6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kargo kaybı/eksikliğinde sınırlı sorumluluk ve ıslah ile mahsup yasağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/64 E. 2024/1981 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreZamanaşımı

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesinde gönderinin kaybolduğu veya eksik çıktığı hallerde, taşıyıcının kayıp/eksikliğin nedenini ve akıbetini açıklayamaması ya da gönderinin usulsüz şekilde açılıp yeniden bantlanmış olması gibi durumlar, taşıyıcının pervasızca davranış kusurunu oluşturur ve TTK 882. maddedeki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmasını engeller; teslimden sonra e-mail yoluyla yapılan hasar bildirimi de TTK 889. madde kapsamında yazılı bildirim sayılarak süresinde yapılmış kabul edilebilir. Öte yandan, davacının dava açılışında cari hesap borcunu takas-mahsup ederek belirlediği dava değeri bir maddi hukuk işlemi niteliğinde olup, bu işlem ıslah yoluyla geri alınamaz; ıslah edilemeyecek bir hususta yapılan ıslah hiç yapılmamış sayılır ve dava, ilk açıldığı haliyle görülür.

Ele alınan sorunlar

Kaybolan gönderi yönünden taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanıp yararlanamayacağı → ret

İddia: Davalı, gönderinin kayıp olması halinde sorumluluğun TTK 882. madde uyarınca brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle 258-TL ile sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede zıya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK 882. madde ile öngörülen sınırlı sorumluluk, TTK 886. madde uyarınca zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve bu davranışın zarar doğurma ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verildiğinin ispatı halinde uygulanmaz. Davalının, milyonlarca paketin taşındığı, kuryenin paketi başka bir alıcıya teslim etmiş veya araçtan düşürmüş olabileceği yönündeki savunması taşıma sözleşmesine tamamen aykırıdır; kayıp gönderinin nerede ve nasıl kaybolduğu dahi bilinememektedir. Bu durum taşıyıcının pervasızca davranış kusurunu oluşturur ve sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmasını engeller.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik çıkan gönderi yönünden hasar bildiriminin usul ve yasaya uygunluğu ile sınırlı sorumluluk → ret

İddia: Davalı, 23.07.2015 tarihli tutanağın taşıyıcı veya adamlarının imzasını taşımadığını, TTK 889. maddedeki yedi günlük süre içinde yazılı bildirim yapılmadığını, dolayısıyla bu gönderi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tutanak taşıyıcının veya adamlarının imza ya da onayını taşımadığından taşıyıcıyı bağlamamaktadır; ancak 24/07/2015 tarihinde davalıya e-mail atılarak durumdan bilgilendirildiği görülmektedir. TTK 889. maddeye göre teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şart olup, bildirim telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabileceğinden gönderilen e-mail hasar bildirimi olarak değerlendirilmeli ve yasal süresi içinde yapılmış kabul edilmelidir. Ayrıca sunulan fotoğraflardan koli bantlarının sökülüp sonradan şeffaf bantla yapıştırıldığı görülmekte olup bu durum taşıyıcının pervasızca davranış kusuruna yol açacağından sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Islah yoluyla artırılan talep kısmının, davanın başında yapılan takas-mahsup işlemi nedeniyle geçerliliği → kabul

İddia: Davalı, davacının dava açılışında cari hesap taşıma ücreti borcunu (31.980,28-TL) mahsup ederek dava açtığını, bu mahsup işleminin ıslah yoluyla geri alınamayacağını, davacının kesinleşen zararının (18.151,90-TL) taşıma ücreti borcunu aşmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesinin davalının davacıya karşı 18.151,90-TL (17.327,10-TL + 824,80-TL) tutarındaki iki gönderiden sorumlu olduğuna, diğer gönderilerden sorumlu olmadığına ilişkin tespiti davacı tarafça istinaf edilmediğinden bu husus kesinleşmiştir. Davacının mahsup edebileceği zarar tutarı ancak 18.151,90-TL olup, bu miktar davanın başında yaptığı mahsup nedeniyle talep etmediği 31.980,28-TL'den daha azdır; yani davacının taşıma ücreti borcunu aşan bir zararı saptanamamıştır. Davacının toplam zarar iddiası (31.980,28-TL + 15.807,27-TL =) 47.787,55-TL olup, bu tutar tespit edilse dahi ancak 15.807-TL'ye hükmedilebilirdi; oysa kesinleşen zarar tutarı 18.151,90-TL'dir. Takas-mahsup işlemi bir maddi hukuk işlemidir; usul işlemi içinde yapılmış olsa da içerik bakımından maddi hukuk işlemi niteliğini muhafaza eder, çünkü içerik bakımından şart ve etkileri maddi hukuk tarafından düzenlenir. Bir usul işlemi içinde yapılmış bu tür maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilmesi mümkün değildir. Davacı davasını başlangıçta cari hesap borcunu takas-mahsup ederek açtığından bu işlemi ıslah edemez; ıslah edilemeyecek bir hususta ıslah yapılamayacağından ıslah hiç yapılmamış kabul edilerek dava, ilk açıldığı hali ile (15.807,27-TL dava değeri ile) görülmelidir. Davacının mahsup ettiği tutardan daha fazla bir zararı tespit edilemediğinden davanın reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Taşıyıcının kayıp/eksik gönderiye ilişkin savunmasının taşıma sözleşmesine aykırı ve akıbeti açıklayamaz nitelikte olmasının pervasızca davranış kusuru oluşturarak sınırlı sorumluluktan yararlanmayı engellemesi ile davanın başında yapılan takas-mahsup işleminin maddi hukuk işlemi niteliği taşıması nedeniyle ıslah yoluyla değiştirilemeyeceği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TTK 855. madde uyarınca ıslah yoluyla artırılan talep kısmı zamanaşımına uğrayabilir; ancak somut olayda bu husus davacı tarafça istinaf edilmediğinden kesinleşmiş olup, BAM bu noktayı ıslahın maddi hukuk işlemi niteliği nedeniyle geçersizliği gerekçesiyle değerlendirmiştir.
Hak düşürücü süre
TTK 889. madde uyarınca gönderide eksiklik/hasar bulunması halinde, teslimi müteakip yedi gün içinde yazılı olarak (telekomünikasyon araçları dahil) bildirimde bulunulması gerekir; bu süre içinde yapılan bildirim hasar bildirimi olarak geçerli sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk pervasızca davranış özel çekme hakkı hasar bildirimi takas-mahsup maddi hukuk işlemi ıslah itirazın iptali zamanaşımı defi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 879TTK 882TTK 886TTK 889TTK 889/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/64

KARAR NO 2024/1981

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/01/2020

NUMARASI 2016/1082 Esas - 2020/57 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında taşıma / kargo sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket tarafından, kapalı koliler içerisinde bulunan güneş gözlüklerinin ve saatlerin varış noktalarındaki irsaliye tespitlerine göre alındığını veya çalındığını, bu durumun tutanak haline getirildiğini, bir koli gözlüğünde müvekkili tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen, varış noktasına hiç teslim edilmediğini, bu çalınan veya kaybolan mallara ilişkin faturaların toplamının 48.677,83-TL olduğunu, davalı şirketin bu faturaları müvekkiline geri gönderdiğini, müvekkilinin bu alacağına ilişkin olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalı şirketin müvekkiline yönelik C/H alacağı sebebi ile Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bu dosyaya yaptıkları itiraz nedeni ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/814 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından dava açıldığını, müvekkili şirketin mallarının çalınması sebebi ile toplam kaybının 48.677,83-TL olduğu, davalı tarafın ikame ettiği davada alacağı görünen miktarın 31.980,28-TL olduğunu ve bu miktarın mahsubu ile bakiyenin 15.807,27-TL olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin toplam 15.807,27-TL üzerinden devamına ve davalı aleyhine % 20' den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili, 09/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile Bakırköy 4 ATM de açılan davada davanın kabulüne karar verilmesi üzerine dosya icra dosyası borcunun tamamını ödediklerini ,orada mahsup imkanı kalmadığını belirterek mahsup ettikleri kısma ilişkin olarak talep miktarını artırarak toplam 47.787,55-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının ... taşıma takip numarası ile yaptığı, gönderinin kaybolduğunu, davacının 20/05/2015 tarihli hasar / kayıp tazmin talepli yazısı ile koli içinde 38 adet gözlük bulunduğunu,bedelinin KDV dahil 24.803-TL olduğunu bu zararın tazmin edilmesini talep ettiğini, paketin brüt ağırlığının 7 kg olduğunu, TTK nın 880 ve 882 madde hükümlerine göre taşıyıcının sorumluluğunun 8,33 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandığını, müvekkilinin 7x8,33=58,31 Özel Çekme Hakkı karşılığı olan 258-TL' yi ödeyeceğini beyan ettiğini, davacının bu teklifi kabul etmediğini, davacının Beyoğlu ... Noterliği'nden 17/09/2015 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ekinde müvekkiline 17.327,10-TL tutarlı fatura gönderdiğini, davacının kaybolan kutudaki emtiayı sigorta ettirmediğini, müvekkili şirketin ...

taşıma takip numaralı gönderiyi 09/05/2015 tarihinde gönderi alıcısı adına ... imzasına teslim edildiğini, teslim esnasında TTK' nın 889. Maddesinde belirtildiği üzere herhangi bir eksik / kayıp / hasar olduğu hususunda taşıyıcının da imzası olan herhangi bir tutanak tanzim edilmediğini, teslimi müteakip yedi gün içerisinde yazılı olarak herhangi bir eksiklik / hasar ihbarında bulunmadığını, müvekkili şirketin bu nedenle sorumlu olmadığını, sorumluluğuna karar verilecek ise bunun TTK nın 882. Madde hükmü ile sınırlandığını, davacı şirketin Adana' ya ... taşıma takip numarası ile yaptığı gönderiyi 23/05/2015 tarihinde alıcısı adına ... imzasına teslim edildiğini, teslim anında herhangi bir eksik, kayıp ve hasar olduğuna ilişkin bir tutanak tutulmadığını, ...

taşıma takip numaralı gönderinin alıcı adına ...' a teslim edildiğini, teslim anında gönderinin eksik, ayıplı olduğuna ilişkin bir tutanak tutulmadığını, ... takip numaralı gönderinin de alıcısı adına ... imsasına teslim edildiğini, bu gönderiye ilişkin de teslim anına ilişkin bir tutanak tutulmadığını, beyan ederek; davanın reddine ve davalı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, tutanak tarihi 26/03/2015 olan irsaliye tarihi 05/03/2015, irsaliye No: ... olan ve 38 adet gözlüğün yer aldığı kolinin kaybolduğu, bu hususun davalının da kabulünde olduğu, davalının eşyanın akıbetini dahi bilmediği ve bu davranışın pervasızca olduğu kabul edilerek, davalının bu kargo taşıması yönünden sınırlı sorumluluktan yararlanmayacağına ve davalının bu kargo yönünden gerçek zarardan sorumlu olduğuna, 23/07/2015 tutanak tarihli, 21/07/2015 irsaliye tarihli, ... irsaliye numaralı, 2 adet gözlüğün eksik çıktığı, kargo taşıma işleminde, gönderinin alıcıya 23/07/2015 tarihinde teslim edildiği, tutanağın teslim tarihi itibariyle tutulduğu ve davalıya 24/07/2015 tarihinde davacı tarafından mail atıldığı, görülerek davalının bu taşıma yönünden de davacıya karşı sorumlu olduğuna ve sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağına, Diğer taşıma işlemleri yönünden ise davacı tarafından davalıya TTKnın 889/2 maddesindeki 7 günlük süre içerisinde bildirmediği ve kargodaki eksikliklerin taşıma sırasında meydana geldiği de davacı tarafından ispatlanamadığından geri kalan 4 gönderiden davalının davacıya karşı sorumlu olmadığına, davalının davacıya karşı 18/08/2015 tarihi ve ...

ve ... Nolu 38 adet ... güneş gözlükleri konu alan 2 adet, toplam bedeli olan 17.327,10-TL' lik fatura miktarından ve 21/07/2015 tarihli 2 adet ... güneş gözlüğüne konu alan 18/08/2015 tarihli ... numaralı 824,80-TL bedelli faturadan dolayı, davalının davacıya karşı sorumlu olduğu yönünde kanaat getirilmiş ise de davacı tarafından davanın 15.807,27-TL üzerinden açıldığı, davacı tarafından 09/05/2018 tarihinde ıslah ile talebin 47.787,55-TL ye çıkartıldığı, davalı tarafından süresi içerisinde zamanaşımı defiinin ileri sürüldüğü ve davacının ıslah ettiği kısmın TTK 855. Maddesi gereği zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın ilk açıldığı dava değeri üzerinden kabulüne karar verildiği,fazla istemin reddine öte yandan alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili, davacı şirkete ait ... taşıma takip numarası ile 05.03.2015 tarihinde taşımaya alınan 7 kg ağırlığındaki gönderinin, taşıma esnasında kayıp edildiğini, davacı taşıtanın, anılan gönderinin içerisinde değeri 17.317,10.-TL tutarında ( 38 ) adet gözlük bulunduğunu ve taşıyıcı müvekkil şirketin, TTK'nın 886.maddesinde belirtilen haller sebebiyle gönderiyi kayıp ettiğini ispat etmek durumunda olduğunu, Bu itibarla da taşıyıcı müvekkil şirketin gönderi sebebiyle 7 kg x 8,33 SDR = 58,31 SDR ' nin 05.03.2015 tarihindeki kur karşılığı olan 258-TL sı ile sorumlu olduğunu, Davacı şirkete ait ... taşıma takip numarası ile 20.07.2015 tarihinde gönderi alıcısı adına ... elektronik imzasına teslim edildiğini, teslim esnasında, gönderi içeriğinin eksik olduğu hususunda her hangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi teslimi müteakip yedi gün içinde de yazılı bir eksiklik bildiriminde bulunulmadığını, 23.07.2015 tarihli tutanaklarda, taşıyıcının / adamının imzasının bulunmadığını, her üç tutanağın da aynı kalem ile / aynı yazı ile aynı ibareler ile tanzim edildiği, eksiklik bildiriminin, TTK' unun 889.maddesinde belirtilen teslimi müteakip yedi gün içinde yapılması hükmüne aykırı olarak takriben 1,5 ay sonra yapıldığını, taşımaların ilkinin 2015 Mart ayında, sonuncusunun da 31.07.2015 tarihinde yapıldığı sabit olmasına rağmen, davacının aynı tarihli 18.08.2015 tarihli ( 6 ) adet fatura tanzim ederek, keşide ettiği 17.09.2015 tarihli ihtarname ekinde müvekkil şirkete gönderdiği, dolayısı ile asıl amacın, müvekkil şirkete mevcut bakiye taşıma ücreti borcunu ortadan kaldırmak olduğu, taşınan eşyanın kayıp edildiği, sadece, 05.03.2015 tarihinde taşınmak üzere teslim alınan ...

taşıma takip numaralı gönderi olduğunu, Diğer ( 5 ) taşımaya ilişkin gönderilerin ise gönderi alıcısına teslim edildiğini, kayıp olan taşınan eşyanın akıbetinin bilinmediği şeklindeki tespitin haklı ve doğru olmadığını, taşımanın 05.03.2015 tarihli olmasına rağmen, davacının, koli içinde bulunduğunu iddia ettiği ( 38 ) adet gözlüğün bulunduğuna dayanak olarak gösterdiği sevk irsaliyesi tarihi, taşımanın yayıldığı tarihten 21 gün sonrasına ilişkin 26.03.2015 tarihli sevk irsaliyesi olduğunu, toplam bakiye 31.980,28.-TL tutarında taşşıma ücreti borcunun bulunduğu, davacının kabulünde olmakla ve bu tutarın mahsup edilmesi dava dilekçesi ile kabul / talep edilmiş olmakla, huzurdaki davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken dava dilekçesindeki tutar üzerinden kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu, kararda kabul oranının % 57 olduğu belirtilerek yargılama gideri takdir edildiğini, kabul oranı % 33,3, red oranı % 66,70 olduğunun kabulü ile yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı zararın tazminine yönelik alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.

TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda, taraflar arasında 01.06.2012 tarihli Yurtiçi taşıma ve cari hesap sözleşmesi bulunduğu, 26.03.2015- 31.07.2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen 6 taşıma eylemi yönünden 1 adet gönderinin kayıp diğerlerinin eksik olması nedeniyle davacı tarafın taşıma sözleşmesine dayanarak zararın tazmin edilmesi talebine karşılık davalı taraf hasar bildiriminin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığı, ...

taşıma takip numarası ile 05.03.2015 tarihinde taşımaya alınan gönderinin kayıp edildiğini ancak doğabilecek sorumluluğun TTK nın 882 .maddesine göre sınırlı sorumluluk olduğunu, eksik olduğu iddia edilen gönderiler için teslim anında eksik ayıp ihbarında bulunulmadığı ve sonradan tutulan tutanakların delil vasfına haiz olmadığı ileri sürülmektedir. İlk Derece Mahkemesi'nce 6 adet taşımadan sadece 2 tanesi olan tutanak tarihi 26/03/2015 olan irsaliye tarihi 05/03/2015, irsaliye No: ... olan kayıp gönderi ve 23/07/2015 tutarak tarihli, 21/07/2015 irsaliye tarihli, ... irsaliye numaralı, 2 adet gözlüğün eksik çıktığı gönderi yönünden davanın kabulüne diğerleri yönünden reddine karar verdiği ve Davalı tarafın sadece bu iki gönderi için istinaf incelemesi talebinde bulunmuştur.Buna göre davacı tarafça kararın davacı tarafça gerekçesi bakımından istinaf edilmemesi nedeniyle kararın gerekçesi davacı bakımından kesinleştiğinden davacının diğer gönderiler nedeniyle bir zararı bulunmadığı hususu kesinleşmiştir.

Somut olayda taşıma eylemleri incelendiğinde tutanak tarihi 26/03/2015 olan irsaliye tarihi 05/03/2015, irsaliye No: ... olan ve 38 adet gözlüğün yer aldığı kargonun kaybolduğu, bu hususun ihtilaflı olmayıp tarafların kabulünde olduğu, Davalı tarafça getirilen savunmada her yıl milyonlarca paketin taşındığı, insan unsuru ağırlıklı taşımalarda kargoların kaybolabileceği ve taşımayı yapan kuryenin paketi başka bir alıcıya teslim etmiş veya araçtan düşürmüş olabileceği iddia edilerek paketin akıbetini bildikleri ileri sürülmüş ise de getirilen savunma taşıma sözleşmesine tamamen aykırı olup kayıp gönderinin neden ve nerede kaybolduğu dahi bilinememektedir. Yargıtay emsal kararları ile sabit olduğu üzere Davalı taşıyıcının eyleminin pervasızca davranış kusurunu oluşturduğu ve sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığından Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davaya konu ve istinafa taşınan diğer taşıma ise 23/07/2015 tutarak tarihli, 21/07/2015 irsaliye tarihli, ... irsaliye numaralı, 2 adet gözlüğün eksik çıktığı gönderiye ilişkin olup teslim tarihi 23/07/2015 'tir. Tutulan tutanakta taşıyıcının veya adamlarının imza veya onayını taşımadığından tutanak davalıyı bağlamamakta ise de 24/07/2015 tarihinde e-mail atılarak davalının konudan bilgilendirildiği görülmekte olup TTKnın 889.maddesine göre teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olmasının şart olduğu, bildirimin, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabileceği hüküm altına alınmasına göre gönderilen e-mailin hasar bildirimi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve yasal süresi içinde yapıldığı, davacıya ait koli bantları sökülmek sureti ile kargonun açıldığı ve sonra şeffaf bantla yapıştırıldığının sunulan fotoğraflardan görülebildiği , gerçekleştirilen taşımanın pervasızca davranış kusuruna yol açacağı ve taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı gözetildiğinde Davalı vekilinin bu gönderiye ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Davalı tarafından davacı tarafın cari hesap borcuna ilişkin olarak açtığı Bakırköy 4 ATM nce verilen davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizin 2018/190 esas-1347 karar sayılı kararı ile "Bu durumda ilk derece mahkemesince, iş bu davaya konu icra takibinin cari hesaba ilişkin olduğu, davalı tarafın hem iş bu davada savunmasına konu ettiği hem de kendi başlattığı icra takibine ve itirazın iptali davasına konu ettiği faturalarının taraflar arasındaki cari hesap borç-alacak tutarının tespitinde dikkate alınacağı gözetilerek, iş bu davadaki davacı cari hesap alacağının tespiti için, İstanbul 18.ATM ’nin 2016/1082 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kaldırılmıştır.Elde ki bu davada;

Davacı taraf takibe konu alacak yönünden Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2016/814 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından cari hesap alacağı için dava açtığını,açtığı davada cari hesaba dayalı talep ettiği miktarın 31.980,28-TL olduğunu ve davalı taşımacının kargo kayıpları nedeniyle toplamda toplam 47.787,55-TL zarara uğradığını ,taşıma cari hesap borcu düşerek kalan 15.807,27-TL yönünden itirazın iptalini talep etmiştir.Davacı 09/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile Bakırköy 4 ATM nde verilen karar nedeniyle dosya borcunu ödediklerini mahsup imkanı kalmadığını ileri sürerek talep miktarını artırarak toplam 47.787,55-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince ıslah edilen kısma ilişkin olarak davalı taşıyıcının süresinde zamanaşımı defiinde bulunduğu ,zamanaşımı defiinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle bu kısım bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Ne var ki;

mahkemece davalının davacıya karşı 18/08/2015 tarihi ve ... ve ... Nolu 38 adet ... güneş gözlükleri konu alan 2 adet, toplam bedeli olan 17.327,10-TL' lik fatura miktarından ve 21/07/2015 tarihli 2 adet ... güneş gözlüğüne konu alan 18/08/2015 tarihli ... numaralı 824,80-TL bedelli faturadan dolayı toplamda 18.151,90-TL zarardan davalının davacıya karşı sorumlu olduğu ,diğer gönderilerden bir sorumluluğu olmadığı husus davacı tarafça istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir.Davalı ;davacı taşıyıcıdan bu iki taşımada uğradığı kadar zararı taşıma ücreti için görülen davada mahsup ederek davasını açmıştır. Davacının mahsup edebileceği tutarın ancak 18.151,90-TL zararı bulunduğu anlaşılmakla bu miktarın davanın başlangıcında yaptığı takas mahsup nedeniyle talep etmediği 31.980,28-TL den daha az olduğu anlaşılmakla ,bir başka deyişle davacının taşıma ücreti borcu olan 31.980,28-TLyi aşan bir zararı saptanamadığından elde ki tazminat davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacının toplam zarar iddiası 31.980,28-TL+ 15.807,27-TL= 47.787,55-TLdir.

Mahkemece 47.787,55-TL zarar tesbit edilmesi halinde ancak 15.807-TL ye hükmedilebilirdi.Oysa ki davacı bakımından kesinleşen zarar tutarı bu halde 18.151,90-TL dir.Cari hesaba ilişkin davada da mahsup edilebilecek tutar bu kadardır. Takas -Mahsup işlemi bir maddi hukuk işlemidir. Maddi hukuk işlemleri (takas beyanı ) usul işlemi içinde yapılmış olmakla beraber ,içerik bakımından maddi hukuk işlemi niteliğini muhafaza ederler.Çünki bu işlemlerin (içerik bakımından )şart ve etkileri maddi hukuk tarafından düzenlenmektedir. Bir usul işlemi içinde yapılmış olan bu gibi maddi hukuk işlemlerinin ıslah yolu ile düzeltilmesi mümkün değildir.(Baki Kuru ,HUMK cilt 5 s: 4045 ) Davacı başlangıçda davasını cari hesap borcunu takas mahsup ederek açtığından ;bu işlemi ıslah edemeyeceğinden davalı vekilinin bu kısma ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.Her ne kadar davacı ıslah edilen kısım bakımından dava zamanaşımından red edilmesine rağmen istinaf etmemiş ise de ;davalının kararın bu kısmını cari hesap ile ilgili davası sürdüğünden istinaf etmekte hukuki yararı bulunmaktadır.Islah edilemeyecek bir hususda ıslah yapılamayacağından ıslah hiç yapılmamış kabul edileceğinden ;dava ilk açıldığı hali ile görülerek dava değerinin 15.807,27-TL olarak kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle ; davacının davası mahsup ettiği tutardan daha fazla bir zararı tesbit edilemediğinden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ise de ; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1082 Esas - 2020/57 Karar sayılı 28/01/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 269,95-TL ve 600-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 869,95-TL‬ harçtan mahsubu ile fazla olan 254,55‬-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 1.500-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 15.807,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 269,94-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

31. 12.2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/110386 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.