6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muarazanın men'i

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3771 E. 2024/6738 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muarazanın men'i 2006/1 sayılı tebliğ emsal banka uygulaması komisyon bedeli erken kapama komisyonu bankacılık işlemi 3095 sayılı kanun genel kredi sözleşmesi komisyon vade kâr kaybı kredi sözleşmesi dosya masrafı ilan dava sebebi dahili dava

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 18

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1140 E., 2022/5204 K. sayılı ilamında yer alan "bankalar tarafından belirtilen oranlar arasında fahiş fark bulunmakta olup, rekabetçi serbest piyasa kurallarının geçerli olduğu bankacılık sektöründe oranlar arasında bu denli fark olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu konuda ayrıca bir araştırma yapılmaksızın belirtilen oranlara itibar edilerek hesap yapılması doğru görülmemiştir." ifadelerinden fahiş oranların hesaplamada dışlanması gerektiğinin anlaşıldığı, buna göre Akbank tarafından bildirilen %10 oranının hesaplamaya dahil edilmediği, sözleşme hükümlerine göre kredinin vadesinden önce kapatılması halinde bankanın erken kapama komisyonu talep edebileceği düzenlenmiş ise de bunu neye göre takdir edileceği, nasıl belirleneceği hususlarının sözleşmede açık bir şekilde düzenlenmediği, diğer bankaların davaya konu kredi sözleşmesi ile aynı nitelikte bulunan kredi borçlarının borçlu tarafından vadesinden önce ödenerek kapatılması halinde uyguladıkları erken kapama ücreti/komisyonu ile faiz kaybı ve masrafları araştırılmak amacıyla dava dışı banka şubelerine yazı yazılarak, uygulanan faiz oranının %0,75 ile %5 arasında olduğunun tespit edildiği, kredi kapatıldığında bankanın erken kapama ücreti olarak talep ettiği %6,25 oranının emsal banka uygulamalarının (%2,59) üzerinde olduğu, davalı bankanın uyguladığı %6,25 erken kapama oranının hak ve nefaset kurallarına, sözleşme hükümlerine, dürüstlük ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 307.440,00 euronun 06.05.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine uygun olarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmeleri ve bankacılık işlemine dayalı muarazanın men'i, haksız tahsil edilen erken kapama ücreti ile dava dışı bankadan kullanılmak zorunda kalınan kredi için ödenen komisyon bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18 nci madde.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dairemizin 11.10.2018 tarih, 2016/12666 E. 2018/6233 K. sayılı bozma ilamında 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirildiği, bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek ve genel kredi sözleşmelerinin tarihleri nazara alınıp yasal mevzuat hükümleri tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

3. Mahkemece bozma ilamına uyularak ilgili bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplardan, Akbank A.Ş tarafından gönderilen müzekkere cevabındaki oran (%10) fahiş olduğundan bahisle nazara alınmamış, bunun gerekçesi olarak da Dairemizin 23.06.2022 tarih 2022/1140 E., 2022/5204 K. sayılı ilamının ''.... bankalar tarafından belirtilen oranlar arasında fahiş fark bulunmakta olup, rekabetçi serbest piyasa kurallarının geçerli olduğu bankacılık sektöründe oranlar arasında bu denli fark olması hayatın olağan akışına aykırı olup...'' şeklindeki kısmı emsal olarak gösterilmiştir. Ancak Mahkemece emsal olarak gösterilen bozma ilamında ''fahiş'' görülen oranın hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği gibi yargı bulunmamakta olup bozma ilamının Mahkemece alıntılanan kısmının devamında bu konuda ayrıca bir araştırma yapılmaksızın belirtilen oranlara itibar edilerek hesap yapılmasının doğru görülmediği belirtildikten sonra Mahkemece dava konusu kredinin nitelikleri gözönünde bulundurularak, erken ödeme tarihi (dönemi) itibariyle bankalarca uygulanan komisyon oranının tespiti amacıyla - somut olayın özelliklerinin gerektirmesi sebebiyle - ilgili bankaların kayıtları üzerinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek emsal oranın tespiti ve bu oran esas alınarak yapılacak hesaplama sonucu bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile uyuşmazlığın çözümünün yerinde olmadığı belirtilmiş ve hüküm uyuşmazlığın tarafları yararına bozulmuştur. Kaldı ki bozma ilamında oranlar arasındaki fahiş farktan bahsedilmiş olup '' düşük'' veya '' yüksek'' şeklinde bir nitelendirme yapılmamış, müzekkere cevaplarında yer alan oranlardan herhangi biri işaret edilmemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına yanlış anlam verilerek en yüksek oranın (%10) hesaplama dışı tutulması, itibar edilemeyecek bu hesaplama yöntemi benimsenirken dahi bir başka hataya düşülerek oranlar skalasında bir diğer uçta yer alan en düşük oranın (%0,75) hangi gerekçe ile hesaplamaya dahil edildiğinin açıklanamaması karşısında hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2522 E. 2018/4463 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4230 E. 2013/20608 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15965 E. 2013/943 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3567 E. 2018/5113 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12376 E. 2018/3830 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1418 E. 2017/1032 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3771 E.  ,  2024/6738 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/5 E., 2023/113 K.

HÜKÜM

Kısmen kabul

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.09.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının inşaatına başladığı turistik bir otelin yapımı sırasında yatırım ve işletme kredisi için İş Bankası A.Ş. ve Garanti Bankası A.Ş. Manavgat Şubelerine kredi başvurusu yaptığını, davalı bankanın 8.000.000,00 euro yatırım 2.000.000,00 euro işletme kredisi verebileceğini bildirdiğini, ancak davalı bankanın söz verdiği halde davacının taşınmazının üzerine birinci derecede ipotek teminatı ve şahsi kefalete rağmen işletme kredisini vermediğini, davacının daha sonra Ziraat Bankası Manavgat şubesi ile sözleşme yaparak yatırım ve işletme kredisi aldığını, davalı bankadaki yatırım kredisine ayrıca faiz ödememek için davalı bankaya krediyi erken kapatma konusunda talepte bulunduğunu, davalı bankaca 25.04.2013 tarihli yazısı ile erken kapatma ücretinin %2,2 olduğunun bildirildiğini, bu yazı karşısında müvekkilinin davalı bankaya kredinin kapanması halinde 184.800 euroyu ihtirazi kayıt ile ödeyebileceğini bildirdiğini, ancak davalı bankanın daha sonra bundan vazgeçtiğini ve müvekkilinden kredinin erken kapatılması nedeniyle 525.000,00 euro talep edildiğini, davalının talep ettiği 525.000,00 euro erken kapama ücreti ile Ziraat Bankası'na genel kredi sözleşmesi gideri olarak 71.000,00 euro komisyon ücretinin ödendiğini ileri sürerek davalı bankanın sebebiyet verdiği muarazanın men'ine, haksız biçimde tahsil edilen 525.000,00 euro erken kapama ücreti ile 71.000,00 euro komisyon ücreti alacakları toplamı 596.000,00 euronun 06.05.2013 tarihinden itibaren bankaların kredilere uyguladıkları en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin sözleşme hükümleri ile hukuka uygun olduğunu, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/1140 E., 2022/5204 K. sayılı ilamında yer alan "bankalar tarafından belirtilen oranlar arasında fahiş fark bulunmakta olup, rekabetçi serbest piyasa kurallarının geçerli olduğu bankacılık sektöründe oranlar arasında bu denli fark olması hayatın olağan akışına aykırı olup, bu konuda ayrıca bir araştırma yapılmaksızın belirtilen oranlara itibar edilerek hesap yapılması doğru görülmemiştir." ifadelerinden fahiş oranların hesaplamada dışlanması gerektiğinin anlaşıldığı, buna göre Akbank tarafından bildirilen %10 oranının hesaplamaya dahil edilmediği, sözleşme hükümlerine göre kredinin vadesinden önce kapatılması halinde bankanın erken kapama komisyonu talep edebileceği düzenlenmiş ise de bunu neye göre takdir edileceği, nasıl belirleneceği hususlarının sözleşmede açık bir şekilde düzenlenmediği, diğer bankaların davaya konu kredi sözleşmesi ile aynı nitelikte bulunan kredi borçlarının borçlu tarafından vadesinden önce ödenerek kapatılması halinde uyguladıkları erken kapama ücreti/komisyonu ile faiz kaybı ve masrafları araştırılmak amacıyla dava dışı banka şubelerine yazı yazılarak, uygulanan faiz oranının %0,75 ile %5 arasında olduğunun tespit edildiği, kredi kapatıldığında bankanın erken kapama ücreti olarak talep ettiği %6,25 oranının emsal banka uygulamalarının (%2,59) üzerinde olduğu, davalı bankanın uyguladığı %6,25 erken kapama oranının hak ve nefaset kurallarına, sözleşme hükümlerine, dürüstlük ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 307.440,00 euronun 06.05.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine uygun olarak işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, genel kredi sözleşmeleri ve bankacılık işlemine dayalı muarazanın men'i, haksız tahsil edilen erken kapama ücreti ile dava dışı bankadan kullanılmak zorunda kalınan kredi için ödenen komisyon bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18 nci madde.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dairemizin 11.10.2018 tarih, 2016/12666 E. 2018/6233 K. sayılı bozma ilamında 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirildiği, bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan yasal düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb.

alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek ve genel kredi sözleşmelerinin tarihleri nazara alınıp yasal mevzuat hükümleri tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

3. Mahkemece bozma ilamına uyularak ilgili bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplardan, Akbank A.Ş tarafından gönderilen müzekkere cevabındaki oran (%10) fahiş olduğundan bahisle nazara alınmamış, bunun gerekçesi olarak da Dairemizin 23.06.2022 tarih 2022/1140 E., 2022/5204 K. sayılı ilamının ''.... bankalar tarafından belirtilen oranlar arasında fahiş fark bulunmakta olup, rekabetçi serbest piyasa kurallarının geçerli olduğu bankacılık sektöründe oranlar arasında bu denli fark olması hayatın olağan akışına aykırı olup...'' şeklindeki kısmı emsal olarak gösterilmiştir. Ancak Mahkemece emsal olarak gösterilen bozma ilamında ''fahiş'' görülen oranın hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği gibi yargı bulunmamakta olup bozma ilamının Mahkemece alıntılanan kısmının devamında bu konuda ayrıca bir araştırma yapılmaksızın belirtilen oranlara itibar edilerek hesap yapılmasının doğru görülmediği belirtildikten sonra Mahkemece dava konusu kredinin nitelikleri gözönünde bulundurularak, erken ödeme tarihi (dönemi) itibariyle bankalarca uygulanan komisyon oranının tespiti amacıyla - somut olayın özelliklerinin gerektirmesi sebebiyle - ilgili bankaların kayıtları üzerinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek emsal oranın tespiti ve bu oran esas alınarak yapılacak hesaplama sonucu bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile uyuşmazlığın çözümünün yerinde olmadığı belirtilmiş ve hüküm uyuşmazlığın tarafları yararına bozulmuştur.

Kaldı ki bozma ilamında oranlar arasındaki fahiş farktan bahsedilmiş olup '' düşük'' veya '' yüksek'' şeklinde bir nitelendirme yapılmamış, müzekkere cevaplarında yer alan oranlardan herhangi biri işaret edilmemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına yanlış anlam verilerek en yüksek oranın (%10) hesaplama dışı tutulması, itibar edilemeyecek bu hesaplama yöntemi benimsenirken dahi bir başka hataya düşülerek oranlar skalasında bir diğer uçta yer alan en düşük oranın (%0,75) hangi gerekçe ile hesaplamaya dahil edildiğinin açıklanamaması karşısında hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilin tüm sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, (4) numaralı bend uyarınca davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095288000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.