6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar payı alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5783 E. 2024/7788 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı sıfat yokluğu doğrudan zarar kâr payı alacağı ek tasfiye işlemleri zimmet tefrik şirketin feshi şirket merkezi mahkemesi kar payı malvarlığına ilişkin dava kâr mahrumiyeti şirketin ihyası pasif husumet yokluğu şirket zararı sicilden terkin mirasçılık ipotek ihya pasif husumet husumet yokluğu kaldırma ve yeniden hüküm taraf ehliyeti usulden reddi kâr payı görevsizlik kararı fatura ek tasfiye yönetim kurulu kararı terkin çek yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması yasal faiz kusur dava sebebi dahili dava zamanaşımı teminat temsil teslim husumet e-defter

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 553

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/68 E., 2021/1452 K.

Taraflar arasındaki şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı olarak tazminat ve kar payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı şirket olan ... Otomotiv A.Ş. ve ... Tic. ve San. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ...'in ... Tic. San. A.Ş.'nin sözde sigortalı işçisi ve aynı zamanda diğer davalılar ile birlikte şirketin yönetim kurulu üyesi olan müteveffa ...'ın mirasçısı olduğunu, davalı ...'in ticaret sicilinde kayıtlı şirket adresinde beyaz eşya satım işi ile faaliyet gösterdiğini, ... A.Ş.'nin 50.000 TL sermayesi 100 hisseden oluştuğunu, 55 hissenin davacıya, 15 hissenin Cüneyt ...'a, 15 hissenin müteveffa ...'a, 10 hissenin ...'a ve 5 hissenin ...'a ait olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 8/2 maddesine göre müvekkilinin tek imza, müteveffa ...'la birlikte üye ...'ı çift imza ile şirketi temsile yetkili bulunduklarını, müvekkilinin başka işleri ve şirketiyle ilgilenirken müteveffa ... ve davalı ... ile beraber şirketin belirtilen adresinde verilen temsil yetkisini kullanarak şirketin tek iştigal konusu olan Arçelik ürünleriyle ilgili olarak mal alıp, çek vermek ve benzeri işlemlerini yürüttüğünü, ...'ın ise çift imzayla şirketi temsile yetkili babasıyla birlikte işleri rahat yürütmek için tek imzayla şirketi temsile yetkili davacıdan geniş yetkileri içeren vekaletnameyi aldığını, bir süre sonra bayisi olunan Arçelik şirketinin ... A.Ş.'ye verilen malların karşılığı ödenmeyince mal göndermeyi kesip şirketin bayiliğini iptal ettiğini, alacakları için müvekkilinin şahsi olarak verdiği teminatlara başvurduğunu, şirkete verilen malların ödenmeyen bedellerini varılan uzlaşı sonucu müvekkilinin ve müvekkilinin sahibi olduğu şirketten yaklaşık 1.026.000,00 TL civarında para tahsil ettiğini, bu meblağın hem mal bedeli hem de teminat mektupları bedelleri olduğunu, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucunda müteveffa Halit ve davalı ...'in temsilcisi oldukları şirketin malları üzerinde tensinin veya başkasının yararına olarak idare ve temsil amacı dışında haksız ve kasıtlı tasarrufta bulunduklarını, menfaat sağladıklarını, şirketin malları ve gelirlerini kayıtlara yansıtmayarak zimmetlerine geçirip mülk edindiklerinin tespit ettiğini, şirketteki kar payından yoksun olması şirketin borçlarını kendi şahsi malıyla ödemesi sebebi ile müvekkilinin mağdur duruma düştüğünü, şirketin içerisine düşürüldüğü durum karşısında yönetim kurulunun aldığı kararla şirketin feshine karar verildiğini, müvekkilince stok ve envarter tespiti için Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli 2013/104 değişik iş dosyasıyla şirket merkezi ve deposunda mahkemece tespit yapıldığını, yapılan tespit ile Arçelik firmasınca şirkete teslim edilmiş bulunan şirkete ait malların müteveffa ve davalı ... tarafından büyük ölçüde buharlaştırılarak zimmete geçirildiğinin açığa çıktığını, şirket mallarının bu şekilde kişisel menfaatlere dahil edilmesi sebebiyle müvekkilinin ciddi bir şekilde maddi zarara uğradığını, davacıların miras bırakanı Halit'e 18.02.2008 tarihinde 0019484 fatura numarasıyla 21.128,96 TL bedelli sıfır bir aracın satıldığını, araç bedelinin ... tarafından müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketten alamadığı ve mahrum kaldırığı kar payının uzman bilirkişilerce hesaplattırılmasını, davalılardan tahsilini, müvekkilinin ... A.Ş.'nin borcundan dolayı Arçelik A.Ş.'ye ödemek zorunda kaldığı meblağın yasal faizi ile beraber tespitini, davalılardan tahsilini, satılan araç bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 1993 yılında kardeşleriyle birlikte kurduğu ..., ... Tic. ve San. A.Ş.'nin hissedarı olduğunu, ayrıca yönetim kurul murahhas üyesi olduğunu, müvekkili şirketteki hisse oranının %15 olduğunu, davalının şirketin yönetim kurulu başkanı ve müvekkilinin kardeşi olduğunu, ...'ın şirketin kuruluşundan beri müvekkili ve diğer üyeler olmadan kararlar aldığını, aldığı kararlarda müvekkilinin imzası taklit edilerek şirket için hisse alımı, araç alım ve satımı, iş yeri ve taşınmaz alımı gibi konularda şirketin adına yapılması ve tescil edilmesi gerekirken şirketten elde edilen kar ve gelirleri kendi, eşi ve ailesi adına hileli yollarla adlarına tescil ettiğini, davadan sonra davalının şirketin feshi için girişimlerde bulunduğunu, malların tespiti için Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde malların belirlenmesi için tespit yaptırdığını, ancak bilerek bu olaylarla ilgili olmayan ...'ın işyerine gittiğini, bu malları tespit ettirdiğini, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, ayrıca davayı Ticaret mahkemesi sıfatıyla açmasının gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği Halit ve ...'ın imzaya yetkili olduğu hususunun gerçek olmadığını, davacının imzaya tek yetkili kişi olduğunu, davacının müvekkillerinden ...'a vermiş olduğu vekaletnamenin sadece kredi kartlarından yapılan müşteri harcamalarının POS makinesinden çekilmesi halinde bu paranın hesaptan çekilebileceğine ilişkin olduğunu, müvekkilinin kredi çekme yetkilisinin olmadığını, vekaletnamenin incelenmesinde ve çekilen kredilerin incelenmesinde davacının imzası ile çekildiğinin ortaya çıkmış olacağını, davacının 2012 yılında Arçelik bayiliğini bıraktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, sicilden terkin edilen davalı ... Tic. A.Ş.'nin ihyası için davacılar vekiline süre verildiği, ancak davalı şirketin ihyasının davacıların hukuki haklarında bir değişime neden olmayacağı ve bu nedenle tasfiyeye uğramış şirketin ihya edilmeyeceğinin bildirilmesi karşısında davalı ... Ticaret A.Ş. yönünden davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiği, alacak talebi yönünden; davacının şirket ortağı olarak şahsen sorumlu bulunmadığı şirket borcunu kendi şahsi mal varlığından vermiş olduğu ipotek sebebi ile ödediği, bu durumda davacını ortaklığı ya da yöneticiliği nedeniyle değil de şahsi teminatı nedeniyle yaptığı ödemeyi diğer ortaklardan isteyemeyeceği, davacının talep ettiği kar payına ilişkin alacağını ise; tasfiye işlemlerinde tasfiye payı içinde yer almış olacağı ayrı bir alacak kalemi olarak hesaplanmasına gerek bulunmadığı, şirket defterleri incelemeye sunulmamış olduğundan ve diğer belgeler ile davalı ... ile muris ...'ın şirketin işlemlerinin kötüye gidişinde kusurlu olup olmadıkları ispatlanamadığı, bu durumda bu davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalıların murisi ...'a satılan araç bedeline ilişkin talep yönünden davacıların hangi davacı adına hangi davalıdan bu bedeli istediği yönünde açıklama yapması istenilmiş davacılar vekili 14.01.2021 tarihli dilekçe ile araç bedeline ilişkin talebinin ... Otomotiv A.Ş adına mirasçı sıfatı ile davalılardan ..., ..., ...'tan talep ettiklerini ve dava değeri olarak gösterilen 5.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmının bu araca ilişkin olduğu beyan edilmekle bu talep yönünden dosya tefrik edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, sonuç olarak davacıların davasını ispat edemedikleri ... Ticaret A.Ş'nin kötü gidişinde davalı ... ile onun babası olan şirket ortağı Halit'in ve davacı ...'ın kusur durumlarının belirlenemediği, şirket terkin edilinceye kadar davacı a şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek imza ile temsile yetkili kişi olduğu, ayrıca zararın varlığı ve miktarının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ... Tic.A.Ş. yönünden davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde iki ayrı talepte bulunduğu, birinci talebinin; şirketten alacağı kar payının tahsiline ilişkin olduğu, bu talebin niteliği itibariyle doğrudan zarar teşkil ettiği ve dava dilekçesinde bu zararın tüm davalılardan tahsilinin istendiği, halbuki kar payı alacağından dolayı açılacak davanın muhatabının ancak davalı şirket olabileceği, ortakların veya yöneticilerin bu talepten dolayı taraf gösterilemeyeceği, buna karşın bu taleplerin tüm davalılardan tahsilinin istendiği, yargılama sırasında şirketin tasfiye edildiği, malvarlığı ve herhangi bir aktifinin bulunmadığının belirtildiği, bu yönden de şirket yeniden ihya edilemeyeceğinden şirket aleyhine kar payı alacağından dolayı açılan davanın pasif husumet yönüyle usulden reddi kararının yerinde olduğu, ancak diğer davalılar aleyhine kar payından kaynaklı açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının ikinci talebi olan davalıların murisi ve şirket yöneticisi Halit'in şirketin kötü yönetiminden kaynaklı şirketin uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin ise; bu zararın ancak şirkete ödenmesi yönünden talepte bulunabileceği, şirketin Arçelik'e olan borçlarını ödemek zorunda olduğu, borcun kendisi tarafından ödendiğini iddia ettiği hususa ilişkin tahsil talebinin ise aynı şekilde şirkete yönlendirilebileceği, şirket ortaklarına veya yöneticilerine yönlendirilemeyeceğinden bu talep yönüyle de ... A.Ş. dışındaki davalılar yönünden açılan davada pasif husumet nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı olarak tazminat ve kar payı alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553 üncü maddesi vd.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5783 E.  ,  2024/7788 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/351 Esas, 2023/641 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/68 E., 2021/1452 K.

Taraflar arasındaki şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı olarak tazminat ve kar payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı şirket olan ... Otomotiv A.Ş. ve ... Tic. ve San. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı ...'in ... Tic. San. A.Ş.'nin sözde sigortalı işçisi ve aynı zamanda diğer davalılar ile birlikte şirketin yönetim kurulu üyesi olan müteveffa ...'ın mirasçısı olduğunu, davalı ...'in ticaret sicilinde kayıtlı şirket adresinde beyaz eşya satım işi ile faaliyet gösterdiğini, ... A.Ş.'nin 50.000 TL sermayesi 100 hisseden oluştuğunu, 55 hissenin davacıya, 15 hissenin Cüneyt ...'a, 15 hissenin müteveffa ...'a, 10 hissenin ...'a ve 5 hissenin ...'a ait olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 8/2 maddesine göre müvekkilinin tek imza, müteveffa ...'la birlikte üye ...'ı çift imza ile şirketi temsile yetkili bulunduklarını, müvekkilinin başka işleri ve şirketiyle ilgilenirken müteveffa ...

ve davalı ... ile beraber şirketin belirtilen adresinde verilen temsil yetkisini kullanarak şirketin tek iştigal konusu olan Arçelik ürünleriyle ilgili olarak mal alıp, çek vermek ve benzeri işlemlerini yürüttüğünü, ...'ın ise çift imzayla şirketi temsile yetkili babasıyla birlikte işleri rahat yürütmek için tek imzayla şirketi temsile yetkili davacıdan geniş yetkileri içeren vekaletnameyi aldığını, bir süre sonra bayisi olunan Arçelik şirketinin ... A.Ş.'ye verilen malların karşılığı ödenmeyince mal göndermeyi kesip şirketin bayiliğini iptal ettiğini, alacakları için müvekkilinin şahsi olarak verdiği teminatlara başvurduğunu, şirkete verilen malların ödenmeyen bedellerini varılan uzlaşı sonucu müvekkilinin ve müvekkilinin sahibi olduğu şirketten yaklaşık 1.026.000,00 TL civarında para tahsil ettiğini, bu meblağın hem mal bedeli hem de teminat mektupları bedelleri olduğunu, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucunda müteveffa Halit ve davalı ...'in temsilcisi oldukları şirketin malları üzerinde tensinin veya başkasının yararına olarak idare ve temsil amacı dışında haksız ve kasıtlı tasarrufta bulunduklarını, menfaat sağladıklarını, şirketin malları ve gelirlerini kayıtlara yansıtmayarak zimmetlerine geçirip mülk edindiklerinin tespit ettiğini, şirketteki kar payından yoksun olması şirketin borçlarını kendi şahsi malıyla ödemesi sebebi ile müvekkilinin mağdur duruma düştüğünü, şirketin içerisine düşürüldüğü durum karşısında yönetim kurulunun aldığı kararla şirketin feshine karar verildiğini, müvekkilince stok ve envarter tespiti için Şanlıurfa 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli 2013/104 değişik iş dosyasıyla şirket merkezi ve deposunda mahkemece tespit yapıldığını, yapılan tespit ile Arçelik firmasınca şirkete teslim edilmiş bulunan şirkete ait malların müteveffa ve davalı ... tarafından büyük ölçüde buharlaştırılarak zimmete geçirildiğinin açığa çıktığını, şirket mallarının bu şekilde kişisel menfaatlere dahil edilmesi sebebiyle müvekkilinin ciddi bir şekilde maddi zarara uğradığını, davacıların miras bırakanı Halit'e 18.02.2008 tarihinde 0019484 fatura numarasıyla 21.128,96 TL bedelli sıfır bir aracın satıldığını, araç bedelinin ... tarafından müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketten alamadığı ve mahrum kaldırığı kar payının uzman bilirkişilerce hesaplattırılmasını, davalılardan tahsilini, müvekkilinin ...

A.Ş.'nin borcundan dolayı Arçelik A.Ş.'ye ödemek zorunda kaldığı meblağın yasal faizi ile beraber tespitini, davalılardan tahsilini, satılan araç bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 1993 yılında kardeşleriyle birlikte kurduğu ..., ... Tic. ve San. A.Ş.'nin hissedarı olduğunu, ayrıca yönetim kurul murahhas üyesi olduğunu, müvekkili şirketteki hisse oranının %15 olduğunu, davalının şirketin yönetim kurulu başkanı ve müvekkilinin kardeşi olduğunu, ...'ın şirketin kuruluşundan beri müvekkili ve diğer üyeler olmadan kararlar aldığını, aldığı kararlarda müvekkilinin imzası taklit edilerek şirket için hisse alımı, araç alım ve satımı, iş yeri ve taşınmaz alımı gibi konularda şirketin adına yapılması ve tescil edilmesi gerekirken şirketten elde edilen kar ve gelirleri kendi, eşi ve ailesi adına hileli yollarla adlarına tescil ettiğini, davadan sonra davalının şirketin feshi için girişimlerde bulunduğunu, malların tespiti için Şanlıurfa 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinde malların belirlenmesi için tespit yaptırdığını, ancak bilerek bu olaylarla ilgili olmayan ...'ın işyerine gittiğini, bu malları tespit ettirdiğini, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, ayrıca davayı Ticaret mahkemesi sıfatıyla açmasının gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği Halit ve ...'ın imzaya yetkili olduğu hususunun gerçek olmadığını, davacının imzaya tek yetkili kişi olduğunu, davacının müvekkillerinden ...'a vermiş olduğu vekaletnamenin sadece kredi kartlarından yapılan müşteri harcamalarının POS makinesinden çekilmesi halinde bu paranın hesaptan çekilebileceğine ilişkin olduğunu, müvekkilinin kredi çekme yetkilisinin olmadığını, vekaletnamenin incelenmesinde ve çekilen kredilerin incelenmesinde davacının imzası ile çekildiğinin ortaya çıkmış olacağını, davacının 2012 yılında Arçelik bayiliğini bıraktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, sicilden terkin edilen davalı ... Tic. A.Ş.'nin ihyası için davacılar vekiline süre verildiği, ancak davalı şirketin ihyasının davacıların hukuki haklarında bir değişime neden olmayacağı ve bu nedenle tasfiyeye uğramış şirketin ihya edilmeyeceğinin bildirilmesi karşısında davalı ... Ticaret A.Ş. yönünden davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiği, alacak talebi yönünden; davacının şirket ortağı olarak şahsen sorumlu bulunmadığı şirket borcunu kendi şahsi mal varlığından vermiş olduğu ipotek sebebi ile ödediği, bu durumda davacını ortaklığı ya da yöneticiliği nedeniyle değil de şahsi teminatı nedeniyle yaptığı ödemeyi diğer ortaklardan isteyemeyeceği, davacının talep ettiği kar payına ilişkin alacağını ise;

tasfiye işlemlerinde tasfiye payı içinde yer almış olacağı ayrı bir alacak kalemi olarak hesaplanmasına gerek bulunmadığı, şirket defterleri incelemeye sunulmamış olduğundan ve diğer belgeler ile davalı ... ile muris ...'ın şirketin işlemlerinin kötüye gidişinde kusurlu olup olmadıkları ispatlanamadığı, bu durumda bu davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalıların murisi ...'a satılan araç bedeline ilişkin talep yönünden davacıların hangi davacı adına hangi davalıdan bu bedeli istediği yönünde açıklama yapması istenilmiş davacılar vekili 14.01.2021 tarihli dilekçe ile araç bedeline ilişkin talebinin ... Otomotiv A.Ş adına mirasçı sıfatı ile davalılardan ..., ..., ...'tan talep ettiklerini ve dava değeri olarak gösterilen 5.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmının bu araca ilişkin olduğu beyan edilmekle bu talep yönünden dosya tefrik edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, sonuç olarak davacıların davasını ispat edemedikleri ...

Ticaret A.Ş'nin kötü gidişinde davalı ... ile onun babası olan şirket ortağı Halit'in ve davacı ...'ın kusur durumlarının belirlenemediği, şirket terkin edilinceye kadar davacı a şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek imza ile temsile yetkili kişi olduğu, ayrıca zararın varlığı ve miktarının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ... Tic.A.Ş. yönünden davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde iki ayrı talepte bulunduğu, birinci talebinin; şirketten alacağı kar payının tahsiline ilişkin olduğu, bu talebin niteliği itibariyle doğrudan zarar teşkil ettiği ve dava dilekçesinde bu zararın tüm davalılardan tahsilinin istendiği, halbuki kar payı alacağından dolayı açılacak davanın muhatabının ancak davalı şirket olabileceği, ortakların veya yöneticilerin bu talepten dolayı taraf gösterilemeyeceği, buna karşın bu taleplerin tüm davalılardan tahsilinin istendiği, yargılama sırasında şirketin tasfiye edildiği, malvarlığı ve herhangi bir aktifinin bulunmadığının belirtildiği, bu yönden de şirket yeniden ihya edilemeyeceğinden şirket aleyhine kar payı alacağından dolayı açılan davanın pasif husumet yönüyle usulden reddi kararının yerinde olduğu, ancak diğer davalılar aleyhine kar payından kaynaklı açılan davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının ikinci talebi olan davalıların murisi ve şirket yöneticisi Halit'in şirketin kötü yönetiminden kaynaklı şirketin uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin ise;

bu zararın ancak şirkete ödenmesi yönünden talepte bulunabileceği, şirketin Arçelik'e olan borçlarını ödemek zorunda olduğu, borcun kendisi tarafından ödendiğini iddia ettiği hususa ilişkin tahsil talebinin ise aynı şekilde şirkete yönlendirilebileceği, şirket ortaklarına veya yöneticilerine yönlendirilemeyeceğinden bu talep yönüyle de ... A.Ş. dışındaki davalılar yönünden açılan davada pasif husumet nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı olarak tazminat ve kar payı alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553 üncü maddesi vd.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1091163700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.