013 yılında yapılan takibin kesinleşmesinden sonra ... Ltd.Şti yi 2014 Aralık ayında muvazaalı olarak devrederek müvekkilinden mal kaçırdıklarını, devir yapıldıktan sonra bile müvekkiline ödeme yapılmadığını, takip konusu senetlerin alacak borç ilişkisine dayandığını, bu nedenle ödemenin davacı yan tarafından ispatının gerektiğini, davacıların müvekkiline olan borçları sebebiyle vermiş olduklarına ilişkin ıslak imzalı ikrarı bulunduğunu beyanla itirazlarının kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Davaya konu senetlerin altındaki imzaların borçlu davacılar tarafından inkar edilmediği, davacılar her ne kadar takip dayanağı senetlerin, dava dışı ... şirketinin davalı ... tarafından ödenecek borcunun tarafların anlaştıkları satış bedelini aşan kısmına karşılık teminat olarak verildiğini, iddia etmiş iseler de, taraflar arasında imzalanan 31.03.2013 tarihli ön prokolde, senetlere ilişkin somut ve belirleyici bir ibare bulunmadığı gibi icra takibine konu senetlerin metninde bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu, 6100 sayılı HMK 201 maddesi hükmü gereğince senetlerin teminat senedi olduğunun ancak yazılı delille ispatının mümkün olduğu ve davacıların bu yönde hukuken geçerli delil ileri süremediği, davaya konu senetlerin teminat senedi olduğu yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, Davacılar Savcılık soruşturma dosyasında Mahkememizde ileri sürülen iddiadan farklı olarak, senetlerin, ...

Ltd. Ştd nin hisselerinin davalı ... tarafından davacılardan ...' a satışı konusunda anlaştıklarını ve davalı ...' ın bu anlaşma karşılığı davacılardan ...' ün cirosunun bulunduğu ve davacılardan ...' ın imzasının olduğu senetleri istemesi nedeniyle ...' ın keşide ettiği ...' ün cirosu bulunan senetleri ...' a verdikleri yönünde iddiada bulundukları ve yapılan soruşturma sonucunda; tarafların yaptıkları ticaret nedeniyle şirket alım satım işlemlerinin usulüne uygun olarak resmi mercilerde yapmamak suretiyle ve de müşteki ...'ün hem şirketin satıcısı olduğunu beyan etmesine karşın şüpheliye verilen senetlerin (asıl şüphelinin senetleri müşteki ...' e vermesi gerektiği) cirolayarak şüpheliye verdiği iddialarının hayatın olağan akışına uygun olmaması ve basiretli tüccar gibi davranmadıkları gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kesinleşen bu karar karşısında davacılar tarafından iş bu davada ileri sürülen iddiaların TMK’nın 2.

maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile de bağdaşmadığı, Davacı ...'ün ... Ltd.Şti'nde bulunan ...'e ait hisselerin ...'ın kurduğu ... Ltd. Şti'ne satılmasından kaynaklanan 1.500.000-TL alım-satım bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 -TL nin davalıdan tahsili talebi yönünden davacı tarafından, İstanbul ...Noterliğinin 24/04/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Ltd Şti'nin 50.000-TL karşılığında tamamen devir ve teslim ettiğini, devir bedelinin nakten ve tamamen aldığı ve başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul ettiği davacının noter sözleşmesindeki bedelin aksini aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delil ile ispat edemediği anlaşıldığından davacıların ispat edilmeyen davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı ... vekili, Davalının İstanbul ...icra Müd. ... E. ve İstanbul ...Icra Müd. ...E. sayılı dosyalardan takibe koyduğu evrakları ve takibe henüz intikal etmeyen toplamda 2.300.000-TL tutarlı evrakların tamamını ...'tan tıp merkezi verme vaadi ile aldığını, kendisinin ciranta olarak davalının ısrarı üzerine hemşeri ve iş ortağı olması sebebiyle ciroladığını, Davalının kurduğu tıp merkezime1/3 oranında gayrı resmi ortak olup kendisine hisselerin tamamını alıp kendisinin tıp merkezinde 2/3 payına düşen borçları ödeyip ...'a tıp merkezini vereceğini, senetleri cirolamasını istediğini beyan ettiği, senetleri ciroladığı halde tıp merkezini devretmediği ve senetleri iade etmediğini, taraflarına verilen mal veya fatura olmadığını,24.04.2013 tarihli dekontta tıp merkezini devir koşulu ile para ödediğini net açıklamada yazdığını, senetlerin hile yolu ile ele geçirdiğinin net kanıtı olduğunu, tanık dinlettirme talebinin reddedildiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, kambiyo senetlerine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve hisse devir sözleşmesi gereği alacak istemine ilişkindir. TTK 713 maddeye göre vadede poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabilir. TTK 714/3 madde de "belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Hamil süresi içinde protesto düzenlemezse TTK 730.maddeye göre kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybeder.

Yukarıdaki kanun maddeleri doğrultusunda somut olaya bakılacak olursa İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra dosyasında 07.02.2013 tanzim-30.12.2013 vade tarihli, 132.000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.01.2014 vade tarihli, 67,000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-28.02.2014 vade tarihli, 57.500- TL bedeli, 07.02.2013 tanzim- 30.03.2014 vade tarihli, 58.000- TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.04.2014 vade tarihli, 58.500- TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.05.2014 vade tarihli, 59.000- TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.06.2014 vade tarihli, 60,000-TL bedeli toplam 7 adet senede dayalı olduğu, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı icra dosyasında 07.02.2013 tanzim- 30.10.2013 vade tarihli, 124.637- TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.11.2013 vade tarihli 129.000-TL bedelli 2 adet senet olduğu, senetlerin hepsinde Davacılardan ...'ın lehdar ve Davacılardan ...'ün ciranta olduğu, menfi tespit davasına konu senetler nedeni ile ödememe protestosunun düzenlenmediği, taraflarca bu yönde ibraz edilen protesto evrakı olmadığı gibi gibi İstanbul 18.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/237 E.- 1315 K.

Sayılı ilamında protestonun çekilmemiş olması nedeni ile hamilin lehdar ve cirantalara karşı müracaat hakkının düştüğü belirlenerek bu kişiler yönünden İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği, müracaat hakkını kaybeden davalının davacı ciranta ...'e karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmasının mümkün olamayacağı,menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı ...'ün ... Ltd.Şti'nde bulunan ...'e ait hisselerin ...'ın kurduğu ... Ltd. Şti'ne satılmasından kaynaklanan 1.500.000 -TL alım-satım bedelinden şimdilik 10.000,00 -TL nin davalıdan tahsili talebi yönünden davacı tarafından, İstanbul ...Noterliğinin 24/04/2013 tarih ve ...

yevmiye numaralı devir sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Ltd Şti'nin 50.000-TL bedel karşılığında tamamen devir ve teslim ettiğini, devir bedelinin nakten ve tamamen aldığı ve başkaca bir alacağının kalmadığını beyan ve kabul ettiği davacının noter sözleşmesindeki bedelin aksini aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delil ile ispat edemediği anlaşıldığından alacak davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; Davacı ... yönünden kesinleşen hükmün aynen tekrarına,davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden,kararın aldırılarak "Davacı ...'ın; davalıya borçlu olmadığı tespiti istemiyle açtığı ispat edilemeyen davanın reddine,Açılan menfi tespit davasının Davacı ...

yönünden Kabulüne, Davacı ...'ün İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı ve ayrıca İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E.sayılı icra takipleri ve takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, Açılan alacak davası yönünden Davacı ...'ün 10.000-TL alacak talebinin reddine " karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2020 Tarih 2015/102 Esas 2020/80 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacı ...'ın; İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına ve İstanbul ...İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığı tespiti istemiyle açtığı ispat edilemeyen davanın reddine,Davacı ...'ün İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyada takibe konu 07.02.2013 tanzim-30.12.2013 vade tarihli, 132.000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.01.2014 vade tarihli, 67,000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-28.02.2014 vade tarihli, 57.500-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim- 30.03.2014 vade tarihli, 58.000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.04.2014 vade tarihli, 58.500-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.05.2014 vade tarihli, 59.000-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.06.2014 vade tarihli, 60,000-TL bedeli toplam 7 adet, İstanbul ...İcra Dairesinin ...

Esas sayılı dosyada takibe konu 07.02.2013 tanzim- 30.10.2013 vade tarihli, 124.637-TL bedeli, 07.02.2013 tanzim-30.11.2013 vade tarihli 129.000-TL bedelli 2 adet keşidecisi .. Ltd. Şti., lehtarı ... olan senetler nedeniyle davacı ...'ün davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı ...'ün 10.000-TL alacak talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 50.934,46-TL karar ve ilam harcından, davacı ... tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 12.732,62‬-TL nin mahsubu ile bakiye 38.201,84‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı ... tarafından yatırılan 12.760,32‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ...

tarafından sarf edilen 500-TL bilirkişi ücreti, 242,70‬-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 742,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 732,87-TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, kalan kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına, Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 100-TL yargı giderinin davacı ...'tan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı vekili için takdir olunan 54.331,85-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, Davacı ... vekili için takdir olunan 100.020,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, Karar kesinleştiğinde talep halinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine" Davacı ...

tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı ... tarafından sarf edilen 79,1‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, kalan kısmın üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/05/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.