Limit bölerek provizyondan kaçınma haklı fesih sebebidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6270 E. 2024/7749 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Üye iş yerinde kısa bir zaman diliminde, limit bölme yoluyla provizyon alımından kaçınılarak hayatın olağan akışına uygun düşmeyen sayıda şüpheli işlem yapılması, pos cihazının amaca aykırı kullanımı olup bankaya sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı verir. Bu durumun Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirilmesi Bankalar Birliğinin Tanzim Kararından doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmesi olduğundan, bildirim hukuka aykırı sayılmaz ve bu bildirimden doğduğu ileri sürülen zarardan banka sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Üye iş yeri sözleşmesinin banka tarafından haklı nedenle feshi → ret
İddia: Davacı, belirtilen tarihte yapılan işlemlerin gerçek satış işlemleri olduğunu, sözleşmenin 6 ncı maddesine aykırı davranmadığını, kart hamillerinin harcamalara itiraz etmediğini ve hiçbir chargeback talebinin bulunmadığını, işlemlerin bakiye yetersizliğinden kaynaklandığını, ayrıca yaptırımın ölçülülüğünün denetlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında pos cihazı tahsis ve kullanımını da içeren üye iş yeri sözleşmesi akdedilmiştir. Bir saat kırk beş dakikalık zaman diliminde gerçekleşen 79 adet işlemin yalnız 22 adedi onaylanmış, 9 adet işlemde kart/pos/hesap sorunu nedeniyle işlem yapılamamış, 57 adet işlem onaylanmamış; limit bölme işlemi yapılarak provizyon alımından kaçınılmıştır. Davacı bankaya verdiği müracaat dilekçesinde işlemlerin bölünerek yapıldığını kabul etmiştir. Bu şekilde limit altında kalmak kaydıyla kısa zaman diliminde hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek sayıda şüpheli işlem yapılmış ve tahsis edilen pos cihazı amacına aykırı kullanılmıştır; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca bankanın haklı nedenle fesih hakkı doğmuştur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Ortak veri tabanına (fraud kaydı) yapılan bildirimin hukuka aykırılığı → ret
İddia: Davacı, fraud sistemine eklenmesi nedeniyle bankalar nezdinde sahtecilik yapan bir firma gibi değerlendirildiğini, hiçbir bankadan pos cihazı alamadığını ve ticari itibarının haksız olarak zedelendiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Türkiye Bankalar Birliğince bu konuda yayımlanan Tanzim Kararı gereğince banka, tespit ettiği durumu derhal Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirmekle yükümlüdür; yükümlülük gereği yapılan bu bildirimin hukuka aykırılığından söz edilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Limit bölme yoluyla provizyondan kaçınmanın haklı fesih sebebi oluşturduğu ve Bankalar Birliği Tanzim Kararı gereği yapılan ortak veri tabanı bildiriminin hukuka aykırı sayılamayacağı yönündeki istinaf çözümü Yargıtay'ca onanmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye iş yeri sözleşmesi↗ haklı nedenle fesih↗ provizyon↗ limit bölme↗ şüpheli işlem↗ chargeback (ters ibraz)↗ fraud kaydı↗ muarazanın giderilmesi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · el koyma · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · el koyma · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10303 E. 2012/16382 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · pos cihazı · yasal faiz
Benzer bu kararda… enen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü davacı tarafından yapılan satış karşılığında satış bedelinin tahsili amacıyla kredi kartı kullanıldığı, «pos cihazı» tarafından işleme onay verilmesine karşın satış bedelinin davacının hesabına yatırılmadığı, davacının olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.800 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde davalı Banka'ya ait «pos cihazını» kullandığını, zeytin almak isteyen kişilerin müvekkilinin dükkanına gelerek talepte bulunduklarını ve sonrasında bu kişilere 10.000 TL tutarında zeytin satıldığını …
Dosya içinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş olan «üye işyeri sözleşmesinin» 4/8 maddesinde şüpheli olabilecek işlemler sayılmış ve bu gibi durumlarda davacı tarafından yapılması gereken ek işlemlere yer verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · denetime elverişli bilirkişi raporu · kusur oranı · denetime elverişlilik · kusur · eksik inceleme · dahili dava · ibraz
Benzer bu kararda… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, POS makinesi slip kopyalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, anılan makinenin «ibraz» edilen kredi kartına onay verdiği, davacının kredi kartının sahte olup olmadığını bilemeyeceği, kredi kartının sahte olması durumunda davalının onay vermemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4607 E. 2010/10734 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pos cihazı · kredi kartı sözleşmesi · ispat külfeti · bloke · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bankaca verilen «pos cihazını» kullanıldığı, bankanın gerekli provizyonu verdiği, satışın verilen provizyona onaya istinaden gerçekleştiği, davalının işlemlerin usulsüz ve sahte kredi kartı ile gerçekleştirmiş olduğundan bahisle üye iş yeriyle imzalanan kartlı ödemeler sözleşmeleri gereğince davacının hesabına 12.04.2007 tarihinde «bloke» koyduğu, ancak sahte kredi kartı işlemleriyle ilgili yasal belge sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın sahte kredi kartıyla ilgili yasal belge sunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki üye iş yeri ve «kredi kartı sözleşmeleri» incelenmemiş, tarafların bu sözleşmeler uyarınca ilişkileri ve konumları değerlendirilmemiştir.
Davada «ispat külfeti» davacı taraftadır.
Davalı taraftan istenecek sözleşmeler incelenerek, bankanın sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6270 E. , 2024/7749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/300 Esas, 2023/1482 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/13 E., 2022/656 K.
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yetkilisi olduğu işletmede kullanılmak üzere pos cihazı için davalı banka ile 22.10.2014'te Üye İş Yeri Sözleşmesi akdettiğini, 1891016022 nolu pos cihazının davacının kullanımına sunulduğunu, davacı üye iş yeri sözleşmesi kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmekle 2 yıl boyunca yoğun bir işlem hacmi ile sorunsuz şekilde üyeliğini devam ettirdiğini, buna karşın 22.06.2016'da yapılan işlemlerden bahisle üye iş yeri sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı bankaya yapılan itiraz üzerine 22.06.2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve onaylı 22 adet işlemin kullanımı ile ilgili sözleşmenin 6. maddesine aykırılık olduğunun belirtildiğini, davacının sözleşmeye aykırı hiç bir işleminin bulunmadığını, belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek satış işlemleri olduğunu, davalı bankaca farazi olarak ve hiç bir araştırma ve bildirim yapılmadan davacının madde hükümlerine aykırı davrandığı yönündeki tespiti nedeniyle davacının ağır zararlara uğradığını, davacının söz konusu haksız işlem ve Fraud sistemindeki sicil kaydı nedeniyle müşteri ve itibar kaybının sabit olduğunu, yapılan işlemlerde bakiye yetersizliği söz konusu olduğunu, müşteri talebi doğrultusunda yapılan bu işlemlerin hiçbirinin Fraud işlemi teşkil etmediğini belirterek davacının bankacılık Fraud listesine alınma tahdidinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı tarihte 80 kez yurt dışı kartı ödemesi gerçekleşmesi veya başarısız işlem yapılmasının sahtecilik şüphesinin haklılığını gösterdiğini, davalı bankanın üye iş yerinde şüpheli işlemler gerçekleşmesiyle oluşan bir borçtan sorumlu tutulabileceğinden kendisini korumak amacıyla üye iş yeri sözleşmesini feshederek diğer bankalara bildirim yapıldığını, chargeback durumunda sorumluluğun sahteciliği yapanların üzerinde kalmadığını, çoğu zaman hizmet sağlayıcısı olan bankaların üzerinde bırakıldığını, davaya konu işlemin sebebinin uluslararası bankacılık uygulamalarında 'ters ibraz' adı verilen işleyişle ilgili olduğunu, davalının uluslararası kabul gören tüm güvenlik önlemlerini aldığından olası sahtecilik işlemlerini sistemsel olarak tespit edebildiğini, uluslararası kart kurallarında şifresiz işlemlerin kural hatalarına neden olduğunu ve chargeback riski yarattığını, davacının tacir olduğunu, kredi kartı ile şifresiz satış yapmaması ve işlem güvenliği konusunda dikkatli ve özenli olması gerektiğini, davalı bankanın iddia edilen zarardan sorumlu olması için gerekli olan illiyet bağının davacının ağır kusuru neticesine kesildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pos cihazı ile 22.06.2016'da yurt dışı kartlarla 80 adet işlem denemesi ve 22 işlemin onayladığı, aynı tarihte kısa bir aralıkta çok sayıda yurt dışı işlemlerin yapılmasının hayatın normal akışına uygun olmadığı, işlemlerin şifresiz yapılması ve daha sonra kart hamillerinden onaya yönelik herhangi bir yazışma olmaması dolayısıyla yapılan işlemlerin şüpheli hale geldiği, bu nedenle davalı bankanın söz konusu işlemleri sahte / şüpheli işlem olarak kabul etmesi ve taraflar arasındaki sözleşme maddeleri kapsamında bloke işlemi uygulamasında sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine aykırı bir durum olmadığı, üye iş yeri sözleşmesinin 6.
maddesi gereğince üye iş yerinin bünyesindeki ödeme noktalarında, kart kabul ederken, her bir alışveriş için limiti aşan işlemlerde işlem anında bankanın provizyon servisinden provizyon almak zorunda olduğu, aksi halde 3. kişilerin ihmal ve sorumluluğu bulunan işlemler nedeniyle bankanın yapacağı ödemelerden kendisinin sorumlu olduğu, davacı üye iş yerinde davalı bankaca kurulu olan pos cihazında 22.06.2016'da birden fazla şüpheli işlemin yapıldığının tespit edildiği, davacının limit bölme işlemi yaparak provizyon alımından kaçındığı hususu birlikte değerlendirildiğinde davalı bankaca taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak yapılan fesih işlemi ile davacı bankaca fesih nedenine ilişkin bankaların ortak veri tabanına yapılan kayıttan dolayı davacının zararından davalı bankanın sorumlu olmadığı anlaşılmak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından bankaca belirtilen tarihlerde yapılan işlemlerin gerçek işlem olduğunu, davacının sözleşmenin 6. maddesine aykırı bir davranışının bulunmadığını, kart hamillerinin harcamalara itiraz etmediğini ve hiç bir chargeback talebi bulunmadığını, buna rağmen davacının fraud sistemine eklendiğini, bunun sonucunda davacının bankalar nezdinde sahtecilik yapan bir firmaymış gibi olumsuz olarak değerlendirilmesine yol açıldığını ve davacının hiç bir banka ile çalışamadığını, yıllık 10 milyon TL cirosu bulunan davacının ticari itibarının haksız olarak zedelendiğini, müvekkilinin yıllardır hiç bir bankadan pos cihazı alamadığını, 22.06.2016 tarihli işlemlerden 4 tanesi için kayıp kart bildiriminde bulunulduğunu ve bu durumun bankaya bildirildiğini, bunun dışında yapılan işlemlerde ise bakiye yetersizliği söz konusu olması nedeniyle Fraud işlemi teşkil etmediğini, bahsi geçen işlem tutarlarının, işletmedeki toplam cirodaki oranına bakılmasının ve yaptırımın ölçülülüğünün tespitinin gerektiğini beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı banka arasında pos cihazı tahsis ve kullanımını da içeren 22.10.2014 tarihli üye işyeri sözleşmesi akdedildiği, 22/06/2016 tarihinde 21:05 ila 22:50 saatleri arasında 1 saat 45 dakikalık zaman diliminde gerçekleşen 79 adet işlemin sadece 22 adetinin onaylandığı, 9 adet işlemle ilgili kart/pos/hesap sorunu nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığı, 57 adet işlemin ise onaylanmadığı, limit bölme işlemi yapılarak provizyon alımından kaçınıldığı, davalının sözleşmeyi fesihte ve ortak veri tabanına yapılan bildirimde haklı olduğu, davalı tarafından davacıya tahsis edilen pos cihazının amacına aykırı olarak kullanıldığı, davacının bankaya müracaat dilekçesinde de işlemlerinin bölünerek yapıldığını kabul ettiği, bu şekilde limit altı kalmak kaydıyla kısa zaman diliminde çok sayıda hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek şekilde şüpheli işlemler yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davalı bankanın haklı nedenle fesih hakkının doğduğu, bu nedenle davalının fesih işleminin haklı nedene dayandığı sonucuna varıldığı, Türkiye Bankalar Birliğince bu konuda yayımlanan Tanzim Kararı gereğince davalı bankanın, bu durumu derhal Türkiye Bankalar Birliği ile Bankalararası Kart Merkezine bildirme yükümlülüğü altında olduğu, bu nedenle söz konusu bildirimin hukuka aykırılığından söz edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmediğini, yoğun işlem hacminin göz önüne alınmadığını, bankanın zarara uğrayıp uğramadığının değerlendirilmediğini, bunların tespit edilmeden fraud sistemine kayıt işleminin yapıldığını, kart sahiplerinin hiçbir şikayet ve ihbarlarının olmadığını, davacının itibarının zedelendiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesinin davalı banka tarafından tek taraflı feshedilerek davacının yetkilisi olduğu şirketin fraud sistemine eklenmesi işleminin iptal edilerek listeden silinmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 200 üncü maddesi.
2. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 32inci maddesi, 33üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1098192900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz