6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari satımda teslim süresi, alıcının temerrüdü ve bedel talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/953 E. 2024/1897 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Karşı Dava mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesinde teslim süresi iş günü olarak düzenlenmişse, sürenin başlangıcı sözleşmede belirtilen şarta (baskı onayının bildirilmesi gibi) bağlıdır ve hesaplamada hafta sonu günleri sayılmaz. Satıcı, sözleşmede belirlenen opsiyonlu süre içinde malı teslime hazır hale getirip alıcıya sunmuşsa ve alıcı bunu haklı bir ayıp iddiası ispatlamadan reddetmiş veya teslim almamışsa, alıcı temerrüde düşer. Alıcının temerrüdü, satıcının malı teslim etme ve karşılığında bedeli talep etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; ancak aynı sözleşme ilişkisinde hem alıcının teslim almada temerrüdü hem de satıcının bedel ödemede temerrüdü aynı anda var olamayacağından, alıcının bu yöndeki alacak talebi (karşı dava) reddedilir. Talep edilen bedel, faturalardaki miktardan bağımsız olarak sözleşmede kararlaştırılan satım bedeli esas alınarak hesaplanır.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmedeki teslim süresinin başlangıcı ve hesabı → kabul

İddia: Davacı-karşı davalı vekili, teslim süresinin baskı onayının bildirildiği 13/11/2014 tarihinden başlaması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 29/10/2014 tarihli sipariş onayını esas alarak teslim tarihini hatalı belirlediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşmeye göre teslim süresi, alıcının baskı onayını satıcıya bildirmesini takip eden ilk iş gününden başlar. Baskı onayı 13/11/2014 Perşembe günü bildirildiğinden süre 14/11/2014 Cuma günü başlamıştır. Süreler iş günü olarak düzenlendiğinden hafta sonu günleri (cumartesi-pazar) hesaba katılmaz. Buna göre opsiyonsuz 30 iş günlük süre 25/12/2014 Perşembe günü, 5 iş günü opsiyonlu süre ise 02/01/2015 Cuma günü sona erer.

Gerekçe kaynağı: özgün

Malların sözleşmede belirlenen süre içinde teslim edilip edilmediği → kabul

İddia: Davacı, her iki parti malın da sözleşmeye uygun sürede teslim edildiğini, davalının teslim tarihlerine ilişkin iddialarının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Satıcının 12/12/2014 ve 23/12/2014 tarihli e-postalarında bildirdiği 24-25/12/2014 teslim tarihlerine alıcı tarafından itiraz edilmemiş, hatta teslim saati sorulmuştur. Birinci parti (220 adet ajanda, 4.428 adet defter) 25/12/2014 tarihinde teslim edildiği, ikinci parti (821 adet ajanda, 741 adet defter) de 25/12/2014 tarihinde nakliye faturasıyla gönderildiği anlaşılmıştır. Her iki parti de sözleşmeye göre teslim tarihi olan 02/01/2015'ten önce davalıya teslim edilmeye çalışılmış, ancak davalı ilk parti malı iade etmiş, ikinci parti malı ise teslim almamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Malların ayıplı olup olmadığı ve sözleşmeden dönme hakkı → kabul

İddia: Davacı, malların ayıplı olduğu iddiasının doğru olmadığını, tüm teslimatın sözleşmeye uygun yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Malların ayıplı olmadığı tespit edilmiş ve bu husus davalı-karşı davacı tarafından istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir; ayıp iddiası ispatlanamamıştır. Bu nedenle ayıp ve gecikme yönünden davalının ilk partiye ilişkin iade faturasının dayanağı sübut bulmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alıcının temerrüdü ve satıcının teslim/bedel yükümlülüğünün devamı → kabul

Gerekçe: TBK 232 uyarınca alıcı, satım bedelini ödemek ve satılanı devralmakla yükümlüdür; aksine anlaşma yoksa satılanın hemen devralınması gerekir. Davalı ilk parti malı kargoyla iade etmiş, ikinci parti malı teslim almamıştır; bu nedenle davalı malları teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve alıcının temerrüdüne düşmüştür. Alıcının temerrüdü halinde satıcının hakları TTK 23 ve TBK 236'da özel olarak düzenlenmiştir. Satıma konu mallar davalı için özel üretilmiş olup piyasada misliyle bulunabilen mallardan değildir; bu nedenle satıcının TTK 23/1-b'ye göre malların satışı için mahkemeden izin istemek ve TBK 236/2 uyarınca satım bedeli ile satıştan elde edilecek bedel arasındaki farkı isteme durumunda olmadığı kabul edilmelidir. Alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının teslim borcunda değişiklik olmaz; satıcının edimini yani malların teslim yükümlülüğü devam eder.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacaklının temerrüdü ile borçlunun temerrüdünün eş zamanlı oluşamaması ve karşı davanın akıbeti → ret

Gerekçe: Davalı-karşı davacının alıcı temerrüdüne düştüğü anlaşıldığından, aynı zamanda hem alacaklının temerrüdü (alıcı açısından) hem de borçlunun temerrüdü (satıcı açısından) oluşması imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle karşı davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, karşı davanın reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Talep edilen bedelin sözleşme bedeline göre yeniden belirlenmesi → kısmi kabul

Gerekçe: Taraflar arasındaki satım sözleşmesinde satım bedeli 50.268-TL olarak kararlaştırıldığından, davacının talebinin faturalardaki toplam bedel (52.040,12-TL) yerine sözleşme bedeli üzerinden belirlenmesi gerekir. Sözleşme bedelinden peşinat olarak ödenen 8.520-TL düşüldüğünde kalan 41.748-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline ve davaya konu mallarının davalıya teslimine karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, ticari satımda sözleşmede iş günü olarak öngörülen teslim süresinin hesaplanma yöntemi ile alıcının temerrüdü halinde satıcının teslim ve bedel talep yükümlülüğünün devam ettiği, aynı ilişkide alacaklı ve borçlu temerrüdünün eş zamanlı oluşamayacağı yönündeki tespitleri açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satım sözleşmesi alıcının temerrüdü borçlunun temerrüdü ayıplı teslim sözleşmeden dönme iş günü hesabı opsiyonlu teslim süresi temerrüt faizi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 124/2TBK 219/1TBK 227/1TBK 232TBK 236TBK 236/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23TTK 23/1,(b)TTK 23/1-b

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/953

KARAR NO 2024/1897

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/03/2021

NUMARASI 2015/209 Esas - 2021/211 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 28/10/2014 tarihli satış sözleşmesinde, müvekkili tarafından toplam değeri KDV dahil 50.268-TL olan 5.000 adet özel dikişli defter ile 1.000 adet özel dikişli ajandanın davalı tarafından verilen siparişe uygun bir şekilde üretilerek teslim edilmesi, davalı tarafından da 9.620-TL'nin peşin, kalan kısmının ise ürün tesliminde 120 günlük çek ile ödenmesinin, ürün teslim süresinin alıcının peşinatı ve baskı onayını müvekkil şirkete ulaştırmasından sonra 30 iş günü olduğu (5 iş günü opsiyonlu) ve teslim yerine nakliye ücret ile sorumluluğunun satıcı müvekkiline ait olduğu hususlarında anlaşmaya varıldığını; davalının müvekkilinin hesabına 30/10/2014 tarihinde 8.520-TL ödeme yaptığını;

davalının reklam müdürü ...'in e-posta ile siparişe konu defter ve ajandalar hususunda onay alındığını ve şirket logosu basılarak üretimin başladığını;

37. 762,83-TL değerindeki 220 adet özel dikişli ajanda ve 4.428 adet özel dikişli defterden ibaret ilk parti malın 26/12/2014 tarihinde müvekkili tarafından kargoyla davalının adresine gönderildiğini, ancak malların 29/12/2014 tarihinde kargoyla müvekkiline geri gönderildiğini; toplam 14.277,29-TL değerindeki 821 adet özel dikişli ajanda ve 741 adet özel dikişli defterden ibaret ikinci parti malın ise, müvekkilinin aracıyla davalının adresine götürülmesine rağmen teslim alınmadığını; malların halen müvekkilinin uhdesinde olup, istenildiğinde davalıya verilmek üzere depoda muhafaza edildiğini; taraflar arasında yapılan görüşmelerde mallar için düzenlenen faturaların sözleşmede davalı tarafından bizzat bildirilen Marmara Kurumlar VD:...

olarak düzenlenmiş olmasına rağmen yanlış vergi dairesi ve numarası adına düzenlendiğinin ifade edildiğini ve müvekkiline 29/12/2014 tarihinde gönderilen e-posta ile faturanın Büyükçekmece VD: ... numarası üzerinden tekrar düzenlenerek gönderilmesinin istenildiğini; müvekkili tarafından noterden davalıya gönderilen 31/12/2014 tarihli ihtarnamede yükümlülüklerin sözleşmeye göre yerine getirildiğinden taşıma ücreti de dahil 44.020,32-TL'nin 5 işgünü içinde ödenmesinin istenildiğini; davalının gönderdiği 07/01/2015 tarihli ihtarnameyle de, malların süresi içinde teslim edilmediği, parça parça gönderildiği, ilk parti malların incelenmesinde hatalı üretimin belirlendiği, ürünlerin 3 gün içinde iade edildiği ve peşin ödenen 8.520-TL'nin 3 işgünü içinde iadesinin istenildiğini;

ancak ürünlerin hatalı olduğu hususunda davalı tarafından somut bir tespit veya delil ileri sürülmediği, üretimin sözleşmeye uygun yapılarak zamanında teslim edildiğini, 24/12/2014 tarihli 37.762,83-TL ve 25/12/2014 tarihli 14.227,29-TL bedelli faturalara içerik açısından itiraz edilmediğini sadece vergi dairesi ve numarası bakımından iade edildiğini, davalının ödemesi gereken kalan miktarı ödemediğini, elde kalan malların davalının logosunu taşıdığından başka bir işe kullanılmasının mümkün olmadığını ve hurda değeri olan 520-TL'nin düşümünden sonra kalan miktarın müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 43.000-TL'nin 02/02/2015 temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin her yıl müşterilerine kendi markasına uygun ajanda ve defterleri yeni yıl başlamadan ulaştırdığını, bu amaçla davacı ile 28/10/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, 29/10/2014 tarihinde e-posta ile sipariş onayı verildiğini, 30/10/2014 tarihinde 8.520-TL peşinatın davacıya ödendiği, sözleşmeye göre teslim süresinin peşinat ve baskı onayını takip eden 30 iş günü olduğu, buna göre 12/12/2014 tarihinde sözleşmeye konu ürünlerin teslim edilmesi gerektiğini, davalıya gönderilen e-postalarına muhatap bulunamadığını, müvekkiline 24/12/2014 tarihinde teslimat yapılacağının bildirilmesine rağmen 25/12/2014 tarihinde bir kısım ürünün ayıplı olarak teslim edildiğini, geç ve ayıplı teslim edilen ürünlerin aynı gün davacının ...

mağazasına iade edildiğini, sözleşmenin devamının imkansız hale gelmesi nedeniyle kalan ürünlerin teslim alınmadığını; malların sözleşme teslim asgari adetine ve tarihine riayet edilmemiş olmasının, sözleşmenin fesih hakkını doğurduğunu, davalının sözleşme şartlarına aykırı miktarda teslimde bulunduğunu, 26/12/2014 tarihinde yapılan teslimatta 4.428 adet özel dikişli defter ve 220 adet ajanda teslim edildiğini, sözleşmede teslimatın (+) ve (-) %5 oranda toleranslı yapılabileceğinin belirtildiğini, buna göre davacının en fazla 250 adet özel dikişli defter ile 50 adet özel dikişli ajandayı eksik gönderebileceğini, fakat davacının bu sınırları aşacak şekilde eksik teslimat yaptığını; davacının ilk teslim ettiği 24/12/2014 tarihli irsaliyesinin faturasının sözleşme dışı ...A.Ş.'ye kesildiğini, bu nedenle faturanın reddedildiğini, ardından 05/01/2015 tarihli yeni bir fatura düzenlenmişse de o faturada yer alan irsaliyeye konu malların hiç bir zaman teslim edilmediğini, hatalı düzenlenen fatura reddedilmesine rağmen içeriğine itiraz edilmediğinin kabul edilemeyeceğini ve itirazların davalıya noterden gönderilen 07/01/2015 tarihli ihtarnamede bildirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

KARŞI DAVA

Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirerek 30/10/2014 tarihinde 8.520-TL peşinatı ödemesine rağmen karşılığında hiçbir ürün alınamadığını, 07/01/2015 tarihli ihtarnameyle 8.520-TL'nin ihtarnamenin 09/01/2015 tebliğ tarihinden işleyecek reskont avans faiziyle iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmediğini belirterek, 8.520-TL'nin 09/01/2015 tarihinden itibaren işleyen reskont avans faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

KARŞI DAVAYA CEVAP

Asıl davada davalı-karşı davada davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye uygun teslimatta bulunduğunu, davalı-karşı davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden ilk parti malı teslim aldığını, ancak teslimden 3 gün sonra malları haklı bir nedene dayanmadan iade ettiğini, ikinci parti malı da haklı bir sebebe dayanmadan almaktan imtina ettiğini, bu nedenlerle davalı-karşı davacının alacaklının temerrüdüne düştüğünü, peşinat dışındaki kalan ürün bedelini de ödemesi gerektiğini belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalı-karşı davacının sipariş onayını 29/10/2014 tarihinde verdiği, peşinatın da 30/10/2014 tarihinde ödendiği, sözleşmeye göre siparişlerin 30 gün içinde yani 29/11/2014 tarihinde teslimin gerektiği, davacının ilk parti malı bu tarihten yaklaşık 1 ay sonra 26/12/2014 tarihinde teslim ettiği, ikinci parti malın ise hangi tarihte götürülerek teslim edilmeye çalışıldığının belli olmadığı, TBK 124/2'ye göre borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmadığı, sipariş verilen ürünlerin 5.000 adet özel dikişli defter ve 1.000 adet özel dikişli ajanda olup 2015 yılı için hazırlatıldığı, dolayısıyla 2015 yılına girilmeden davalı-karşı davacı tarafından çalışanlarına ve müşterilerine tanıtım amaçlı olarak dağıtılacağı, bu nedenle 2015 yılı başından önce dağıtıma hazır şekilde elinde bulunması gerektiği, davacı-karşı davalının sözleşmedeki 30 günlük süreye uymaması ve ürünlerin tesliminin yılbaşını geçmesi durumunda sipariş verilen ürünlerin geç tesliminin davalı-karşı davacı için yararsız hale geleceği;

davacı-karşı davalının ürünleri hem zamanında teslim etmemesi hem de eksik teslim etmesinin TBK 219/1 kapsamında alıcı davalı-karşı davacının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran ve nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı ayıp durumunun gerçekleştiğini gösterdiği; TBK nın 227/1'de satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcıya, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkını verdiği, davalı-karşı davacının bu seçimlik hakkını kullanarak kendisine eksik ve teslim süresi geçtikten sonra gönderilen ürünleri davacı-karşı davalıya iade ettiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile 8.520-TL'nin 09/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı-karşı davalı vekili, sözleşmede teslim süresinin alıcının peşinatı ve baskı onayını müvekkiline ulaştırmasından sonra 30 iş günü içinde olduğu, sürenin onayı takip eden iş gününden başlayacağının ve teslimatların 5 iş günü opsiyonlu olduğunun düzenlendiğini, somut olayda davalının baskı onayının 13/11/2014 tarihli e-posta ile müvekkiline bildirildiğini 29/10/2014 tarihli bildirimin baskı onayı değil sipariş onayı olduğunu, buna göre de 14/11/2014 tarihinde başlayan teslim süresinin iş günü üzerinden hesaplandığında 25/12/2014 tarihinde bittiğini ve 5 iş günlük opsiyon eklendiğinde opsiyonlu teslim süresinin 02/01/2015 tarihinde son bulduğunu; buna rağmen mahkemece tüm bu tarihlerin sözleşmeye aykırı şekilde hatalı değerlendirilerek teslim tarihinin 29/11/2014 tarihi olarak belirlendiğini;

ilk parti malın 25/12/2014 tarihinde teslim edilmesine rağmen davalının 26/12/2014 tarihinde teslim edildiğini iddia ettiğini,davalının dosyaya sunduğu 26/12/2014 tarihi saat 08:47'de gönderdiği e-postada malların İstoç Bağcılar adresine iade edileceğinin bildirildiğini, e-posta saatine bakıldığında malların ne zaman incelendiği ve iade kararı alındığının anlaşılamadığını; ikinci parti malın da 26/12/2014 tarihinde "..." plakalı araçla davalı fabrikasına götürüldüğünü ancak aracın içeri dahi alınmadan ürünlerin teslim alınmadığını, dolayısıyla o partideki ürünlerin nasıl ve ne şekilde ayıplı olduğu kanaatine varıldığının belli olmadığını; tüm teslimatın sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını, 7 yıl sonra yapılmış bilirkişi incelemesinde de davalının ayıp iddiasının doğru olmadığının ortaya çıktığını;

toplamda 6.000 adet davalının unvanının yazılı olduğu defter ve ajanda başka şekilde kullanılamaz hale geldiğinden davalının sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu kabulünün doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamında satış bedelinin kalan kısmının ödenmesi; karşı dava ise, sözleşmeye aykırılık sebebiyle ödenen peşinat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinde 5.000 adet özel dikişli defter ve 1.000 adet özel dikişli ajandanın KDV dahil 50.268-TL bedelle satıcı davacı-karşı davalı tarafından "..." baskı adıyla alıcı davalı-karşı davacı için üretileceği, ürün teslim süresinin alıcının peşinatı ve baskı onayını satıcıya ulaştırmasından sonra 30 iş günü olduğu; sürenin alıcının baskı bilgilerini satıcıya ulaştırması ve sonrasında baskı onayının verildiğinin yazılı olarak satıcıya bildirmesini takip eden ilk iş gününden başlayacağı;

teslimatın 5 iş günü opsiyonlu olduğu, sipariş adetlerinin (+/-)%5 oranında toleranslı olarak teslim edilebileceği ve ödemenin %20 peşin kalanın teslimde 120 günlük çekle yapılacağı düzenlenmiştir. Peşinat bedeli olarak 8.520-TL alıcı tarafından satıcıya 30/10/2014 tarihinde ödenmiştir. Baskı onayı ise alıcı davalı-karşı davacı tarafından e-posta ile satıcı davacı-karşı davalıya 13/11/2014 Perşembe günü bildirilmiştir. Sözleşmeye göre ajanda ve defterlerin 30 iş günlük teslim süresi de 14/11/2014 cuma günü başlayacaktır. Sözleşmede süreler iş günü olarak düzenlendiğinden teslim süresinin hesabında söz konusu tarih aralığı itibariyle hafta sonu günleri olan cumartesi ve pazar günleri hesaba katılmaması gerekir.

Buna göre, opsiyonsuz teslim süresi 14/11/2014 tarihinden itibaren 30 iş günü 25/12/2014 Perşembe günü sona erecektir. Yine sözleşmede teslim süresinin 5 iş günü daha opsiyonlu olacağı kararlaştırıldığından opsiyonlu süre sonu 02/01/2015 cuma günüdür.Ayrıca satıcının alıcıya gönderdiği 12/12/2014 tarihli e-postada teslimatın 24/12/2014 tarihinde yapılacağı, 23/12/2014 tarihli e-postada da Perşembe yani 25/12/2014 tarihinde teslim edileceği bildirilmiştir. Her iki e-postaya da alıcı her hangi bir itirazda bulunmamış, hatta perşembe günü saat kaçta teslim edileceğini sormuştur. Davacı tarafından birinci parti 24/12/2014 tarihli fatura ve irsaliyeye göre, 220 adet ajanda ve 4.428 adet defterden oluşmaktadır.

Davacı bu partinin 25/12/2014 tarihinde alıcıya teslim edildiğini, alıcı ise 26/12/2014 tarihinde teslim edildiğini belirtmiştir.Taraflar bu hususta kesin bir bilgi sunmamış iseler de, alıcının satıcıya 26/12/2014 saat 08:47'de gönderdiği e-postada öğleden sonra malları İstoç Bağcılar'daki adrese iade olarak gönderdiği belirtilmiştir. E-postaya satıcı tarafından verilen cevapta teslimin 5 günlük opsiyon hariç 25/12/2014 olduğu, geç teslim olmadığı belirtilmiş ise de davalı tarafça cevap verilmemiştir. Birinci parti teslimat satıcı davacıya 26/12/2014 tarihinde kargo ile iade edilmiş davacının beyanına göre 29/12/2014 tarihinde teslim edilmiştir. İkinci parti ise, 25/12/2014 tarihli fatura ve irsaliyeye göre, 821 adet ajanda ve 741 adet defterden oluşmaktadır.

Mahkemece 01/02/2021 tarihli duruşmada bu hususta alıcının ikinci parti malı hangi tarihte satıcıya gönderdiği bildirmesi istenilmiş, davalı 14/02/2021 havale tarihli dilekçesinde ilk parti malları 26/12/2014'te iade edildiğini, takip eden haftalarda gönderdiği malların ise teslim alınmadığını belirtmiştir. Satıcı-davacı vekili bu dilekçeye karşı verdiği 09/03/2021 havale tarihli dilekçesinde, müvekklinin bu partideki malların ..." plakalı araçla 25/12/2014 tarihinde Ankara'dan İstanbul'a gönderildiğini ancak 26/12/2014 tarihinde davalının fabrikasından içeri alınmadan teslimden imtina edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca belirtilen araca ilişkin 25/12/2014 tarihli nakliye faturası eklenmiştir.

Davacının davalıya noterden 31/12/2014 tarihinde gönderdiği ihtarnamede de bu konu belirtilmiştir. Dolayısıyla, davacının sunduğu delillerden [(220+821=)1.041 adet ajanda ve (4.428+741=) 5.169 adet defterden oluşan] her iki parti teslimatın da sözleşmeye göre teslim tarihi olan 02/01/2015 tarihinden önce davalıya teslim edildiği ancak davalı tarafından ilk parti mal iade edilmiş ve ikinci parti mal da teslim alınmamıştır. TBK'nın 232. maddesine göre malların alıcısı olan davalı-karşı davacı, satım bedelini ödemek ve satılanı devralmakla yükümlüdür. Aksine anlaşma olmadığı gözetildiğinde, satılanın hemen devralınması gerekir. Taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacı-karşı davalı satılan malları davalı-karşı davacıya götürerek teslim etmek istemiş ancak davalı ilk parti malı kargoyla iade etmiş, ikinci parti malı ise teslim almamıştır.

Bu nedenle davalı, malları teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Eldeki davada talep "alıcının temerrütü" hükümlerine dayalı tazminat istemidir. Alıcının temerrüdü halinde satıcının hakları TTK'nın 23 ve TBK'nın 236. maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. TTK'nın "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı 23. maddesi "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de TBK nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. ... b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir.

Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. ..." hükmünü havidir. TBK'nın satım sözleşmesinde alıcının temerrüdüne ilişkin "Zararın hesaplanması ve giderimi başlıklı" 236. maddesi "(1. fıkra) Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. (2. fıkra) Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.

(3. fıkra) Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Doktrinde TTK'nın 23. maddesiyle ilgili olarak "Hüküm sadece, alıcı tacirin satılanı teslim almada temerrüdü haline yönelik düzenlenmiştir. Bu bakımdan doktrinde satıcının satış bedelini ödemede temerrüdü halinde de, bu hükmün TBK hükümleriyle (235-236. madde) seçimlik bir hak sağladığı yolunda bir görüş vardır. Alıcı hem satılanı teslim almada hem de satış bedelini ödemede temerrüt halindeyse, bu durumda satıcının bu iki temerrüt halinden herhangi birine dayanarak ona göre davranmak hakkı olabilecektir." görüşü ifade edilmiştir (Bkz.

Adıgüzel, Burak: Tacirler Arası Ticari Satış, Ankara 2020, s.237). Satıma konu mallar davalı-karşı davacı için özel üretilmiş olup, piyasada misliyle bulunabilen ayrıca satıma konu edilebilecek nitelikte emtia değildir. Bu nedenle hem sattığı mal bedelini alamamış hem de malı mütemerrit davalıya teslim edememiş olan davacının, TTK 23/1,(b)'ye göre, malların satışı için mahkemeden izin istemek ve TBK 236/2 uyarınca satım bedeli ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararını isteme durumunda olmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle davalı-karşı davacının alıcı temerrüdüne düştüğü anlaşıldığından, asıl davada satıcı-davacının haklı olduğu kabul edilmiştir.Malların ayıplı olmadığının tespit edildiği ve bu husus davalı-karşı davacı tarafından da istinaf edilmediğinden kesinleştiği üzere, malların ayıplı olduğu ispatlananamamıştır.

Bu nedenle ayıp ve gecikme yönünden davalının ilk partiye ilişkin 26/12/2014 tarihli iade faturasının dayanağı sübut bulmamıştır. Ayrıca davalı-karşı davacı alıcının temerrüdüne düşmesine rağmen, davacı-karşı davalının edimi yani taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu ajanda ve defterlerin teslim yükümlülüğü devam etmektedir.Bir başka deyişle alıcının temerrüdü nedeniyle satıcının borcunda değişiklik olmamaktadır. Davaya konu mallar, tarafların dosyaya sunduğu 24/12/2014 tarihli 37.762,83-TL bedelli e-faturada 220 adet özel dikişli günlük ajanda" ve 4.428 adet "özel dikişli defter"; 25/12/2014 tarihli 14.277,29-TL bedelli e-faturada 821 adet "özel dikişli günlük ajanda" ve 741 adet "özel dikişli defter" olarak gösterilmiştir.

Her iki faturanın toplam bedeli 52.040,12-TL'dir. Davacı bu miktarı 52.040-TL olarak kabul ederek, talebini oluşturmuştur. Ne var ki taraflar arasındaki satım sözleşmesinde satım bedeli 50.268-TL olarak kararlaştırıldığından davacının talebinin bedelin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekir. Buna göre her ne kadar davacı asıl davada toplam 43.000-TL talep etmiş ise de, sözleşmeye göre mal bedelinin 50.268-TL olduğu, bu bedelden de peşinat bedeli olan 8.520-TL düşüldüğünde kalan 41.748-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davaya konu defter ile ajandaların davalıya teslimine karar verilmesi gerekirken asıl davanın reddine; aynı zamanda hem (alıcı açısından) alacaklının temerrüdü, hem de (satıcı açısından) borçlunun temerrüdü oluşması imkanı bulunmadığından, karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne;

karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Davacının ödeme isteyen 31/12/2014 tarihli ihtarına ,davalı tarafça 07/01/2015 tarihli ihtar ile olumsuz cevap verildiği bu nedenle temerrüdün 07/01/2015 tarihinde başladığı anlaşılmakta ise de dava dilekçesinde 02/02/2015 tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edildiğinden bu tarih temerrüt faizi başlangıcına esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedeni yerinde görülen davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak; yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine,hükmedilen asıl alacağa karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 Tarih 2015/209 Esas - 2021/211 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

1- "Asıl davanın kısmen kabulü ile, 41.748-TL'nin 02.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, Davaya konu 24/12/2014 tarihli ... nolu e-faturadaki 220 adet ... malzeme barkodlu "... dikişli günlük ajanda" ve 4.428 adet ... malzeme barkodlu "özel ... dikişli defter" ile 25/12/2014 tarihli ... nolu e-faturadaki 821 adet ... malzeme barkodlu "özel ... dikişli günlük ajanda" ve 741 adet ... malzeme barkodlu "özel ... dikişli defter"in davalı-karşı davacıya teslimine, 2-Karşı davanın reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl davada; alınması gereken 2.851,80-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 836,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.015‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 864,5‬0-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 4.450-TL bilirkişi ücreti ve 1.700,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.150,50‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 6.000-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 169-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 5-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 1.252-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karşı davada;

alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 582-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 154,4‬0-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Karşı davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 8.520-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, "Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 204,8‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 58,10-TL istinaf yargı giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/109632 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.