Kısmi ödeme yapılmış itirazda hukuki yarar bulunduğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/75 E. 2022/291 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibine itiraz eden borçlunun, itirazın iptali davası açılmadan önce itiraza konu borcun tamamını icra dosyasına ödemesi halinde alacaklının itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı kalmaz. Ancak yapılan kısmi ödemenin TBK 100 uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği gözetilmeden, salt asıl alacağın ödenmiş olmasına dayanılarak borcun tamamen ödendiğinin kabulü ve davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi hatalıdır; mahkemece ödemelerin tarihine göre TBK 100 gereği mahsup hesabı yapılarak kalan alacağın belirlenmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, borcun tamamının (asıl alacak, faiz, masraf, icra giderleri, vekalet ücreti) ödenmediğini, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak ödeme tarihlerine göre bakiye alacağın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Alacaklı tarafça başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu, itiraz süresi içinde 30.000-TL'lik kısma itiraz etmiş, itiraz etmediği kalan kısmı ise icra dairesinde yaptırdığı kapak hesabı üzerinden tamamen ödemiştir. Henüz itirazın iptali davası açılmamış bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesini engelleyen bir yasa hükmü yoktur; borçlu itiraza konu borcu tamamen öderse alacaklının bu davayı açmasına gerek kalmaz ve hukuki yararı bulunmaz, zira itirazın iptali davasının amacı durmuş olan takibin devamını sağlamaktır ve bu sonuç borcun tamamen ödenmesiyle zaten gerçekleşmiş olur. Ancak somut olayda, icra takibine başlanmasından itirazın iptali davasının açıldığı tarihe kadar yapılan kısmi ödemenin TBK 100 uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği gözetilmelidir. Ayrıca itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir. 30.000-TL'lik kısma yapılan itirazın sebebi borcun ödenmiş olması olup borcun esasına bir itiraz bulunmamaktadır; bu ödeme icra takip tarihinden sonra yapıldığından alacaklının bu kısmın ferilerini talep hakkı bulunmaktadır. İtiraz edilmeyen tutarın ferileri tümüyle yatırılmış olsa da, ilk yapılan kısmi ödemenin ferileri yatırılmadığından borcun tamamının ödendiğinin kabul edilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru değildir. Mahkemece, takipte talep olunan alacak üzerinden TBK 100 gereği yapılan ödemeler ödeme tarihinden itibaren hesaplanarak, kalan alacağın dava tarihi itibariyle tespit edilip buna göre hükmedilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İtirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun itiraza konu borcu tamamen ödemesi halinde davada hukuki yararın kalmayacağı, ancak kısmi ödemelerin TBK 100 uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer itirazın iptali davalarında hukuki yarar incelemesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali davası↗ hukuki yarar↗ kısmi ödeme↗ kapak hesabı↗ TBK 100↗ mahsup↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/75
KARAR NO 2022/291
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/09/2021
NUMARASI 2021/437 Esas - 2021/830 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022
Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari bakiye hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız ve kötü niyetli olarak kısmi olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının yaptığı itirazın , kötü niyetli olarak yapılmış olduğunu belirterek davanın kabulü ile borçlunun; takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptali ve takibin devamına, davalı-borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından cari alacağın 30.000- TL'lik kısmını 21/08/2020 tarihinde alacaklı hesabına ödendiğini,kalan kısmında icra dairesine ferileri ile birlikte ödendiğini belirterek davanın %20 icra inkar tazminatı da dahil olmak üzere tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı, davalı tarafından yapılan ödemelerin ilk olarak faiz ve ferilere ilişkin olduğundan bahisle davalı tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığını beyan etmiş ise de; davacı 02/09/2020 tarihinde icra dairesine yaptırdığı kapak hesabı ile gerekli ödemeyi yaptığını, davacının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; somut olayda borcun tamamının ödenmediğini, itiraz edilen 30.000-TL'lik asıl alacağın, faizi, masrafı, icra giderleri ve vekalet ücreti ödenmediğini,kararın yasalara ve yargı içtihatlarına aykırı olduğunu, somut olayla benzerliği bulunmayan bir yargı içtihadına dayanılarak karar verildiğini, yüksek yargı içtihatları gereği takibin açılmasına borçlu sebebiyet verdiği için takip masrafları ve ücreti vekalet yönünden borçlu sorumlu olduğunu, mahkemece dava reddedilerek, borçlunun borcunu zamanında ödememesinden alacaklı olan müvekkili sorumlu tuttuğunu, mahkemece dosyanın bilirkişiye verip, ödeme tarihlerine göre takip talebindeki talepleri gözetilerek, yapılan ödemeler hesaplanarak, bakiye alacak kısmın hesaplanması ve bu miktar esas alınarak yargılamanın yapılıp, neticesine göre karar vermesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Alacaklı tarafça 20/08/2020 tarihinde 85.870,85-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren %13,75 oranında avans faizi işletilerek tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu tarafından 21/08/2020 tarihinde 30.000-TL ödenmiş ve borcun bu miktarının ödendiği bildirilerek takibe itiraz süresi içinde kısmi olarak itirazda bulunulmuştur. Borçlu itiraz etmediği kalan kısmı ise 02/09/2020 tarihinde icra dairesinde kapak hesabı yaptırarak kapak hesabı tutarı olan 64.910.76-TL'nin tamamını ödemiştir. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur.
Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.
30. 000-TL için borca itiraz sebebi borcun ödenmiş olmasıdır. Borcun esasına bir itirazda bulunulmamıştır. Borçlu tarafından borcun ödenmesi sebebiyle itiraz da bulunması ve ödemenin icra takip tarihinden sonra yapılması sebebiyle alacaklının icra takip tutarının ferilerini talep hakkı bulunmaktadır. İtiraz edilmeyen tutarın ise ferileri hesaplanarak tümüyle yatırıldığı anlaşılmakla birlikte ilk yapılan kısmi ödemenin ferileri yatırılmadığından borcun tamamının ödendiğinin kabulü ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmamıştır. Mahkemece; takip de talep olunan alacak üzerinden TBK 100 gereği yapılan ödemeler ödeme tarihinden itibaren hesaplama yapılarak kalan alacağın dava tarihi itibariyle kalan alacak hesaplanarak hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;istinaf nedenleri yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 Tarih 2021/437 Esas 2021/830 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/02/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/109101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi