6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3448 E. 2024/5265 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminatın iadesi ortaklıktan çıkarma azil haklı sebep ortaklıktan çıkarılma şirket müdürlüğü esas sözleşme olağanüstü genel kurul kısıtlılık genel kurul kararının iptali şirket müdürü teminat mektubu şirket zararı dava şartı yokluğu derdestlik dürüstlük kuralı hukuki yarar dava sebebi yükleten (shipper) teminat teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 448

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2022/112 E., 2023/58 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, müvekkil tarafından ...ile ...' in müdürlükten azli için Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/509 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yine müvekkili tarafından şirket müdürlerinden ...ve şirket hissedarlarından... aleyhine soruşturma başlatıldığını, her iki dosyada derdest durumda olduğunu, ...'ın başka bir firmanın müdürü ve ortağı olduğu, ortağı ve müdürü olduğu firmaya davalı şirket üzerinden piyasa fiyatlamasından daha düşük bedelli işler yaptırarak müvekkilinin de hissedarı olduğu firmayı zarara uğrattığını, yine şirket hissedarlarından...'e ait başka bir teknik yapı firmasına da düşük bedelli işler yaptırılarak davalı şirketin zarara uğratıldığını, hurda demirlerin şirket müdürü olan ...üzerine geçirildiğini ve bu yönde şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, davalı şirketin kasten zarara uğratıldığını, kâr paylaşımının yapılmadığı ve şirketin sürekli ve bilinçli olarak zarara uğradığının resmi kayıtlara geçirilmesi şeklindeki sebeplerle müdürlükten azil davası açıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun kuralına aykırı şekilde yapıldığını, bir hissedarın ortaklıktan çıkarılması için esas sözleşmede belirtilen bir sebep veya haklı bir sebep bulunması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili ortaklıktan çıkarmak için haklı bir sebebi olmadığı gibi şirket esas sözleşmesinden kaynaklı bir sebebi de olmadığını, olağanüstü genel kurul yersiz yapılmış hem de müvekkil aleyhine dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için karar alındığını, bu nedenlerle genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının dava dilekçesinde gerçeği yansıtmadığını, ...'ün şirket ortağı olmadığını, ...'a ait şirketle hiç bir ticari ilişkilerinin olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu genel kurul kararının iptali taleplerinde hukuki yararlarının bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim alınan teminat mektubunun akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının davacının ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına ilişkin olması nedeniyle, söz konusu kararın icra kabiliyetinin bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin bir dava açılmamış olmasına göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararınının bulunmamasına, TTK 448/3 maddesi uyarınca davacıdan alınan teminatın iadesi hususunun yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesince davanın başında davacı taraftan alınan teminatın ilgilisince mahaline başvurulması halinde her zaman iade edebilecektir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3674 E. 2022/7223 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasfiye memurunun azli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9155 E. 2023/3306 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3448 E.  ,  2024/5265 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/722 Esas, 2023/741 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2022/112 E., 2023/58 K.

Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, müvekkil tarafından ...ile ...' in müdürlükten azli için Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/509 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yine müvekkili tarafından şirket müdürlerinden ...ve şirket hissedarlarından... aleyhine soruşturma başlatıldığını, her iki dosyada derdest durumda olduğunu, ...'ın başka bir firmanın müdürü ve ortağı olduğu, ortağı ve müdürü olduğu firmaya davalı şirket üzerinden piyasa fiyatlamasından daha düşük bedelli işler yaptırarak müvekkilinin de hissedarı olduğu firmayı zarara uğrattığını, yine şirket hissedarlarından...'e ait başka bir teknik yapı firmasına da düşük bedelli işler yaptırılarak davalı şirketin zarara uğratıldığını, hurda demirlerin şirket müdürü olan ...üzerine geçirildiğini ve bu yönde şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, davalı şirketin kasten zarara uğratıldığını, kâr paylaşımının yapılmadığı ve şirketin sürekli ve bilinçli olarak zarara uğradığının resmi kayıtlara geçirilmesi şeklindeki sebeplerle müdürlükten azil davası açıldığını, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun kuralına aykırı şekilde yapıldığını, bir hissedarın ortaklıktan çıkarılması için esas sözleşmede belirtilen bir sebep veya haklı bir sebep bulunması gerektiğini, davalı şirketin müvekkili ortaklıktan çıkarmak için haklı bir sebebi olmadığı gibi şirket esas sözleşmesinden kaynaklı bir sebebi de olmadığını, olağanüstü genel kurul yersiz yapılmış hem de müvekkil aleyhine dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde müvekkilin ortaklıktan çıkarılması için karar alındığını, bu nedenlerle genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki bir yararının olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının dava dilekçesinde gerçeği yansıtmadığını, ...'ün şirket ortağı olmadığını, ...'a ait şirketle hiç bir ticari ilişkilerinin olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, hak arama hürriyetlerinin kısıtlandığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmasından bahsedilemeyeceğini, davaya konu genel kurul kararının iptali taleplerinde hukuki yararlarının bulunduğunu, mahkemece esasa girilmeden davalarının reddedildiğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, 07.11.2022 tarihinde mahkeme kasasında saklanmak üzere teslim alınan teminat mektubunun akıbeti ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirterek teminatın tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen 09.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının davacının ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına ilişkin olması nedeniyle, söz konusu kararın icra kabiliyetinin bulunmamasına, dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin bir dava açılmamış olmasına göre davacının bu davayı açmakta hukuki yararınının bulunmamasına, TTK 448/3 maddesi uyarınca davacıdan alınan teminatın iadesi hususunun yerel mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesince davanın başında davacı taraftan alınan teminatın ilgilisince mahaline başvurulması halinde her zaman iade edebilecektir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1077417500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.