Somut üstünlük iddiası içermeyen reklamın haksız rekabet sayılmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5145 E. 2024/6926 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Belirli bir ürün hakkında somut özellik veya objektif üstünlük iddiası içermeyen, 'tek/en iyi' gibi kavramlar kullanmayan ve reklam verenin gerçek faaliyetine uygun bilgiler veren reklam tüketiciyi yanıltıcı sayılmaz; iyi kalite ve fiyatın reklam verenin kendi üretici-satıcı yapısına bağlanması, rakiplerin kalitesiz veya pahalı olduğu yönünde bir karşılaştırma ya da kötüleme içermedikçe haksız rekabet oluşturmaz; tüketiciyi genel olarak araştırmaya yöneltmek, reklam verenin kendisini rakiplerle karşılaştırması anlamına gelmez.
Ele alınan sorunlar
Reklamın yanıltıcı ve aldatıcı olup olmadığı → ret
İddia: Davacı, reklamdaki 'hem en iyi kalite hem de en iyi fiyat anlayışının Türkiye'deki temsilcisi' ifadesinin hangi bilgi ve belgeye dayandığının gösterilmediğini, beyanların gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle reklamın yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Reklam içeriği, reklam verenin satışa sunduğu ürünlerin genel özelliklerini öne çıkarmakta olup belirli bir ürün üzerinde somut bir özellik veya objektif üstünlük ileri sürmemektedir. Reklamdaki ifadeler 'tek temsilci' ya da 'en iyi temsilci' gibi kavramlar içermediğinden tüketiciyi yanıltabilecek nitelikte değildir. Reklamda geçen, şirketin hem üretici hem satıcı olduğuna ilişkin ifadeler ise şirketin faaliyetlerine uygun ve gerçeğe aykırı olmadığından tüketiciyi yanıltmaz ve dürüstlük kuralına aykırı değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Reklamın rakipleri kötüleyici veya karşılaştırmalı nitelikte olup olmadığı → ret
İddia: Davacı, iyi kalite ve iyi fiyatın yalnızca hem üretici hem satıcı olunması hâlinde mümkün olabileceği algısının yaratıldığını, diğer firmaları temsil eden kişinin baş aşağı gösterilmesinin rakipleri kötüleyici ve aşağılayıcı nitelikte olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Reklamda iyi kalite ve iyi fiyatlı olmanın hem üretici hem satıcı olmaya bağlanması, rakipleri haksız yere kötülemez; hem üretici hem satıcı olmayanların kalitesiz veya pahalı ürün sattığına ilişkin bir karşılaştırma ya da kötüleme içermemektedir. Reklamda diğer kişinin baş aşağı durması rakip firmaları kötülemeye yetmediği gibi cümlenin devamında ilgili yönetmeliğe aykırı bir karşılaştırma da yapılmamıştır; 'araştırın, soruşturun, anlarsınız' ifadesini kullanan kişinin yüz ifadesi ile reklamdaki diğer kişilerin yüz ifadesi arasında belirgin bir fark bulunmadığı gibi ters duran kişinin de üzgün olmadığı görülmektedir. Bu ifade tüketicileri alışveriş yaparken benzer faaliyette bulunan birçok firmayı karşılaştırmaya ve araştırmaya yöneltmekte ise de bu yöneltme, somut reklam içeriğinde reklam verenin bizzat kendini rakip firmalarla karşılaştırması şeklinde ortaya çıkmamaktadır; dolayısıyla haksız rekabet eylemi ve tüketiciyi yanıltma vasfı yoktur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Somut ve objektif üstünlük iddiası ile doğrudan karşılaştırma içermeyen reklamların haksız rekabet oluşturmayacağı yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ yanıltıcı reklam↗ karşılaştırmalı reklam↗ rakiplerin kötülenmesi↗ dürüstlük kuralı↗ ortalama tüketici↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5145 E. , 2024/6926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/232 Esas, 2023/1081 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/409 E., 2020/93 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Youtube internet sitesinde ve bazı ulusal televizyon kanallarında "Hem iyi kalite hem iyi fiyat. ...!" başlığıyla yayımlanan reklamının yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu, davalıların "hem en iyi kalite hem de en iyi fiyat anlayışının Türkiye'deki temsilcisi" olduklarını belirtmesine rağmen bu sıfatın hangi bilgi ve belgeye dayandığına yer verilmediğini, reklamda geçen "neden mi, hem iyi kalite hem iyi fiyat, çünkü ... hem boya hem de mantolamada hem üretici hem de satıcıdır da ondan" ibaresinin rakipleri gereksiz yere kötüleme içerdiğini ayrıca hem iyi kalite hem de iyi fiyatın sadece hem üretici hem de satıcı olunması halinde mümkün olabileceği algısı yaratıldığını, reklamda diğer firmaları temsil eden kişinin baş aşağı gösterildiğini ve bunun da rakipleri kötüleyici ve aşağılayıcı nitelikte olduğunu, bu reklamın hem reklam mevzuatına hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, bu tür reklamların dürüstlük, tüketiciyi yanıltmama ve rakipleri kötülememe yükümlülüklerine aykırı reklam olarak kabul edildiğini, reklamda yer verilen beyanların gerçeği yansıtmadığını, bu iddiayı kanıtlar herhangi bir bilgi veya belgeye yer verilmediğini, bu reklam nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının bu reklam dolayısıyla bir zararının ya da zarar görme ihtimali bulunmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, reklamda resmi bir temsilcilik sıfatından söz edilmediğini, "Tüm dünyada hızla yayılan hem kalite hem iyi fiyat anlayışının Türkiye'deki temsilcisi ..." ifadesi ile ortalama tüketici nezdinde tüm dünyada fiyatın kaliteye ve kalitenin fiyata feda edilmediği, iyi kalite ve iyi fiyat anlayışının giderek yaygınlaştığı ve bu politikayı benimseyen bir firma olunduğu hususlarının dile getirildiğini, herhangi bir resmi temsilcilik durumunun vurgulanmadığını, reklamdaki beyanın karşılaştırma içermediğini ve dolayısıyla karşılaştırmalı reklam sayılamayacağını, reklamdaki "neden mi, hem iyi kalite hem iyi fiyat, çünkü ...
hem boya hem de mantolamada hem üretici hem de satıcıdır da ondan" ibaresinin sektörde hem üretici hem satıcı olan tek firmanın müvekkili olduğuna dair bir beyan olmadığını, bir karşılaştırmaya yer verilmediğini, reklamda tüketicinin güvenini kötüye kullanılması veya tecrübe ve bilgi eksikliklerinin istismar edilmesinin, dolayısıyla reklamın his istismarı niteliğinde olmasının söz konusu olmadığını, reklamda rakiplerin kötülenmesine yönelik bir ifade bulunmadığını, karşılaştırma yapılmasının tüketiciye bırakıldığını, bu nedenle rakip firmaların kötülendiğinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu reklam haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu reklam içeriğinde davacı tarafın satışa sunduğu ürünlerin genel özelliklerini öne çıkarmakta olup satışa sunduğu ürünlerden belirli bir ürün üzerinde somut bir özellik veya objektif üstünlük ileri sürmediği, reklamda geçen ifadelerin tek temsilci ya da en iyi temsilci gibi kavramları içermediği ve tüketiciyi yanıltabilecek nitelikte olmadığı, reklamdaki diğer ifadelerde geçen şirketin hem üretici hem satıcı olması hususlarının şirketin faaliyetlerine uygun olup gerçeğe aykırı olmadığından tüketiciyi yanıltmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gibi reklamda iyi kalite iyi fiyatlı olmasının hem üretici hem satıcı olmasına bağlanmasının rakipleri haksız yere kötülemediği, hem üretici hem satıcı olmayanların kalitesiz veya pahalı ürünler sattığına ilişkin bir karşılaştırma veya kötüleme içermediği, reklamda diğer kişinin baş aşağı durmasının rakip firmaları kötülemeye yetmediği gibi cümle devamında ilgili yönetmeliğe aykırı olan bir karşılaştırma da yapılmadığı, son olarak "araştırın, soruşturun, anlarsınız" ifadesini kullanan kişinin yüz ifadesi ile reklamdaki diğer kişilerin yüz ifadesinde belirgin bir fark bulunmadığı, ayrıca ters duran kişinin de üzgün olmadığının görüldüğü, araştırın, soruşturun, anlarsınız ifadesinin, tüketicileri alışveriş yaparken benzer faaliyette bulunan bir çok firmayı karşılaştırmaya ve araştırmaya yönelttiği, ancak bu yöneltmenin somut reklam içeriğinde davalının bizzat kendini rakip firmalarla karşılaştırması şeklinde ortaya çıkmadığı,haksız rekabet eylemi içermediği gibi, tüketiciyi yanıltma vasfının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, görsel medyada yayımlanan davalılara ait reklamın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ile haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1080571300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz