Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4892 E. 2024/7330 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
finansal tabloların müzakeresi↗ erteleme talebi↗ çağrısız genel kurul↗ huzur hakkı↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ muhalefet şerhi↗ kâr payı dağıtımı↗ tasdik kararı↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ ibra↗ şirket zararı↗ cy/cy şerhi↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/1179 E., 2022/1313 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %20 oranında hissesinin bulunduğunu, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 15.09.2022 tarihinde yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi uyarınca müvekkilinin finansal tabloların müzakeresine ilişkin konuların ertelenmesini istediğini, toplantı başkanının talebi reddettiğini, bilanço kâr/ zarar hesaplarının görüşülmesinin doğrudan finansal tablolar ile ilgili olduğunu, fiktif alacak ve borçlar sebebiyle şirket hesaplarında uyumsuzlukların olduğunu düşündüklerini, tasdik edilen bilanço ve kâr/ zarar tablosunun gerçeği yansıtmadığını, müdürlerin ibrasına ilişkin hususların da doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık müdürlerin ibra edildiğini, 6102 sayılı Kanun’un 559 uncu maddesine aykırılık sebebiyle karara itiraz edip muhalefet şerhini verdiklerini, müvekkilinin ibra için olumsuz oy kullanmasına rağmen müdürler kurulunun ibrasının anılan maddeye aykırılık taşıdığını, yine aynı Kanun’un 619 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca müdürlerin kendilerinin ve diğer müdürlerin ibrasında oy kullanamayacağı halde oy kullandıklarını, kâr payı dağıtılması hususunun da doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, %5 oranında kâr payı dağıtımına karar verildiğini, diğer ortakların hukuka aykırı şekilde temettü ve huzur hakkı aldığını, müvekkiline ödenen tutar gözetildiğinde dürüstlük kuralına uyulmadığını, dağıtılmayan kârın şirkette tutulup sermaye artırımına gidilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, sermayenin iç kaynaklardan artırılması hususunun finansal tablolarla ilgili olması sebebiyle bu hususun görüşülmesinin ertelenmesi talebine rağmen karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, sermaye artımını kararının şirketin yararı için alınmadığını düşündüklerini, fiktif alacak ve borçlarla şirketin zarara uğratılmaya çalışıldığını, huzur hakkı ödenmesinin doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, bu hususun da görüşülmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkiline ödenen dönem kârının iki buçuk katı oranında çok yüksek huzur hakkı kararlaştırıldığını, kârın neredeyse 1/3’ünün huzur hakkı adı altında dağıtılmasının objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, örtülü kâr payı dağıtılması anlamına geldiğini ileri sürerek 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararların hükümsüzlüğünün tespitini, aksi kanaate varılması halinde iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesinin birinci fıkrasına göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların sermayenin 1/10'una, halka açık şirketlerde 1/20'sine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurulun bir karar alınmasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı, 3 numaralı gündem maddesinin 2021 yılına ait bilanço, kâr/zarar hesaplarının okunması ve müzakeresi, 4 numaralı maddesinin şirket müdürlerinin ibrası, 6 numaralı maddesinin geçmiş yıllara ait kâr tutarlarının dağıtılması, 7 numaralı maddesinin sermayenin arttırılması, 8 numaralı maddesinin ise huzur hakkı ödenmesine ilişkin olduğu, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının okunması, müzakeresine ilişkin 3. madde ile şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin 4. maddenin finansal tablolarla bağlantılı olduğu, şirketin geçmiş yıllara ait kârının dağıtılma usul ve esaslarına ilişkin 6. maddeye göre dağıtılmayan kârın sermayeye aktarılmasına karar verildiği, bu gündem maddesinin finansal tablolarla bağlantılı olduğunun müstekar Yargıtay kararlarıyla kabul edildiği, gündemin 8. maddesinin huzur hakkı ödenmesine ilişkin olduğu, huzur hakkı ödemesinin de finansal tablolarla bağlantılı sayılması gerektiği, 7. maddenin sermayenin arttırılmasına ilişkin olduğu, bir kısmının 2020-2021 yılı geçmiş yıl kârından karşılanacağının hüküm altına alındığı, anılan maddenin de finansal tablolarla bağlantılı olduğunun kabulü gerektiği, zira şirketin kâr edip etmediği ve ne kadar kâr ettiği, bunun ne kadarının dağıtılarak dağıtılmayan kısmın tespiti hususlarının finansal tablolarla doğrudan bağlantısının bulunduğu, böylece dava konusu yapılan tüm maddelerin finansal tablolarla bağlantılı olduğu sonucuna varıldığı, 6102 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrasında toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiği, anılan fıkranın atfı gereği 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesinin limited şirketlere dahi uygulanacağı, genel kurulda azlık statüsünde olan davacı vekilinin erteleme talebi sebebiyle genel kurulun zorunlu olarak ertelenmesi gerektiği halde ertelenmediği, bu hususa ilişkin aykırılığın alınan kararların hükümsüzlüğü sonucunu doğurduğu, talebin nazara alındığı, 3, 4, 6, 7, 8 numaralı genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle iptal sebeplerinin ayrıca incelenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.09.2022 tarihli genel kurulunda alınan, 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararların hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrasında toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemlerinin, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin, bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiği, bu atıf uyarınca olayda uygulanması gereken aynı Kanun’un 420 nci maddesi uyarınca belirtilen gündem maddelerinin de finansal tablolar ile bağlı konular olduğu, finansal tablolara bağlantılı olan anılan gündem maddelerinin genel kurullarca görüşülmelerinin ertelenmesi gerekirken ertelenmemesi nedeniyle Mahkemece genel kurul toplantısının 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 420 ve 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4892 E. , 2024/7330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/230 Esas, 2023/1058 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/1179 E., 2022/1313 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %20 oranında hissesinin bulunduğunu, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 15.09.2022 tarihinde yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi uyarınca müvekkilinin finansal tabloların müzakeresine ilişkin konuların ertelenmesini istediğini, toplantı başkanının talebi reddettiğini, bilanço kâr/ zarar hesaplarının görüşülmesinin doğrudan finansal tablolar ile ilgili olduğunu, fiktif alacak ve borçlar sebebiyle şirket hesaplarında uyumsuzlukların olduğunu düşündüklerini, tasdik edilen bilanço ve kâr/ zarar tablosunun gerçeği yansıtmadığını, müdürlerin ibrasına ilişkin hususların da doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık müdürlerin ibra edildiğini, 6102 sayılı Kanun’un 559 uncu maddesine aykırılık sebebiyle karara itiraz edip muhalefet şerhini verdiklerini, müvekkilinin ibra için olumsuz oy kullanmasına rağmen müdürler kurulunun ibrasının anılan maddeye aykırılık taşıdığını, yine aynı Kanun’un 619 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca müdürlerin kendilerinin ve diğer müdürlerin ibrasında oy kullanamayacağı halde oy kullandıklarını, kâr payı dağıtılması hususunun da doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, %5 oranında kâr payı dağıtımına karar verildiğini, diğer ortakların hukuka aykırı şekilde temettü ve huzur hakkı aldığını, müvekkiline ödenen tutar gözetildiğinde dürüstlük kuralına uyulmadığını, dağıtılmayan kârın şirkette tutulup sermaye artırımına gidilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, sermayenin iç kaynaklardan artırılması hususunun finansal tablolarla ilgili olması sebebiyle bu hususun görüşülmesinin ertelenmesi talebine rağmen karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, sermaye artımını kararının şirketin yararı için alınmadığını düşündüklerini, fiktif alacak ve borçlarla şirketin zarara uğratılmaya çalışıldığını, huzur hakkı ödenmesinin doğrudan finansal tabloları ilgilendirdiğini, bu hususun da görüşülmesinin hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkiline ödenen dönem kârının iki buçuk katı oranında çok yüksek huzur hakkı kararlaştırıldığını, kârın neredeyse 1/3’ünün huzur hakkı adı altında dağıtılmasının objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, örtülü kâr payı dağıtılması anlamına geldiğini ileri sürerek 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararların hükümsüzlüğünün tespitini, aksi kanaate varılması halinde iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesinin birinci fıkrasına göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların sermayenin 1/10'una, halka açık şirketlerde 1/20'sine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurulun bir karar alınmasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı, 3 numaralı gündem maddesinin 2021 yılına ait bilanço, kâr/zarar hesaplarının okunması ve müzakeresi, 4 numaralı maddesinin şirket müdürlerinin ibrası, 6 numaralı maddesinin geçmiş yıllara ait kâr tutarlarının dağıtılması, 7 numaralı maddesinin sermayenin arttırılması, 8 numaralı maddesinin ise huzur hakkı ödenmesine ilişkin olduğu, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının okunması, müzakeresine ilişkin 3.
madde ile şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin 4. maddenin finansal tablolarla bağlantılı olduğu, şirketin geçmiş yıllara ait kârının dağıtılma usul ve esaslarına ilişkin 6. maddeye göre dağıtılmayan kârın sermayeye aktarılmasına karar verildiği, bu gündem maddesinin finansal tablolarla bağlantılı olduğunun müstekar Yargıtay kararlarıyla kabul edildiği, gündemin 8. maddesinin huzur hakkı ödenmesine ilişkin olduğu, huzur hakkı ödemesinin de finansal tablolarla bağlantılı sayılması gerektiği, 7. maddenin sermayenin arttırılmasına ilişkin olduğu, bir kısmının 2020-2021 yılı geçmiş yıl kârından karşılanacağının hüküm altına alındığı, anılan maddenin de finansal tablolarla bağlantılı olduğunun kabulü gerektiği, zira şirketin kâr edip etmediği ve ne kadar kâr ettiği, bunun ne kadarının dağıtılarak dağıtılmayan kısmın tespiti hususlarının finansal tablolarla doğrudan bağlantısının bulunduğu, böylece dava konusu yapılan tüm maddelerin finansal tablolarla bağlantılı olduğu sonucuna varıldığı, 6102 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrasında toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiği, anılan fıkranın atfı gereği 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesinin limited şirketlere dahi uygulanacağı, genel kurulda azlık statüsünde olan davacı vekilinin erteleme talebi sebebiyle genel kurulun zorunlu olarak ertelenmesi gerektiği halde ertelenmediği, bu hususa ilişkin aykırılığın alınan kararların hükümsüzlüğü sonucunu doğurduğu, talebin nazara alındığı, 3, 4, 6, 7, 8 numaralı genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle iptal sebeplerinin ayrıca incelenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.09.2022 tarihli genel kurulunda alınan, 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararların hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun’un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrasında toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemlerinin, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin, bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiği, bu atıf uyarınca olayda uygulanması gereken aynı Kanun’un 420 nci maddesi uyarınca belirtilen gündem maddelerinin de finansal tablolar ile bağlı konular olduğu, finansal tablolara bağlantılı olan anılan gündem maddelerinin genel kurullarca görüşülmelerinin ertelenmesi gerekirken ertelenmemesi nedeniyle Mahkemece genel kurul toplantısının 3, 4, 6, 7, 8 numaralı kararlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 617 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 420 ve 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089417000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz