Payı onda birin altındaki ortağa azlık statüsü ve erteleme hakkı tanınmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5966 E. 2024/7335 K. · · İlk derece: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 420 uyarınca finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların bir ay ertelenmesini isteme hakkı, sermayenin onda birine sahip azlık pay sahiplerine aittir; genel kurul tarihinde payı bu orana ulaşmayan ortağa, hazirun cetvelinde pay oranı hatalı (onda bir) gösterilmiş olsa dahi azlık statüsü ve buna bağlı erteleme hakkı tanınmaz.
Ele alınan sorunlar
Azlık statüsü bulunmayan pay sahibinin finansal tabloları erteletme hakkı → ret
İddia: Davacı, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi uyarınca finansal tabloların ve bağlantılı maddelerin görüşülmesinin bir ay ertelenmesi talebinin toplantı başkanınca hukuka aykırı biçimde reddedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesine göre finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların bir ay ertelenmesini isteme hakkı, sermayenin onda birine sahip azlık pay sahiplerine tanınmıştır. Genel kurul tarihi itibariyle davacının pay oranı, şirketin sermayesine göre %10'un altında kaldığından davacı azlık hakkına sahip değildir; hazirun cetvelinde davacının pay oranının sehven onda bir olarak gösterilmesi, ona azlık statüsü ve buna bağlı erteleme talep hakkı vermez. Bu nedenle erteleme talebinin reddi ve davanın reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Erteleme hakkının azlık statüsüne bağlı olduğu ve hazirun cetvelindeki hatalı pay oranının bu statüyü doğurmayacağı yönündeki holding emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azlık hakkı↗ finansal tabloların ertelenmesi↗ hazirun cetveli↗ pay oranı↗ erteleme talebi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5966 E. , 2024/7335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1499 Esas, 2023/1465 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/258 E., 2022/718 K.
Taraflar arasındaki genel kurul karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketti %10.01 oranında hissedar olduğunu, 27.12.2021 tarihinde 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, yönetim kurulundan bilgi talebinin, şirket defter ve belgeleri için izin talebinin, özel denetçi atanması talebinin, finansal tablolarla bunlarla bağlantılı maddelerin görüşülmesinin ertelenmesi talebinin divan başkanına sunulduğunu, toplantı başkanının bu talepleri dikkate almadığını, işleme koymadığını, tarafsızlığını yitirdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi uyarınca erteleme taleplerinin göz ardı edilerek hukuksuz şekilde toplantıya devam edildiğini, hakim ortağın baskısı ve toplantı başkanının toplantı yönetimine hakim olmaması sebebiyle hukuka aykırı yapılan genel kurulda 2020 yılı finansal tabloların onayına, kâr payı dağıtımına, denetim firmasının yeniden atanmasına, hukuken ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun’un 395 ve 396 ncı maddede yer alan işlemleri yapma yetkisi verilmesine karar verildiğini, anılan Kanun’un 420 nci maddesindeki talebin yapılması halinde bilançonun tasdiki ile buna bağlı görüşmelerin bir ay sonraya bırakılması gerektiğini, bilançonun genel kurulda görüşülerek onaylanmasının aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri ile denetçinin ibrası anlamına geldiğini ileri sürerek anılan genel kurulda alınan 4, 5, 7 ve 9 numaralı kararların hukuka aykırı ve iptal yaptırımına tabi olduklarının tespitini, davacının “olumsuz oyu”, “muhalefet şerhi” ve “erteleme” taleplerine rağmen, davalı şirketin genel kurulunda alınan 2020 yılı finansal tablolarının, onaylanması/ kabulü yönündeki genel kurul kararının;
2020 yılı finansal tabloları ile bağlantılı olan net 1.800.000,00 TL’nin kâr payı olarak dağıtılması yönündeki genel kurul kararının; 2020 yılına yönelik olarak hazırladıkları bağımsız dış denetim raporunun pay sahiplerince incelenememesine ve erteleme talebinin haksız şekilde reddedilmesine rağmen, aklanamamış olan eski denetim firmasının 2021 yılı faaliyet dönemi için yeniden atanması yönündeki genel kurul kararının; hukuken ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun’un 395 ve 396 ncı maddelerinde yer alan işlemleri yapma yetkilerinin verilmesi yönündeki genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu genel kurul tarihinden daha sonra davacının ikrarı ile azınlık pay sahibi statüsünde olmadığının anlaşıldığını, erteleme talebi 27.12.2021 tarihi itibariyle geçersiz olduğundan iptal isteminin esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, 27.12.2021 tarihli genel kurulda davacının %10.01 oranındaki hisselerin sahibi olduğunun düşünüldüğünü, hazirun cetvelinin buna uygun düzenlendiğini, müvekkilince bir kısım hamiline yazılı hisse için pay senedi bastırılmışsa da bir kısmı için bastırılmadığını, basılmış hamiline yazılı pay senetlerinin davacının zilyetliğinde düşünüldüğünü, ibraz istenmediğini, ancak bir kısım pay senetlerinin 30.05.1997 tarihinde davacı tarafından müvekkiline teslim edildiğine dair tutanak bulunduğunu, davacının %10,01 oranındaki hisselerin tamamına zilyet olmadığının, azınlık pay sahibi statüsü taşımadığının anlaşıldığını, davacının 03.01.2022 tarihli ihtarnamesi ile bu hususun ortaya çıktığını, söz konusu pay senetlerinin şirkette de olmadığına dair tutanak düzenlendiğini, 6102 sayılı Kanun’un 446 ncı maddesinde geçen etki kuralı sebebiyle toplantının ertelenmesi halinde dahi davacının oy adedi ve oranının sonucu değiştirmeye yetmeyeceğini, kâr payının davacı tarafından itirazsız tahsil edildiğini, buna ilişkin iptal talebinin kötü niyet taşıdığını, bağımsız denetçinin yeniden seçiminin, yönetim kurulu üyelerine işlem izni verilmesinin, 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesi anlamında finansal tablolarla bağlantılı bir gündem maddesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesi gereğince genel kurulun ertelenmesini talep etmiş ise de toplantı divan başkanı tarafından talebin kabul edilmediğini, genel kurul hazirun cetvelinde de davacının hissenin onda biri üzerinde gösterildiği, davacının sermayenin %10'u oranında pay sahibi olduğu düşüncesi ile hazirun cetveli hazırlandığı, sonrasında yapılan incelemede davalı şirketin sermayesine göre pay oranının %10'un altında olduğunun anlaşıldığı, nitekim 01.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli merkezi kayıt kuruluşundan alınan pay sahipleri çizelgesinden şirketin 12.000.000,00 TL sermayesine göre davacının payının 1.191.486 adet olduğu, dolayısıyla onda bir paya ulaşmadığı, 6102 sayılı Kanun’un 420 nci maddesine göre sermayenin onda birine sahip paydaşın azlık kabul edildiği, düzenlemenin emredici mahiyet taşıdığı, 27.12.2021 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davacının payının onda bir olarak kabul edilmesinin davacıya azlık statüsü ve bu statüye bağlı erteleme talep hakkı vermeyeceği, zira aksinin kabulünün Kanunun vermediği bir yetkinin usulsüz olarak kullanılması anlamına geleceği, bu nedenle öncelikle davacının dava konusu genel kurul tarihi itibariyle azınlık statüsüne sahip olmadığı, finansal tablolar ile buna bağlı konuların görüşülmesini erteleme hakkı bulunmadığı, davacının İstanbul 8.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/240 E. sayısına kayıtlı dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediği, bu davada davacıya verilmiş olması gereken hamiline yazılı ve numarası bildirilen pay senetlerinin iptalinin talep edildiği, davacının açtığı davayla söz konusu senetlerin iptalinin bir sonuç doğurmayacağı, daha fazla oranda senetlerin olduğunun iddia ve ispatı halinde iptal davasının bir sonuç doğurabileceği, pay senetlerinin bizzat teslimi ve miktarı ile şirketin sermayesi nazara alındığında işbu davadan sonra açılan söz konusu davanın sonucu etkilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, genel kurul hazirun cetvelinde davacının hissenin onda biri üzerinde gösterildiği, ancak genel kurul tarihi itibariyle davalı şirketin sermayesine göre davacının pay oranının %10'un altında kaldığı, buna göre davacının şirkette azlık hakkına sahip olmadığı, hazirun cetvelinde davacının pay oranının hatalı gösterilmesinin davacıya azlık statüsü ve bu statüye bağlı erteleme talep hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 420, 426, 445, 446 ve 489 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1085947300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz