Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3798 E. 2024/5909 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyan / fiili taşıyan↗ freight forwarder (taşıma işleri komisyoncusu)↗ akdi taşıyan↗ emtia nakliyat sigortası↗ hakdüşürücü süre↗ fiili taşıyan↗ zorunlu arabuluculuk↗ gemi acenteliği↗ arabuluculuk başvurusu↗ navlun faturası↗ taşıyanın sorumluluğu↗ geç teslim↗ arabuluculuk↗ nakliyat sigortası↗ izafeten dava↗ halefiyet↗ donatan↗ rücu hakkı↗ pasif husumet ehliyeti↗ ibraname↗ sorumluluk sigortası↗ acente↗ navlun↗ husumet ehliyeti↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ istinaf incelemesi↗ rücu↗ pasif husumet↗ hak düşürücü süre↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ esastan ret↗ fatura↗ taahhütname↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/103 E., 2022/531 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan Şişecam Flat Glass South […]R.L'ye ait jumbo cam cinsi emtiaların İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi işinin davalı şirketler tarafından üstlenildiğini, emtiaların Gemlik-Rodaport Limanı'na taşınmasının ardından tahliye için ambar kapaklarının açılması üzerine bir kısım emtianın kırılmak suretiyle hasarlanmış olduğunun vardiya amiri ve alıcı firma yetkilisinin de imzasını taşıyan tutanaklar ve çekilen fotoğraflar ile tespit edildiğini, hasarın, taşıma sürecinde ve davalı taşıyanların sorumluluğu altında meydana geldiğini, tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı alıcısına hasarlı olarak teslim eden davalı taşıyanların dava konusu zarardan sorumlu olduklarını, fatura ve yapılan tespitlere uyularak toplam 71.836,62 euro sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiği, ibraname içeriği gereğince, halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralmış olan müvekkili şirketin davalılara rücu hakkı doğduğunu belirterek 71.836,62 euro rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Valmar Oil Ltd. Şti'ye izafeten Gemline Denizcilik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Gemline Denizcilik Hizmetleri San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin huzurdaki davada davalı Valmar Oil Ltd. Şti.'nin acentesi sıfatıyla taraf olarak gösterildiğini, ancak dosyaya dava dilekçesi ile sunulan deliller arasında müvekkilinin MV KAVARNA gemisinin ana acentesi olduğunu gösteren hiç bir delil bulunmadığını, davalı Sudoservis Denizcilik Danışmanlık ve Tic. Ltd.Şti'nin geminin ana acentesi olduğunun belgeler üzerindeki kaşe ve imzalardan görüldüğünü, davada acente olarak hareket eden Sudoservis olup müvekkili Gemline'ı taşeron yani tali acente olarak sadece Gemlik Rodaport limanı için atadığını, Gemline'ın bu davada davalı taraf olarak gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, donatan ile müvekkili Gemline arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, Gemline, geminin acentesi olarak hareket eden davalı Sudoservis tarafından Gemlik Rodaport limanı tahliyesi için yetkilendirildiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, KAVARNA gemisi 10.09.2020 tarihinde Gemlik Rodaport Limanına Sudo Service ana acenteliğinde tahliye yapmak üzere geldiğini, yükün tahliyesi sırasında yapılan işlemler ve tutulan kantar tartım liste ve tutanakları geminin ana acentesi Sudoservis tarafından talep edilerek Gemline tarafından Sudo Service Shipping'e izafeten alındığının, müvekkili Gemline'ın donatan ile doğrudan bir bağlantısı ve iletişimi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1188 inci maddesi gereğince bir yıllık sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Sudoservis Denizcilik Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık nezdinde taşıma yapan KAVARNA gemisinin donatanı dava dışı Stradon Forign […]A.'nın acentesi olduğunu, bu kapsamda Gemline’da acente sıfatının bulunduğunu, dava konusu taşımanın 08.09.2020 tarihinde tamamlandığını, fakat huzurdaki davaya ilişkin olarak 04.02.2022 tarihinde ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, dolayısıyla daha arabuluculuk yoluna başvurmadan bile önce davacının tazminat talep hakkının hak düşümüne uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Valmar'ın taşımayı yapan geminin donatanı olduğu, diğer davalı Sudoservis Denizcilik vekili cevap dilekçesinde bu şirketin Şişecam adına navlun faturası düzenleyip, İtalya ile Türkiye arasındaki taşımayı organize ettiğini beyan ettiğinden Sudoservis Denizciliğin akdi taşıyan konumunda olduğu, dolayısıyla her iki davalının işbu davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesine göre, deniz yolu ile eşya taşımalarında ..., hasar ve geç teslime dayanan davaların bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olacağı, hükmün ikinci fıkrasında bir yıllık sürenin eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiği, maddenin üçüncü fıkrasının kapsamının mehazı olan Lahey/Visby kuralları ile hükmün ilk fıkrası dikkate alındığında asıl taşıyan yada onun sorumluluk sigortacısının eşyanın ..., hasar ve geç teslimi dolayısıyla kendi akidi olan alt (fiili) taşıyana rücu ile sınırlı olduğu, maddede "sorumlu tutulan kişi" ile kast edilenin eşya taşımayı taahhüt eden freight forwarder ya da akdi taşıyan olduğu, yük ilgilileri ya da yük sigortacısının doğrudan akdi taşıyana veya
fiili taşıyana karşı müracatları ise bu hükmün kapsamı dışında kaldığı, yük ilgilileri ya da emtia nakliyat sigortacılarının taşıyanlara karşı açtıkları davaların 1188 nci maddesinin ilk iki fıkrası hükümlerine tabi olacağı, nakliyat sigortacısı olan davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği sigorta hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesinin talep edilmediği, davanın 6102 sayılı 1188 inci maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu süre hükmün ikinci fıkrasına göre eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, ekspertiz raporuna göre hasar tarihinin 11.09.2020 olup davanın ise 02.03.2022 tarihinde açıldığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hakdüşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 Sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin de tazminat ödemesini 09.11.2021 tarihinde yapmış olup arabuluculuk başvurusunun 04.02.2022 tarihinde yani kanunun tanıdığı doksan günlük dava açma süresi içerisinde yapıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1916 E., 2016/6761 K. sayılı, 17.06.2016 tarihli ilamı ile de bu hususun kabul edildiğini, davalı tarafın benzer nitelikteki zamanaşımı itirazının kabul görmediğini ve Yerel Mahkeme kararının onandığını; mahkemenin de emsal nitelikte kararlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davalarının kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, zarar sorumlusu olmayan davacı bakımından 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen sürenin uygulanamayacağı, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesine göre davalılar rücu edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14500 E. 2018/6418 K.
Ortak:rücuen tazminat · rücu · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma «sigorta poliçesi» ile sigortalanan Şişecam Flat Glass South Italy S.R.L'ye ait jumbo cam cinsi emtiaların İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi işinin davalı şirketler tarafından üstlenildiğini, emtiaların Gemlik-Rodaport Limanı'na taşınmasının ardından tahliye için ambar kapaklarının açılması üzerine bir kısım emtianın kırılmak suretiyle hasarlanmış olduğunun vardiya amiri ve alıcı firma yetkilisinin de imzasını «taşıyan» tutanaklar ve çekilen fotoğraflar ile tespit edildiğini, «hasarın», taşıma sürecinde ve davalı «taşıyanların sorumluluğu» altında meydana geldiğini, tam ve sağlam olarak «teslim» aldığı emtiayı alıcısına hasarlı olarak teslim eden davalı taşıyanların dava konusu zarardan sorumlu olduklarını, «fatura» ve yapılan tespitlere uyularak toplam 71.836,62 euro sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiği, «ibraname» içeriği gereğince, «halefiyet» ve «temlik» esasına göre sigortalısının haklarını devralmış olan müvekkili şirketin davalılara «rücu hakkı» doğduğunu belirterek 71.836,62 euro «rücuen tazminat» alacağının sigortalıya ödeme yapılan 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile b …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Valmar'ın taşımayı yapan geminin «donatanı» olduğu, diğer davalı Sudoservis Denizcilik vekili cevap dilekçesinde bu şirketin Şişecam adına «navlun faturası» düzenleyip, İtalya ile Türkiye arasındaki taşımayı organize ettiğini beyan ettiğinden Sudoservis Denizciliğin «akdi taşıyan» konumunda olduğu, dolayısıyla her iki davalının işbu davada «pasif husumet ehliyetlerinin» bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesine göre, deniz yolu ile eşya taşımalarında ..., «hasar» ve «geç teslime» dayanan davaların bir yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olacağı, hükmün ikinci fıkrasında bir yıllık sürenin eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiği, maddenin üçüncü fıkrasının kapsamının mehazı olan Lahey/Visby kuralları ile hükmün ilk fıkrası dikkate alındığında asıl taşıyan yada onun «sorumluluk sigortacısının» eşyanın ..., hasar ve geç teslimi dolayısıyla kendi akidi olan alt («fiili) taşıyana» «rücu» ile sınırlı olduğu, maddede "sorumlu tutulan kişi" ile kast edilenin eşya taşımayı «taahhüt» eden freight forwarder ya da akdi taşıyan olduğu, yük ilgilileri ya da yük sigortacısının doğrudan akdi taşıyana veya fiili taşıyana karşı müracatları ise bu hükmün kapsamı dışında kaldığı, yük ilgilileri ya da «emtia nakliyat sigortacılarının» taşıyanlara karşı açtıkları davaların 1188 nci maddesinin ilk iki fıkrası hükümlerine tabi olacağı, nakliyat sigortacısı olan davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği sigorta hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesinin talep edilmediği, davanın 6102 sayılı 1188 inci maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu süre hükmün ikinci fıkrasına göre eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, ekspertiz raporuna göre hasar tarihinin 11.09.2020 olup davanın ise 02.03.2022 tarihinde açıldığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın «hakdüşürücü süre» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «rücuen tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde «rücuen tazminat davası» açılmış olup, dava «derdest» iken aleyhine herhangi bir tazmin hükmü kurulması ihtimaline dayanılarak ...'nın 1188/1. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» geçmeden eldeki davanın açılması zorunda kalındığı ileri sürülmüş, davacının bu iddiası kapsamında ...'nın 1188/2 ve 3. fıkra hükümlerinin değerlendirilmesi ve eldeki davada .
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının, aleyhine herhangi bir tazminat yükümlülüğü doğmadığı, dava tarihi itibariyle «rücu», edebileceği bir kararının olmadığı, davanın erken açıldığı gerekçesiyle ret kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · tazminat davası · derdestlik · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde «rücuen tazminat davası» açılmış olup, dava «derdest» iken aleyhine herhangi bir tazmin hükmü kurulması ihtimaline dayanılarak ...'nın 1188/1. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» geçmeden eldeki davanın açılması zorunda kalındığı ileri sürülmüş, davacının bu iddiası kapsamında ...'nın 1188/2 ve 3. fıkra hükümlerinin değerlendirilmesi ve eldeki davada .
Ticaret Mahkemesinde «derdest» davanın «bekletici mesele» yapılması istenmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak, eldeki davanın davacısı aleyhine «taşıma sözleşmesine» dayanılarak ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3798 E. , 2024/5909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2275 E., 2023/695 K.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/103 E., 2022/531 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan Şişecam Flat Glass South […]R.L'ye ait jumbo cam cinsi emtiaların İtalya'dan Türkiye'ye nakliyesi işinin davalı şirketler tarafından üstlenildiğini, emtiaların Gemlik-Rodaport Limanı'na taşınmasının ardından tahliye için ambar kapaklarının açılması üzerine bir kısım emtianın kırılmak suretiyle hasarlanmış olduğunun vardiya amiri ve alıcı firma yetkilisinin de imzasını taşıyan tutanaklar ve çekilen fotoğraflar ile tespit edildiğini, hasarın, taşıma sürecinde ve davalı taşıyanların sorumluluğu altında meydana geldiğini, tam ve sağlam olarak teslim aldığı emtiayı alıcısına hasarlı olarak teslim eden davalı taşıyanların dava konusu zarardan sorumlu olduklarını, fatura ve yapılan tespitlere uyularak toplam 71.836,62 euro sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiği, ibraname içeriği gereğince, halefiyet ve temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralmış olan müvekkili şirketin davalılara rücu hakkı doğduğunu belirterek 71.836,62 euro rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Valmar Oil Ltd. Şti'ye izafeten Gemline Denizcilik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Gemline Denizcilik Hizmetleri San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin huzurdaki davada davalı Valmar Oil Ltd. Şti.'nin acentesi sıfatıyla taraf olarak gösterildiğini, ancak dosyaya dava dilekçesi ile sunulan deliller arasında müvekkilinin MV KAVARNA gemisinin ana acentesi olduğunu gösteren hiç bir delil bulunmadığını, davalı Sudoservis Denizcilik Danışmanlık ve Tic. Ltd.Şti'nin geminin ana acentesi olduğunun belgeler üzerindeki kaşe ve imzalardan görüldüğünü, davada acente olarak hareket eden Sudoservis olup müvekkili Gemline'ı taşeron yani tali acente olarak sadece Gemlik Rodaport limanı için atadığını, Gemline'ın bu davada davalı taraf olarak gösterilmesinin usule aykırı olduğunu, donatan ile müvekkili Gemline arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, Gemline, geminin acentesi olarak hareket eden davalı Sudoservis tarafından Gemlik Rodaport limanı tahliyesi için yetkilendirildiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddi gerektiğini, KAVARNA gemisi 10.09.2020 tarihinde Gemlik Rodaport Limanına Sudo Service ana acenteliğinde tahliye yapmak üzere geldiğini, yükün tahliyesi sırasında yapılan işlemler ve tutulan kantar tartım liste ve tutanakları geminin ana acentesi Sudoservis tarafından talep edilerek Gemline tarafından Sudo Service Shipping'e izafeten alındığının, müvekkili Gemline'ın donatan ile doğrudan bir bağlantısı ve iletişimi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1188 inci maddesi gereğince bir yıllık sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Sudoservis Denizcilik Danışmanlık ve Ticaret Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık nezdinde taşıma yapan KAVARNA gemisinin donatanı dava dışı Stradon Forign […]A.'nın acentesi olduğunu, bu kapsamda Gemline’da acente sıfatının bulunduğunu, dava konusu taşımanın 08.09.2020 tarihinde tamamlandığını, fakat huzurdaki davaya ilişkin olarak 04.02.2022 tarihinde ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, dolayısıyla daha arabuluculuk yoluna başvurmadan bile önce davacının tazminat talep hakkının hak düşümüne uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Valmar'ın taşımayı yapan geminin donatanı olduğu, diğer davalı Sudoservis Denizcilik vekili cevap dilekçesinde bu şirketin Şişecam adına navlun faturası düzenleyip, İtalya ile Türkiye arasındaki taşımayı organize ettiğini beyan ettiğinden Sudoservis Denizciliğin akdi taşıyan konumunda olduğu, dolayısıyla her iki davalının işbu davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesine göre, deniz yolu ile eşya taşımalarında ..., hasar ve geç teslime dayanan davaların bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olacağı, hükmün ikinci fıkrasında bir yıllık sürenin eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağının kabul edildiği, maddenin üçüncü fıkrasının kapsamının mehazı olan Lahey/Visby kuralları ile hükmün ilk fıkrası dikkate alındığında asıl taşıyan yada onun sorumluluk sigortacısının eşyanın ..., hasar ve geç teslimi dolayısıyla kendi akidi olan alt (fiili) taşıyana rücu ile sınırlı olduğu, maddede "sorumlu tutulan kişi" ile kast edilenin eşya taşımayı taahhüt eden freight forwarder ya da akdi taşıyan olduğu, yük ilgilileri ya da yük sigortacısının doğrudan akdi taşıyana veya
fiili taşıyana karşı müracatları ise bu hükmün kapsamı dışında kaldığı, yük ilgilileri ya da emtia nakliyat sigortacılarının taşıyanlara karşı açtıkları davaların 1188 nci maddesinin ilk iki fıkrası hükümlerine tabi olacağı, nakliyat sigortacısı olan davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği sigorta hasar tazminatının davalı taşıyana rücu edilmesinin talep edilmediği, davanın 6102 sayılı 1188 inci maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu süre hükmün ikinci fıkrasına göre eşyanın teslimi, eşya teslim edilmemişse teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, ekspertiz raporuna göre hasar tarihinin 11.09.2020 olup davanın ise 02.03.2022 tarihinde açıldığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hakdüşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 Sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin de tazminat ödemesini 09.11.2021 tarihinde yapmış olup arabuluculuk başvurusunun 04.02.2022 tarihinde yani kanunun tanıdığı doksan günlük dava açma süresi içerisinde yapıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1916 E., 2016/6761 K. sayılı, 17.06.2016 tarihli ilamı ile de bu hususun kabul edildiğini, davalı tarafın benzer nitelikteki zamanaşımı itirazının kabul görmediğini ve Yerel Mahkeme kararının onandığını; mahkemenin de emsal nitelikte kararlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davalarının kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, zarar sorumlusu olmayan davacı bakımından 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen sürenin uygulanamayacağı, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesine göre davalılar rücu edilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1188 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077979000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz