6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tekne satış sözleşmesinden kaynaklanan çeklerde bedelsizlik def'i ve hamile husumeti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/805 E. 2025/1180 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedi (Çek) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında, çekin lehtarı/cirantası konumundaki davalıya karşı bedelsizlik def'i (TTK m.687 kapsamında kişisel def'i) doğrudan ileri sürülebilir; çeklerin dayandığı temel ilişkinin (satış sözleşmesi) taraflarca sona erdirilmesi ve edimlerin karşılıklı iade edilmesi hâlinde, iade edilmemiş olan çekler bedelsiz kalır ve düzenleyen bu lehtar/cirantaya borçlu olmaz. Ancak aynı def'i çekin hamiline (lehtar dışındaki alacaklıya) karşı ancak hamilin senedi bilerek borçlunun zararına devraldığının ispatlanması şartıyla ileri sürülebilir; alacaklının lehtar hakkında icra işlemi başlatmamış olması, tek başına hamilin bilerek zararına devraldığının ispatı sayılmaz. Ayrıca hamil olmayan (lehtar/ciranta) davalı aleyhine, çeklerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle menfi tespit davası kabul edilse de, bu davalı hamil sıfatını taşımadığından kötü niyet tazminatına hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Davalı ... (lehtar/ciranta) yönünden menfi tespit davasının kabulü → kabul

İddia: Davalı ... vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin çekin bu ilişki nedeniyle verildiğini tek başına ispata yeterli olmadığını, sözleşmede çeklerin bu ilişki kapsamında keşide edildiğine dair ibare bulunmadığını, mahkemenin çekleri tekne satış sözleşmesiyle ilişkilendirmesinin usule aykırı olduğunu, davacının çek borcunun devam ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı çek lehtarı ve cirantası olup, çeklerin tekne satış sözleşmesi kapsamında verildiği; çek bedelleri ve keşide tarihlerinin sözleşme ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Taraflar sözleşmeden dönmüş, davacı tekneyi iade etmiştir; ancak davalı çekleri iade etmeyerek ciro etmiştir. Bu durumda çekler bedelsiz kalmış olup, davacı çekler nedeniyle davalıya borçlu değildir. Bedelsizlik iddiası TTK m.687 anlamında kişisel bir def'idir ve kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir; somut olayda davalı doğrudan lehtar/ciranta olduğundan bu def'i davalıya karşı ileri sürülebilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ... (lehtar/ciranta) yönünden kötü niyet tazminatı talebi → ret

İddia: Davacı vekili; davalı ...'nın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı ...'un çek lehdarı olan davalı ... hakkında hiçbir icra işlemi yapmayarak yalnızca davacı hakkında takip yapmasının taraflar arasında harici bir anlaşma bulunduğunu gösterdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... hamil olmadığından (lehtar/ciranta konumunda olduğundan) davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilemez; aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ... (hamil) yönünden menfi tespit davasının reddi ve bedelsizlik def'inin hamile ileri sürülüp sürülemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili; davalı ... ile davalı ... arasında harici bir anlaşma bulunduğunun, davalı ...'un lehtar olan davalı ... hakkında hiçbir icra işlemi yapmamasından anlaşıldığını, bu nedenle davanın davalı ... açısından da kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bedelsizlik iddiası TTK m.687 anlamında kişisel bir def'i olup, kural olarak düzenleyen tarafından ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bu def'i ileri sürebilir. Davacının, alacaklının (hamilin) lehtar hakkında hiçbir icra işlemi yapmamasının muvazaayı gösterdiği yönündeki iddiası, sırf bu husustan hamilin çekleri iktisap ederken bilerek kendi zararına devraldığının ispatlandığı sonucuna ulaştırmaz. Bu nedenle hamil davalı hakkında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çekin dayandığı temel ilişkinin (tekne satış sözleşmesi) tarafların dönmesiyle ortadan kalkması hâlinde bedelsizlik def'inin lehtar/cirantaya karşı doğrudan, hamile karşı ise ancak hamilin bilerek zararına devraldığının ispatı şartıyla ileri sürülebileceği yönündeki değerlendirme, bölgesel ve ikna edici nitelikte emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası bedelsizlik def'i kişisel def'i lehtar ciranta hamil kambiyo senedi cayma bedeli husumet kötü niyet tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 687

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/805

KARAR NO 2025/1180

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/03/2025

NUMARASI 2024/623 Esas - 2025/145 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Alım Satım)

DAVA TARİHİ 08/12/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/07/2025

Davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili davacı ile davalı ...'nın davalıya ait olan ... isimli Tuzla ... No'lu Kütüğe bağlı 2010 Model ... No'lu teknenin alım-satımı hakkında kendi aralarında 22.05.2018 tarihinde sözleşme imzalayarak anlaşma sağladığını, ilgili anlaşma gereğince 15.09.2018 tarihli ... ve ... seri numaralı 50.000-TL bedelli iki adet çekin müvekkili tarafından lehtar olan davalı adına düzenlendiğini ve teslim edildiğini, ayrıca kalan 20.000-TL satış bedelinin ise 05.06.2018 tarihinde nakit olarak ödenmesi hususunda taraflarca anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen davalı ...'nın tekne devrini müvekkiline yapmadığını, bu konuda müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine müvekkilinin de yaşadığı ekonomik sıkıntıları da göz önünde bulundurarak tekneyi almaktan vazgeçtiğini, cayma bedelini ödemeyi kabul edeceğini beyan ettiğini ve davalı ...'ya durumunu açıklayan mesajlar attığını, nitekim davalı ...

tarafından da teknenin resmi olarak devrinin müvekkili adına yapılmadığını, müvekkilinin teknenin kullanımını bıraktığını, tekneye ait anahtar ve kartları arkadaşı ... aracılığı ile davalıya teslim ettiğini, davalı ...'nın mesajların hiçbirine dönüş sağlamadığını, çeklerin diğer davalı ... tarafından cirolandığını, sonrasında müvekkili ve diğer davalı ...'ya karşı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin davalı alacaklıya borcu olmadığının tespiti ile davalarının kabul edilmesini, haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki olması, dava konusu kambiyo evrakı çekin bu ilişki nedeniyle verildiğinin tek başına ispata yeterli olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı ... arasında 22/05/2018 tarihli tekne satımına ilişkin adi yazılı sözleşme yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında davacı ve davalı hakkında davalı ... tarafından kambiyo takibi başlatıldığını, 15.09.2018 keşide tarihli, keşidecisi ..., Lehtarı ... seri numaralı, 50.000-TL bedelli, 15.10.2018 keşide tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ..., hamili ... olan çekler olduğunu, dava dilekçesi ile takip konusu çekler hakkında davacı ve davalı ..., davalıya ait olan ... isimli Tuzla ... No'lu Kütüğe bağlı 2010 Model ... No'lu teknenin alım satımı hakkında kendi aralarında 22.05.2018 tarihinde sözleşme imzalayarak anlaşma sağladıklarını, ilgili anlaşma gereğince 15.09.2018 tarihli ...

ve ... seri numaralı 50.000-TL bedelli iki adet çek davacı tarafından lehtar olan davalı adına düzenlenip ve teslim edildiğini, ayrıca kalan 20.000-TL satış bedelinin ise 05.06.2018 tarihinde nakit olarak ödenmesi hususunda taraflarca anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen davalı ... tarafından tekne devrini yapmadığını, davacının da yaşadığı ekonomik sıkıntıları da göz önünde bulundurarak tekneyi almaktan vazgeçtiğini, cayma bedelini ödemeyi kabul edeceğini karşı tarafa ilettiğini, davacının tekneyi iade ettiğini, teknenin anahtar ve kartları arkadaşı ... aracılığı ile davalıya teslim ettiğini, davalı ... teknenin devrini davacıya sağlamadığını, edimini yerine getirmediğinden karşı tarafın edimini talep edemeyeceğini, çekin ciro sonucu hamili davalı ...

tarafından diğer davalı ...'da icra dosyasında borçlu olarak gösterilmesine karşın hakkında icra dosyası üzerinden hiç bir işlem yapılmayıp yalnızca davacı hakkında icra takip işlemleri gerçekleştirmesi kötü niyetli olduğunu gösterdiğini iddia ettiğini, davacı vekilince, dava dilekçesi ekinde sunulan 22.05.2018 tarihli davacı ... ve davalı ... tarafından imzalı sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığına dair bir beyanda bulunmadığını, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığının sabit olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmede ... isimli teknenin satışı konusunda tarafların anlaştıklarını, ödemenin 05.06.2018 tarihinde 20.000-TL nakit, 15.09.2018 tarihinde 50.000-TL bedelli çek, 15.10.2018 tarihinde 50.000-TL bedelli çek ile ödeneceği kararlaştırıldığını, çekler ödendiğinde teknenin devrinin yapılacağını, cayma bedeli olarak da 20.000-TL belirlendiğini, Tuzla Liman Başkanlığı yazısından dava konusu teknenin 13.02.2014 tarihinde davalı ...

tarafından alındığını, 25.03.2019 tarihinde ise ...'e satıldığı anlaşıldığını, davacının çekleri vaktinde ödeyemediğini, davalının ise teknenin kullanımı davacıya bıraktığını, davacıca ödemeler yapılamaması üzerine yine davacı tarafından dava konusu tekneyi davalı ...'ya teslim ettiğini ve caymaya ve feshe ilişkin davalıya Whatsapp mesajları gönderdiğini, davalının da tekneyi alması üzerine dava dışı üçüncü kişi ...'e sattığı anlaşılmakla, davacının sözleşmenin feshi ile sözleşmenin ortadan kalktığını, tarafların verdiklerini iade ile yükümlü olduklarını, davacının dava konusu tekneyi teslim ettiğini, davalı ...'nın da bu kapsamda teslim aldığı senetleri iade etmesi gerektiğini, bu kapsamda davacının davalı ...'ya karşı takip konusu çeklerden sorumlu olmadığı gerekçesiyle iki adet çek nedeniyle davacının, davalı ...'ya borçlu olmadığının tesbitine davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, temel ilişki kapsamındaki şahsi defiler cirantalara karşı ileri sürülemeyeceği, bunun istisnası kötü niyet ve ağır kusur olduğu, bu kapsamda davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ispatlanmadığından, davalı ...

yönünden davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili ... ve davalı ...'nın, davalıya ait olan ... isimli Tuzla ... No'lu Kütüğe bağlı 2010 Model ... No'lu teknenin alım-satımı hakkında kendi aralarında 22.05.2018 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, anlaşma gereğince 15.09.2018 tarihli ... ve ... seri numaralı 50.000-TL bedelli iki adet çek müvekkili tarafından lehtar olan davalı adına düzenlenip teslim edildiğini, kalan 20.000-TL satış bedelinin ise 05.06.2018 tarihinde nakit olarak ödenmesi hususunda taraflarca anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki anlaşmaya rağmen davalı ... tekne devrini müvekkiline yapmadığını, bu konuda müvekkilini oyaladığını, yaşadığı ekonomik sıkıntıları da göz önünde bulundurarak tekneyi almaktan vazgeçtiğini, cayma bedelini ödemeyi kabul edeceğini ve davalı ...'ya durumunu açıklayan mesajlar attığını, müvekkilinin tekneye ait anahtar ve kartları arkadaşı Hamit Yılmaz aracılığı ile davalıya teslim ettiğini, çekleri diğer davalı ...'a ciroladığını, İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... Esas, ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığını, ... aleyhine talep edilen kötü niyet tazminatının reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu, ... ve ... arasında bir anlaşma olduğu açıkça anlaşıldığını, ... ile ... arasında bir anlaşmanın bulunduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla davanın ... açısından da kabulü gerektiğini, davalı ... tarafından diğer davalı ...'da icra dosyasında borçlu olarak gösterilmesine karşın hakkında icra dosyası üzerinden hiç bir işlem yapılmamış yalnızca müvekkili hakkında icra takip işlemleri gerçekleştirilmiş ve yalnızca müvekkilinin alacaklarına haciz koyulduğunu, davalı ... varlıklı bir insan olup aktif olarak ticaretle iştigal ettiğini, amacı alacağını tahsil etmek olan alacaklı ...'un mal ve hizmet verdiği ama alacağını alamadığı borçlu ...'ya karşı hiç bir işlem yapmamasının tek izahı alacaklı ile borçlu ...

arasında harici bir anlaşma olduğu yani borcun gerçek borç olmadığı olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; mahkeme tarafından her ne kadar davacının müvekkiline dava konusu icra dosyaları kapsamında borcunun bulunmadığına karar verilmişse de müvekkili tarafından davacıya karşı açılmış herhangi bir icra takibi bulunmadığını, müvekkilinin de söz konusu icra dosyalarında borçlu sıfatına sahip olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olması, dava konusu kambiyo evrakı çekin bu ilişki nedeniyle verildiğini tek başına ispata yeterli olmadığını, yazılı evrakta, çekin ayrıntılarına (keşide yeri, vade, keşide tarihi) yer verilmesi gerektiğini ancak davacının dayandığı sözleşmede, davaya konu çeklerin iddia edilen ticari ilişki kapsamında keşide edildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, mahkeme tarafından dava konusu çeklerin tekne satış sözleşmesiyle ilişkilendirilmesi usule aykırılık teşkil ettiğini, davacının çek nedeniyle borcu devam ettiğini ve müvekkiline yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, eksik inceleme neticesinde hukuka aykırı bir şekilde müvekkili bakımından davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davalı ... tarafından icra takibine konu edilen iki adet çek ve icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.

22. 05.2018 tarihli Davacı ... ve Davalı ... tarafından imzalı sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığına dair bir beyanda bulunmadığı, taraflar arasında sözleşmenin imzalandığının sabit olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede ... isimli teknenin satışı konusunda tarafların anlaştıkları, ödemenin 05.06.2018 tarihinde 20.000-TL nakit, 15.09.2018 tarihinde 50.000-TL bedelli çek, 15.10.2018 tarihinde 50.000-TL bedelli çek ile ödeneceği kararlaştırıldığı, çekler ödendiğinde teknenin devrinin yapılacağı, cayma bedeli olarak da 20.000-TL belirlendiği, Tuzla Liman Başkanlığı yazısından dava konusu teknenin 13.02.2014 tarihinde davalı ... tarafından alındığı, 25.03.2019 tarihinde ise ...'e satıldığı anlaşıldığını, davacının çekleri vaktinde ödeyemediği, davalının ise teknenin kullanımı davacıya bıraktığı, davacıca ödemeler yapılamaması üzerine yine davacı tarafından dava konusu tekneyi davalı ...'ya teslim ettiği ve caymaya ve feshe ilişkin davalıya Whatsapp mesajları gönderdiği, davalının da tekneyi Davalı vekili müvekkilinin davacı hakkında takip başlatmadığını müvekkili aleyhine icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verildiğini ileri sürmekte ise de mahkemenin hüküm fıkrası "...

Bankası, Pendik Şubesine ait, ... seri numaralı, 50.000-TL bedelli, 15.09.2018 keşide tarihli, Keşidecisi ..., Lehtarı ..., Hamili ... olan ve yine ... Bankası, Pendik Şubesine ait, ... seri numaralı, 50.000-TL bedelli, 15.10.2018 keşide tarihli, Keşidecisi ..., Lehtarı ..., Hamili ... olan çekler kapsamında,Davacının Davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine"ilişkindir. Menfi tesbit davası hamil ve cirantalara karşı açılabilir. "Mahkemece,talep ve davaya konu bonoda takip alacaklısı davalının bonoyu ciro yoluyla elinde bulunduran yetkili hamil olduğu, davacı keşidecinin ödeme def'ini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerektiği, takip alacaklısı olmayan davalı....'e husumet düşmediği gerekçeleriyle davalı FÖ yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile;

davalı BA yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı BA tarafından takibe konulan 22.09.2008 vadeli 7.500-TL bedelli senede karşı menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davası kambiyo senedine karşı açıldığına göre keşideci senedi takibe koyan hamil ve cirantalara karşı bu davayı açabilir. Bu itibarla davalı FÖ senet lehtarı olup husumet yöneltilmesinde usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece, bu yön gözetilmeden davalı FÖ hakkındaki davanın husumet yönünden reddi isabetsizdir. Mahkemece davacının, davalı FÖ'e yönelik iddiası ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek bu davalıya borçlu bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra borçlu olmadığı sonucuna varılırsa diğer davalı BA'nın senedi ciro yoluyla devralırken bile bile borçlunun zararına hareket edip etmediği konusunda toplanan deliler üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken" denilmiştir.(Yargıtay kapatılan 19 HD nin2011/1423-11961 esas /karar sayılı 05.10.2011 tarihli ilamı ) Somut olayda da;

davalı ... çek lehdarı ve ciranta olduğu çeklerin tekne satış sözleşmesi kapsamında verildiği çek bedelleri ve keşide tarihlerinin sözleşme ile uyumlu olduğu, tarafların sözleşmeden döndükleri davacının tekneyi iade ettiği anlaşılmakta ise de davalının çekleri iade etmeyerek ciro ettiği,çeklerin bedelsiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacı çekler nedeniyle davalıya borçlu olmayıp davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, davalı ... hamil olmadığından davacı yararına kötüniyet tazminatına da hükmedilemez, aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’îdir. Bedelsizlik bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.

Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Davacı, icra takibinde lehdar davalı hakkında hiç bir işlem yapılmadığını, alacaklının çek lehdarından alacağını kolaylıkla tahsil edebileceği halde hiç bir işlem yapılmamasının muvazayı gösterdiğini ileri sürsede sırf bu nedenle hamilin çekleri iktisap ederken kendi zararına devir aldığının ispatlandığı kabul edilemeyeceğinden hamil davalı hakkında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı ... vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.831-TL istinaf karar harcından 1.707,75‬-TL peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 5.123,25‬-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10998 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.