Hukuki yarar yokluğundan ret kararının kaldırılması - tescile icbar davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1010 E. 2025/1175 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Şirket müdürlük sıfatının sona erdiğinin tespiti ve tescili ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari şirketler
Gerekçe özeti
Şirket müdürünün ticaret sicilinde tescilli görevinin sona erdiğinin tespitini istediği durumlarda, tescil işlemi TTK'nın 30. ve 510. maddeleri gereği yalnızca ilgililer, yetkili temsilciler veya şirket müdürleri tarafından talep edilebildiğinden, görevi fiilen sona ermiş ve şirketle bağı kesilmiş kişinin doğrudan ticaret sicil müdürlüğüne başvurması mümkün değildir. Bu durumda kişinin, sicildeki tescilli kaydın düzeltilmesi için mahkeme kararı almak üzere tescile icbar davası açmasında hukuki yarar vardır; TTK 34. maddesindeki sicil müdürlüğü kararına itiraz prosedürünün işletilmemiş olması, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi için yeterli sebep değildir.
Ele alınan sorunlar
Müdürlük sıfatının sona erdiğinin tespiti davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin hisselerini devrettiğini ve yeni müdürün atanmasına ilişkin kararın ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ancak eski müdürlük görevinin sona erdiğinin açıkça belirtilmediğini, bu nedenle mersis kayıtlarında halen müdür olarak göründüğünü, kendisinin ticaret sicil müdürlüğüne başvurmasının mümkün olmadığını, hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 33. ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 38. maddelerine göre tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliğin de tescili gerekir. Limited şirketlerde TTK'nın 510. maddesine göre tescil şirket müdürleri tarafından talep edilir; TTK'nın 30. ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre tescil ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Davacının doğrudan ticaret sicil memurluğuna başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığından, davalı şirkete tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda davacı, şirket ile fiilen bağını kestiğinden müdür sıfatının sona erdiğine ilişkin karar alarak ticaret siciline başvuramamaktadır; ticaret sicili tarafından tescil olunan hususlarda mahkeme kararı olmadan düzeltme yapılamayacağından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde davacının müdürlük görevinin sona erip ermediği belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken, ticaret siciline başvuru yapması gerektiğinden evrak üzerinde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirketle fiilen bağı kesilmiş ve tescil talebinde bulunma yetkisi olmayan kişilerin, ticaret sicilindeki hatalı/eski kaydın düzeltilmesi için doğrudan tescile icbar davası açabileceğine ve bu davada hukuki yararlarının bulunduğuna ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Tescile icbar davasında, tescili talep etme yetkisi bulunmayan (şirketle fiilen bağı kesilmiş) kişinin doğrudan sicil müdürlüğüne başvuramaması nedeniyle mahkemeye başvurmakta hukuki yararının bulunduğu
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar↗ tescile icbar davası↗ limited şirket müdürlüğü↗ ticaret sicili tescili↗ TTK 34. madde itiraz usulü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1010
KARAR NO 2025/1175
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2025
NUMARASI 2025/142 Esas - 2025/195 Karar
DAVA
Tespit
DAVA TARİHİ 12/02/2025
Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ... tarafından ilk olarak ... ticaret sicil numarası ile ... Ticaret Ltd Şti ticaret unvanı ile İstanbul ... Noterliği'nden onaylı 24.06.1997 Tarih ... sayı onaylı ortaklar kurulu kararının 27.10.1997 tarihinde tescili ile ortağı ... ile birlikte ticari işletme kurduğunu ve tescil edildiğini, 17.10.2006 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan olunan karar ile müvekkili ...'in 11.10.2006 tarih 09 karar numaralı karar ile" başka bir karar alınıncaya kadar şirket müdürü olarak seçildiğini,İstanbul ... Noterliği 16.04.2007 tarihli ... sayı ile onaylı ortaklar kurulu kararı ile üzerine kayıtlı şirketi, Bakırköy ... Noterliği'nin 04/04/2007 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesi ile paylarını devrettiğini, bu devrin İstanbul ...
Noterliği 16.04.2007 tarih ... sayı ile onaylı ortaklar kurulu karar ile onaylandığını 16.04.2007 tarihi itibariyle pay sahipliğinin ve ortaklık sıfatının bulunmadığının tespitine ve müdürlük görevinin bulunmadığının tespitine, müdürlük sıfatının 16.04.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sona erdiğinin tespit edilmesi nedeniyle, davalı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ile müdürlük görevinin sona ermesine ilişkin kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya tebligat yapılmadan tensiben karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının açtığı işbu dava ile; İstanbul ... Noterliği 16.04.2007 tarih ... sayı ile onaylı ortaklar kurulu kararı ile üzerine kayıtlı şirketi, Bakırköy ... Noterliği'nin 04/04/2007 tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi devrettiği bu devrin İstanbul ... Noterliği 16.04.2007 tarih ... sayı ile onaylı ortaklar kurulu karar ile onaylandığından 16.04.2007 tarihi itibariyle pay sahipliğinin ve ortaklık sıfatının bulunmadığının tespitine ve müdürlük görevinin bulunmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiş ise de söz konusu davacının istifasının şirketçe herhangi bir işleme tabi tutulmaması, sicile tescil ve ilana ilişkin işlemin yerine getirilmemesinden kaynaklı olduğu, 6102 sayılı TTK'nın ticaret siciline tescil ile ilgili 34.
maddesi; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir.” şeklinde olduğu, ilgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlendiği, eldeki davada davacı 6102 sayılı TTK.
34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açtığından mahkemece davacının hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili;
11. 10.2006 Tarih 09 Karar numaralı karar ile 'başka bir karar alınıncaya kadar' müdür olarak tayin edilen müvekkili davacının görevi, davalı şirkete ticari işletmenin devredilmesiyle birlikte alınan 16/04/2007 Tarih 11 Karar numaralı ortaklar kurulu karar ile, yeni müdür olarak ...'ın atanması ve durumun ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesiyle birlikte müdürlük vasfı sona ermiştir. Bununla birlikte, ticari işletmesindeki bütün ortaklık paylarını devreden ve bunu ortaklar kurulu kararı ile tescil ettiren müvekkilin, müdürlük vasfının sona erdiğini, 'Devir tarihi itibariyle şirketin T.C uyruklu .. Mah. ... Cad. ... Sokak No:... D:... Bağcılar İstanbul adresli yerde mukim ...'ın 5 (Beş) yıl süre ile müdür olarak seçilmesine şirketimizin kaşesi altında veya unvanı üzerine atacakları münferit imzası ile her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili kılınmasına' kararıyla, ticari unvanı değişen ve ...
ile ...'e devredilen ticari işletmenin yeni müdürü kararlaştırıldığını, davalı şirket tarafından bu husus ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilmemiş ve ilan edilmediğini, bu nedenle davalı şirkete müvekkilin müdürlük sıfatının bulunmadığı, ticaret sicil kaydını düzeltmesi, aksi halde hakkında dava açılacağı ihtar olunduğunu, halihazırda davalı şirkette hiçbir görev vasfı bulunmayan müvekkilin zaten ticaret sicil müdürlüğüne başvuru yapması mümkün olmadığını, kararın kaldırılmasını, yargılamanın yapılabilmesi adına dosyanın ilk derece mahkemesi'ne iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davalı şirketin yetkilisi olmadığının tespiti ile kararın tescili ve ilanı istemine ilişkindir.TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığından davalı şirkete tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bu cihetle, mahkemece, davacının talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Somut olayda; davacının davalı şirkette ki hisselerini devir ettiği; devrin onaylanmasına ve yeni müdür seçimine ilişkin kararların ticaret sicilinde tescil ve ilan edildiği ancak, hisse devrinden evvel davalı şirketin 11.10.2006 Tarih 09 Karar numaralı karar ile 'başka bir karar alınıncaya kadar' müdür olarak tayin edilen davacının müdürlük görevinin halen devam edip etmediği noktasındadır.Zira hisse devri tamamlandıktan sonra şirketin yeni ortakları 16/04/2007 Tarih 11 Karar numaralı ortaklar kurulu karar ile, yeni müdür olarak ...'ın atanması ve durumun ticaret sicil gazetesinde ilanına karar almışlar bu kararda ticaret siciline tescil ve 25 nisan 2007 tarihli ticaret sicil gazetesinin 604 sayfasında ilan edilmiştir.
Davacı, şirket ile fiilen bağını kestiğinden; müdür sıfatının sona erdiğine ilişkin karar alarak ticaret siciline başvuramamaktadır. Uyuşmazlık; davacı şirket müdürünün ilk alınan 2006 tarihli karar ile "yeni bir karar alınıncaya kadar" yapılan seçim nedeniyle; ticaret sicil kayıtlarında müdür olarak kaldığı; yeni seçim kararı alınmasına rağmen yeni alınan kararda açıkça müdürün görevinin sona erdiği belirtilmediğinden; halen müdür sıfatının davalı şirketin mersis kayıtlarında müdür olarak kayıtlı bulunmasından kaynaklanmaktadır.Ticaret Sicili tarafından tescil olunan hususlarda mahkeme kararı olmadan düzeltme yapılamayacağından davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak inceleme neticesinde;
davacının müdürlük görevinin sona erip ermediği belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken ticaret siciline başvuru yapması gerektiğinden ,evrak üzerinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının elde ki davada hukuki yararı mevcut olup; taraf teşkili sağlanarak davanın esası incelenmesi gerekirken hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2025 Tarih 2025/142 Esas - 2025/195 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10967 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi