Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3448 E. 2024/5265 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminatın iadesi↗ ortaklıktan çıkarma↗ azil↗ haklı sebep↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ esas sözleşme↗ olağanüstü genel kurul↗ kısıtlılık↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket müdürü↗ teminat mektubu↗ şirket zararı↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ dürüstlük kuralı↗ hukuki yarar↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/112 E., 2023/58 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, müvekkil tarafından ...ile ...' in müdürlükten azli için Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/509 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yine müvekkili tarafından şirket müdürlerinden ...ve şirket hissedarlarından... aleyhine soruşturma başlatıldığını, her iki dosyada derdest durumda olduğunu, ...'ın başka bir firmanın müdürü ve ortağı olduğu, ortağı ve müdürü olduğu firmaya davalı şirket üzerinden piyasa fiyatlamasından daha düşük bedelli işler yaptırarak müvekkilinin de hissedarı olduğu firmayı zarara uğrattığını, yine şirket hissedarlarından...'e ait başka bir teknik yapı firmasına da düşük bedelli işler yaptırılarak davalı şirketin zarara uğratıldığını, hurda demirlerin şirket müdürü olan ...üzerine geçirildiğini ve bu yönde şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, davalı şirketin kasten zarara uğratıldığını, kâr paylaşımının yapılmadığı ve şirketin sürekli ve bilinçli olarak zarara uğradığının resmi kayıtlara geçirilmesi şeklindeki sebeplerle müdürlükten azil davası açıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun kuralına aykırı şekilde yapıldığını, bir hissedarın ortaklıktan çıkarılması için esas sözleşmede belirtilen bir sebep veya haklı bir sebep bulunması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili ortaklıktan çıkarmak için haklı bir sebebi olmadığı gibi şirket esas sözleşmesinden kaynaklı bir sebebi de olmadığını, olağanüstü genel kurul yersiz yapılmış hem de müvekkil aleyhine dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için karar alındığını, bu nedenlerle genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının dava dilekçesinde gerçeği yansıtmadığını, ...'ün şirket ortağı olmadığını, ...'a ait şirketle hiç bir ticari ilişkilerinin olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu genel kurul kararının iptali taleplerinde hukuki yararlarının bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim alınan teminat mektubunun akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının davacının ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına ilişkin olması nedeniyle, söz konusu kararın icra kabiliyetinin bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin bir dava açılmamış olmasına göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararınının bulunmamasına, TTK 448/3 maddesi uyarınca davacıdan alınan teminatın iadesi hususunun yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın başında davacı taraftan alınan teminatın ilgilisince mahaline başvurulması halinde her zaman iade edebilecektir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3674 E. 2022/7223 K.
Ortak:teminat · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin «kısıtlandığını», müvekkilinin «şirketi zarara» uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu «genel kurul kararının iptali» taleplerinde «hukuki yararlarının» bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere «teslim» alınan «teminat mektubunun» akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 09.02.2022 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının davacının «ortaklıktan çıkarılması» için dava açılmasına ilişkin olması nedeniyle, söz konusu kararın icra kabiliyetinin bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin bir dava açılmamış olmasına göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararınının bulunmamasına, TTK 448/3 maddesi uyarınca davacıdan alınan «teminatın iadesi» hususunun yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilm …
İlk Derece Mahkemesince davanın başında davacı taraftan alınan «teminatın» ilgilisince mahaline başvurulması halinde her zaman iade edebilecektir.
Benzer bu karardaKarara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Davacı dava dışı eski eşi ... tarafından «teminat» olarak ve kendisine boş olarak verilen senedin davalı tarafından elinden alındığı ileri sürmüş ve bu konuda davacı tarafça Sinop 1.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · hamil · bono · istirdat
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava takibe konu edilmemiş «bononun» «istirdatı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9155 E. 2023/3306 K.
Ortak:azil · şirket zararı · hukuki yarar · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2021/509 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yine müvekkili tarafından «şirket müdürlerinden» ...ve şirket hissedarlarından... aleyhine soruşturma başlatıldığını, her iki dosyada «derdest» durumda olduğunu, ...'ın başka bir firmanın müdürü ve ortağı olduğu, ortağı ve müdürü olduğu firmaya davalı şirket üzerinden piyasa fiyatlamasından daha düşük bedelli işler yaptırarak müvekkilinin de hissedarı olduğu firmayı zarara uğrattığını, yine şirket hissedarlarından...'e ait başka bir teknik yapı firmasına da düşük bedelli işler yaptırılarak davalı «şirketin zarara» uğratıldığını, hurda demirlerin «şirket müdürü» olan ...üzerine geçirildiğini ve bu yönde şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, davalı şirketin kasten zarara uğratıldığını, kâr paylaşımının yapılmadığı ve şirketin sürekli ve bilinçli olarak zarara uğradığının resmi kayıtlara geçirilmesi şeklindeki sebeplerle müdürlükten «azil» davası açıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 09.02.2022 tarihli «olağanüstü genel kurulun» kuralına aykırı şekilde yapıldığını, bir hissedarın «ortaklıktan çıkarılması» için «esas sözleşmede» belirtilen bir sebep veya haklı bir sebep bulunması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili «ortaklıktan çıkarmak» için haklı bir «sebebi» olmadığı gibi şirket esas sözleşmesinden kaynaklı bir sebebi de olmadığını, olağanüstü genel kurul yersiz yapılmış hem de müvekkil aleyhine «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacak şekilde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için karar alındığını, bu nedenlerle «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf Sebepleri Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin «kısıtlandığını», müvekkilinin «şirketi zarara» uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu «genel kurul kararının iptali» taleplerinde «hukuki yararlarının» bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere «teslim» alınan «teminat mektubunun» akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın «tasfiye» memurunun ek karar ile her zaman değiştirilebileceği gerekçesiyle «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar verilmişse de bu hususun dava açılmasına engel teşkil etmediğini, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde hak arama hürriyetinin düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine göre hakimin hukuku resen uygulayacağının düzenlendiğini, tasfiye memurunun yapacağı işlemlerden pay sahiplerinin de etkileneceğini, bu sebeple «azil» davası açma hakkı tanındığını, ...'nin «tasfiye memuru» olarak atandığı Sinop 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasından yargılama sürecinde herhangi bir bildirim yapılmadığını ve davaya «dahil» edilerek beyan savunma imkanları ile «tasfiye» memuruna ilişkin taleplerinin kendilerine sorulmadığını, «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilen» ...'nin bizzat şirketin bu duruma gelmesine neden olan, «şirketi zarara» uğratan şirket aleyhine işlemler yaptığını ve halen yapmaya çabalayan biri olduğunu, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin dava sürecinde şirketin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'e herhangi bir bildirim de yapılmadığını, hukuksuz bir kararın kesinleşmesi sağlandığ …
HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1284 KARAR NO: 2018/1299) değerlendirilerek eldeki davanın açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymet takdiri · ihya davası · yargılamanın yenilenmesi · pay sahipliği · muvazaa · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru
Benzer bu karardaŞti. ile «tasfiye» memurunun «muvazaalı» işlemler yaptığını, «ihya» davasının da bu işlemlerin devamında açıldığını, şirket aleyhine işlemler yapan ...'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu, bu kişinin şirketin haklarını koruyamayacağını, Vizyon Plastik Ltd.
Değerlendirme Dava, ihyasına karar verilen «anonim şirkete» atanan «tasfiye» memurunun azli ile yeni bir «tasfiye memuru atanması» talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 537 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «pay sahiplerinden» birinin istemi ile ve haklı sebeplerin varlığında Mahkemece tasfiye memurunu görevden alınabilir ve yerine yenisinin atanmasına karar verilebilir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla hakim ortağı olduğu şirketi ile ilgili olarak «ihya davası» açıldığını ve bu davanın kabul edilerek en küçük ortaklardan davalı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasından yargılama sürecinde herhangi bir bildirim yapılmadığını ve davaya «dahil» edilerek beyan savunma imkanları ile «tasfiye» memuruna ilişkin taleplerinin kendilerine sorulmadığını, «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilen» ...'nin bizzat şirketin bu duruma gelmesine neden olan, «şirketi zarara» uğratan şirket aleyhine işlemler yaptığını ve halen yapmaya çabalayan biri olduğunu, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin dava sürecinde şirketin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'e herhangi bir bildirim de yapılmadığını, hukuksuz bir kararın kesinleşmesi sağlandığ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3448 E. , 2024/5265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/722 Esas, 2023/741 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/112 E., 2023/58 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, müvekkil tarafından ...ile ...' in müdürlükten azli için Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/509 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yine müvekkili tarafından şirket müdürlerinden ...ve şirket hissedarlarından... aleyhine soruşturma başlatıldığını, her iki dosyada derdest durumda olduğunu, ...'ın başka bir firmanın müdürü ve ortağı olduğu, ortağı ve müdürü olduğu firmaya davalı şirket üzerinden piyasa fiyatlamasından daha düşük bedelli işler yaptırarak müvekkilinin de hissedarı olduğu firmayı zarara uğrattığını, yine şirket hissedarlarından...'e ait başka bir teknik yapı firmasına da düşük bedelli işler yaptırılarak davalı şirketin zarara uğratıldığını, hurda demirlerin şirket müdürü olan ...üzerine geçirildiğini ve bu yönde şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, davalı şirketin kasten zarara uğratıldığını, kâr paylaşımının yapılmadığı ve şirketin sürekli ve bilinçli olarak zarara uğradığının resmi kayıtlara geçirilmesi şeklindeki sebeplerle müdürlükten azil davası açıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun kuralına aykırı şekilde yapıldığını, bir hissedarın ortaklıktan çıkarılması için esas sözleşmede belirtilen bir sebep veya haklı bir sebep bulunması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili ortaklıktan çıkarmak için haklı bir sebebi olmadığı gibi şirket esas sözleşmesinden kaynaklı bir sebebi de olmadığını, olağanüstü genel kurul yersiz yapılmış hem de müvekkil aleyhine dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için karar alındığını, bu nedenlerle genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının dava dilekçesinde gerçeği yansıtmadığını, ...'ün şirket ortağı olmadığını, ...'a ait şirketle hiç bir ticari ilişkilerinin olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu genel kurul kararının iptali taleplerinde hukuki yararlarının bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim alınan teminat mektubunun akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının davacının ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına ilişkin olması nedeniyle, söz konusu kararın icra kabiliyetinin bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin bir dava açılmamış olmasına göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararınının bulunmamasına, TTK 448/3 maddesi uyarınca davacıdan alınan teminatın iadesi hususunun yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın başında davacı taraftan alınan teminatın ilgilisince mahaline başvurulması halinde her zaman iade edebilecektir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077417500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz