Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3776 E. 2024/8489 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı-borçlu sıfatlarının birleşmesi↗ vasiyetname↗ tereke temsilcisi↗ tereke↗ mal kaçırma↗ tashih↗ yazılı delille ispat↗ maddi hatanın düzeltilmesi↗ tahrifat↗ tavzih↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ maddi hata↗ eş rızası↗ mirasçılık↗ kötü niyet tazminatı↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ kâr payı↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar tereke temsilcisi ve davacı mirasçı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... Kemalpaşa Şubesi’ne ait Z3879176 seri numaralı müvekkiline ait çek yaprağının, müvekkiline ait akaryakıt satış istasyonunda çalıştığı ve müvekkili tarafından verilen vekaletname ile bu istasyonun birtakım işlerini gördüğü yıllarda davalı oğlu olan ...’in eline geçtiğini, bu çekin 27.05.2015 tarih ve 2.700.000,00 TL olarak doldurduğunu ve bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin davalıya dava konusu çek nedeniyle ya da başkaca herhangi bir nedenle borcunun bulunmadığını, davalının Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/59 E. sayılı dosyasında davayı kabul ettiğini ve kızı ... lehine yaptığı vasiyetname nedeniyle müvekkiline husumet beslediğini, davalının, evinde kalmış imzalı ancak bunun dışında hiçbir zorunlu yasal unsuru taşımayan üzeri boş çekleri tahrifat yaparak doldurup müvekkili aleyhinde takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin dava konusu 27.05.2015 tarihli 2.700.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili yararına alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mal kaçırma faaliyetinde olduğunu, İzmir 28. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8230 sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tarafların baba-oğul oldukları, dava konusu 27.05.2015 tarihli ve 2.700.000,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu senedin rıza dışı elden çıktığı ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle ispatının gerektiği, buna ilişkin yazılı delilin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, senedi boş olarak imzalayan davacının, sonucunu öngördüğünün ve peşinen kabul etmiş sayıldığının kabulünün gerektiği, senedin davacı tarafından, sahibi olduğu benzin istasyonundan kaynaklanan borçlarını ödeyen davalıya bunun karşılığı olarak verildiği, senedin bedelsiz kalmadığı, yargılama sırasında davacının öldüğü, geride yasal mirasçıları olarak oğlu davalı ... ile kızı ...’in kaldıkları, bu durumda davalı ... bakımından uyuşmazlık konusu senet tutarının yarısı oranında alacaklı-borçlu sıfatı birleştiği gerekçesiyle senedin 1.350.000,00 TL’lik kısmı yönünden alacaklı-borçlu sıfatının birleşmesi sebebiyle menfi tespit isteği ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 2.700.000,00 TL bedelli senedin 1.350.000,00 TL’lik kısmı yönünden menfi tespit isteğinin reddine, 1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece 14.05.2024 tarihli tashih kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin (maddi hatanın) "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı mirasçı ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı tereke temsilcisi ve davacı mirasçı ... vekili temyiz etmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 304, 305, 370 ve 371 inci maddeleri
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre tereke temsilcisinin ve davacı mirasçı ... vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Mahkemenin 15.03.2024 tarihli gerekçeli kararı ile “1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak, davalıya verilmesine” karar verilmiş ve davalı vekilinin başvurusu ile 14.05.2024 tarihli maddi hata düzeltme kararı ile kötü niyet tazminatının ...'ten alınmasına karar verilmesi gerekirken terekeden alınmasına karar verilmesinin maddi hata olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü ve 305 inci maddelerine dayanılarak “1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı mirasçı ...’ten alınarak, davalıya verilmesine” şeklinde gerekçeli kararın düzeltilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun 304 üncü maddesinde yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların tashihi usulü düzenlenmiş, 305 inci ve 305/A maddesinde hükmün tavzihi usulü düzenlenmiştir. Mahkemenin 14.05.2024 tarihli kararı ile kötü niyet tazminatının davacı terekesinden alınması yönündeki gerekçeli karar kötü niyet tazminatının ...'ten alınması şeklinde düzeltilmiş olup bu karar taraflara yüklenen borçların genişletilmesi ve değiştirilmesi mahiyetindedir. Mahkemece tashih ya da tavzih yoluyla taraflara yüklenen borçlar ve haklar genişletilemeyeceğinden veya daraltılamayacağından, Mahkemenin 14.05.2024 tarihli maddi hata düzeltme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Tereke temsilcisinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece davalının miras payı dikkate alınarak 1.350.000,00 TL açısından davanın kabulüne karar verilmiş ve 1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın terekeden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Dava 2.700.000,00 TL olarak açılmış ve davalının miras payı dikkate alınarak alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden 1.350.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda kabul edilen 1.350.000,00 TL yönünden %20 kötü niyet tazminatının davalı ...'ten alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2168 E. 2015/7296 K.
Ortak:maddi hatanın düzeltilmesi · tavzih · maddi hata
İncelediğiniz karardaMahkemece «tashih» ya da «tavzih» yoluyla taraflara yüklenen borçlar ve haklar genişletilemeyeceğinden veya daraltılamayacağından, Mahkemenin 14.05.2024 tarihli «maddi hata düzeltme» kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
… 50.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak, davalıya verilmesine” karar verilmiş ve davalı vekilinin başvurusu ile 14.05.2024 tarihli «maddi hata düzeltme» kararı ile «kötü niyet tazminatının» ...'ten alınmasına karar verilmesi gerekirken terekeden alınmasına karar verilmesinin maddi hata olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü ve 305 inci maddelerine dayanılarak “1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı «mirasçı» ...’ten alınarak, davalıya verilmesine” şeklinde gerekçeli kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 14.05.2024 tarihli «tashih» kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin («maddi hatanın») "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı «mirasçı» ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı «tereke temsilcisi» ve davacı mirasçı ... vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaTalep, mahkeme hükmündeki açık «maddi hatanın düzeltilmesine» ilişkin olup, mahkemece HMK'nın 305/2. maddesine göre hüküm fıkrasındaki taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların «tavzih» yolu ile değiştirilmeyeceği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, HMK'nın 304. maddesi gereğince açık maddi hataların düzeltilmesinin her zaman mümkün olduğu ve davalının «maddi hatanın düzeltilmesi» isteminin yerinde olduğu nazara alınmadan talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, HMK'nın 305.maddesinin ikinci fıkrasında "hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez, değiştirilemez" hükmü uyarınca tavzih talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · temsil
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar «tereke temsilcisi» ve davacı «mirasçı» ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I.
Mahkemece 14.05.2024 tarihli «tashih» kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin («maddi hatanın») "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı «mirasçı» ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı «tereke temsilcisi» ve davacı mirasçı ... vekili temyiz etmiştir.
Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre «tereke temsilcisinin» ve davacı «mirasçı» ... vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17542 E. 2014/20151 K.
Ortak:tashih · tavzih · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece 14.05.2024 tarihli «tashih» kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin («maddi hatanın») "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı «mirasçı» ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı «tereke temsilcisi» ve davacı mirasçı ... vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Kanun 304 üncü maddesinde yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların «tashihi» usulü düzenlenmiş, 305 inci ve 305/A maddesinde hükmün «tavzihi» usulü düzenlenmiştir.
Mahkemece «tashih» ya da «tavzih» yoluyla taraflara yüklenen borçlar ve haklar genişletilemeyeceğinden veya daraltılamayacağından, Mahkemenin 14.05.2024 tarihli «maddi hata düzeltme» kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli «tashih» kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
305/1. maddesi gereğince de taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, «tavzih» yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin 17.02.2014 tarihli «tashih» kararına yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda mahkemece, reddedilen miktar yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş, davalı vekilinin tashih talebi üzerine 17.02.2014 tarihinde hükmün tashih edildiği belirtilerek davalı yararına 1.320,00 TL «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer verilmeyen «vekalet ücretine» dair hükmün «tashihen» hükme eklenmesi mümkün olmayıp, 17.02.2014 tashih kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği halde reddedilen kısım yönünden kendini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına «vekalet ücretine» hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2082 E. 2022/2479 K.
Ortak:tashih · tavzih · maddi hata · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece 14.05.2024 tarihli «tashih» kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin («maddi hatanın») "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı «mirasçı» ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı «tereke temsilcisi» ve davacı mirasçı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece «tashih» ya da «tavzih» yoluyla taraflara yüklenen borçlar ve haklar genişletilemeyeceğinden veya daraltılamayacağından, Mahkemenin 14.05.2024 tarihli «maddi hata düzeltme» kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı Kanun 304 üncü maddesinde yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların «tashihi» usulü düzenlenmiş, 305 inci ve 305/A maddesinde hükmün «tavzihi» usulü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 14.02.2022 tarihli hükmün düzeltilmesi istemli dilekçesi ile hükmün 5. bendinde davalı yararına hükmedilen «vekalet ücreti» hususunda «maddi hata» yapıldığı, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün düzeltilmesi talebinde bulunmuş, davacı vekilinin «tashih» talebi üzerine, mahkemece, 2019/332 Esas, 2020/104 Karar sayılı asıl (aynı) dosya üzerinden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 23.02.2022 tarihli karar i …
Her ne kadar mahkemece «tashih» kararı verilmiş ise de, düzeltilen husus yukarıda bahsedilen 304. madde kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi bir an için «tavzih» kabul edilse bile HKM’nın 305/2. maddesinin uygulanamayacağı da açıktır.
Kaldı ki kabule göre verilen «tashih» kararı da hatalıdır, hükmün gerekçesinde davacının «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı belirtilmiş olup, hükmün 5. maddesinin ilk cümlesinin başında belirtilen “davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden” ibaresinin “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden” şeklinde düzeltilmesi gerekirken tam tersi olacak şekilde cümlenin sonundaki kısmın düzeltilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · yargılama giderleri · bono · vekalet ücreti
Benzer bu karardaKaldı ki kabule göre verilen «tashih» kararı da hatalıdır, hükmün gerekçesinde davacının «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı belirtilmiş olup, hükmün 5. maddesinin ilk cümlesinin başında belirtilen “davacı kendisini vekille «temsil» ettirdiğinden” ibaresinin “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden” şeklinde düzeltilmesi gerekirken tam tersi olacak şekilde cümlenin sonundaki kısmın düzeltilmesi de hatalı olmuştur.
Dava; «bonoya» dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14.02.2022 tarihli hükmün düzeltilmesi istemli dilekçesi ile hükmün 5. bendinde davalı yararına hükmedilen «vekalet ücreti» hususunda «maddi hata» yapıldığı, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün düzeltilmesi talebinde bulunmuş, davacı vekilinin «tashih» talebi üzerine, mahkemece, 2019/332 Esas, 2020/104 Karar sayılı asıl (aynı) dosya üzerinden duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, 23.02.2022 tarihli karar i …
Somut olayda, davacı vekili «hükmün kesinleşmesinden» sonra hükmün düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3776 E. , 2024/8489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/174 Esas, 2024/211 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar tereke temsilcisi ve davacı mirasçı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... Kemalpaşa Şubesi’ne ait Z3879176 seri numaralı müvekkiline ait çek yaprağının, müvekkiline ait akaryakıt satış istasyonunda çalıştığı ve müvekkili tarafından verilen vekaletname ile bu istasyonun birtakım işlerini gördüğü yıllarda davalı oğlu olan ...’in eline geçtiğini, bu çekin 27.05.2015 tarih ve 2.700.000,00 TL olarak doldurduğunu ve bankaya ibraz edildiğini, müvekkilinin davalıya dava konusu çek nedeniyle ya da başkaca herhangi bir nedenle borcunun bulunmadığını, davalının Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/59 E. sayılı dosyasında davayı kabul ettiğini ve kızı ... lehine yaptığı vasiyetname nedeniyle müvekkiline husumet beslediğini, davalının, evinde kalmış imzalı ancak bunun dışında hiçbir zorunlu yasal unsuru taşımayan üzeri boş çekleri tahrifat yaparak doldurup müvekkili aleyhinde takibe koyduğunu belirterek, müvekkilinin dava konusu 27.05.2015 tarihli 2.700.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili yararına alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mal kaçırma faaliyetinde olduğunu, İzmir 28. İcra Müdürlüğü’nün 2015/8230 sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tarafların baba-oğul oldukları, dava konusu 27.05.2015 tarihli ve 2.700.000,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, dava konusu senedin rıza dışı elden çıktığı ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delillerle ispatının gerektiği, buna ilişkin yazılı delilin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, senedi boş olarak imzalayan davacının, sonucunu öngördüğünün ve peşinen kabul etmiş sayıldığının kabulünün gerektiği, senedin davacı tarafından, sahibi olduğu benzin istasyonundan kaynaklanan borçlarını ödeyen davalıya bunun karşılığı olarak verildiği, senedin bedelsiz kalmadığı, yargılama sırasında davacının öldüğü, geride yasal mirasçıları olarak oğlu davalı ...
ile kızı ...’in kaldıkları, bu durumda davalı ... bakımından uyuşmazlık konusu senet tutarının yarısı oranında alacaklı-borçlu sıfatı birleştiği gerekçesiyle senedin 1.350.000,00 TL’lik kısmı yönünden alacaklı-borçlu sıfatının birleşmesi sebebiyle menfi tespit isteği ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 2.700.000,00 TL bedelli senedin 1.350.000,00 TL’lik kısmı yönünden menfi tespit isteğinin reddine, 1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece 14.05.2024 tarihli tashih kararı ile de hüküm kısmında "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak davalıya verilmesine" şeklindeki ibarenin (maddi hatanın) "1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı mirasçı ...'ten alınarak davalıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, kararı tereke temsilcisi ve davacı mirasçı ...
vekili temyiz etmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 304, 305, 370 ve 371 inci maddeleri
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre tereke temsilcisinin ve davacı mirasçı ... vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Mahkemenin 15.03.2024 tarihli gerekçeli kararı ile “1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı terekesinden alınarak, davalıya verilmesine” karar verilmiş ve davalı vekilinin başvurusu ile 14.05.2024 tarihli maddi hata düzeltme kararı ile kötü niyet tazminatının ...'ten alınmasına karar verilmesi gerekirken terekeden alınmasına karar verilmesinin maddi hata olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü ve 305 inci maddelerine dayanılarak “1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacı mirasçı ...’ten alınarak, davalıya verilmesine” şeklinde gerekçeli kararın düzeltilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun 304 üncü maddesinde yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların tashihi usulü düzenlenmiş, 305 inci ve 305/A maddesinde hükmün tavzihi usulü düzenlenmiştir.
Mahkemenin 14.05.2024 tarihli kararı ile kötü niyet tazminatının davacı terekesinden alınması yönündeki gerekçeli karar kötü niyet tazminatının ...'ten alınması şeklinde düzeltilmiş olup bu karar taraflara yüklenen borçların genişletilmesi ve değiştirilmesi mahiyetindedir. Mahkemece tashih ya da tavzih yoluyla taraflara yüklenen borçlar ve haklar genişletilemeyeceğinden veya daraltılamayacağından, Mahkemenin 14.05.2024 tarihli maddi hata düzeltme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Tereke temsilcisinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece davalının miras payı dikkate alınarak 1.350.000,00 TL açısından davanın kabulüne karar verilmiş ve 1.350.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın terekeden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Dava 2.700.000,00 TL olarak açılmış ve davalının miras payı dikkate alınarak alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden 1.350.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda kabul edilen 1.350.000,00 TL yönünden %20 kötü niyet tazminatının davalı ...'ten alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle Tereke Temsilcisinin ve davacı mirasçı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle uyarınca ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 14.05.2024 tarihli maddi hata düzeltme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Tereke Temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın hüküm kısmının 2 nci maddesinin tamamen hükümden çıkartılarak aynı yere " 1.350.000,00 TL'nin %20 si oranında tazminatın davacı mirasçı ...'ten alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine ,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109008700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz