6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Adres tespit edilememesi sebebiyle re'sen terkin ve takiple sınırlı ihya

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4844 E. 2024/6799 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden yalnızca adresin tespit edilememesi sebebiyle yapılan re'sen terkin işlemi yasaya uygun değildir; alacaklı, taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazı ve alacağın tahsili amacıyla şirketin belirli bir icra takip dosyası ile sınırlı olarak ihyasını isteyebilir. Şirketin faaliyetine devam etmesi talep edilmediğinden, sınırlı ihya hâlinde ek tasfiyenin tamamlanabilmesi için tasfiye memuru atanması gerekir; terkin işlemi usulsüz olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücreti sicil müdürlüğü üzerinde bırakılır.

Ele alınan sorunlar

Adresin tespit edilememesi sebebiyle yapılan re'sen terkin işleminin hukuka uygunluğu ve şirketin derdest icra takibiyle sınırlı ihyası → kabul

İddia: Davalı sicil müdürlüğü, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını ve dava açılmasına sebep olmadıklarını savunmuştur.

Gerekçe: Davacı tarafından açılan dava devam etmekte iken borçlu şirket ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olup terkin sebebi adresin tespit edilememesidir; re'sen terkin işlemi yasaya uygun değildir. Davacı, şirketin ihyasını derdest dosya ile sınırlı olarak istediğinden, taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla şirketin anılan icra takip dosyası ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Takiple sınırlı ihyada ek tasfiyenin tamamlanması için tasfiye memuru atanması → kabul

İddia: Davalı vekili, ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiştir.

Gerekçe: Davacı esasen şirketin ihyasını derdest dava dosyası ile sınırlı olarak istediğinden, işlemler tamamlandığında şirketin faaliyetine devam etmesi yönünde bir talebi bulunmamaktadır; bu nedenle ek tasfiyenin yapılması için tasfiye memuru atanması gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı ticaret sicil müdürlüğü üzerinde bırakılması → ret

İddia: Davalı, dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuştur.

Gerekçe: Re'sen terkin işlemi yasaya uygun olmadığından, hükümde yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve lehe vekâlet ücreti takdir edilmesi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kanunda öngörülmeyen sebeple yapılan re'sen terkinde şirketin derdest icra takibiyle sınırlı ihyası ve bu hâlde ek tasfiye için tasfiye memuru atanması gerektiği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası re'sen terkin ticaret sicili ek tasfiye tasfiye memuru taraf teşkili sınırlı ihya münfesih şirket

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 7

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4844 E.  ,  2024/6799 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/861 Esas, 2024/809 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/782 E., 2024/167 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Kurum sigortalısı Tanju ...'ın ihyasını talep ettikleri İlaldı Tekstil San. ve Dış Tic. A.Ş.'ne ait iş yerinde 11.07.2000 tarihinde geçirdiği iş kazası maluliyeti nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan Kurum zararının tahsili için Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2011/198 E. sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen tazminat davasının 30.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, karar ilamının Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2022/9428 E. (eski dosya numarası 2015/2938 E.) sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, ancak borçlu şirketin ticaret sicilinden re'sen terk edildiğinin belirlendiğini, şirket re'sen terk edildiğinden, tasfiye olmadığından husumetin sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltildiğini, davacı Kurumun alacağının terkinden önce doğduğunu, terkinin usulsüz olduğunu, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinin 09.10.2015 tarihi olduğunu, alacaklarının bu tarihten önce doğduğunu iddia ederek İlaldı Tekstil San.

ve Dış Tic. A.Ş.'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, masraf ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, dava açılmasına sebep olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, İlaldı Tekstil İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün 2022/9428 (eski 2015/2938) E. sayılı dosyası yönünden taraf teşkili sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması için davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davacı tarafından açılan davanın sübut bulduğu, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, terkin sebebinin "adreste tespit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı, bu nedenle yargı gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi, münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetilerek tasfiye memuru da atanmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 390042-0 sicil numarasında kayıtlı iken sicilden terkin edilen İlaldı Tekstil İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla Bakırköy 6.

İcra Müdürlüğünün 2022/9428 (eski 2015/2938) E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına, tescil ve ilân için davacıya yetki verilmesine, karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı ile bildirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından açılan dava devam etmekte iken borçlu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, terkin edilme sebebinin "adresin tespit edilememesi" olduğu, davacı esasen şirketin ihyasını derdest dava dosyası ile sınırlı olarak istediğinden, işlemler tamamlandığında şirketin faaliyetine devam etme talebi bulunmadığı anlaşılmakla ek tasfiyenin yapılması için tasfiye memuru atanması gerektiği, re'sen terkin işlemi yasaya uygun olmadığından, hükümde yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve vekâlet ücreti takdir edilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 390042-0 sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen İlaldı Tekstil İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla Bakırköy 6.

İcra Müdürlüğünün 2022/9428 (eski 2015/2938) E. sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline, kararın tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine, ek tasfiyenin tamamlanması için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089111300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/861 E. 2024/809 K.

Sınırlı ihya talebinde ek tasfiye için tasfiye memuru atanması zorunluluğu

Gerekçe özeti

Ticaret sicilinden kanunda öngörülmeyen bir sebeple (örn. adreste tespit edilememe) resen terkin edilen şirket bakımından, davacının ihya talebini belirli bir icra/dava dosyası ile sınırlı tutması ve şirketin faaliyetine devam etme talebinin bulunmaması halinde, ihya kararı ile birlikte TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanması gerekir; ayrıca terkin işlemi hukuka uygun olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden terkin işlemini yapan taraf sorumlu tutulur.

Emsal değeri

Dairenin, terkin edilen şirketin münfesih olmasa da sınırlı ihya talebi halinde ek tasfiye gerekliliği nedeniyle tasfiye memuru atanması gerektiği yönünde önceki uygulamasından döndüğünü açıkça belirtmesi, bu kararı tasfiye memuru atanması sorunu açısından emsal niteliğinde kılmaktadır.

Kavramlar: şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru atanması resen terkin TTK geçici 7. madde münfesih şirket yargılama giderleri

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/861

KARAR NO 2024/809

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/02/2024

NUMARASI 2023/782 Esas - 2024/167 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacı kurum sigortalısı ...'ın ihyasını talep ettikleri ... San. Ve Dış Tic. A. Ş.'ne ait iş yerinde 11/07/2000 tarihinde geçirdiği iş kazası maluliyeti sonucu nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2011/198 esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen tazminat davasının 30/07/2015 tarihinde kesinleştiğini, karar ilamının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski dosya numarası ... esas) sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ancak borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terk edildiğinin belirlendiğini, şirket resen terk edildiğinden, tasfiyesi olmadığından husumetin sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davacı kurumun alacağının terkinden önce doğduğunu, terkinin usulsüz olduğunu, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinin 09/10/2015 tarihi olduğunu, alacaklarının bu tarihten önce doğduğunu beyanla ...

San. Ve Dış Tic. A. Ş.'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, TTK nın 32 madde ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7.

Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, adresin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı TTK nın Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği, resen terk kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri sicil müdürlüğüne ibraz etmeleri veya şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması durumunda aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmeleri gerektiğini, ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatı ile sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı sicil müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtara rağmen ihyası talep edilen şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla dava açılmasına sebep olmadıklarını ve müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'nin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... (eski ...) esas sayılı dosyası yönünden taraf teşkili sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması için davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararı bulunduğu; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin yeniden ticaret siciline kaydına ve tesciline, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, terkin sebebinin "adreste tespit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetilerek tasfiye memuru da atanmamasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması müvekkili müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceğini, yargı giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de TTK geçici madde 7/2'ye aykırı bir durumda bulunmadığından müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan da bahsedilemeyeceğini, re'sen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu,davanın dayanağı, 2015 yılında başlatılan bir icra takibi olduğu,mahkemenin, "adreste tespit edilememesi/vergi kaydının terkin edilmesi" hususunun re'sen terkin sebebi olmadığı değerlendirmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması kanun hükmü gereğince zorunluluk arz ettiğini,kararın kaldırılmasını, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi ile dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafından başlatılan dava devam etmekte iken borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği terkin edilme sebebinin "adresin tespit edilememesi" olduğu anlaşılmaktadır. Karar davalı vekili tarafından müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ile şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle bu kısımlar ile sınırlı olarak istinaf edilmiştir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların , bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri,...mahkemece ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda her ne kadar TTK geçici 7.madde uyarınca yapılmış bir terkin var ise de, davacının esasen şirketin ihyasını derdest dava dosyası ile sınırlı olarak istediğinden, işlemler tamamlandığında şirketin faaliyetine devam etme talebi bulunmadığı anlaşılmakla ek tasfiyenin yapılması için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Yargıtay 11. HDnin 20/02/2023 Tarih 2023/1070 Esas 2023/953 Kararı ile; "....6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmiş olup anılan yasal düzenlemenin ikinci fıkrası gereğince mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerektiği" belirtilmiştir. Bu halde ,tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararlar yoğunluk arz ettiğinden terkin edilen şirket münfesih olmasa da ,kanunun amacına uygun olarak sınırlı olarak ihya talebinde bulunulduğu gözetilerek ihya halinde ek tasfiyenin sağlanması için tasfiye memuru atanmasına gerektiğinden Dairemizce mevcut uygulama benimsenerek önceki uygulamalardan dönülmüştür.

HMK 326.(1) maddesinde; Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Buna göre dava da haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde ki davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiş, resen terkin işlemi anılan yasaya uygun olmadığından, hükümde yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; mahkemece kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değil ancak terkin işlemi TTK'nın Geçici 7.

maddesi uyarınca yapılsa da davacı tarafça sınırlı ihya talep edildiğinden ve bu durum ek tasfiye gerektirdiğinden ,ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği, ihyasına karar verilen şirkete TTK nın 547.madde uyarınca tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına, yeniden karar verilerek önceki şirket temsilcisi ... tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2024 Tarih 2023/782 Esas - 2024/167 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... (eski ...) esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline,Kararın tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine, Ek tasfiyenin tamamlanması için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 427,60-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 97-TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcın talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 140-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

23/05/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.