Teminat senedi iddiası fotokopi sözleşmeyle ispatlanamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5146 E. 2024/7093 K. · · İlk derece: ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bononun teminat senedi olarak verildiğini ileri süren borçlu bu iddiasını ispatla yükümlüdür; fotokopi sözleşmeye dayanılıp aslı sunulamadığında ve yemin deliline de dayanılmadığında iddia ispatlanmış sayılmaz. Senedin teminat senedi olduğu kabul edilse bile, temel ilişkiden doğan şahsi def'iler, senedi ciro yoluyla devralan hamile karşı ancak hamilin iktisap sırasında bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanırsa ileri sürülebilir.
Ele alınan sorunlar
Takibe konu bononun teminat senedi olduğu iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı, taşınmaz satışına ilişkin sözleşme uyarınca düzenlenip teslim edilen senedin teminat senedi olduğunu, devir gerçekleşmediği hâlde senedin iade edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı iddialarını ispatlamakla yükümlüdür. Takibe konu bononun teminat senedi olduğu iddiası fotokopi sözleşmeye dayandırılmış, sözleşmenin aslı sunulamamış ve yemin deliline de dayanılmamıştır; bu nedenle iddia ispat edilememiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Şahsi def'ilerin bonoyu ciro yoluyla devralan hamile karşı ileri sürülmesinin koşulları → ret
İddia: Davacı, senedi ciro yoluyla devralan davalının senedi kötü niyetle iktisap ettiğini, yetkili hamil olmadığını ve davalıların birlikte hareket ettiklerini ileri sürmüş; devralan davalı ise iyiniyetli hamil olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Bir an için senedin teminat senedi olarak verildiği kabul edilse dahi, davacının ileri sürdüğü şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi için TTK'nın 687 nci maddesi uyarınca senedi devralan hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması gerekir. Davalıların birlikte hareket ettiği veya devralan hamilin bile bile davacının zararına hareket ettiği hususu davacı tarafça ispatlanamamıştır; bu nedenle bonoya bağlı şahsi def'ilerin senedi ciro yoluyla devralan davalıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Teminat senedi iddiasının ispat şekli ile şahsi def'ilerin ciro yoluyla devralan hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmasının aranması yönlerinden emsal değeri taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bono↗ teminat senedi↗ şahsi def'i↗ ciro↗ yetkili hamil↗ bile bile borçlunun zararına hareket↗ ispat yükü↗ yemin delili↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5146 E. , 2024/7093 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/282 Esas, 2023/1010 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/661 E., 2020/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'un 22.06.2017 tarihinde, ... Şenlik Mah. 950 Ada, 11 paftada bulunan 320 m2 lik bir adet villanın satışı konusunda anlaşarak sözleşme imzaladıklarını, işbu satış sözleşmesi içeriğinde davalı ...'un gayri menkulü 1.500.000 TL bedelle satın alacağı ve işbu satış bedelini nakden tapuda devrin yapılacağı 23.06.2017 tarihinde ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4 üncü maddesinde 300.000,00 TL'lik teminat senedi verileceğini, müvekkilinin davalı ... emrine düzenlediği 22.06.2017 düzenleme tarihli ve 300.000,00 TL bedelli teminat senedini davalıya aynı gün teslim ettiğini, 23.06.2017 tarihinde tapuda devrin gerçekleşmediğini ve davalının işbu teminat senedini iade etmediğini, ayrıca ...'un birlikte çalıştığı diğer davalı ...'a senedi ciro ettiğini, davalılar birlikte hareket ederek kötü niyetli olarak senedi takibe koyduklarını, davalı ...'ın senedi kötü niyetle iktisap ettiğini ve yetkili hamil olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalılara Küçükçekmece 3.
İcra Dairesinin 2017/7513 E. sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ...'de bir gayrimenkulün satımı konusunda anlaştıklarını, davacıya güvenerek 400.000,00 TL peşinat ödediğini, ertesi gün tapu dairesine gelmediğini, daha sonrada kendisini çeşitli bahanelerle oyaladığını, daha sonra davacının satışını yaptığı gayrimenkulün kendisine ait olmadığını öğrendiğini, davacıya aldığı parayı ödemesi halinde şikayetçi olmayacağını söylediğini, davacının ödemelerini alamadığından sıkışık olduğunu en kısa sürede ödeme yapacağını veya Büyükçekmece'de bir gayrimenkulü verebileceğini söylediğini, davacının dava konusu şahsi senet ile beraber 2 adet çek verdiğini, müvekkilinin borcu nedeni ile senedi 3. kişilere kullandığını, senedin teminat senedi olduğu iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının iddialarını ispatlamakla mükellef olduğu, davacı fotokopi sözleşmeye dayanarak takibe konu bononun teminat senedi olduğunu ileri sürmüşse de aslını sunamadığı, yemin deliline dayanmadığı, iddia ettiği bu hususu ispat edemediği, bir an için senedin teminat senedi olarak verildiği kabul edilse dahi davacının ileri sürdüğü şahsi def'iler TTK'nın 687 nci maddesi uyarınca senedi devralan davalı ...'ın bonoyu iktisap ederken bile bile davacı zararına hareket etmiş olması gerektiğini, bu noktada davalıların birlikte hareket ettiğine ilişkin veyahut bile bile davacının zararına hareket ettiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının bonoya bağlı şahsi def'ilerin senedi ciro yoluyla devralan davalıya karşı ileri sürebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 nci ve 114 üncü maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 71 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1085901000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz