6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka tescilinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme FSHHM'dir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/982 E. 2025/1178 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Marka Hakkına Tecavüz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: sınır-aday → 16/44 (SMK) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir davada TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayanılmış olsa bile, taraflarca ileri sürülen maddi vakıanın niteliği tescilli markaya izinsiz kullanım/tecavüz teşkil ediyorsa, hukuki nitelendirme ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime ait olduğundan, bu vakıa Sınai Mülkiyet Kanunu'nun marka hakkına tecavüze ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir; bu durumda görevli mahkeme ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'dir ve mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan bu husus BAM tarafından re'sen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkemenin tespiti (Asliye Ticaret Mahkemesi mi, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi mi) → kabul

Gerekçe: Davacının dayandığı maddi vakıa, tescilli markasına ilişkin olarak davalının internet sitesinde yer alan beyanlarının markaya haksız kullanım/tecavüz oluşturduğu iddiasıdır. HMK 33. maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime aittir; HMK 119. maddesi uyarınca dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınır. Davacı dava dilekçesinde TTK'nın haksız rekabet hükümlerine dayanmış olsa da, maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir; davacıya ait tescilli markaya izinsiz kullanım iddiası, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinin (1)(c) bendi ve 29. maddesinin (1)(a) bendi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil edebilecek nitelikte olup, bu kapsamda hangi kanun maddesine göre koruma sağlanacağının tespiti görevli mahkemece yapılacaktır. Dava dilekçesinde sadece TTK hükümlerine dayanılmış olması, kararı veren mahkemeyi (Asliye Ticaret Mahkemesi) görevli kılmaz. Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece re'sen incelenmesi gerekir. Dayanılan maddi vakıa Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve 29. maddeleri kapsamında kaldığından, ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davacının TTK haksız rekabet hükümlerine dayanmış olmasının, maddi vakıanın niteliği marka hakkına tecavüz teşkil ediyorsa görevli mahkemeyi (Asliye Ticaret Mahkemesi) belirlemeyeceği; hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğu ve görevin re'sen gözetileceği yönünden bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tescilli markaya izinsiz kullanım/tecavüz iddiasına dayanan davalarda, davacının TTK haksız rekabet hükümlerine dayanmış olması mahkemeyi görevli kılmaz; maddi vakıanın Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. ve 29. maddeleri kapsamında kalması halinde görevli mahkeme ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'dir.
Dava şartı
görev (HMK 114/1-c)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet marka hakkına tecavüz hukuki tavsif (niteleme) görev (dava şartı) ihtisas mahkemesi re'sen inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 33HMK 119HMK 114/1-cHMK 115/2HMK 355HMK 353(1)a-3HMK 20HMK 362(1)-g · 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) — 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 76769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 7-(1)c6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 296769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 29(1)a6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 55/1a-2TTK 54/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/982

KARAR NO 2025/1178

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/04/2025

NUMARASI 2021/664 Esas - 2025/329 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 20/10/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının ... ibareli markası ile Üsküdar/İstanbul adresinde 2019 yılından beri hizmet verdiğini, davalının ise yaklaşık 3 ay süreyle davacının yanında sigortalı olarak çalıştığını, daha sonra www...net internet adresinde kendisini ... ... marka ve hikayesini oluşturan kişi ve firmanın kurucu ortağı olarak tanıttığını, oysa davalının kurucu ortağı olacak bir limited veya anonim şirket bulunmadığını, davacının yanlış ve yanıltıcı bilgiler vermesi sebebiyle davanın açıldığını belirterek, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin yasaklanmasına, davalının yazılı ve görsel mecralardaki ... ibaresine ve “kurucu ortakları arasında yer aldım” benzeri ibarelerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalının mayalar ve geleneksel ekmek teknikleri üzerine uzun yıllardır çalıştığı, gastronomi ve aşçılık bölümü üniversite öğrencilerine eğitimler ve dersler verdiği, basılmış kitabı ve yakında yayımlanacak kitabı olduğu,dava dilekçesinde mutfakta çalışan gibi profil çizilmesinin doğru olmadığı, ... markası yönünden ise davalının davacı ve eşi ile 2018 yılında tanıştığı, davalının çalıştığı ...’nden un tedarik ederken orada çalışan davalı ile ... ile ilişkisinin olumlu ilerlediği, sonra 2018 yılında davacı ve eşi ...’nden ayrılarak davalı ile birlikte bir projeye girdikleri, yeni oluşumda davalının oluşturduğu ... markası ve danışmanlığı ile davacının eşinin sermayesinin birleştirildiği, ileride limited şirkete dönüşecek beklentisiyle şahıs şirketi olarak kurulduğu, davalı işletmelere ekipmandan reçeteye kadar danışmanlık verdiği için yeni işletmenin onun emeğiyle kurulduğu, tam olarak 14.11.2018 tarihinde ...

Yönetim adı altında platform oluşturulduğu, yazışmalardan davalının ortaklığının benimsendiğinin görüleceği, davacının ve eşinin sosyal medya hesaplarında davalının ... kurucu ortağı ve şefi olarak paylaşımlar yapıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin 2019 yılında sona ermesi kararlaştırıldıktan sonra ise davalının sermaye olarak koyduğu markayı işletmeye devir için marka başvurusu yaparak ardından Marka Başvuru Hakkı Devir Sözleşmesi'ni tanzim ettiği, taraflar arası ilişkinin kesilmesi ile birlikte 19.08.2020 tarihinde ...'nin internet sitesinde duyurular bölümü açılmış ve bu bölümde davalı ...’ün ... ile bir bağlantısının olmadığının duyurulduğu, buna karşı e-posta gönderildiği, cevap alınamadığı, nihayet noterden gönderilen ihtara gerçek dışı cevaplar verildiği, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olarak nitelenmesinin doğru olmadığı ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı vekili tarafından 08/10/2024 tarihli duruşma ıslah için süre talep edildiği, davacıya 1 haftalık kesin süre verildiği ve sürenin 15/10/2024 tarihinde bittiği, davacı vekili tarafından 16/10/2024 tarihinde eski hale talebi içeren ıslah dilekçesi sunularak "6102 Sayılı kanunun 55/1a-2 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ve özellikle sosyal medya ve davalı yana ait internet sitesinde yer alan ... ibaresinin ve kurucu ortakları arasında yer aldım ifadesinin kaldırılmasına, 3-6769 sayılı kanunun 7. ve 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzün 6769 sayılı kanunun 149. maddesi uyarınca tespitine, 4-marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı yanın internet sitesi ve sosyal medyadaki kullanımlarının yine 6769 sayılı kanunun 149.

maddesi uyarınca tecavüz fillerinin durdurulmasına," taleplerinde bulunduğunu, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalının ... markasının kurucularından olduğuna dair beyanlarının “gerçek dışı”, “yanıltıcı” veya “dürüstlük kurallarına aykırı” bir yönü bulunmadığı, TTK'nın 55.’maddede sayılan haksız rekabet tiplerine ve TTK nın.54/2’maddede yer alan genel haksız rekabet tanımına uyan bir haksız rekabet halinin tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemeye sunulan ıslah dilekçesinde ve dava dilekçesinin sonuç bölümünde her ne kadar haksız rekabetin tespiti talep edilmişse de ayrıca davalının internet sitesinde yer alan kullanımlarının kaldırılması talep edildiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yer alan 3. başlıkta belirtilen ''... davacıya ait “...” markasının davalı tarafça kullanılmasının, web sayfası ve diğer ortamlarda bundan bahsedilmesinin yasaklanabileceğine'' (TTK.m.56/1 a-b) ifadeden hareketle işbu durum hakkında davacı lehine karar verilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi ile ''...marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı yanın internet sitesi ve sosyal medyadaki kullanımlarının yine 6769 sayılı kanunun 149.

maddesi uyarınca tecavüz fillerinin durdurulmasına,'' talep edilmiş ancak bilirkişi bu yönde bir araştırma yapmadan doğrudan haksız rekabete odaklandığını,Sınai Mülkiyet Kanunun açısından talep edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması hususlarında mahkemenin dosyayı görevsizlik ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine göndermesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde ileri sürülen hususlar aynı zamanda marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması olduğundan eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı adına tescilli bulunan ... markasının davalıya ait internet sitesinde davalının markanın kurucusu olduğuna ilişkin beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve yapılan paylaşımların kaldırılması isteklerine ilişkindir. Davacı dilekçesinde " davalının ... markasına ilişkin beyanlarının 6102 Sayılı kanunun 55/1a-2 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine,Haksız rekabet teşkil eden eylemlerin ve özellikle sosyal medya ve davalı yana ait internet sitesinde yer alan ... ibaresinin ve "kurucu ortakları arasında yer aldım ifadesinin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. "... " markasının davacı adına tescilli olduğu ve marka ile ilgili olarak davalının internet sitesinde beyanda bulunduğu hususu sabittir.HMK'nın 33.

maddesi gereğince hukuki tavsif (niteleme) ve uygulanacak kanun maddesinin tespiti hâkime aittir. Ayrıca HMK'nın 119. maddesinde dava sebebi olarak hukuki sebepler değil maddi vakıalar esas alınmıştır. Davacının dayandığı maddi vakıalar davacıya ait tescilli marka hakkında davalıya ait web sitesinde yazılan davacı tarafça asılsız olduğu ileri sürülen beyanlarıdır. Islah dilekçesinde de ayrı bir vakıaya dayanılmamış,davalının beyanlarının ... markasına haksız rekabet teşkil ettiği ve davalının beyanlarının siteden kaldırılması talep edilmektedir. Sınai Mülkiyet Kanunun "Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları"başlıklı 7- (1) c) maddenin "Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması" hükmünü haiz olup,"Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı 29 maddesi (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak"şeklinde düzenlenmiştir.

Mahkemenin görevi kamu düzeniyle ilgili olup, HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olduğundan mahkemece resen incelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafça dava dilekçesinde TTKnın haksız rekabet hükümlerine dayanılmışsa da, maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki değerlendirme ise mahkemeye ait olmakla, davacıya ait tescilli markaya izinsiz olarak, davalı tarafa ait internet sitesinde yer verildiği ileri sürüldüğü ,tescilli markaya haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülmekle,tescilli markaya tecavüz halinde hangi kanun maddesine göre koruma sağlanacağı görevli mahkemece tesbit edileceğinden dava dilekçesinde sadece TTK hükümlerine dayanılması kararı veren mahkemeyi görevli kılmayacaktır.Mahkemece dayanılan maddi vakıanın Sınai Mülkiyet Kanunun 7 ve 29 madde kapsamında kaldığı ve ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeden, HMK 355.

madde gereğince resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne , kararın kaldırılmasına, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın yasal süre içinde talep olması halinde görevli bulunan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 Tarih 2021/664 Esas - 2025/329 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın, 6100 sayılı HMK nın 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına" Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın talep halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/07/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10997 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.