İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4525 E. 2024/6554 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
devir yasağı↗ temlik yasağı↗ cari hesap mutabakatı↗ temlik bedeli↗ alacağın devri↗ hesap mutabakatı↗ açık muvafakat↗ hak ediş↗ hakediş↗ temlik sözleşmesi↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet ehliyeti↗ icra inkâr tazminatı↗ mutabakat↗ alacağın temliki↗ cari hesap↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ üçüncü kişi↗ oy yasağı↗ kötü niyet tazminatı↗ muvafakat↗ ifa↗ yenileme↗ tbk 99↗ işlemiş faiz↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ vade↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/26 E., 2022/413 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin işbu davaya konu alacağını temlik eden Öztek Alüminyum Ltd. Şti. ile davalı şirketin mağazaları için gerekli olan çeşitli malzemeleri davalıya temin ettiğini, ve bu malzemelerin montajlarını ve kurulumu ile ilgili davalı şirkete hizmet verdiğini, bu işlere ilişkin düzenlenen faturaların temelindeki hizmet ile malzeme teminlerinin ifa edildiği ve faturaların münderecatının doğruluğunun davalı yanın da kabulünde olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2021/24798 E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Öztek Şirketi aralarında imzalanan sözleşme ile alacağın devrinin açıkça yasaklandığını, bu nedenle davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin Öztek şirketine herhangi bir borcunun olmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, temlik eden dava dışı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin kısmi temlik niteliğinde ve temlik bedelinin 250.000,00 TL olduğunu, dava dışı şirketin müvekkil şirkete hak ediş vadelerinin 6 ay ötelenmesine ilişkin mail yoluyla bildirimde bulunduğunu, bu bildirimden sonra faiz talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, 31.08.2021 tarihinde cari hesap mutabakatına rağmen temerrüt faizi talep edilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 131 inci maddesine aykırı olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda, dava dışı ÖZTEK firması ile davalı GRATİS firması arasındaki 20.06.2017 imza tarihli sözleşmenin 24. ve 25. maddesinde açıkça temlik yasağı öngörüldüğü, davacı yanca temlikin, davalının açık muvafakatı ile yapıldığına dair dosyaya sunulmuş herhangi bir kanıt bulunmadığı, YHGK kararında belirtilen sözleşmeden ... temlik yasağının istisnalarına ilişkin şartların da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBK ve yerleşik yargı kararları uyarınca alacağın temlikinin geçerli olması için borçlunun rızasına ihtiyaç bulunmadığını, ayrıca temlik alınan alacak hakediş ve sözleşmeden kaynaklı alacak değil, icra dosyasına konu faturalardaki alacakların 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi uyarınca işlemiş faizler olduğunu, işbu sebeple davalı tarafın aktif husumet yokluğu itirazının hiçbir şekilde geçerliliği bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiği ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın davalı ile dava dışı temlik eden Öztek Aliminyum İnşaat Ltd. Şti arasında düzenlenen "mağaza dekorasyon ve yenileme işleri" sözleşmesi kapsamında yapılan işlerden kaynaklandığı belirlendiği, 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağın 3. kişiye devredebilir düzenlemesi içermekte olduğu, davalı ile üçüncü kişi arasında düzenlenen sözleşmenin az yukarıda metni verilen maddeleri ile alacağın temlikinin açıkça yasaklandığı görülmekte olduğu, bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşmenin "akdi devir yasağı" içerdiği, yasağa rağmen alacağın temlik edilmiş olması durumunun borçluya karşı temlik alana bir hak bahşetmeyeceği, borçlunun devir alana karşı akdi devir yasağı savunmasında bulunabileceği, devri caiz olmayan bir alacak hakkında yapılan temlik işleminin ilke olarak geçersiz olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın temliki sözleşmesine dayalı alacak isteminden kaynaklı itirazın iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi,
3. 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4025 E. 2019/7000 K.
Ortak:oy yasağı · ifa · temlik · temerrüt
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Öztek Şirketi aralarında imzalanan sözleşme ile «alacağın devrinin» açıkça yasaklandığını, bu nedenle davacı şirketin «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, müvekkilinin Öztek şirketine herhangi bir borcunun olmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, «temlik» eden dava dışı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin kısmi temlik niteliğinde ve «temlik bedelinin» 250.000,00 TL olduğunu, dava dışı şirketin müvekkil şirkete «hak ediş» «vadelerinin» 6 ay ötelenmesine ilişkin mail yoluyla bildirimde bulunduğunu, bu bildirimden sonra faiz talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, 31.08.2021 tarihinde «cari hesap mutabakatına» rağmen «temerrüt faizi» talep edilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 131 inci maddesine aykırı olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» mahkum edilmesini istemiştir.
… sı belirtilen kararı ile Somut olayda, dava dışı ÖZTEK firması ile davalı GRATİS firması arasındaki 20.06.2017 imza tarihli sözleşmenin 24. ve 25. maddesinde açıkça «temlik yasağı» öngörüldüğü, davacı yanca temlikin, davalının «açık muvafakatı» ile yapıldığına dair dosyaya sunulmuş herhangi bir kanıt bulunmadığı, YHGK kararında belirtilen sözleşmeden ... temlik yasağının istisnalarına ilişkin şartların da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Şti arasında düzenlenen "mağaza dekorasyon ve «yenileme» işleri" sözleşmesi kapsamında yapılan işlerden kaynaklandığı belirlendiği, 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağın 3. kişiye devredebilir düzenlemesi içermekte olduğu, davalı ile «üçüncü kişi» arasında düzenlenen sözleşmenin az yukarıda metni verilen maddeleri ile «alacağın temlikinin» açıkça yasaklandığı görülmekte olduğu, bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşmenin "akdi «devir yasağı»" içerdiği, yasağa rağmen alacağın temlik edilmiş olması durumunun borçluya karşı temlik alana bir hak bahşetmeyeceği, borçlunun devir alana karşı akdi devir yasağı savunmasında bulunabileceği, devri caiz olmayan bir alacak hakkında yapılan temlik işleminin ilke olarak «geçersiz» olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın «aktif husumet yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap «yasağı» nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının «ihtara» rağmen «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 28/12/2007 tarihinde yapılan 5.000.000 USD ödeme sonrasında «temlik» eden ...’nun 18/08/2011 tarih 20296 yevmiye numaralı «ihtarname» ile devredilen hisselerin iadesini ve 21/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeden belirlenen «cezai şartı» talep etmesine, davaya konu icra takibinde de TMSF’ye yapılan ödemeden kalan bakiye bedelin talep edilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan s …
Cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları borçlunun ödeme gücü, alacaklının asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile «cezai şartın» ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · temerrüt tarihi · cezai şart · ihtar · yönetim kurulu kararı · taahhütname · ihtarname · asıl alacak
Benzer bu kararda… bilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap «yasağı» nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının «ihtara» rağmen «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 28/12/2007 tarihinde yapılan 5.000.000 USD ödeme sonrasında «temlik» eden ...’nun 18/08/2011 tarih 20296 yevmiye numaralı «ihtarname» ile devredilen hisselerin iadesini ve 21/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeden belirlenen «cezai şartı» talep etmesine, davaya konu icra takibinde de TMSF’ye yapılan ödemeden kalan bakiye bedelin talep edilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan s …
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiş Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/11-129 E. - 2019/541 K. sayılı ilamı ile «direnme» kararının yeni hüküm olduğu belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, süresi içinde karar düzeltme de talep edilmeyerek temyiz itirazları Dairemizce incelenmiştir.
Cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları borçlunun ödeme gücü, alacaklının asıl borcun «ifa» edilmesi halinde elde edeceği yarar ile «cezai şartın» ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun «kusur» derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4525 E. , 2024/6554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1637 Esas, 2023/467 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/26 E., 2022/413 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin işbu davaya konu alacağını temlik eden Öztek Alüminyum Ltd. Şti. ile davalı şirketin mağazaları için gerekli olan çeşitli malzemeleri davalıya temin ettiğini, ve bu malzemelerin montajlarını ve kurulumu ile ilgili davalı şirkete hizmet verdiğini, bu işlere ilişkin düzenlenen faturaların temelindeki hizmet ile malzeme teminlerinin ifa edildiği ve faturaların münderecatının doğruluğunun davalı yanın da kabulünde olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, ileri sürerek davalının İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2021/24798 E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Öztek Şirketi aralarında imzalanan sözleşme ile alacağın devrinin açıkça yasaklandığını, bu nedenle davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin Öztek şirketine herhangi bir borcunun olmadığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, temlik eden dava dışı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmenin kısmi temlik niteliğinde ve temlik bedelinin 250.000,00 TL olduğunu, dava dışı şirketin müvekkil şirkete hak ediş vadelerinin 6 ay ötelenmesine ilişkin mail yoluyla bildirimde bulunduğunu, bu bildirimden sonra faiz talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, 31.08.2021 tarihinde cari hesap mutabakatına rağmen temerrüt faizi talep edilmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 131 inci maddesine aykırı olduğunu savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda, dava dışı ÖZTEK firması ile davalı GRATİS firması arasındaki 20.06.2017 imza tarihli sözleşmenin 24. ve 25. maddesinde açıkça temlik yasağı öngörüldüğü, davacı yanca temlikin, davalının açık muvafakatı ile yapıldığına dair dosyaya sunulmuş herhangi bir kanıt bulunmadığı, YHGK kararında belirtilen sözleşmeden ... temlik yasağının istisnalarına ilişkin şartların da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBK ve yerleşik yargı kararları uyarınca alacağın temlikinin geçerli olması için borçlunun rızasına ihtiyaç bulunmadığını, ayrıca temlik alınan alacak hakediş ve sözleşmeden kaynaklı alacak değil, icra dosyasına konu faturalardaki alacakların 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi uyarınca işlemiş faizler olduğunu, işbu sebeple davalı tarafın aktif husumet yokluğu itirazının hiçbir şekilde geçerliliği bulunmadığını, belirtilen sebepler neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiği ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın davalı ile dava dışı temlik eden Öztek Aliminyum İnşaat Ltd. Şti arasında düzenlenen "mağaza dekorasyon ve yenileme işleri" sözleşmesi kapsamında yapılan işlerden kaynaklandığı belirlendiği, 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağın 3. kişiye devredebilir düzenlemesi içermekte olduğu, davalı ile üçüncü kişi arasında düzenlenen sözleşmenin az yukarıda metni verilen maddeleri ile alacağın temlikinin açıkça yasaklandığı görülmekte olduğu, bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşmenin "akdi devir yasağı" içerdiği, yasağa rağmen alacağın temlik edilmiş olması durumunun borçluya karşı temlik alana bir hak bahşetmeyeceği, borçlunun devir alana karşı akdi devir yasağı savunmasında bulunabileceği, devri caiz olmayan bir alacak hakkında yapılan temlik işleminin ilke olarak geçersiz olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın temliki sözleşmesine dayalı alacak isteminden kaynaklı itirazın iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6102 sayılı Kanun'un 1530 uncu maddesi,
3. 6098 sayılı Kanun'un 183 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089447400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz