6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Açık hesap ilişkisinde ticari defter ve BA/BS kayıtlarıyla alacağın ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/740 E. 2025/831 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işlemişse, bu ilişkiye TTK'nın cari hesap hükümleri uygulanmaz ve yazılı sözleşme yokluğu alacağın muacceliyetini engellemez. Her iki tarafın kanuna uygun tutulmuş ve birbirini doğrulayan ticari defter kayıtları ile BA/BS formlarındaki bildirimler, faturaları itirazsız kabul eden tarafın mal/hizmeti teslim aldığının ve bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü için yeterli delil oluşturur; bu şekilde ispatlanan alacak likit sayılır ve icra inkar tazminatına esas olur. Takipte talep edilen, TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranı fahiş kabul edilmez.

Ele alınan sorunlar

Yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamasının alacağın muacceliyetine etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK 89. madde gereği bu ilişkinin geçerli olmadığını ve alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır; tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olup, bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. TTK'nın 98. maddesinde yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığından alacağın muaccel olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter kayıtları ve BA/BS formlarıyla mal teslimi ve alacağın ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, sevk irsaliyesi sunulmadığını ve malların teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu ileri sürerek alacağın ispatlanmadığını savunmuştur.

Gerekçe: HMK'nın 222. maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına karar verebilir. Her iki yanın 2023 yılında e-defter tuttuğu, defterlerin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının defterlerine göre davalının 105.269,19-TL borçlu olduğu, davalının defterlerine göre de davacının aynı miktarda alacaklı olduğu; tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davalının BA formunda davacıdan KDV hariç 140.058,60-TL bedelli fatura muhteviyatı malı satın aldığını bildirdiği, davacının da bu miktarı BS formunda bildirdiği anlaşılmıştır. BA formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gerekir. Ayrıca davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyen davalının, fatura muhteviyatı malları teslim aldığının ve ticari defterlerine kaydettiği faturaların bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Talep edilen avans faiz oranının fahiş olduğu iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, talep edilen faiz miktarının çok yüksek olduğunu, avans faizinin işletilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı alacaklı takipte %36,75 oranında avans faizi talep etmiş olup, 3095 sayılı Kanun gereği TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranının fahiş olduğuna ilişkin istinaf nedeni dinlenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatının reddi gerektiği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatının da reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ticari defterlerinde kayıtlı faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan, açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişkilerde TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı ve alacağın ticari defter kayıtları ile BA/BS formlarındaki karşılıklı doğrulama üzerinden ispatlanabileceği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi cari hesap sözleşmesi ticari defter delili BA/BS formu itirazın iptali icra inkar tazminatı avans faizi likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 89TTK 98 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı kanun 2/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/740

KARAR NO 2025/831

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2025

NUMARASI 2024/177 Esas - 2025/166 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalar ve cari hesaba dayalı olarak, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını,borçlu şirket tarafından, icra takibine itiraz edildiğini alacağın taraflara ait ticari defterlerde yapılacak bilirkişi incelemesi ile sübut bulacağını, mükelleflerin 5.000-TL üzeri mal ve/veya hizmet alımlarını ve satışlarını bildirme yükümlülüğü bulunduğundan, ilgili vergi dairesinden istenilecek BA/BS formlarıyla da alacağın ispatlanacağını faturalar muhteviyatı ürünler davalının isteği doğrultusunda, fatura ve sevk irsaliyelerinde belirtilen okullara teslim edilmiş olup taşıyıcı firmalara ait ambar tesellüm fişlerinin sunulduğunu , takibe dayanak faturaların, Haziran 2023 tarihinde düzenlendiğini beyan ederek, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafça dosyaya sunulan belge ve kayıtların davacının alacağını ispatlamadığını, diğer yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını,fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfeti alacaklıya ait olduğunu, geçmiş dönemde davacıdan hizmet satın alımı gerçekleştirmiş ve bu ticari ilişki sebebiyle olan borçların tamamının ödendiğini, davalının davacıya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacının, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 09.06.2023 tarihli ... seri no lu satış faturası ile başladığını, davacı tarafın 09.06.2023 tarihinden 07.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 165.269,19-TL tutarlı satış yaptığını, bu süreçte davalıdan 60.000-TL ödeme aldığını ve buna göre 17.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 105.269,19-TL olduğunu, davalı şirketin 2023 yılı BA formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 140.058,60-TL tutarında fatura düzenlediğini, icra takibinde, 105.269,10-TL asıl alacağına işlemiş faiz talep edilmediği 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtildiği, taraf defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle 105.269,19-TL asıl alacağa itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını, faturaya ilişkin olarak malların sevk edildiğine ilişkin ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, sevk irsaliyesi sunulmadığını, TTK nın 89. maddeye göre bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmadığını, cari hesap ve fatura alacağına ilişkin kabul kararı verilmişse de itirazın iptali davası icra takibinde açıklanan sebepler ile sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğunu, sonradan değiştirilmesi ya da genişletilmesi iş bu dava nezdinde usulen mümkün olmadığını, faiz miktarının çok yüksek olduğunu, avans faizi işletilemeyeceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının da reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen iki adet faturalar bakiyesi cari (açık) hesap alacağına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. HMK'nın 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir.

Her iki yanın 2023 yılında e-defter tuttuğu, her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davalının davacıya 105.269,19-TL borçlu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesine göre davacının davalıdan olan alacağının 105.269,19-TL olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davalının BA, davacının BS formları getirtilmiş, davalının 2023 yılında 2 adet belge ile KDV hariç 140.058,60-TL bedelli faturalar muhteviyatı malları satın aldığını, davacının da bu miktar kadar malı sattığını Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmıştır.

BA(Büyük alış) formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının da kabulü gerekir. Yine; davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyen davalının fatura muhteviyatı malları teslim aldığının, ticari defterlerine kaydettiği faturaların bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. TTK'nın 98.maddesinde yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığından alacağın muaccel olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, fahişin faiz istenildiğini ileri sürmekte ise davacı alacaklı takipte %36,75 oranda avans faizi talep etmiş olup; 3095 sayılı kanun gereği TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranının fahiş olduğuna ilişkin istinaf nedeni dinlenemez.

Ayrıca ticari defterlerinde kayıtlı faturalardan kaynaklanan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak iki adet faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 105.269,19-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 7.190,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.797,73‬-TL harcın mahsubu ile kalan 5.393,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10864 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.