Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4025 E. 2019/7000 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 182/3↗ alacaklı temerrüdü↗ direnme kararı↗ temerrüt tarihi↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ ifa↗ tmsf↗ tbk 99↗ temlik↗ ihtar↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF'ye yapılan 5.000.000,00USD ödemenin hisse bedeli olarak kabul edilebilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap yasağı nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının ihtara rağmen taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları asıl alacak ve temerrüt tarihi olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiş Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/11-129 E. - 2019/541 K. sayılı ilamı ile direnme kararının yeni hüküm olduğu belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, süresi içinde karar düzeltme de talep edilmeyerek temyiz itirazları Dairemizce incelenmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararımn gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 28/12/2007 tarihinde yapılan 5.000.000 USD ödeme sonrasında temlik eden ...’nun 18/08/2011 tarih 20296 yevmiye numaralı ihtarname ile devredilen hisselerin iadesini ve 21/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeden belirlenen cezai şartı talep etmesine, davaya konu icra takibinde de TMSF’ye yapılan ödemeden kalan bakiye bedelin talep edilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 01/12/1997 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgede yer alan 20.000.000 Amerikan Doları cezai şarttan TMSF'ye yapılan 5.000.000 Amerikan Doları ödeme düşüldükten sonra kalan miktarın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK 182/son (818 sayılı BK'nun 161/son) maddesi uyarınca hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirmesi mümkündür. Cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları borçlunun ödeme gücü, alacaklının asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Somut olayda, davalının bu yöndeki itirazına rağmen mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmaması doğru görülmemiş davalının bu yöndeki itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- 2.bentte yazılı olduğu şekilde yapılacak inceleme ile değerlendirildikten sonra mahkemece cezai şart miktarına karar verilmesi gerektiğinden, davaya konu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67.maddesi hükmündeki koşulları gerçekleşmemesine rağmen, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmeside doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4063 E. 2018/4173 K.
Ortak:temerrüt tarihi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt · Cezai Şart
İncelediğiniz kararda… bilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap «yasağı» nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının «ihtara» rağmen «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3- 2.bentte yazılı olduğu şekilde yapılacak inceleme ile değerlendirildikten sonra mahkemece «cezai şart» miktarına karar verilmesi gerektiğinden, davaya konu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67.maddesi hükmündeki koşulları gerçekleşmemesine rağmen, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmeside doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalı itirazının 15.000.000,00 Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 Amerikan Doları faiz olmak üzere toplam 16.228.229,17 Amerikan Doları üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 Amerikan Doları'nın %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · geçersizlik
Benzer bu karardaŞirketindeki %40 hissesinin devrinin «geçersiz» sayılarak, bu hisseler bedelinin TMSF’ye olan borçlarından «mahsup» edilmek üzere 6183 sayılı Yasa’nın uygulanmasını talep etmiş...” bulunmasına göre taraf vekillerinin HUMK 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13131 E. 2017/1769 K.
Ortak:temerrüt tarihi · cezai şart · temlik · ihtar · taahhütname · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… bilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap «yasağı» nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının «ihtara» rağmen «taahhüdünü» yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 28/12/2007 tarihinde yapılan 5.000.000 USD ödeme sonrasında «temlik» eden ...’nun 18/08/2011 tarih 20296 yevmiye numaralı «ihtarname» ile devredilen hisselerin iadesini ve 21/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeden belirlenen «cezai şartı» talep etmesine, davaya konu icra takibinde de TMSF’ye yapılan ödemeden kalan bakiye bedelin talep edilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan s …
3- 2.bentte yazılı olduğu şekilde yapılacak inceleme ile değerlendirildikten sonra mahkemece «cezai şart» miktarına karar verilmesi gerektiğinden, davaya konu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67.maddesi hükmündeki koşulları gerçekleşmemesine rağmen, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» isteminin kabulüne karar verilmeside doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu karardaKriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün raporu ve hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi'nde «görevli» uzman bilirkişilerin düzenlediği 02/05/2016 tarihli rapora göre, 01/12/1997 tarihli belge altındaki imzanın ...'in eli ürünü olduğunun sabit olduğu, «alacağın temliki sözleşmesinin» yazılı olarak yapılması yeterli olup, borçlunun temliknameye «rızası» aranmayacağından temliknamenin «geçersizliğine» ilişkin savunmanın yerinde görülmediği, 01/12/1997 tarihli sözleşme ile davalının ... ve eşi ...'na ait hisselerin dava dışı temlik eden bu kişilere iade edilmemesinin «rizikosunu» (tehlikesini) bağımsız ve asli bir «taahhüt» olarak yükümlendiği, diğer bir anlatımla, hisselerin iade edilmemesi nedeni ile ortaya çıkacak zararın riskini müstakil bir sözleşme ile «garanti» ettiği, bu nedenle sözleşmenin hukuki niteliğinin BK'nun 110. maddesinde düzenlenen 3. şahsın fiilini taahhüt niteliğinde bir «garanti sözleşmesi» olduğu, bu garanti sözleşmesinde hisselerin devri talep edildiğinde, devir işlemini gerçekleştireceğini ve bu taahhüdünü yerine getirmediği takdirde 20 milyon Amerikan Doları ödeyeceğini davalı borçlu müstakil şekilde taahhüt ettiğinden, ödenen miktarın mahsubu ile icra dosyasında istenen tazminatın talep edilebileceği, alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalı itirazının 15.000.000,00 Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 Amerikan Doları faiz olmak üzere toplam 16.228.229,17 Amerikan Doları üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 Amerikan Doları'nın %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… icaret Anonim Şirketi'ndeki toplam %40 oranındaki hisse ...'ye başvuruları ile hisse sahiplerinin talebi doğrultusunda haczedilerek hisse bedelleri ...'ye ödenmekle «temlik» edenin hisselerin iadesini isteme hakkı ve dolayısıyla bu iade gerçekleşmezse 01/12/1997 tarihli belgede düzenlenen «cezai şartın» tahsilini isteme hakkı sona erdiğinden, dava konusu belgede geçen hisselerin iadesi «taahhüdünü» yerine getirmeyen davalıdan belirlenen cezai şart bedelinden ...'ye ödenen kısım düştükten sonra kalan kısmın tahsilinin istenemeyeceği kabul edilerek davanın redd …
Davacıya «alacağını temlik» eden ... tarafından davalı tarafın sözü edilen «taahhüdüne» istinaden dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti sözleşmesi · tenkis · imza inkarı · temlik sözleşmesi · alacağın temliki · depo kararı · riziko · hisse devri
Benzer bu karardaKriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün raporu ve hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi'nde «görevli» uzman bilirkişilerin düzenlediği 02/05/2016 tarihli rapora göre, 01/12/1997 tarihli belge altındaki imzanın ...'in eli ürünü olduğunun sabit olduğu, «alacağın temliki sözleşmesinin» yazılı olarak yapılması yeterli olup, borçlunun temliknameye «rızası» aranmayacağından temliknamenin «geçersizliğine» ilişkin savunmanın yerinde görülmediği, 01/12/1997 tarihli sözleşme ile davalının ... ve eşi ...'na ait hisselerin dava dışı temlik eden bu kişilere iade edilmemesinin «rizikosunu» (tehlikesini) bağımsız ve asli bir «taahhüt» olarak yükümlendiği, diğer bir anlatımla, hisselerin iade edilmemesi nedeni ile ortaya çıkacak zararın riskini müstakil bir sözleşme ile «garanti» ettiği, bu nedenle sözleşmenin hukuki niteliğinin BK'nun 110. maddesinde düzenlenen 3. şahsın fiilini taahhüt niteliğinde bir «garanti sözleşmesi» olduğu, bu garanti sözleşmesinde hisselerin devri talep edildiğinde, devir işlemini gerçekleştireceğini ve bu taahhüdünü yerine getirmediği takdirde 20 milyon Amerikan Doları ödeyeceğini davalı borçlu müstakil şekilde taahhüt ettiğinden, ödenen miktarın mahsubu ile icra dosyasında istenen tazminatın talep edilebileceği, alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalı itirazının 15.000.000,00 Amerikan Doları «asıl alacak» ve «temerrüt tarihi» olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 Amerikan Doları faiz olmak üzere toplam 16.228.229,17 Amerikan Doları üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan 15.000.000,00 Amerikan Doları'nın %20'si tutarında (3.000.000,00 USD) «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
05/12/2012 tarihli «alacağın temliki sözleşmesine» istinaden ... davalıdan olan dava konusu 15.000.000 Amerikan Doları tutarındaki sözleşme tarihi itibariyle belirlenen alacağının tamamını davacıya temlik etmiş, davacı tarafından davalı aleyhine 15.000.000 Amerikan Doları «asıl alacak» ile «işlemiş faizinin» tahsili amacıyla icra takibine girişilmiş, eldeki davayla yapılan itiraz üzerine duran takibe itirazın iptali talep edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sözleşmede «hisse devrinin» her zaman talep edilebileceği öngörüldüğünden 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin hisse devrinin talep edildiği Beyoğlu 18.
Noterliği'nin «ihtarnamesinin» gönderildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bu nedenle «zamanaşımı def»’inin yerinde olmadığı, 01/12/1997 tarihli belge altındaki «imza inkar» edilmiş ise de, ceza soruşturması sırasında alınan 25/11/2013 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı'nın uzmanlık raporu ile 19/03/2013 tarihli ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/70 E. 2020/3941 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26.08.2003 tarihinden itibaren, 51.«265»,62 USD'nin 01.09.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4025 E. , 2019/7000 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 26/05/2016 gün ve 2014/247 sayılı hükmün Dairemizce 23/03/2017 gün ve 2016/13131E. 2017/1769 K. sayılı ilamla bozulması üzerine mahkemece verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı ...arasında 05/12/2012 tarihinde akdedilen alacağın temliki sözleşmesi gereğince dava dışı ...'nun davalı ...'den doğmuş alacaklarının tamamının davacıya devredildiğini, dava dışı ...ile davalı arasında düzenlenen 01/12/1997 tarihli sözleşme gereğince ...ve eşi ...’nun Öztek Mermer San. ve Tic. A.Ş.’ndeki sahibi bulundukları şirket sermayesinin % 40’ına tekabül eden 2 Milyar TL nominal değerli toplam 400 adet hisselerini hisselerin iadesini her zaman istemek koşulu ile davalıya devrettiklerini, davalının aynı sözleşme ile bu hisselerin ve şirket sermaye artışları ile ulaştıkları yeni hisselerin ...ile ... adına şirkete kaydını sağlayacağını taahhüt ettiğini, bu taahhüdünü yerine getirmemesi halinde ise hiçbir itirazda bulunmadan ...'na 20 milyon Amerikan Doları ödeyeceğini beyan ettiğini, davalının hisselerin iade edilmesi için kendisine gönderilen ihtarnameye kayıtsız kaldığını, bunun üzerine sözleşme ile taahhüt edilen cezai şartın ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalının sözleşme ile iade etmeyi taahhüt ettiği hisseleri önce eşi ...’e sonrasında da 3.
şahıslara devrettiğini ileri sürerek; davalının sözleşmede taahhüt ettiği 20 milyon Amerikan Doları'ndan TMSF'ye ödenen bedelin mahsubu ile bakiye 15 milyon Amerikan Doları'nın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunmuş, 01/12/1997 tarihli dayanak belgedeki imzanın davalıya ait olmadığını, belgenin sahte ve gerçeğe aykırı olduğunu, dava dışı Yetkin ve ...'nun dava konusu hisseleri davalıya devretmediklerini, 01/12/1997 tarihli belge içeriğinin muvazaa sözleşmesi niteliğinde olduğunu, muvazaalı işlemlerin hem asıl işlem hem de ferileri yönünden geçersiz olduğunu, temliknamenin geçerli olmadığını,...’nun hisselerinin TMSF tarafından haczi sebebiyle bedellerinin TMSF’ye ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF'ye yapılan 5.000.000,00USD ödemenin hisse bedeli olarak kabul edilebilmesi için hisselerin satışının ya da devrinin yapılmış olması gerektiği, oysa söz konusu hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması ve şirkete atanan denetim ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi karşılığında TMSF'ye 5.000.000,00USD ödeme yapıldığı ve hisselerin sahibinin değişmediği, bu hususun TMSF’nin 10.04.2018 tarihli yazısından anlaşıldığı, kaldı ki; TMSF'ye ödeme yapan kişinin de hisselerin resmiyette sahibi görünen dava dışı ...değil Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.
olduğu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329’uncu maddesi uyarınca iktisap yasağı nedeniyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kendi hisselerini zaten iktisap edemeyeceği, bu hâliyle Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TMSF’ye yapılmış olan 5.000.000,00USD ödemenin hisselerin bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının ihtara rağmen taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle verilen önceki kararda direnilmesine ve davanın kısmen kabulü ile Bilecik İcra Müdürlüğünün 2014/1334 Esas sayılı icra takip dosyası ile yapılan icra takibine yönelik davalının itirazının 15.000.000,00 USD Amerikan Doları asıl alacak ve temerrüt tarihi olan 06/07/2012 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.228.229,17 USD Amerikan Doları olmak üzere toplam 16.228.229,17 USD Amerikan Doları üzerinden iptaline 15.000.000,00 USD Amerikan Dolarının %20'si oranındaki 3.000.000,00 USD Amerikan Doları tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiş Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/11-129 E. - 2019/541 K. sayılı ilamı ile direnme kararının yeni hüküm olduğu belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, süresi içinde karar düzeltme de talep edilmeyerek temyiz itirazları Dairemizce incelenmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararımn gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dışı Öztek Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 28/12/2007 tarihinde yapılan 5.000.000 USD ödeme sonrasında temlik eden ...’nun 18/08/2011 tarih 20296 yevmiye numaralı ihtarname ile devredilen hisselerin iadesini ve 21/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmeden belirlenen cezai şartı talep etmesine, davaya konu icra takibinde de TMSF’ye yapılan ödemeden kalan bakiye bedelin talep edilmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 01/12/1997 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgede yer alan 20.000.000 Amerikan Doları cezai şarttan TMSF'ye yapılan 5.000.000 Amerikan Doları ödeme düşüldükten sonra kalan miktarın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK 182/son (818 sayılı BK'nun 161/son) maddesi uyarınca hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirmesi mümkündür. Cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları borçlunun ödeme gücü, alacaklının asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Cezai şarttan makul oranda indirim yapılabileceği Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir. Somut olayda, davalının bu yöndeki itirazına rağmen mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmaması doğru görülmemiş davalının bu yöndeki itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- 2.bentte yazılı olduğu şekilde yapılacak inceleme ile değerlendirildikten sonra mahkemece cezai şart miktarına karar verilmesi gerektiğinden, davaya konu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı olmaması sebebiyle İİK'nın 67.maddesi hükmündeki koşulları gerçekleşmemesine rağmen, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmeside doğru görülmemiş kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 23.03.2017 tarih 2016/13131 E. 2017/1769 K. Sayılı temyiz bozma ilamın ile 31.05.2018 tarih ve 2017/4063 E. 2018/4173 K sayılı karar düzeltmenin reddine dair ilamda yer alan gerekçelere ve bundan sonra dosyaya yeni bir delilin de eklenmemiş bulunmasına göre mahkeme kararının bu ilamlarda yer alan gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546821000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz