6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limit bölerek provizyondan kaçınma haklı fesih sebebidir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6270 E. 2024/7749 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Üye iş yerinde kısa bir zaman diliminde, limit bölme yoluyla provizyon alımından kaçınılarak hayatın olağan akışına uygun düşmeyen sayıda şüpheli işlem yapılması, pos cihazının amaca aykırı kullanımı olup bankaya sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı verir. Bu durumun Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirilmesi Bankalar Birliğinin Tanzim Kararından doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmesi olduğundan, bildirim hukuka aykırı sayılmaz ve bu bildirimden doğduğu ileri sürülen zarardan banka sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Üye iş yeri sözleşmesinin banka tarafından haklı nedenle feshi → ret

İddia: Davacı, belirtilen tarihte yapılan işlemlerin gerçek satış işlemleri olduğunu, sözleşmenin 6 ncı maddesine aykırı davranmadığını, kart hamillerinin harcamalara itiraz etmediğini ve hiçbir chargeback talebinin bulunmadığını, işlemlerin bakiye yetersizliğinden kaynaklandığını, ayrıca yaptırımın ölçülülüğünün denetlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında pos cihazı tahsis ve kullanımını da içeren üye iş yeri sözleşmesi akdedilmiştir. Bir saat kırk beş dakikalık zaman diliminde gerçekleşen 79 adet işlemin yalnız 22 adedi onaylanmış, 9 adet işlemde kart/pos/hesap sorunu nedeniyle işlem yapılamamış, 57 adet işlem onaylanmamış; limit bölme işlemi yapılarak provizyon alımından kaçınılmıştır. Davacı bankaya verdiği müracaat dilekçesinde işlemlerin bölünerek yapıldığını kabul etmiştir. Bu şekilde limit altında kalmak kaydıyla kısa zaman diliminde hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek sayıda şüpheli işlem yapılmış ve tahsis edilen pos cihazı amacına aykırı kullanılmıştır; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca bankanın haklı nedenle fesih hakkı doğmuştur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Ortak veri tabanına (fraud kaydı) yapılan bildirimin hukuka aykırılığı → ret

İddia: Davacı, fraud sistemine eklenmesi nedeniyle bankalar nezdinde sahtecilik yapan bir firma gibi değerlendirildiğini, hiçbir bankadan pos cihazı alamadığını ve ticari itibarının haksız olarak zedelendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Türkiye Bankalar Birliğince bu konuda yayımlanan Tanzim Kararı gereğince banka, tespit ettiği durumu derhal Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirmekle yükümlüdür; yükümlülük gereği yapılan bu bildirimin hukuka aykırılığından söz edilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Limit bölme yoluyla provizyondan kaçınmanın haklı fesih sebebi oluşturduğu ve Bankalar Birliği Tanzim Kararı gereği yapılan ortak veri tabanı bildiriminin hukuka aykırı sayılamayacağı yönündeki istinaf çözümü Yargıtay'ca onanmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye iş yeri sözleşmesi haklı nedenle fesih provizyon limit bölme şüpheli işlem chargeback (ters ibraz) fraud kaydı muarazanın giderilmesi

Atıf yapılan mevzuat: 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu — 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 325464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 33

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10303 E. 2012/16382 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4607 E. 2010/10734 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/6270 E.  ,  2024/7749 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/300 Esas, 2023/1482 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/13 E., 2022/656 K.

Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yetkilisi olduğu işletmede kullanılmak üzere pos cihazı için davalı banka ile 22.10.2014'te Üye İş Yeri Sözleşmesi akdettiğini, 1891016022 nolu pos cihazının davacının kullanımına sunulduğunu, davacı üye iş yeri sözleşmesi kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmekle 2 yıl boyunca yoğun bir işlem hacmi ile sorunsuz şekilde üyeliğini devam ettirdiğini, buna karşın 22.06.2016'da yapılan işlemlerden bahisle üye iş yeri sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı bankaya yapılan itiraz üzerine 22.06.2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve onaylı 22 adet işlemin kullanımı ile ilgili sözleşmenin 6. maddesine aykırılık olduğunun belirtildiğini, davacının sözleşmeye aykırı hiç bir işleminin bulunmadığını, belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek satış işlemleri olduğunu, davalı bankaca farazi olarak ve hiç bir araştırma ve bildirim yapılmadan davacının madde hükümlerine aykırı davrandığı yönündeki tespiti nedeniyle davacının ağır zararlara uğradığını, davacının söz konusu haksız işlem ve Fraud sistemindeki sicil kaydı nedeniyle müşteri ve itibar kaybının sabit olduğunu, yapılan işlemlerde bakiye yetersizliği söz konusu olduğunu, müşteri talebi doğrultusunda yapılan bu işlemlerin hiçbirinin Fraud işlemi teşkil etmediğini belirterek davacının bankacılık Fraud listesine alınma tahdidinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı tarihte 80 kez yurt dışı kartı ödemesi gerçekleşmesi veya başarısız işlem yapılmasının sahtecilik şüphesinin haklılığını gösterdiğini, davalı bankanın üye iş yerinde şüpheli işlemler gerçekleşmesiyle oluşan bir borçtan sorumlu tutulabileceğinden kendisini korumak amacıyla üye iş yeri sözleşmesini feshederek diğer bankalara bildirim yapıldığını, chargeback durumunda sorumluluğun sahteciliği yapanların üzerinde kalmadığını, çoğu zaman hizmet sağlayıcısı olan bankaların üzerinde bırakıldığını, davaya konu işlemin sebebinin uluslararası bankacılık uygulamalarında 'ters ibraz' adı verilen işleyişle ilgili olduğunu, davalının uluslararası kabul gören tüm güvenlik önlemlerini aldığından olası sahtecilik işlemlerini sistemsel olarak tespit edebildiğini, uluslararası kart kurallarında şifresiz işlemlerin kural hatalarına neden olduğunu ve chargeback riski yarattığını, davacının tacir olduğunu, kredi kartı ile şifresiz satış yapmaması ve işlem güvenliği konusunda dikkatli ve özenli olması gerektiğini, davalı bankanın iddia edilen zarardan sorumlu olması için gerekli olan illiyet bağının davacının ağır kusuru neticesine kesildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pos cihazı ile 22.06.2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve 22 işlemin onayladığı, aynı tarihte kısa bir aralıkta çok sayıda yurt dışı işlemlerin yapılmasının hayatın normal akışına uygun olmadığı, işlemlerin şifresiz yapılması ve daha sonra kart hamillerinden onaya yönelik herhangi bir yazışma olmaması dolayısıyla yapılan işlemlerin şüpheli hale geldiği, bu nedenle davalı bankanın söz konusu işlemleri sahte / şüpheli işlem olarak kabul etmesi ve taraflar arasındaki sözleşme maddeleri kapsamında bloke işlemi uygulamasında sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine aykırı bir durum olmadığı, üye iş yeri sözleşmesinin 6.

maddesi gereğince üye iş yerinin bünyesindeki ödeme noktalarında, kart kabul ederken, her bir alışveriş için limiti aşan işlemlerde işlem anında bankanın provizyon servisinden provizyon almak zorunda olduğu, aksi halde 3. kişilerin ihmal ve sorumluluğu bulunan işlemler nedeniyle bankanın yapacağı ödemelerden kendisinin sorumlu olduğu, davacı üye iş yerinde davalı bankaca kurulu olan pos cihazında 22.06.2016'da birden fazla şüpheli işlemin yapıldığının tespit edildiği, davacının limit bölme işlemi yaparak provizyon alımından kaçındığı hususu birlikte değerlendirildiğinde davalı bankaca taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak yapılan fesih işlemi ile davacı bankaca fesih nedenine ilişkin bankaların ortak veri tabanına yapılan kayıttan dolayı davacının zararından davalı bankanın sorumlu olmadığı anlaşılmak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından bankaca belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek işlem olduğunu, davacının sözleşmenin 6. maddesine aykırı bir davranışının bulunmadığını, kart hamillerinin harcamalara itiraz etmediğini ve hiç bir chargeback talebi bulunmadığını, buna rağmen davacının fraud sistemine eklendiğini, bunun sonucunda davacının bankalar nezdinde sahtecilik yapan bir firmaymış gibi olumsuz olarak değerlendirilmesine yol açıldığını ve davacının hiç bir banka ile çalışamadığını, yıllık 10 milyon TL cirosu bulunan davacının ticari itibarının haksız olarak zedelendiğini, müvekkilinin yıllardır hiç bir bankadan pos cihazı alamadığını, 22.06.2016 tarihli işlemlerden 4 tanesi için kayıp kart bildiriminde bulunulduğunu ve bu durumun bankaya bildirildiğini, bunun dışında yapılan işlemlerde ise bakiye yetersizliği söz konusu olması nedeniyle Fraud işlemi teşkil etmediğini, bahsi geçen işlem tutarlarının, işletmedeki toplam cirodaki oranına bakılmasının ve yaptırımın ölçülülüğünün tespitinin gerektiğini beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı banka arasında pos cihazı tahsis ve kullanımını da içeren 22.10.2014 tarihli üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, 22/06/2016 tarihinde 21:05 ila 22:50 saatleri arasında 1 saat 45 dakikalık zaman diliminde gerçekleşen 79 adet işlemin sadece 22 adetinin onaylandığı, 9 adet işlemle ilgili kart/pos/hesap sorunu nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığı, 57 adet işlemin ise onaylanmadığı, limit bölme işlemi yapılarak provizyon alımından kaçınıldığı, davalının sözleşmeyi fesihte ve ortak veri tabanına yapılan bildirimde haklı olduğu, davalı tarafından davacıya tahsis edilen pos cihazının amacına aykırı olarak kullanıldığı, davacının bankaya müracaat dilekçesinde de işlemlerinin bölünerek yapıldığını kabul ettiği, bu şekilde limit altı kalmak kaydıyla kısa zaman diliminde çok sayıda hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek şekilde şüpheli işlemler yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalı bankanın haklı nedenle fesih hakkının doğduğu, bu nedenle davalının fesih işleminin haklı nedene dayandığı sonucuna varıldığı, Türkiye Bankalar Birliğince bu konuda yayımlanan Tanzim Kararı gereğince davalı bankanın, bu durumu derhal Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirme yükümlülüğü altında olduğu, bu nedenle söz konusu bildirimin hukuka aykırılığından söz edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, yoğun işlem hacminin göz önüne alınmadığını, bankanın zarara uğrayıp uğramadığının değerlendirilmediğini, bunların tespit edilmeden fraud sistemine kayıt işleminin yapıldığını, kart sahiplerinin hiçbir şikayet ve ihbarlarının olmadığını, davacının itibarının zedelendiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesinin davalı banka tarafından tek taraflı feshedilerek davacının yetkilisi olduğu şirketin fraud sistemine eklenmesi işleminin iptal edilerek listeden silinmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 200 üncü maddesi.

2. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 32inci maddesi, 33üncü maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1098192900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/300 E. 2023/1482 K.

Pos cihazının amacına aykırı kullanımı nedeniyle sözleşme feshi ve bildirim

Gerekçe özeti

Üye işyeri sözleşmesi kapsamında tahsis edilen pos cihazı ile kısa bir zaman diliminde, provizyon limitini aşmamak amacıyla işlemlerin bölünerek gerçekleştirildiğinin ve hayatın olağan akışına uygun düşmeyen şüpheli işlemler yapıldığının tespiti halinde, bankanın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi haklı nedene dayanır; bu durumun ilgili düzenleme gereği bankalararası kart merkezine bildirilmesi de bankanın yasal yükümlülüğü olduğundan hukuka aykırılık oluşturmaz.

Emsal değeri

Üye işyerinin pos cihazı ile kısa süre içinde limit bölme suretiyle çok sayıda şüpheli işlem yapmasının, bankanın üye işyeri sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkını doğurduğu ve bu durumun bankalararası bildirim yükümlülüğü kapsamında ilgili kuruma bildirilmesinin hukuka aykırı olmadığı yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: üye işyeri sözleşmesi haklı nedenle fesih provizyon limiti limit bölme (splitting) şüpheli işlem/Fraud bildirimi chargeback bankalararası kart merkezi bildirimi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/300

KARAR NO 2023/1482

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/11/2022

DAVA

Tespit

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu işletmede kullanılmak üzere pos cihazı için davalı banka ile 22.10.2014'te Üye İş Yeri Sözleşmesi akdettiğini, ... nolu pos cihazının müvekkilinin kullanımına sunulduğunu, müvekkili üye iş yeri sözleşmesi kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmekle 2 yıl boyunca yoğun bir işlem hacmi ile sorunsuz şekilde üyeliğini devam ettirdiğini, buna karşın 22.06.2016'da yapılan işlemlerden bahisle müvekkilinin 22.10.2014 tarihli üye iş yeri sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı bankaya yapılan itiraz üzerine 22.06.2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve onaylı 22 adet işlemin kullanımı ile ilgili sözleşmenin 6. maddesine aykırılık olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı hiç bir işleminin bulunmadığını, belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek satış işlemleri olduğunu, davalı bankaca farazi olarak ve hiç bir araştırma ve bildirim yapılmadan müvekkilinin madde hükümlerine aykırı davrandığı yönündeki tespiti nedeniyle müvekkilinin ağır zararlara uğradığını, müvekkilinin söz konusu haksız işlem ve Fraud sistemindeki sicil kaydı nedeniyle müşteri ve itibar kaybının sabit olduğunu, yapılan işlemlerde bakiye yetersizliği söz konusu olduğunu, müşteri talebi doğrultusunda yapılan bu işlemlerin hiçbirinin Fraud işlemi teşkil etmediğini belirterek müvekkilinin müvekkilinin bankacılık Fraud listesine alınma tahdidinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, aynı tarihte 80 kez yurt dışı kartı ödemesi gerçekleşmesi veya başarısız işlem yapılmasının sahtecilik şüphesinin haklılığını gösterdiğini, müvekkili bankanın üye iş yerinde şüpheli işlemler gerçekleşmesiyle oluşan bir borçtan sorumlu tutulabileceğinden kendisini korumak amacıyla üye iş yeri sözleşmesini feshederek diğer bankalara bildirim yapıldığını, chargeback durumunda sorumluluğun sahteciliği yapanların üzerinde kalmadığını, çoğu zaman hizmet sağlayıcısı olan bankaların üzerinde bırakıldığını, davaya konu işlemin sebebinin uluslararası bankacılık uygulamalarında 'ters ibraz' adı verilen işleyişle ilgili olduğunu, müvekkilinin uluslararası kabul gören tüm güvenlik önlemlerini aldığından olası sahtecilik işlemlerini sistemsel olarak tespit edebildiğini, uluslararası kart kurallarında şifresiz işlemlerin kural hatalarına neden olduğunu ve chargeback riski yarattığını, davacının tacir olduğunu, kredi kartı ile şifresiz satış yapmaması ve işlem güvenliği konusunda dikkatli ve özenli olması gerektiğini, müvekkilinin iddia edilen zarardan sorumlu olması için gerekli olan illiyet bağının davacının ağır kusuru neticesine kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında 22/10/2014 tarihli üye iş yeri sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme kapsamında ... işletmesinde kullanılmak üzere ... nolu pos cihazı teslim edildiği, pos cihazı ile 22/06/2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve 22 işlemin onayladığı, aynı tarihte kısa bir aralıkta çok sayıda yurt dışı işlemlerin yapılmasının hayatın normal akışına uygun olmadığı, işlemlerin şifresiz yapılması ve daha sonra kart hamillerinden onaya yönelik herhangi bir yazışma olmaması dolayısıyla yapılan işlemlerin şüpheli hale geldiği, bu nedenle davalı bankanın söz konusu işlemleri sahte/ şüpheli işlem olarak kabul etmesi ve taraflar arasındaki sözleşme maddeleri kapsamında bloke işlemi uygulamasında sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine aykırı bir durum olmadığı, yine üye iş yeri sözleşmesinin 6.

maddesi gereğince üye iş yerinin bünyesindeki ödeme noktalarında, kart kabul ederken, her bir alışveriş için limiti aşan işlemlerde işlem anında bankanın provizyon servisinden provizyon almak zorunda olduğu, aksi halde 3. kişilerin ihmal ve sorumluluğu bulunan işlemler nedeniyle bankanın yapacağı ödemelerden kendisinin sorumlu olduğu, davacı üye iş yerinde davalı bankaca kurulu olan pos cihazında 22.06.2016'da birden fazla şüpheli işlemin yapıldığının tespit edildiği, davacının kart müşterisinin yabancı olması ve ülkesinde sorun yaşamaması adına işlemlerin bölünerek yapıldığı, ancak daha sonra kendi bankasından harcama itirazında bulunduğu yönündeki beyanı ile sabit olduğu üzere davacının limit bölme işlemi yaparak provizyon alımından kaçındığı hususu birlikte değerlendirildiğinde davalı bankaca taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak yapılan fesih işlemi ile davacı bankaca fesih nedenine ilişkin bankaların ortak veri tabanına yapılan kayıttan dolayı davacının zararından davalı bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından bankaca belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek işlem olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin 6. maddesine aykırı bir davranışının bulunmadığını, kart hamillerinin harcamalara itiraz etmediğini ve hiç bir chargeback talebi bulunmadığını, buna rağmen müvekkilinin Fraud sistemine eklendiğini, bunun sonucunda müvekkilinin bankalar nezdinde sahtecilik yapan bir firmaymış gibi olumsuz olarak değerlendirilmesine yol açıldığını ve müvekkilinin hiç bir banka ile çalışamadığını, yıllık 10 milyon TL cirosu bulunan müvekkilinin ticari itibarının haksız olarak zedelendiğini, müvekkilinin yıllardır hiç bir bankadan pos cihazı alamadığını, 22/06/2016 tarihli işlemlerden 4 tanesi için kayıp kart bildiriminde bulunulduğunu ve bu durumun bankaya bildirildiğini, bunun dışında yapılan işlemlerde ise bakiye yetersizliği söz konusu olması nedeniyle Fraud işlemi teşkil etmediğini, bahsi geçen işlem tutarlarının, işletmedeki toplam cirodaki oranına bakılmasının ve yaptırımın ölçülülüğünün tespitinin gerektiğini, bilirkişi raporunun yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı banka tarafından davacıya tahsis edilen pos cihazının amacına aykırı kullanılarak şüpheli işlem yapıldığının tespiti gerekçesiyle, üye işyeri sözleşmesinin feshi sonucunda, davalı banka tarafından yapılan bildirimin kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile davalı banka arasında pos cihazı tahsis ve kullanımını da içeren 22/10/2014 tarihli üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, 22/06/2016 tarihinde yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesinin yapılması ve işlemlerin şüpheli bulunması nedeniyle sözleşmenin davalı banka tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmenin 6. maddesinde üye iş yerinin provizyon limitini aşmamak amacıyla aynı satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, üye iş yerinin aynı iş yerinde yaptığı tüm mal ve hizmet alımları için tek bir satış belgesi düzenlemesinin esas olduğu, aynı kartla aynı gün veya aynı yerde kısa aralıklarla birden fazla satış yapılmış gibi gösterilerek onay konu alınamayacağı hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 22/06/2016 tarihinde 21:05 ila 22:50 saatleri arasında 1 saat 45 dakikalık zaman diliminde gerçekleşen 79 adet işlemin sadece 22 adetinin onaylandığı, 9 adet işlemle ilgili kart/pos/hesap sorunu nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığı, 57 adet işlemin ise onaylanmadığı, limit bölme işlemi yapılarak provizyon alımından kaçınıldığı, davalının sözleşmeyi fesihte ve ortak veri tabanına yapılan bildirimde haklı olduğu belirtilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda davalı tarafından davacıya tahsis edilen pos cihazının amacına aykırı olarak kullanıldığı, davacının bankaya müracaat dilekçesinde de işlemlerinin bölünerek yapıldığını kabul ettiği, bu şekilde limit altı kalmak kaydıyla kısa zaman diliminde çok sayıda hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek şekilde şüpheli işlemler yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalı bankanın haklı nedenle fesih hakkının doğduğu, bu nedenle davalının fesih işleminin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.

Türkiye Bankalar Birliğince bu konuda yayımlanan Tanzim Kararı gereğince davalı banka, bu durumu derhal Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirme yükümlülüğü altında olup, bu nedenle söz konusu bildirimin hukuka aykırılığından söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/10/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.