İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/165 E. 2024/6214 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delil başlangıcı↗ isticvap↗ delil başlangıcı↗ tahsilat makbuzu↗ imza incelemesi↗ karine↗ icra inkâr tazminatı↗ yazılı delil↗ satış sözleşmesi↗ kötüniyet tazminatı↗ ispat yükü↗ bono↗ havale↗ iflas↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 06.05.2014 tarih, 2011/238 esas ve 2014/201 karar sayılı kararı ile davalılara karşı başlatılan icra takibinde takibin dayanağı olarak 30.10.2007 tarihli tahsilat makbuzu ve 30.08.2010 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen tahsilat makbuzunun ödeme belgesi niteliğinde olduğu ve ödemeye karine teşkil ettiği, davalılardan ...’in beyanlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde, borcun nakit olarak davacıların murisine ödendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, alacağın varlığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, bono üzerinde yapılan imza incelemesinde bonodaki imzanın davalılardan ...’nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2022 tarih, 2021/1423 esas ve 2022/881 karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin davalılardan ... Süper Market Nak. ve Orm. Ürn. San. Ltd. Şti'ye yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davalılardan ...'in duruşmadaki savunmasında, dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ileri sürmesi nedeniyle ispat yükünü üzerine aldığı, anılan davalı hakkında ispat yükünde yanılgıya düşülerek karar verilmesinin doğru olmadığı, 30.10.2007 tarihli belgenin tüm unsurlarıyla alacağı ispata elverişli olmamakla birlikte, belge üzerindeki imzanın ... ismiyle bilinen ... ... ...'e ait olduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan davalının bu belge üzerinden isticvabı ve gerekli görülürse imza incelemesi yapılarak, bu belgenin alacağın varlığına yönelik yazılı delil başlangıcı olup olmadığı değerlendirilip varsa davacıların başkaca delillerinin ibrazı sağlanarak, yapılacak değerlendirme suretiyle anılan davalı hakkında karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2023 tarih, 2022/514 esas ve 2023/641 karar sayılı kararı ile ispat yükünün ispat yükünü üzerine alan davalı ...'de olduğu ve dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ispatlar herhangi bir delil sunamadığı, bununla birlikte diğer davalı ... açısından ispat yükü davacıda olup ... her ne kadar 30.10.2007 tarihli tahsilat makbuzundaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse de delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek bu makbuz açısından davacılar başkaca herhangi bir delil sunmadığı, diğer davalılar ... ve ... Süper Market Nak. ve Orm. Ürn. San. Ltd. Şti.'ne karşı açılan ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar ... ... ve ... Süper Market Nak. Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın kabulüne, asıl alacak olan 47.000,00 TL'nin %20'si olan 9.400,00TL icra inkâr tazminatının davalı ... 'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tüm davacılar yönünden kabulünün gerektiğini, davaya dayanak olarak sunulan her iki belgede de miktarın aynı olduğunu, borcun ödenmediğini, senedin kendisinde olmasının alacağın ödenmediğini gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin ödendiğine dair beyanda bulunmuşsa da konuyu bilmediğini, bu konuda yanıldığını, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlendiği üzere senet üzerinde imzasının olmadığını, tahsilat belgesinin ödemeye karine olduğunu, davacılara borcu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1423 E. 2022/881 K.
Ortak:isticvap · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · tahsilat makbuzu · imza incelemesi · karine · yazılı delil · satış sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… pata elverişli olmamakla birlikte, belge üzerindeki imzanın ... ismiyle bilinen ... ... ...'e ait olduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan davalının bu belge üzerinden «isticvabı» ve gerekli görülürse «imza incelemesi» yapılarak, bu belgenin alacağın varlığına yönelik «yazılı delil başlangıcı» olup olmadığı değerlendirilip varsa davacıların başkaca delillerinin «ibrazı» sağlanarak, yapılacak değerlendirme suretiyle anılan davalı hakkında karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 06.05.2014 tarih, 2011/238 esas ve 2014/201 karar sayılı kararı ile davalılara karşı başlatılan icra takibinde takibin dayanağı olarak 30.10.2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve 30.08.2010 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen tahsilat makbuzunun ödeme belgesi niteliğinde olduğu ve ödemeye «karine» teşkil ettiği, davalılardan ...’in beyanlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde, borcun nakit olarak davacıların murisine ödendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, alacağın varlığını «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, bono üzerinde yapılan «imza incelemesinde» bonodaki imzanın davalılardan ...’nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.06.2023 tarih, 2022/514 esas ve 2023/641 karar sayılı kararı ile «ispat yükünün» ispat yükünü üzerine alan davalı ...'de olduğu ve dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ispatlar herhangi bir delil sunamadığı, bununla birlikte diğer davalı ... açısından ispat yükü davacıda olup ... her ne kadar 30.10.2007 tarihli «tahsilat makbuzundaki» imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse de «delil başlangıcı» olarak kabul edilebilecek bu makbuz açısından davacılar başkaca herhangi bir delil sunmadığı, diğer davalılar ... ve ...
Benzer bu karardaÖte yandan gerek icra takibi ve gerek itirazın iptaline dair işbu davada alacağın, taraflar arasındaki «satış sözleşmesi» kapsamında doğduğunun iddia edildiği gözetilerek, takibin ve alacağın, dayanaklarından 30/10/2007 tarihli belgenin tüm unsurlarıyla alacağı ispata elverişli olmamakla birlikte, belge üzerindeki imzanın ... ismiyle bilinen ...'e ait olduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan davalının bu belge üzerinden «isticvabı» ve gerekli görülürse «imza incelemesi» yapılarak, bu belgenin alacağın varlığına yönelik «yazılı delil başlangıcı» olup olmadığı değerlendirilip varsa davacıların başkaca delillerinin «ibrazı» sağlanarak, yapılacak değerlendirme suretiyle anılan davalı hakkında karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılara karşı başlatılan icra takibinde takibin dayanağı olarak 30/10/2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve 30/08/2010 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen tahsilat makbuzunun ödeme belgesi niteliğinde olduğu ve ödemeye «karine» teşkil ettiği, davalılardan ...’in beyanlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde, borcun nakit olarak davacıların murisine ödendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, alacağın varlığını «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, bono üzerinde yapılan «imza incelemesinde» bonodaki imzanın davalılardan ...’nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava «satış sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaÖte yandan gerek icra takibi ve gerek itirazın iptaline dair işbu davada alacağın, taraflar arasındaki «satış sözleşmesi» kapsamında doğduğunun iddia edildiği gözetilerek, takibin ve alacağın, dayanaklarından 30/10/2007 tarihli belgenin tüm unsurlarıyla alacağı ispata elverişli olmamakla birlikte, belge üzerindeki imzanın ... ismiyle bilinen ...'e ait olduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan davalının bu belge üzerinden «isticvabı» ve gerekli görülürse «imza incelemesi» yapılarak, bu belgenin alacağın varlığına yönelik «yazılı delil başlangıcı» olup olmadığı değerlendirilip varsa davacıların başkaca delillerinin «ibrazı» sağlanarak, yapılacak değerlendirme suretiyle anılan davalı hakkında karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13212 E. 2013/13446 K.
Ortak:ispat yükü
İncelediğiniz karardaMahkemece 06.05.2014 tarih, 2011/238 esas ve 2014/201 karar sayılı kararı ile davalılara karşı başlatılan icra takibinde takibin dayanağı olarak 30.10.2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve 30.08.2010 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen tahsilat makbuzunun ödeme belgesi niteliğinde olduğu ve ödemeye «karine» teşkil ettiği, davalılardan ...’in beyanlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde, borcun nakit olarak davacıların murisine ödendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, alacağın varlığını «ispat yükünün» davacıya ait olduğu, bono üzerinde yapılan «imza incelemesinde» bonodaki imzanın davalılardan ...’nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.06.2023 tarih, 2022/514 esas ve 2023/641 karar sayılı kararı ile «ispat yükünün» ispat yükünü üzerine alan davalı ...'de olduğu ve dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ispatlar herhangi bir delil sunamadığı, bununla birlikte diğer davalı ... açısından ispat yükü davacıda olup ... her ne kadar 30.10.2007 tarihli «tahsilat makbuzundaki» imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse de «delil başlangıcı» olarak kabul edilebilecek bu makbuz açısından davacılar başkaca herhangi bir delil sunmadığı, diğer davalılar ... ve ...
Benzer bu kararda… ı iddia ettiği krediyi davalıya verdiği, bu paranın davalı şirket tarafından kullanıldığı veya onun yararına harcandığı hususlarını ispat etmesi, ancak bu husustaki «ispat yükü» yerine getirildikten sonra söz konusu krediye ilişkin olarak bankaya yaptığı geri ödemeleri davalıdan isteme hakkının bulunduğunun kabulü gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… ı iddia ettiği krediyi davalıya verdiği, bu paranın davalı şirket tarafından kullanıldığı veya onun yararına harcandığı hususlarını ispat etmesi, ancak bu husustaki «ispat yükü» yerine getirildikten sonra söz konusu krediye ilişkin olarak bankaya yaptığı geri ödemeleri davalıdan isteme hakkının bulunduğunun kabulü gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9746 E. 2013/10120 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · reeskont faizi · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın faiz yönünden kısmen kabulü ile 16.641,16 TL’nin 3.000,00 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... (TMSF-«borcu üstlenen») vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde «işlemiş faiz» talebi olmadığı halde işlemiş faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/165 E. , 2024/6214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/514 E., 2023/641 K.
HÜKÜM/KARAR Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi tarafından davalılara 9.400 kilogram fındık teslim edildiğini, parasının uzun süre ödenmemesi üzerine davacıların murisine 30.08.2010 ödeme tarihli senedin verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini, takibin ... ve ... ... aleyhine başlatıldığını, ancak ... itirazında resmi olarak adının ... ... ... olduğunu, ... ... itirazında resmi adının ... olduğunu bildirdiğinden davanın bu kişilere karşı açıldığını ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının davacılara herhangi bir borcu olmadığını, borca ilişkin verilen senette davacının imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;
30. 11.2011 havale tarihli beyan dilekçesinde, takibe dayanak teşkil eden senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, davalıların murisi ile yapılan alışverişe ilişkin borcun ödendiğini, takibe dayanak teşkil eden senetten dolayı borcu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 06.05.2014 tarih, 2011/238 esas ve 2014/201 karar sayılı kararı ile davalılara karşı başlatılan icra takibinde takibin dayanağı olarak 30.10.2007 tarihli tahsilat makbuzu ve 30.08.2010 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen tahsilat makbuzunun ödeme belgesi niteliğinde olduğu ve ödemeye karine teşkil ettiği, davalılardan ...’in beyanlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde, borcun nakit olarak davacıların murisine ödendiğini, takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, alacağın varlığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, bono üzerinde yapılan imza incelemesinde bonodaki imzanın davalılardan ...’nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2022 tarih, 2021/1423 esas ve 2022/881 karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin davalılardan ... Süper Market Nak. ve Orm. Ürn. San. Ltd. Şti'ye yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davalılardan ...'in duruşmadaki savunmasında, dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ileri sürmesi nedeniyle ispat yükünü üzerine aldığı, anılan davalı hakkında ispat yükünde yanılgıya düşülerek karar verilmesinin doğru olmadığı, 30.10.2007 tarihli belgenin tüm unsurlarıyla alacağı ispata elverişli olmamakla birlikte, belge üzerindeki imzanın ... ismiyle bilinen ... ... ...'e ait olduğu ileri sürüldüğüne göre, anılan davalının bu belge üzerinden isticvabı ve gerekli görülürse imza incelemesi yapılarak, bu belgenin alacağın varlığına yönelik yazılı delil başlangıcı olup olmadığı değerlendirilip varsa davacıların başkaca delillerinin ibrazı sağlanarak, yapılacak değerlendirme suretiyle anılan davalı hakkında karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.06.2023 tarih, 2022/514 esas ve 2023/641 karar sayılı kararı ile ispat yükünün ispat yükünü üzerine alan davalı ...'de olduğu ve dava konusu ... ilişkiden kaynaklanan borcu ve senet bedelini davacıların murisine ödediğini ispatlar herhangi bir delil sunamadığı, bununla birlikte diğer davalı ... açısından ispat yükü davacıda olup ... her ne kadar 30.10.2007 tarihli tahsilat makbuzundaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmişse de delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek bu makbuz açısından davacılar başkaca herhangi bir delil sunmadığı, diğer davalılar ... ve ... Süper Market Nak. ve Orm. Ürn. San. Ltd. Şti.'ne karşı açılan ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar ...
... ve ... Süper Market Nak. Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın kabulüne, asıl alacak olan 47.000,00 TL'nin %20'si olan 9.400,00TL icra inkâr tazminatının davalı ... 'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tüm davacılar yönünden kabulünün gerektiğini, davaya dayanak olarak sunulan her iki belgede de miktarın aynı olduğunu, borcun ödenmediğini, senedin kendisinde olmasının alacağın ödenmediğini gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin ödendiğine dair beyanda bulunmuşsa da konuyu bilmediğini, bu konuda yanıldığını, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlendiği üzere senet üzerinde imzasının olmadığını, tahsilat belgesinin ödemeye karine olduğunu, davacılara borcu bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083837300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz