6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hava taşımasında hasar ihbarı yapılmadığından rücu hakkının düşmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1997 E. 2024/1982 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Hava Yolu Taşımasında Hasar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Hava yoluyla taşınan yükte hasar bulunması halinde taşıyıcının sorumlu tutulabilmesi için zararın, yükü teslim almaya yetkili kişi tarafından taşıyıcıya usulüne uygun (görülebilir hasarda derhal, gizli hasarda 14 gün içinde yazılı) şekilde ihbar edilmesi gerekir; bu şekil geçerlilik şartıdır ve ihbar yapılmadığının ispatı halinde -taşıyıcının hileli davranışı istisna olmak üzere- taşıyıcı aleyhine dava açılamaz, rücu hakkı düşer. Yükün fiziken teslim edilmiş ancak sterilizasyon gibi kullanım şartlarını bozacak biçimde etkilenmiş olması, Konvansiyon anlamında 'ziya' değil 'hasar' sayılır ve ihbar yükümlülüğüne tabidir.

Ele alınan sorunlar

Önceki usulden ret kararının maddi hata nedeniyle kaldırılması → kabul

Gerekçe: Davacı tarafça dava iki adet ödeme makbuzu toplamı 5.231,27-TL'nin rücuen tahsili için açılmış iken navlun bedeli ilave edilerek 6.000-TL'ye ıslah edildiği gözönüne alınmadan Dairece istinaf başvurusu kesinlik sınırı altında olduğundan usulden reddedilmiştir. Bu maddi hata nedeniyle önceki karar kaldırılarak başvuru esastan incelenmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Hasar ihbarı yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği ve rücu hakkının düşmesi → ret

İddia: Davacı vekili, emtianın ziyaa uğradığını, ziya halinde Montreal Konvansiyonu'nun 31. maddesi gereğince ihbar yükümlülüğünün bulunmadığını, hasar bildiriminin yapılmamasının müeyyidesinin dava hakkının düşmesi değil TTK 1446(2) uyarınca tazminattan indirim olduğunu, ilk derece mahkemesinin olayı hasar değil ziya olarak nitelendirmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Montreal Konvansiyonu'nun 18/1. maddesine göre taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde, zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Varşova/Lahey Konvansiyonu'nun 26. maddesi ve Montreal Konvansiyonu'nun 31. maddesi uyarınca, yükün hasarlanması halinde taşıyıcının sorumlu tutulabilmesi için zararın, yükü teslim almaya yetkili kişi tarafından taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekir. Yükün itirazsız kabulü, taşıma belgesine uygun olarak iyi durumda teslim edildiğine dair taşıyıcı lehine aksi ispat edilebilir bir karine oluşturur; bu karine, hasarın hava taşıması sırasında meydana geldiği ispat edilerek çürütülebilir. Görülebilir hasarların derhal, sonradan fark edilecek hasarların ise tesliminden itibaren 14 gün içinde yazılı olarak ihbar edilmesi gerekir; bu şekil geçerlilik şartıdır ve ihbar sürelerine uyulmaması halinde, taşıyıcının hileli davranışla hasarı gizlemesi istisna olmak üzere, taşıyıcı aleyhine dava açılamaz; bu durumda taşıyıcının sorumluluğu ortadan kalkar. Konvansiyon hükümlerinde yükün ziyaı halinde ihbar külfetinden bahsedilmemektedir; ziya, taşıyıcının kendisine verilen yükü hak sahibine teslim etme iktidarından yoksun kalmasıdır. Somut olayda, emtia fiziken teslim edilmiş olup taşıyıcı uhdesinden çıkmıştır; tıbbi malzemenin fiziken sağlam olsa da sterilizasyon şartlarının bozulması nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi, Konvansiyonlarda tanımlanan 'ziya' kategorisinde değerlendirilemez, hasar niteliğindedir. Eksper raporunda hasarın 19.07.2018 tarihinde e-posta ile taşıyıcıya bildirildiği belirtilmiş, kök bilirkişi raporu bu kayda dayanarak ihbarın yapıldığını kabul etmişse de, sonradan alınan ek raporlarda bu görüş düzeltilmiş; dosyada taşıyıcıyı bağlayacak şekilde hasar tespiti yapıldığına veya davalı taşıyıcıya usulüne uygun hasar ihbarında bulunulduğuna dair belge sunulamamıştır. TTK'nın 1448(1). maddesi uyarınca sigortalı, sigortacının üçüncü kişilere rücu haklarının korunması için gerekli önlemleri almakla yükümlü olup, davacı da rücuya esas belgeleri sigortalıdan talep etmek durumundadır. Usulüne uygun geçerli hasar ihbarı yapıldığı davacı tarafça ispatlanamadığından, davacının davalıya dava açma hakkının düştüğü ve rücu hakkı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hava taşımasında fiziken sağlam teslim edilen ancak sterilizasyon şartları bozulan tıbbi malzemenin Montreal Konvansiyonu anlamında 'ziya' değil 'hasar' sayılacağı ve bu nedenle taşıyıcıya usulüne uygun hasar ihbarı yapılmasının zorunlu olduğu, ihbar yapılmadığının ispatı halinde rücu hakkının düşeceği yönündeki tespit bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Montreal Konvansiyonu Varşova/Lahey Konvansiyonu hasar ihbarı ziya hasar rücuen tazminat sigorta halefiyeti TTK 1472 TTK 1448 ex-gratia ödeme kesinlik sınırı ıslah

Atıf yapılan mevzuat: Montreal Konvansiyonu — Montreal Konvansiyonu 18/1Montreal Konvansiyonu 31 · Varşova/Lahey Konvansiyonu — Varşova/Lahey Konvansiyonu 26/1Varşova/Lahey Konvansiyonu 26/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1448(1)TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1997

KARAR NO 2024/1982

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/04/2021

NUMARASI 2018/1125 Esas - 2021/396 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili sigorta şirketi ile ... Ltd. Şti. arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen bu sigorta sözleşmesinin, 16.07.2018 tarih ve ... sayılı sigorta poliçesine bağlandığını, sigortalı tarafından Almanya'da mukim ... şirketinden 3 koli ürolojik stent/medikal malzeme emtiası satın alındığını, taşımanın davalı tarafından üstlenildiğini, fiili taşımanın ise ... tarafından yapıldığını, emtianın, davalı tarafından Frankfurt/Almanya'da 3 koli olarak sağlam bir şekilde teslim alınmasına rağmen varma yeri Ankara 'da 1 koli (40 adet) malzemenin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda; toplam 3 koli olarak sevk edilen malzemelerden bir kolide bulunan kutuların, kolinin alt kısmından darbe almasına bağlı ezilme, yırtılma şeklinde deforme olduğunu, birkaç tanesinin uç kısmındaki ince iğnelerinin darbeye ve/veya ezilmeye bağlı kırıldığını, tıbbi malzemenin steril özelliğini kaybetme ihtimali ve direkt insan sağlığını etkileyebilecek olması hususları dikkate alınarak tamamının tam zayii olarak değerlendirilmesi gerekeceği görüşüne varıldığını, zarar miktarının ilk olarak 1.046,27-TL olmakla beraber düzenlenen ek ekspertiz raporunda detaylı açıklandığı üzere kutu içerisinde 40 adet kit bulunduğu ancak faturada her bir kitin tek olarak kayıtlı olduğu bu sebeple 40 adet kitin hasarlı olması dolayısı ile 4.185-TL ek hasar tutarı tespit edildiğini ve toplamda 01.08.2018 günü 1.046,27-TL, 08.08.2016 günü de 4.185-TL olmak üzere toplam 5.231,35-TL sigorta tazminatı ödendiğini, meydana gelen zarardan 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu madde 18 vd.

hükümleri gereğince sorumlu olduğunun tespitine, 5.231,27-TL'nin 1.046,27-TL'sine ödeme tarihi olan 01.08.2016, 4.185-TLsine 08.08.2016 gününden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ... nolu poliçenin tanzim tarihinin 16/07/2018 olduğunu, emtianın 14/07/2018 tarihinde gönderici tarafından taşıyana teslim edildiğini, sigortalının yolculuk süresinde emtiayı sigortalatmadığını, risk gerçekleştikten sonra düzenlenen poliçe nedeniyle sigortalının haklarına halef olamayacağını, hasarı belgeleyen hasar tutanağı bulunmadığını, ...nolu taşıma belgesinde, müvekkili şirketin işbu taşıma belgesinde taşıyan olarak yer almadığı, taşıma senedinin metninden anlaşılacağı üzere, ... yani ... Şirketi olduğunu, davalının yalnızca acente sıfatına haiz olabileceğini, konşimentonun ... tarafından düzenlendiğini, eğer bir zarar var ise fiili taşıyan ...'nin sorumlu olduğunu, hasar bildirimi yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmediğinden, davacının dava açmasının mümkün olmadığını, her ne kadar ekspertiz raporunda sigortalının müvekkil şirkete e-mail aracılığıyla hasar bildiriminde bulunduğu ifade edilmişse de bu beyanın gerçek olmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında ve kimin kusuru neticesinde meydana geldiğinin belli olmadığını, müvekkili şirketin her halde sınırlı sorumluluk hükümleri gereğince sorumlu olacağını beyanla;

davanın öncelikle aktif ve pasif husumet itirazları yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; TTK'nın 1472 maddesi uyarınca sigortalısına yaptığı ödemenin davalı taraftan rücuen tahsili talebine ilişkin olup, davanın çözümü için taşıma hukuku ve medikal konusunda uzman bilirkişilerinde içerisinde yer aldığı bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığı, TTK'nın 1472 gereği davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğması için geçerli bir poliçenin bulunması, poliçe ile teminat altına alınmış bir zararın meydana gelmesi ve sigortalıya bu kapsamda yapılan bir tazminat ödemesinin bulunması gerektiği, davacı ile dava dışı sigortalı arasında geçerli bir poliçe bulunduğu, hasar bildiriminin ihtarname şekil şartına bağlandığı görülmüş ise de, alıcı tarafından taşıyıcıya emtiadaki hasara ilişkin herhangi bir bildirim yapıldığına dair dosyada mübrez herhangi bir delil bulunmadığı, eşyaların varma yerinde hasarlı teslim alındığına dair herhangi bir tutanak da sunulamadığını, bu halde dava dışı sigorta şirketine yapılan ödemenin poliçe şartlarına uygun olduğunun kabulü mümkün olmamakla birlikte davacı sigorta şirketinin buna rağmen yaptığı ödemenin ex-gratia olarak değerlendirilmesi gerektiği, davanın rücu hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; huzurdaki dava havayolu ile taşınan emtianın bir tanesinin zayii olduğu iddiası ile açıldığı, İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna katılarak hasar bildiriminin ihtarname şekil şartına bağlandığı görülmüş ise de, alıcı tarafından taşıyıcıya emtiadaki hasara ilişkin bildirim yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, sigorta sözleşmesi tam iki taraflı borç ilişkisi borç doğuran rızai akitlerden olup taraflar arasında herhangi bir şekil şartı aranmaksızın kurulacağını, sigorta poliçesi ise kendisi sözleşme değil sadece bir ispat vesikası olduğunu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince bu sözleşme hükümleri sadece tarafları bağlamakta olup sözleşmenin tarafı olmayan davalı taşıyıcı lehine bir sonuç çıkarılması hukuken hatalı olduğunu, rizikonun gerçekleştiği bildiriminin yapılmamanın müeyyidesi sigorta tazminatının ödenmemesi değil, TTK'nın 1446 (2) hükmü gereği, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilmesi olduğu ,mahkemenin davayı hasar ihbarı yapılmadığından reddettiğini, 1999 Montreal Birleştirme Konvansiyonu'nun 31 maddesi gereğince ihbar yükümlülüğü eşyanın zarara uğraması halinde söz konusu olup ziyaı halinde ihbara gerek bulunmadığını, somut olayda zayii söz konusu olduğuna ilk derece mahkemesi bu yönden de (hasar/ziyaa nitelemesi yönünden) hatalı olduğunu, (İstanbul BAM 12 HD.

18. 01.2018 T., E:2017/476, K:2018/29 sayılı emsal kararı) ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafça dava iki adet ödeme makbuzu toplamı 5.231,27-TL nin rücuen tahsili için açılmış iken navlun bedeli ilave edilerek 6.000-TL ye ıslah edildiği gözönüne alınmadan Dairemizce istinaf başvurusunun kesinlik sınırı altında olduğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin başvurusunun maddi hata neticesi usulden reddine karar verilmesi nedeniyle; başvuru esastan incelenmek üzere usulden reddine ilişkin kararın maddi hata nedeniyle kaldırılarak, başvuru esastan incelenmiştir.Davaya konu tazminat istemi sigortalı tarafından ithal edilen emtianın hava yolu taşımasında hasarlandığından bahisle rücuen tahsili istemine ilişkindir. Montreal Konvansiyonu'nun 18/1. maddesine göre;

taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur Varşova/Lahey Konvansiyonunun 26.maddesi ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'nun 31 maddesi uyarınca bagaj veya yükün zarara uğraması halinde, taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle, zararın bagaj veya yükü teslim almaya yetkili kişi tarafından taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekir.Bagaj veya yükün bunları teslim almaya yetkili kişi tarafından herhangi bir itirazda veya şikayette bulunmaksızın kabulü, bagaj veya yükün düzenlenen taşıma belgesine uygun olarak iyi durumda teslim edildiğine dair taşıyıcı lehine aksi ispat edilebilir bir karine teşkil eder (VK 26/1 ,Mon K31/1 maddesi) Bu, karine hasarın hava taşıması sırasında meydana geldiğini ispat edilerek çürütülebilir."Görülebilir hasarların derhal ihbar edilmesi gerekir.

(V/K 26/1 madde; Mon K 2 madde) sonradan fark edilebilecek hasarlarda ise bagajın teslim alınmasından itibaren 14 gün içinde ihbarda bulunulması gerekir. Hasar ve gecikme ihbarları şekle tabidir. Bunların yazılı olarak yapılması gerekir. (V/K 26/3,Mon K 31/3) Önemle belirtilmelidir ki öngörülen şekil, geçerlilik şartıdır.İhbar sürelerine uyulmaması halinde taşıyıcı aleyhine dava açılamaz. Bu durumun istisnası ise taşıyıcının hileli davranışlarda bulunarak hasarı gizlemesidir. İhbar sürelerine uyulmaması halinde, yalnızca taşıyıcı lehine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir. İlgili Konvansiyon hükümlerinde bagaj veya yükün ziyaı halinde bunları teslim almaya yetkili kişinin ihbar külfetinden bahsedilmemektedir.

Ziya, taşıyıcının kendisine verilen bagajı veya yükü hak sahibine teslim etme iktidarından yoksun olmasıdır. Başka bir deyişle, yolcunun gönderenin veya gönderilenin bagaj veya yükü teslim alma talebinin taşıyıcı tarafından karşılanamaması halinde, bagaj veya yükün ziyaı sözkonusudur. (Tuba Birinci Uzun -Uluslarası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu ;s:132-133 )Somut olayda; hasarlı emtia 14.07.2018 tarihinde uçağa yüklenmiş olup 16 .07.2018 tarihinde alıcı sigortalı tarafından teslim alınmış;

19. 07.2018 tarihinde davacı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmuş, hasarlı emtianın sigortalı şirket adresinde eksper tarafından incelemesi yapılmıştır. Sigortalı emtiayı teslim alırken hasar tutanağı tanzim edilmemiş, davalı da, hasar ihbarı yapılmadığını savunmuştur. Eksper raporunda, hasarın sigortalı tarafından 19.07.2018 tarihinde e-posta ile taşıyıcıya bildirildiği yazılıdır. Eksper raporunda ki kayıt üzerine kök bilirkişi raporunda ihbar yapıldığı kabul edilmiş ise de dosya kapsamında taşıyıcıyı ihbar yükümlülüğünden kurtaracak ,taşıyıcıyı bağlayacak şekilde hasar tespiti yapılmadığı, ayrıca davalı taşıyıcıya hasar ihbarı yapıldığına ilişkin bir belge sunulmamıştır. Davacı vekili ziya halinde hasar ihbarında bulunmak gerekmediğini ileri sürmüş, Dairemizin 2017/476 esas, 2018/29 karar sayılı kararını dayanak olarak göstermiştir.

Dairemiz kararı aynen "İkinci olarak taşınan emtianın brüt ağırlıkları aynı olarak yazılmış olsa da 13 kap olarak yüklendiği, fakat taşıma bitiminde 12 kap olarak teslim edildiği sabittir. Bu durumda 1 kap ürünün eksik teslim edildiği (1 kap ürünün zayi-kayıp olduğu) kabul edilmiştir" şeklindedir. Davacı taraf emtianın ziya edildiğini ileri sürse de; alıcıya teslim edilmemiş taşıyıcı uhdesinde kalmış sayılan emtia ile tıbbi malzeme olması nedeniyle fiziken sağlam olsa da sterilizasyon şartlarının bozulması nedeniyle kullanılması mümkün olmayan,bu nedenle tamamen hasarlı kabul edilmesi gereken emtia Konvansiyonlarda tanımlandığı şekliyle -ziya- kategorisinde değerlendirilemeyecektir.TTK'nın 1448(1)maddesi uyarınca sigortalı "sigortalının üçüncü kişilere rücu haklarının korunabilmesi için imkanlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür"Davacı da rücuya esas belgeleri sigortalıdan talep etmek durumundadır.

Eksper raporunda, hasarın sigortalı tarafından 19.07.2018 tarihinde taşıyıcıya bildirildiği yazılıdır. Bilirkişi kök raporun da bu kayıttan hareketle, hasar ihbarı yapıldığı yolunda kanaat bildirmiş ise de; bilahare alınan ek raporlarda bu görüler düzeltildiği görülmekle , davacının davalıya dava açma hakkının düştüğünün kabulü gerektiğinden ,rücu hakkı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle Montreal Konvansiyonu 31 madde kapsamında davalı hava taşıyıcısına usulüne uygun geçerli hasar ihbarı yapıldığı davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Dairemizin maddi hataya dayalı istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle usulden reddine ilişkin 12.07.2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesine;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE;Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,1‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/110370 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.