Şirketin feshi davası yalnız şirkete yöneltilir, ortağa değil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4437 E. 2024/6502 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada husumet yalnız şirkete yöneltilir; ortağa yöneltilen dava pasif husumet yokluğundan reddedilir. Şirketin sermayesinin tümünü kaybetmiş ve gayrifaal olması ile kuruluşundan itibaren hiç kâr payı dağıtılmamış olması, buna karşılık ortağa kasadan ödeme yapıldığı savunmasının yasal delillerle ispat edilememesi hâlinde 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesindeki haklı nedenle fesih sebepleri gerçekleşmiş sayılır. Ortağın şirketten alacağı ise ancak tasfiye sürecinden sonra tasfiye payından istenebileceğinden fesih davasında hüküm altına alınamaz.
Ele alınan sorunlar
Limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasında husumetin kime yöneltileceği → ret
Gerekçe: Şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle açılan davada husumetin yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekir. Davanın şirket ortağı olan diğer davalıya da yöneltilmesi hâlinde, ortak yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Limited şirketin haklı sebeple feshi koşullarının bulunup bulunmadığı → kabul
İddia: Davalılar, kuruluşundan itibaren kâr payı alınmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket kasasından davacıya her türlü harcamanın yapıldığını, şirketin tahsil edemediği alacakları nedeniyle ödeme sıkıntısına düştüğünü savunmuştur.
Gerekçe: Şirketin sermayesinin tümünü kaybettiği ve gayrifaal olduğu, kuruluşundan itibaren hiçbir kâr payı dağıtımı yapılmadığı, şirket kasasından davacı ortağa ödeme yapıldığı yönündeki davalı savunmasının yasal delillerle ispat edilemediği saptanmıştır. Bu olgular karşısında 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinde sayılan haklı nedenle limited şirketin feshi sebepleri mevcuttur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Fesih ve tasfiye davasıyla birlikte ortağın şirketten alacağının istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, şirketten varsa alacağının da tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketten ortağın istediği alacak, ancak tasfiye sürecinden sonra tasfiye payından istenebilir; bu yöndeki istemin eldeki davada yasal dayanağı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Limited şirketin feshi davasında husumetin yalnız şirkete yöneltilmesi gerektiği, sermayesini yitirmiş gayrifaal şirkette ve hiç kâr payı dağıtılmamış olması hâlinde haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu ve ortağın alacağının ancak tasfiye payından istenebileceği yönlerinden emsal değeri taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada husumetin yalnız şirkete yöneltilmesi gerekir; şirket ortağına yöneltilen dava pasif husumet yokluğundan reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin haklı sebeple feshi↗ tasfiye↗ tasfiye payı↗ pasif husumet↗ kâr payı dağıtılmaması↗ sermayenin kaybı↗ gayrifaal şirket↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4437 E. , 2024/6502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/108 Esas, 2023/870 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/236 E., 2020/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 8 paya sahip ortağı olduğunu, davalı gerçek kişinin ise 12 paya sahip diğer ortağı ve aynı zamanda şirketin kuruluşundan itibaren yetkili müdürü olduğunu, şirketin kuruluşundan beri kâr payı ödenmediği gibi birçok kez vergi usulsüzlüğü cezaları ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin kısmen çalıştığı projeden elde edilen gelirden dahi hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkiline şirket çalışmaları konusunda bilgi verilmediğini, şirketin gayrifaal olduğunu ileri sürerek davalı Turkuaz Çiçekçilik ve Servis Hizmetleri Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine ve müvekkilinin varsa davalı şirketten olan şimdilik 2.000,00 TL alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davacının, davalı şirketin kuruluşundan itibaren kâr payı alınmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirket kasasından davacıya her türlü harcamaların yapıldığını, şirket kasasının davacının elinde bulunduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin fatura alacaklarından kaynaklı halen devam eden alacak davalarının olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edemediği için düştüğü ödeme sıkıntılarını aşabilmek için kullanılan kredi borçlarının da ödenememesi üzerine müvekkili gerçek kişinin taşınmaz mallarının satıldığını, ayrıca şirket borçlarının da taşınır mallarının satılarak ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, açılan davada husumetin sadece şirkete karşı yöneltilmesi gerekirken, şirket ortağı diğer davalı ...'a da yöneltildiği, davalı ortağa yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, gerçek kişi tarafların ortağı olduğu davalı şirketin sermayesinin tümünü kaybettiği ve gayri faal olduğu, şirketin kuruluşundan itibaren hiç bir kâr payı dağıtımının yapılmadığı, şirketin kasasından davacı ortağa ödeme yapıldığı yönündeki davalı taraf iddialarının yasal delillerle ispat edilemediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinde sayılan haklı nedenle limited şirket feshi sebeplerinin bulunduğu, davacı tarafça her ne kadar varsa şirketten alacağının tahsili istenmiş ise de bu yöndeki isteminin fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin, tasfiye sürecinden sonra tasfiye payından istenebileceğinden ve bu yöndeki istemin eldeki davada yasal dayanığı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket temsilcisince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf yoluna başvuran davalı şirket temsilcisinin istinaf sebepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortağın şirketten alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1084102900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz