Ticaret unvanına tecavüzün meni | Haksız rekabetin meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/909 E. 2024/6112 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ ticaret unvanına tecavüz↗ esnaf↗ tanık beyanı↗ ikrar↗ kesinlik sınırı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗ bilirkişi incelemesi↗ görevsizlik kararı↗ fatura↗ terkin↗ harç↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, "Sağlam Metal San ve Tic. A.Ş." ticaret unvanı ile 17.02.1995 tarihinde tescil edildiğini, her türlü metal ve alaşımların üretimi, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı ve yurtiçi pazarlama işini yaptığını, müvekkilinin ayrıca "Sağlam Metal" ibaresini marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini, ticaret unvanındaki sağlam metal ibaresinin ayırt edici olduğunu, müvekkilince yapılan araştırma sonunda sağlam metal ibaresinin davalı tarafından uzun süredir ticari faaliyetlerinde haksız olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalının vergi kayıtlarında ... ismini kullanırken, ticaretinde sağlam metal ibaresiyle iş yaptığını, ayrıca www.saglambronzmetal.com adresini alan adı olarak haksız kullandığını ileri sürerek müvekkiline ait "Sağlam Metal" ibareli ticaret unvanının davalı tarafından ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullanıldığının tespitine, davalının işletme adındaki Sağlam Metal ibaresinin terkini ile kullanılmasının yasaklanmasına, internet adresinin kullanılmasının ticaret unvanına tecavüz ettiğinin tespiti ile kullanımının yasaklanmasına, ayrıca ticaret unvanına tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ile davalıya ait araçların ve davalı tarafından kullanılan üzerinde "Sağlam Metal, Sağlam Bronz Metal ve www.saglambronzmetal.com" ibareleri yer alan reklam, broşür, tabela gibi tüm yazılı evrak ve tanıtım vasıtalarının imhasına, bu suretle ticaret unvanına vaki her türlü tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "Sağlam metal" esnaf işletme adını 1993 yılından beri aynı adreste kullandığını, esnaf işletmesini ilk zamanlar "Sağlam Metal Nukrettin ..." iken 1998 yılında müvekkilinin devraldığını ve "Sağlam Metal ..." olarak kullanmaya devam ettiğini, bu ibarenin ticaret unvanı olmayıp, esnaf işletme adı olduğunu, davacının ise ne o tarihte ne de halen tescilli bir işletme adının bulunmadığını savunarak
davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 30.11.2017 tarihli ve 2017/317 E., 2017/402 K. sayılı kararıyla; davalının eniştesi olan Nukrettin ...'ın davalı işyerinde faaliyet gösterdiği, davalının eniştesinin yanında 1993 yılından beridir çalıştığı, daha sonra bu işyerini eniştesinden devralarak faaliyetini devam ettirdiği ve bu yıllardan itibaren Karaköy piyasasında Sağlam Metal olarak bilindiği, davacının marka tescilinin davadan sonra yaptırdığı, davacının ticaret unvanının "Kürk Deri" iken sonradan unvan değişikliği yaptığı, Sağlam Metal ibaresi üzerinde davalının öncelikli hak sahipliğinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2018/1721 E., 2021/685 K. sayılı kararıyla; gerek vergi dairesinden gönderilen belgelerden, gerekse davalı tarafından sunulan fatura ve diğer belge içeriklerinden davalının 1993 yılından beri Sağlam Metal unvanıyla faaliyet yürüttüğü, dolayısıyla davacının ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleştiğine yönelik iddialarının sübuta ermediği, İlk Derece Mahkemesince bu nedenlerle davanın reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise; her ne kadar somut davada hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden talepler bulunduğu ve hem ticaret unvanına tecavüz davası yönünden, hem de haksız rekabet davası yönünden davalı yararına iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, İlk Derece Mahkemesince bir adet vekalet ücretine hükmedilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının tarihi olan 2017 yılı itibariyle eksik hükmedilen vekalet ücreti 2.860,00 TL olduğu, bu tutarında 2017 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalının ayrıca bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, öte yandan davanın başlangıçta asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup orada verilen görevsizlik kararı nedeniyle davalı yararına ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesi istenilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinde vekalet ücretine görevli mahkemece hükmedileceği belirtilmiş olup usul kanununda ayrıca görevsiz mahkemedeki yargılama için ayrı bir vekalet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3004 E., 2019/217 K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere davalı lehine ayrıca görevsizlik kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin hem usulden, hem esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.11.2022 tarih, 2021/3990 E., 2022/7671 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarını reddedilerek, davacı vekili tarafından hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden taleplerde bulunduğu, bu taleplerinde 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olduğu, davacının aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği bu durumda davacının ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi yönündeki davası bakımından davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eniştesi olan Nukrettin ...'ın davalı işyerinde faaliyet gösterdiği, davalının eniştesinin yanında 1993 yılından beridir çalıştığı, daha sonra bu işyerini eniştesinden devralarak faaliyetini devam ettirdiği ve bu yıllardan itibaren Karaköy piyasasında Sağlam Metal olarak bilindiği, davacının marka tescilinin davadan sonra yaptırdığı, davacının ticaret unvanının "Kürk Deri" iken sonradan unvan değişikliği yaptığı, Sağlam Metal ibaresi üzerinde davalının öncelikli hak sahipliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının davadan önce tescil ettirildiğini, davalının 3 farklı yerde işletmesi olduğu ve bu işletmelerinde de müvekkilinin markasını kullandığını, İlk Derece Mahkemesince usule aykırı olarak tanık dinlendiğini ve dinlenen tanık beyanının hükme esas alındığını, bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebin hiçbir yazılı gerekçe göstermeksizin reddedildiğini, davalının müvekkilinin markasını haksız olarak kullandığını açıkça ikrar ettiğini, davalı ticari faaliyetlerinde, müvekkil şirketin bir şubesi izlenimini oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ticaret unvanına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret unvanına tecavüzün meni | Haksız rekabetin meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3990 E. 2022/7671 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · kesinlik sınırı · ticaret unvanı · görevsizlik kararı · fatura · haksız rekabet · vekalet ücreti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Ticaret unvanına tecavüzün meni | Haksız rekabetin meni
İncelediğiniz kararda… iye Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2018/1721 E., 2021/685 K. sayılı kararıyla; gerek vergi dairesinden gönderilen belgelerden, gerekse davalı tarafından sunulan «fatura» ve diğer belge içeriklerinden davalının 1993 yılından beri Sağlam Metal unvanıyla faaliyet yürüttüğü, dolayısıyla davacının «ticaret unvanına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiğine yönelik iddialarının sübuta ermediği, İlk Derece Mahkemesince bu nedenlerle davanın reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise; her ne kadar somut davada hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden talepler bulunduğu ve hem ticaret unvanına tecavüz davası yönünden, hem de haksız rekabet davası yönünden davalı yararına iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekmekte ise de, İlk Derece Mahkemesince bir adet vekalet ücretine hükmedilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının tarihi olan 2017 yılı itibariyle eksik hükmedilen vekalet ücreti 2.860,00 TL olduğu, bu tutarında 2017 yılı için öngörülen «kesinlik sınırının» altında kaldığından davalının ayrıca bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, öte yandan davanın başlangıçta asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup orada verilen «görevsizlik» kararı nedeniyle davalı yararına ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesi istenilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinde vekalet ücretine «görevli» mahkemece hükmedileceği belirtilmiş olup usul kanununda ayrıca görevsiz mahkemedeki yargılama için ayrı bir vekalet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenleme bul …
… tarih, 2021/3990 E., 2022/7671 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarını reddedilerek, davacı vekili tarafından hem «ticaret unvanına tecavüz», hem de «haksız rekabet» iddiası yönünden taleplerde bulunduğu, bu taleplerinde 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olduğu, davacının aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği bu durumda davacının ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi yönündeki davası bakımından davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İl …
A.Ş." «ticaret unvanı» ile 17.02.1995 tarihinde tescil edildiğini, her türlü metal ve alaşımların üretimi, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı ve yurtiçi pazarlama işini yaptığını, müvekkilinin ayrıca "Sağlam Metal" ibaresini marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini, ticaret unvanındaki sağlam metal ibaresinin ayırt edici olduğunu, müvekkilince yapılan araştırma sonunda sağlam metal ibaresinin davalı tarafından uzun süredir ticari faaliyetlerinde haksız olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalının vergi kayıtlarında ... ismini kullanırken, ticaretinde sağlam metal ibaresiyle iş yaptığını, ayrıca www.saglambronzmetal.com adresini alan adı olarak haksız kullandığını ileri sürerek müvekkiline ait "Sağlam Metal" ibareli ticaret unvanının davalı tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanıldığının tespitine, davalının işletme adındaki Sağlam Metal ibaresinin «terkini» ile kullanılmasının yasaklanmasına, internet adresinin kullanılmasının «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile kullanımının yasaklanmasına, ayrıca ticaret unvanına tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ile davalıya ait araçların ve davalı tarafından kullanılan üzerinde "Sağlam Metal, Sağlam Bronz Metal ve www.saglambronzmetal.com" ibareleri yer alan reklam, broşür, tabela gibi tüm yazılı evrak ve tanıtım vasıtalarının imhasına, bu suretle ticaret unvanına vaki her türlü tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek vergi dairesinden gönderilen belgelerden, gerekse davalı tarafından sunulan «fatura» ve diğer belge içeriklerinden davalının 1993 yılından beri Sağlam Metal unvanıyla faaliyet yürüttüğü, dolayısıyla davacının «ticaret unvanına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiğine yönelik iddialarının sübuta ermediği, mahkemece bu nedenlerle davanın reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise; her ne kadar somut davada hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden talepler bulunduğu ve hem ticaret unvanına tecavüz davası yönünden, hem de haksız rekabet davası yönünden davalı yararına iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmeksi gerekmekte ise de, mahkemece bir adet vekalet ücretine hükmedilmiş olup ilk derece mahkemesi kararının tarihi olan 2017 yılı itibariyle eksik hükmedilen vekalet ücreti 2.860,00 TL olduğu, bu tutarında 2017 yılı için öngörülen «kesinlik sınırının» altında kaldığından davalının ayrıca bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, öte yandan dava başlangıçta asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup orda verilen «görevsizlik» kararı nedeniyle davalı yararına ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesi istenilmiş ise de, HMK'nın 331.maddesinde vekalet ücretine «görevli» mahkemece hükmedileceği belirtilmiş olup usul kanununda ayrıca görevsiz mahkemedeki yargılama için ayrı bir vekalet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenleme bul …
Ancak, davacı vekili tarafından hem «ticaret unvanına tecavüz», hem de «haksız rekabet» iddiası yönünden taleplerde bulunduğu, bu taleplerinde 6100 sayılı HMK 110. maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olduğu, davacının aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği bu durumda davacının ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi yönündeki davası bakımından davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «ticaret unvanına» vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesi'nce yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4857 E. 2011/7950 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · zayi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bir kısım çeklerin «zayi nedeniyle iptaline», bir kısım çekler hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, 3.kişi Hakan Metal San.ve Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/909 E. , 2024/6112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/60 Esas, 2023/112 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, "Sağlam Metal San ve Tic. A.Ş." ticaret unvanı ile 17.02.1995 tarihinde tescil edildiğini, her türlü metal ve alaşımların üretimi, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı ve yurtiçi pazarlama işini yaptığını, müvekkilinin ayrıca "Sağlam Metal" ibaresini marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini, ticaret unvanındaki sağlam metal ibaresinin ayırt edici olduğunu, müvekkilince yapılan araştırma sonunda sağlam metal ibaresinin davalı tarafından uzun süredir ticari faaliyetlerinde haksız olarak kullanıldığının tespit edildiğini, davalının vergi kayıtlarında ... ismini kullanırken, ticaretinde sağlam metal ibaresiyle iş yaptığını, ayrıca www.saglambronzmetal.com adresini alan adı olarak haksız kullandığını ileri sürerek müvekkiline ait "Sağlam Metal" ibareli ticaret unvanının davalı tarafından ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullanıldığının tespitine, davalının işletme adındaki Sağlam Metal ibaresinin terkini ile kullanılmasının yasaklanmasına, internet adresinin kullanılmasının ticaret unvanına tecavüz ettiğinin tespiti ile kullanımının yasaklanmasına, ayrıca ticaret unvanına tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ile davalıya ait araçların ve davalı tarafından kullanılan üzerinde "Sağlam Metal, Sağlam Bronz Metal ve www.saglambronzmetal.com" ibareleri yer alan reklam, broşür, tabela gibi tüm yazılı evrak ve tanıtım vasıtalarının imhasına, bu suretle ticaret unvanına vaki her türlü tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "Sağlam metal" esnaf işletme adını 1993 yılından beri aynı adreste kullandığını, esnaf işletmesini ilk zamanlar "Sağlam Metal Nukrettin ..." iken 1998 yılında müvekkilinin devraldığını ve "Sağlam Metal ..." olarak kullanmaya devam ettiğini, bu ibarenin ticaret unvanı olmayıp, esnaf işletme adı olduğunu, davacının ise ne o tarihte ne de halen tescilli bir işletme adının bulunmadığını savunarak
davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesini 30.11.2017 tarihli ve 2017/317 E., 2017/402 K. sayılı kararıyla; davalının eniştesi olan Nukrettin ...'ın davalı işyerinde faaliyet gösterdiği, davalının eniştesinin yanında 1993 yılından beridir çalıştığı, daha sonra bu işyerini eniştesinden devralarak faaliyetini devam ettirdiği ve bu yıllardan itibaren Karaköy piyasasında Sağlam Metal olarak bilindiği, davacının marka tescilinin davadan sonra yaptırdığı, davacının ticaret unvanının "Kürk Deri" iken sonradan unvan değişikliği yaptığı, Sağlam Metal ibaresi üzerinde davalının öncelikli hak sahipliğinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2018/1721 E., 2021/685 K. sayılı kararıyla; gerek vergi dairesinden gönderilen belgelerden, gerekse davalı tarafından sunulan fatura ve diğer belge içeriklerinden davalının 1993 yılından beri Sağlam Metal unvanıyla faaliyet yürüttüğü, dolayısıyla davacının ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleştiğine yönelik iddialarının sübuta ermediği, İlk Derece Mahkemesince bu nedenlerle davanın reddine ilişkin kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerektiği, davalının istinafı yönünden ise; her ne kadar somut davada hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden talepler bulunduğu ve hem ticaret unvanına tecavüz davası yönünden, hem de haksız rekabet davası yönünden davalı yararına iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, İlk Derece Mahkemesince bir adet vekalet ücretine hükmedilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının tarihi olan 2017 yılı itibariyle eksik hükmedilen vekalet ücreti 2.860,00 TL olduğu, bu tutarında 2017 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından davalının ayrıca bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, öte yandan davanın başlangıçta asliye ticaret mahkemesinde açılmış olup orada verilen görevsizlik kararı nedeniyle davalı yararına ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesi istenilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinde vekalet ücretine görevli mahkemece hükmedileceği belirtilmiş olup usul kanununda ayrıca görevsiz mahkemedeki yargılama için ayrı bir vekalet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-3004 E., 2019/217 K.
sayılı ilamında da işaret edildiği üzere davalı lehine ayrıca görevsizlik kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin hem usulden, hem esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.11.2022 tarih, 2021/3990 E., 2022/7671 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarını reddedilerek, davacı vekili tarafından hem ticaret unvanına tecavüz, hem de haksız rekabet iddiası yönünden taleplerde bulunduğu, bu taleplerinde 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi gereğince davaların yığılması niteliğinde olduğu, davacının aynı davalıya karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği bu durumda davacının ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi yönündeki davası bakımından davalı lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eniştesi olan Nukrettin ...'ın davalı işyerinde faaliyet gösterdiği, davalının eniştesinin yanında 1993 yılından beridir çalıştığı, daha sonra bu işyerini eniştesinden devralarak faaliyetini devam ettirdiği ve bu yıllardan itibaren Karaköy piyasasında Sağlam Metal olarak bilindiği, davacının marka tescilinin davadan sonra yaptırdığı, davacının ticaret unvanının "Kürk Deri" iken sonradan unvan değişikliği yaptığı, Sağlam Metal ibaresi üzerinde davalının öncelikli hak sahipliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının davadan önce tescil ettirildiğini, davalının 3 farklı yerde işletmesi olduğu ve bu işletmelerinde de müvekkilinin markasını kullandığını, İlk Derece Mahkemesince usule aykırı olarak tanık dinlendiğini ve dinlenen tanık beyanının hükme esas alındığını, bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talebin hiçbir yazılı gerekçe göstermeksizin reddedildiğini, davalının müvekkilinin markasını haksız olarak kullandığını açıkça ikrar ettiğini, davalı ticari faaliyetlerinde, müvekkil şirketin bir şubesi izlenimini oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ticaret unvanına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077983100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz