Menfaat dengesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3706 E. 2024/6237 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfaat dengesi↗ ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ücretsiz onarım↗ misli ile değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ bedel indirimi↗ dönme hakkı↗ misli ile değiştirme↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ keşif↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ fatura↗ iflas↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: Of 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI : 2021/139 E., 2022/40 K.
Taraflar arasındaki ticari aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Tunalar Otomotiv Tur. Tic. Ltd. Şti.'den ticari araç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, araç üzerinde boya kabarmalarının meydana geldiğini, bu kabarmaların üretimden kaynaklandığını, araçta değer kaybı meydana gelmeksizin boya kabarmalarının onarımının mümkün olmadığını, meydana gelen kusurun artarak devam etmekte olduğunu ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer düşüklüğüne yol açtığını, araçtaki boya atmasının gizli ayıp niteliğinde olduğunu ileri sürerek öncelikle aracın aynı marka ve modelde yenisi ile değiştirilmesine, misliyle değiştirilmesi mümkün olmadığı taktirde araçtaki ayıp sebebiyle oluşan değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tunalar Otomotiv Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, satım sırasında araçta herhangi bir boya kabarmasının mevcut olmadığını, kabarmaların bir yılı aşkın kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacıya aracın tesliminden itibaren başlamış olan 2 ve 8 günlük sürelerde araç ile ilgili herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davaya konu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu araç üzerinde keşif icra edilerek bilirkişi raporu alındığı, rapora göre araçta oluşan boya dökülmelerinin üretimden kaynaklı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp nedeniyle araçtan beklenen faydanın sağlanamadığı ve aracın misli ile değişim koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu aracın davacı tarafından davalılara teslimi ile davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı model ve marka yeni bir aracın davacıya teslimine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara teslimine, aracın sıfır kilometre yenisi veya benzerinin bulunmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Tunalar Otomotiv Tİc. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sadece aracı firma olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu ayıbın bir yıllık kullanım sonucu oluştuğunu ve söz konusu ayıpların incelenmesi sonucunda araca taş atlamasına benzer izlerin mevcut olduğunun görüleceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, mahkemece bu hususta yapmış oldukları itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta meydana gelen ayıbın aracın kullanım amacını ortadan kaldırır nitelikte olmadığını, davalı şirketçe yapılan tespitte aracın orijinal boyalı olduğu ve araçta ilave boya olmadığının tespit olunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üretici-ithalatçı sıfatına haiz olduğunu, satıcı statüsünde olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin ticari araçlarda sunduğu taahhüdün sadece aracın onarımına ilişkin olduğunu, davalı şirkete taahhüdü aşan sorumluluk yükletilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, mahkemece hakkaniyet kuralları dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tüketici olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı kanun) 219 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının sahip olduğu hakların aynı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre satılanın ayıplı olması halinde seçimlik hakların sadece satıcıya yönelik olarak kullanılabileceği, bu hakların üreticiye karşı kullanılmasının yasal olarak mümkün bulunmadığı, davalı ...Ş. üretici olup seçimlik hakların üreticiye karşı kullanılması mümkün olmadığından ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'nin satıcı olması ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi gereğince sorumluluğunun bulunması dolayısıyla mahkemece bu davalı yönünden verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulü ile; dava konusu aracın davacı tarafından davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'ne teslimi ile bu davalı tarafından aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı model ve marka yeni bir aracın davacıya teslimine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalı Tunalar otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'ne teslimine, aracın sıfır kilometre yenisi veya mislinin bulunmaması halinde 2004 sayılı Kanun'nun 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tunalar Otomotiv Tİc. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Tunalar Otomotiv Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, asıl muhatabın aracın üreticisi diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin sadece aracılık sıfatının bulunduğu, araçta meydana geldiği idda edilen boya kabarmalarının üretim hatasından değil davalının 1 yıllık kullanımından kaynaklandığını, derin kabarmaların taş atmasından dolayı oluştuğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kabarmaların neden kaynaklandığının bilirkişilerce net bir şekilde ortaya konulmadığını, davacının aracı nerden nasıl kullandığının nerede yıkattığının bilinmediğini, davacı tarafça iddia edilen bu sorunlar var olsa dahi araçtan beklenen faydayı azaltıcı ya da kullanım amacını ortadan kaldırıcı nitelikte bir ayıp olarak nitelenemeyeceğini, davacının aracı halen kullanmakta olup, kullanım amacı bakımından değerini azaltan hiçbir şikayeti bulunmadığını, iddia edilen ayıpların varlığı kabul edilse dahi Kanunda belirlenen nitelikte bir ayıp söz konusu olmadığından aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmeyeceğini, bu tür ayıpların basit onarımlarla düzeltilmesi ve ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu ve aracın orjinalliğinin bozulmayacağını, hakkaniyet gereği, ayıbın gerçekten olduğu sonucuna varılsa dahi araç bedelinden ayıp nedeniyle ... değer kaybı dikkate alınarak ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu aracın gizli ayıplı olup olmadığı ve davacının aracın misli ile değiştirilmesine yönelik seçimlik hakkını kullanıp kullanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Tunalar Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, alınan birlikişi raporu doğrultusunda araçta oluşan boya kabarmalarının gizli ayıp niteliğinde olduğu gerekçesiyle aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aracın misli ile değiştirilmesinin isabetli olduğu ancak bu seçimlik hakkın sadece davalı satıcıya karşı kullanılabileceği gerekçesiyle yeniden hüküm kurularak davanın Tunalar...Ltd. Şti. yönünden kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde gizli ayıp nedeniyle alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli, 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; alıcı seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir, ancak kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından alıcının yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun ... prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur. Somut olay yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere aracın sol ön çamurluğunda ve motor kaputunda vernik atmaları bulınduğu ve fatura tarihi itibariyle 10.000,00 TL değer kaybı oluştuğu gözetildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek bedel indirimine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:dönme hakkı · sözleşmeden dönme · gizli ayıp · ayıp · hakkaniyet · teslim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu araç üzerinde «keşif» icra edilerek bilirkişi raporu alındığı, rapora göre araçta oluşan boya dökülmelerinin üretimden kaynaklı ve «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, ayıp nedeniyle araçtan beklenen faydanın sağlanamadığı ve aracın misli ile değişim koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu aracın davacı tarafından davalılara «teslimi» ile davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı model ve marka yeni bir aracın davacıya teslimine, dava konusu …
… aç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, araç üzerinde boya kabarmalarının meydana geldiğini, bu kabarmaların üretimden kaynaklandığını, araçta «değer kaybı» meydana gelmeksizin boya kabarmalarının onarımının mümkün olmadığını, meydana gelen «kusurun» artarak devam etmekte olduğunu ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer düşüklüğüne yol açtığını, araçtaki boya atmasının «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu ileri sürerek öncelikle aracın aynı marka ve modelde yenisi ile değiştirilmesine, misliyle değiştirilmesi mümkün olmadığı taktirde araçtaki ay …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacıya aracın «tesliminden» itibaren başlamış olan 2 ve 8 günlük sürelerde araç ile ilgili herhangi bir «ayıp» ihbarında bulunulmadığını, davaya konu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
… ekkilinin davanın açıldığı tarihe kadar tekrarlayan sorunlar sebebiyle aracı 4 kez davalı Aykar...A.Ş.'ye ait servise götürmek zorunda kaldığını, 24.05.2017 tarihli «son» servis ziyaretinde, aracın motorunun silindir kapağında çatlak olduğunun tespit edildiğini, söz konusu gizli ayıbı öğrenir öğrenmez davalılara «ayıp» ihbarında bulunduklarını ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini istediklerini ancak davalıların buna yanaşmadığını ileri sürerek «terditli» talepte bulunmuş öncelikle aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise aracın satış bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar s …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · ayıp ihbarı · eksik harç · terditli dava · delil tespiti
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · değer kaybı · ayıp · kâr kaybı · teslim · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini, asıl muhatabın aracın üreticisi diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin sadece aracılık sıfatının bulunduğu, araçta meydana geldiği idda edilen boya kabarmalarının üretim hatasından değil davalının 1 yıllık kullanımından kaynaklandığını, derin kabarmaların taş atmasından dolayı oluştuğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kabarmaların neden kaynaklandığının bilirkişilerce net bir şekilde ortaya konulmadığını, davacının aracı nerden nasıl kullandığının nerede yıkattığının bilinmediğini, davacı tarafça iddia edilen bu sorunlar var olsa dahi araçtan beklenen faydayı azaltıcı ya da kullanım amacını ortadan kaldırıcı nitelikte bir «ayıp» olarak nitelenemeyeceğini, davacının aracı halen kullanmakta olup, kullanım amacı bakımından değerini azaltan hiçbir «şikayeti» bulunmadığını, iddia edilen ayıpların varlığı kabul edilse dahi Kanunda belirlenen nitelikte bir ayıp söz konusu olmadığından aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmeyeceğini, bu tür ayıpların basit onarımlarla düzeltilmesi ve ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu ve aracın orjinalliğinin bozulmayacağını, «hakkaniyet» gereği, ayıbın gerçekten olduğu sonucuna varılsa dahi araç bedelinden ayıp nedeniyle ... «değer kaybı» dikkate alınarak ayıp oranında «bedel indirimi» ya da «ücretsiz onarım» isteme hakkının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… aç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, araç üzerinde boya kabarmalarının meydana geldiğini, bu kabarmaların üretimden kaynaklandığını, araçta «değer kaybı» meydana gelmeksizin boya kabarmalarının onarımının mümkün olmadığını, meydana gelen «kusurun» artarak devam etmekte olduğunu ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer düşüklüğüne yol açtığını, araçtaki boya atmasının «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu ileri sürerek öncelikle aracın aynı marka ve modelde yenisi ile değiştirilmesine, misliyle değiştirilmesi mümkün olmadığı taktirde araçtaki ay …
Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · garanti kapsamı · mahrum kalınan kâr · bedel iadesi · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · garantörlük · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4131 E. 2024/35 K.
Ortak:bedel indirimi · dönme hakkı · seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · değer kaybı · gizli ayıp · ayıp · şikayet
İncelediğiniz karardaA.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini, asıl muhatabın aracın üreticisi diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin sadece aracılık sıfatının bulunduğu, araçta meydana geldiği idda edilen boya kabarmalarının üretim hatasından değil davalının 1 yıllık kullanımından kaynaklandığını, derin kabarmaların taş atmasından dolayı oluştuğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kabarmaların neden kaynaklandığının bilirkişilerce net bir şekilde ortaya konulmadığını, davacının aracı nerden nasıl kullandığının nerede yıkattığının bilinmediğini, davacı tarafça iddia edilen bu sorunlar var olsa dahi araçtan beklenen faydayı azaltıcı ya da kullanım amacını ortadan kaldırıcı nitelikte bir «ayıp» olarak nitelenemeyeceğini, davacının aracı halen kullanmakta olup, kullanım amacı bakımından değerini azaltan hiçbir «şikayeti» bulunmadığını, iddia edilen ayıpların varlığı kabul edilse dahi Kanunda belirlenen nitelikte bir ayıp söz konusu olmadığından aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmeyeceğini, bu tür ayıpların basit onarımlarla düzeltilmesi ve ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu ve aracın orjinalliğinin bozulmayacağını, «hakkaniyet» gereği, ayıbın gerçekten olduğu sonucuna varılsa dahi araç bedelinden ayıp nedeniyle ... «değer kaybı» dikkate alınarak ayıp oranında «bedel indirimi» ya da «ücretsiz onarım» isteme hakkının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… aç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, araç üzerinde boya kabarmalarının meydana geldiğini, bu kabarmaların üretimden kaynaklandığını, araçta «değer kaybı» meydana gelmeksizin boya kabarmalarının onarımının mümkün olmadığını, meydana gelen «kusurun» artarak devam etmekte olduğunu ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer düşüklüğüne yol açtığını, araçtaki boya atmasının «gizli ayıp» niteliğinde olduğunu ileri sürerek öncelikle aracın aynı marka ve modelde yenisi ile değiştirilmesine, misliyle değiştirilmesi mümkün olmadığı taktirde araçtaki ay …
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde «gizli ayıp» nedeniyle alıcının «seçimlik hakları» düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; üründe bulunan «gizli ayıp» nedeni ile alıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde sayılan «seçimlik hakları» kullanabileceği, davacının araçta var olan ayıp nedeniyle zarara uğradığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 günlü 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamı …
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan «şikayetlerin» giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, aracın «değer kaybının» belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · rehin · reeskont faizi · dürüstlük kuralı · ihtar · haciz
Benzer bu kararda… lunmadığı, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakıncanın, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde yer ... “Alıcının, «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir.” düzenlemesinin de bu anlamda «bedel iadesi» ve sözleşmeden dönme hakkının satıcının aleyhine doğurduğu sakıncaları engellemeye yönelik olduğu, aracın ayıplı olduğu yönündeki mahkeme kararını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun olmadığı durumda misli ile değişim kararı verilmesinin sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına da aykırı olduğu, «değer kaybı» hesaplamasının yapılmadığı, davacı yanın araçtan faydalanmasını engelleyen bir durumun söz konusu olmadığı, istinafa konu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta bulunan ya da sonradan ortaya çıkabilecek «rehin», «haciz», vergi borcu vs. tahditlere ilişkin olarak da yerel mahkemece karar verilmediği ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan 06.06.2017 günü satın aldığı Tiguan marka aracın «teslimden» 20 gün sonra motor suyunun eksildiği yönünde uyarı gelmesi üzerine serviste kayıt açılmadan işlem yapıldığını, 19.07.2017 ve 28.12.2017 tarihlerinde de aynı uyarılar nedeni ile yeniden servise gittiğini ve aynı işlemlerin tekrarlandığını, 30.04.2018'de arızanın tekrarı üzerine aracın detaylı bakım için üç gün serviste kaldığını, 19.07.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde aynı uyarı nedeniyle gittiği serviste benzer işlemlerin yapıldığını, arızanın giderilememesi nedeniyle ürünün değişimini bildiren noter «ihtarının» keşide edildiğini ve ayıplı aracın misli ile değişim talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya fiyat farkı verilerek bir üst modelle değişimini veya ödenen 133.564,14 TL bedelin «reeskont faizi» ile birlikte 2018 yılında eklenen vergi farkı ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının üründe bulunan «şikayetlerin» giderimi için işlemlerin yapıldığını, bedel iadesini gerektirir koşulların oluşmadığını, misli ile değişimin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, aracın «değer kaybının» belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3706 E. , 2024/6237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/778 Esas, 2023/267 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Of 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI 2021/139 E., 2022/40 K.
Taraflar arasındaki ticari aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Tunalar Otomotiv Tur. Tic. Ltd. Şti.'den ticari araç satın aldığını, diğer davalının aracın üreticisi olduğunu, araç üzerinde boya kabarmalarının meydana geldiğini, bu kabarmaların üretimden kaynaklandığını, araçta değer kaybı meydana gelmeksizin boya kabarmalarının onarımının mümkün olmadığını, meydana gelen kusurun artarak devam etmekte olduğunu ve bu durumun aracın ikinci el piyasasında değer düşüklüğüne yol açtığını, araçtaki boya atmasının gizli ayıp niteliğinde olduğunu ileri sürerek öncelikle aracın aynı marka ve modelde yenisi ile değiştirilmesine, misliyle değiştirilmesi mümkün olmadığı taktirde araçtaki ayıp sebebiyle oluşan değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tunalar Otomotiv Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, satım sırasında araçta herhangi bir boya kabarmasının mevcut olmadığını, kabarmaların bir yılı aşkın kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacıya aracın tesliminden itibaren başlamış olan 2 ve 8 günlük sürelerde araç ile ilgili herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davaya konu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu araç üzerinde keşif icra edilerek bilirkişi raporu alındığı, rapora göre araçta oluşan boya dökülmelerinin üretimden kaynaklı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp nedeniyle araçtan beklenen faydanın sağlanamadığı ve aracın misli ile değişim koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu aracın davacı tarafından davalılara teslimi ile davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı model ve marka yeni bir aracın davacıya teslimine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara teslimine, aracın sıfır kilometre yenisi veya benzerinin bulunmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Tunalar Otomotiv Tİc. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sadece aracı firma olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu ayıbın bir yıllık kullanım sonucu oluştuğunu ve söz konusu ayıpların incelenmesi sonucunda araca taş atlamasına benzer izlerin mevcut olduğunun görüleceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, mahkemece bu hususta yapmış oldukları itirazlar değerlendirilmeksizin karar verildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte araçta meydana gelen ayıbın aracın kullanım amacını ortadan kaldırır nitelikte olmadığını, davalı şirketçe yapılan tespitte aracın orijinal boyalı olduğu ve araçta ilave boya olmadığının tespit olunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin üretici-ithalatçı sıfatına haiz olduğunu, satıcı statüsünde olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin ticari araçlarda sunduğu taahhüdün sadece aracın onarımına ilişkin olduğunu, davalı şirkete taahhüdü aşan sorumluluk yükletilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, mahkemece hakkaniyet kuralları dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken aksi yönde yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tüketici olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı kanun) 219 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği, satılanın ayıplı olması halinde alıcının sahip olduğu hakların aynı Kanun'un 227 nci maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre satılanın ayıplı olması halinde seçimlik hakların sadece satıcıya yönelik olarak kullanılabileceği, bu hakların üreticiye karşı kullanılmasının yasal olarak mümkün bulunmadığı, davalı ...Ş. üretici olup seçimlik hakların üreticiye karşı kullanılması mümkün olmadığından ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, davalı Tunalar Otomotiv Turz.
Tic. Ltd. Şti'nin satıcı olması ve 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi gereğince sorumluluğunun bulunması dolayısıyla mahkemece bu davalı yönünden verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı ...Ş. yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulü ile; dava konusu aracın davacı tarafından davalı Tunalar Otomotiv Turz. Tic. Ltd. Şti'ne teslimi ile bu davalı tarafından aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı model ve marka yeni bir aracın davacıya teslimine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalı Tunalar otomotiv Turz.
Tic. Ltd. Şti'ne teslimine, aracın sıfır kilometre yenisi veya mislinin bulunmaması halinde 2004 sayılı Kanun'nun 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tunalar Otomotiv Tİc. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Tunalar Otomotiv Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, asıl muhatabın aracın üreticisi diğer davalı şirket olduğunu, müvekkilinin sadece aracılık sıfatının bulunduğu, araçta meydana geldiği idda edilen boya kabarmalarının üretim hatasından değil davalının 1 yıllık kullanımından kaynaklandığını, derin kabarmaların taş atmasından dolayı oluştuğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kabarmaların neden kaynaklandığının bilirkişilerce net bir şekilde ortaya konulmadığını, davacının aracı nerden nasıl kullandığının nerede yıkattığının bilinmediğini, davacı tarafça iddia edilen bu sorunlar var olsa dahi araçtan beklenen faydayı azaltıcı ya da kullanım amacını ortadan kaldırıcı nitelikte bir ayıp olarak nitelenemeyeceğini, davacının aracı halen kullanmakta olup, kullanım amacı bakımından değerini azaltan hiçbir şikayeti bulunmadığını, iddia edilen ayıpların varlığı kabul edilse dahi Kanunda belirlenen nitelikte bir ayıp söz konusu olmadığından aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmeyeceğini, bu tür ayıpların basit onarımlarla düzeltilmesi ve ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu ve aracın orjinalliğinin bozulmayacağını, hakkaniyet gereği, ayıbın gerçekten olduğu sonucuna varılsa dahi araç bedelinden ayıp nedeniyle ...
değer kaybı dikkate alınarak ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu aracın gizli ayıplı olup olmadığı ve davacının aracın misli ile değiştirilmesine yönelik seçimlik hakkını kullanıp kullanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Tunalar Otomotiv Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, aracın misli ile değişimi, olmadığı takdirde değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, alınan birlikişi raporu doğrultusunda araçta oluşan boya kabarmalarının gizli ayıp niteliğinde olduğu gerekçesiyle aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince aracın misli ile değiştirilmesinin isabetli olduğu ancak bu seçimlik hakkın sadece davalı satıcıya karşı kullanılabileceği gerekçesiyle yeniden hüküm kurularak davanın Tunalar...Ltd. Şti. yönünden kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde gizli ayıp nedeniyle alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli, 2017/653 E. ve 2017/1085 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; alıcı seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir, ancak kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından alıcının yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun ... prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur.
Somut olay yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ışığında değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere aracın sol ön çamurluğunda ve motor kaputunda vernik atmaları bulınduğu ve fatura tarihi itibariyle 10.000,00 TL değer kaybı oluştuğu gözetildiğinde ayıp nedeni ile bedel indirimine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek bedel indirimine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Tunalar Otomotiv Turizm Ticaret Ltd. Şti. vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088397800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz