Tasfiye memurunun azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9155 E. 2023/3306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil ve ilzam yetkisi↗ kıymet takdiri↗ azil↗ ihya davası↗ yargılamanın yenilenmesi↗ icra hukuk mahkemesi↗ pay sahipliği↗ muvazaa↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket zararı↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ yenileme↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ feragat↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/89 E., 2021/162 K.
Taraflar arasındaki tasfiye memurunun azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in Vizyon Plastik İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'nin şirketin %65 hissedarı ve en büyük pay sahibi olduğunu, tasfiye memuru olarak atanmış olan ...'nin %15 hisseye, diğer ortak Hüseyin Ateşçi'nin ise %20 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla hakim ortağı olduğu şirketi ile ilgili olarak ihya davası açıldığını ve bu davanın kabul edilerek en küçük ortaklardan davalı ... Ateşçi'nin tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin hakim ortağı olan müvekkiline Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasından yargılama sürecinde herhangi bir bildirim yapılmadığını ve davaya dahil edilerek beyan savunma imkanları ile tasfiye memuruna ilişkin taleplerinin kendilerine sorulmadığını, tasfiye memuru olarak görevlendirilen ...'nin bizzat şirketin bu duruma gelmesine neden olan, şirketi zarara uğratan şirket aleyhine işlemler yaptığını ve halen yapmaya çabalayan biri olduğunu, tasfiye memuru atanmasına ilişkin dava sürecinde şirketin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'e herhangi bir bildirim de yapılmadığını, hukuksuz bir kararın kesinleşmesi sağlandığını ileri sürerek davanın kabulü ile Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla görevlendirilen tasfiye memuru ...'nin görevinden alınarak ticaret sicilden kaydının silinmesine, yerine Vizyon Plastik İhr. İth. San. ve Tic. A.Ş.'nin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'in tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasında, Vizyon Plastik İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına karar verilerek, tasfiye memuru olarak ... 'nin atandığı, tasfiye memurunun değiştirilmesi talebinin, kararı veren mahkemeden ek kararla her zaman istenebileceği ("mahkemece dosya üzerinden bir ek karar ile her zaman tasfiye memuru değiştirilebilecek iken" SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1284 KARAR NO: 2018/1299) değerlendirilerek eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın tasfiye memurunun ek karar ile her zaman değiştirilebileceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmişse de bu hususun dava açılmasına engel teşkil etmediğini, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde hak arama hürriyetinin düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine göre hakimin hukuku resen uygulayacağının düzenlendiğini, tasfiye memurunun yapacağı işlemlerden pay sahiplerinin de etkileneceğini, bu sebeple azil davası açma hakkı tanındığını, ...'nin tasfiye memuru olarak atandığı Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını ancak mahkemece bu taleplerinin reddedilmesi üzerine işbu davanın açılmak durumunda kaldığını, mahkemece birleştirme kararı da verilmediğini, müvekkilinin dava açmaya hak ve ehliyetinin bulunduğu gibi dava açmakta hukuki yararının da bulunduğunu, ihya davasından müvekkilinin haberdar edilmediğini, müvekkilinin beyanlarına göre ihya talep eden İklim Gıda ... Ltd. Şti. ile tasfiye memurunun muvazaalı işlemler yaptığını, ihya davasının da bu işlemlerin devamında açıldığını, şirket aleyhine işlemler yapan ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu, bu kişinin şirketin haklarını koruyamayacağını, Vizyon Plastik Ltd. Şti.'nin 15.10.2015 tarihinde sicil kayıtlarından terkin edildiğini, şirket yetkililerinin ve ortaklarının da temsil ve ilzam yetkilerinin son bulduğunu, ancak ...'nin yetkisi olmamasına rağmen şirket menfaatlerini koruyan avukatları 19.09.2016 tarihinde azilname gönderdiğini, yine ...'nin Sinop İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/3 E. sayılı dosyasından usulsüz bir şekilde feragat ettiğini, ihya davasında ileri sürülen İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2011/25059 E. sayılı dosyasındaki borcun gerçekte var olmayan bir borç olduğunu, ...'nin şirketi zarara uğratmak maksadıyla ve kendine menfaat sağlamak amacıyla alacaklı şirket ile danışıklı tesis ettiği bir takip olduğunu, müvekkilinin ise şirket menfaatlerini koruyarak hareket ettiğini, yapılan düşük kıymet takdirleri miktarlarını artırdığını, şirketin yerinin son yıllarda lojistik anlamda çok fazla geliştiğini bu nedenle ele geçirilmeye çalışıldığını, şirket içerisinde müvekkilinin şahsına ait olan makinelerin bulunduğunu, mahkemece yazılı yargılama usulüne uymaksızın basit yargılama usulüymüşcesine yargılama yapılarak karar verildiğini ileri sürerek davanın esasına girilerek karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; tasfiye memurunun değiştirilmesi talebinin, kararı veren mahkemeden her zaman istenebilecek olması nedeniyle davacının ayrı bir dava açmakta hukuki yararının bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mahkemece verilen ihya kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak atanan ...'nin tasfiye memuru görevine son verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, ihyasına karar verilen anonim şirkete atanan tasfiye memurunun azli ile yeni bir tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 537 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca pay sahiplerinden birinin istemi ile ve haklı sebeplerin varlığında Mahkemece tasfiye memurunu görevden alınabilir ve yerine yenisinin atanmasına karar verilebilir. Dava konusu talebe ilişkin, şirketin ihyasına ve tasfiye memurunun atanmasına aynı mahkemece karar verilmiş olması nedeniyle pay sahipleri ek talep veya ayrı bir dava yoluyla tasfiye memurunun görevden alınmasını talep edebilirler. Bu husus dikkate alınarak Mahkemece işin esasına girilerek esas hakkında deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tasfiye memurunun değiştirilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1928 E. 2023/5384 K.
Ortak:ihya davası · yargılamanın yenilenmesi · pay sahipliği · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · yenileme · anonim şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Dava, ihyasına karar verilen «anonim şirkete» atanan «tasfiye» memurunun azli ile yeni bir «tasfiye memuru atanması» talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 537 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «pay sahiplerinden» birinin istemi ile ve haklı sebeplerin varlığında Mahkemece tasfiye memurunu görevden alınabilir ve yerine yenisinin atanmasına karar verilebilir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasında «yargılamanın yenilenmesi» talebinde bulunduklarını ancak mahkemece bu taleplerinin reddedilmesi üzerine işbu davanın açılmak durumunda kaldığını, mahkemece birleştirme kararı da verilmediğini, müvekkilinin dava açmaya hak ve «ehliyetinin» bulunduğu gibi dava açmakta «hukuki yararının» da bulunduğunu, «ihya» davasından müvekkilinin haberdar edilmediğini, müvekkilinin beyanlarına göre ihya talep eden İklim Gıda ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla hakim ortağı olduğu şirketi ile ilgili olarak «ihya davası» açıldığını ve bu davanın kabul edilerek en küçük ortaklardan davalı ...
Benzer bu karardaA.Ş.'nin %65 hissedarı ve en büyük pay sahibi olan hakim ortağı olduğunu, «tasfiye memuru» olarak atanmış olan ...'nin %15 hisseye sahip olduğunu, diğer ortak Hüseyin Ateşçi'nin ise %20 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin 2019/184 E. sayılı dosyasından «ihya davası» açıldığını, bu davanın reddedildiğini, şirketin en küçük ortaklarından ...'nin tasfiye memuru olarak seçildiğini haricen öğrendiğini, şirketin hakim ortağı olan müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, davaya «dahil» edilmediğini ve savunma imkanı tanınmadığını, söz konusu karara karşı «yargılanmanın yenilenmesi» şartları oluştuğundan, iadei muhakeme taleplerinin kabulüne, Sinop 1.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/184 E., 2019/314 K. sayılı verilen kararın «yargılamanın yenilenmesinin» istemi ile huzurdaki davanın açıldığı, «ihtiyati tedbirin» talebinin ret edilmesi üzerime talebin reddine ilişkin «ara» kararının incelenmesi için dosya istinaf mahkemesine gönderildiği, istinaf mahkemesince davacıların her ne kadar talebi yargılamanın yenilenmesi olarak belirtilmiş …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/184 E. sayılı dosyası kapsamında Vizyon Plastik İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin «ihyası» ve «tasfiye memuru» olarak ...'nin atanmasına ilişkin verilen kararda atanan tasfiye memurunun değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · kayyum atanması · kesin mehil · resen terkin · ek mehil · davanın açılmamış sayılması · ara karar · ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaDavacı «tasfiye memuru» olarak atanan ...'nin görevden alınması ve kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise şirkete «kayyum atanmasını» talep ettiğine göre bu husus ...nin hukukunu da ilgilendirdiğinden, davacının tasfiye memuru olan ...ye dava açması ve bu davayla birleştirilmesi için «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek sonucuna göre inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/184 E., 2019/314 K. sayılı verilen kararın «yargılamanın yenilenmesinin» istemi ile huzurdaki davanın açıldığı, «ihtiyati tedbirin» talebinin ret edilmesi üzerime talebin reddine ilişkin «ara» kararının incelenmesi için dosya istinaf mahkemesine gönderildiği, istinaf mahkemesince davacıların her ne kadar talebi yargılamanın yenilenmesi olarak belirtilmiş …
Oysa davacı şirket vekilinin, vekaletnamesinin 16.01.2012 tarihli olduğu, ihyasına karar verilen davacı şirketin 15.10.2015 tarihinde «resen terkin» edildiği ve «tasfiye memuru» ... tarafından 19.09.2016 tarihinde vekilin vekâletten azledildiği birlikte değerlendirildiğinde, değiştirilmesi istenilen tasfiye memuru ile davacı şirket arasında da «menfaat çatışması» bulunmaktadır.
Hukuk Dairesi'nin 2019/1702 E., 2019/1510 K. sayılı ve 05.11.2019 tarihli kararıyla verdiği karar sonrası 2019/600 E. sayılı dosyanın «ara» kararına karşı yapılmış olan «istinaf incelemesinde» belirtilen hususlara aykırı karar verdiğini, bu durum usul ve yasaya aykırılık içerdiğini, müvekkillerin dava açma hak ve «ehliyetleri» olduğu gibi dava açmakta hukuki yararları bulunduğunu, Vizyon Plastik A.Ş. adına Eyüp 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3674 E. 2022/7223 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · hamil · bono · istirdat · teminat
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının «yetkili hamil» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava takibe konu edilmemiş «bononun» «istirdatı» istemine ilişkindir.
Davacı dava dışı eski eşi ... tarafından «teminat» olarak ve kendisine boş olarak verilen senedin davalı tarafından elinden alındığı ileri sürmüş ve bu konuda davacı tarafça Sinop 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17037 E. 2013/22036 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin şirketin %65 hissedarı ve en büyük pay sahibi olduğunu, «tasfiye memuru» olarak atanmış olan ...'nin %15 hisseye, diğer ortak Hüseyin Ateşçi'nin ise %20 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin Sinop 1.
Ateşçi'nin «tasfiye memuru» olarak atandığını, şirketin hakim ortağı olan müvekkiline Sinop 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasından yargılama sürecinde herhangi bir bildirim yapılmadığını ve davaya «dahil» edilerek beyan savunma imkanları ile «tasfiye» memuruna ilişkin taleplerinin kendilerine sorulmadığını, «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilen» ...'nin bizzat şirketin bu duruma gelmesine neden olan, «şirketi zarara» uğratan şirket aleyhine işlemler yaptığını ve halen yapmaya çabalayan biri olduğunu, «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin dava sürecinde şirketin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'e herhangi bir bildirim de yapılmadığını, hukuksuz bir kararın kesinleşmesi sağlandığ …
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, talep edilmediği halde davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle mümeyyiz davalı «tasfiye memuru» yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9155 E. , 2023/3306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1469 Esas, 2021/1306 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/89 E., 2021/162 K.
Taraflar arasındaki tasfiye memurunun azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in Vizyon Plastik İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş.'nin şirketin %65 hissedarı ve en büyük pay sahibi olduğunu, tasfiye memuru olarak atanmış olan ...'nin %15 hisseye, diğer ortak Hüseyin Ateşçi'nin ise %20 hisseye sahip olduğunu, müvekkilinin Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla hakim ortağı olduğu şirketi ile ilgili olarak ihya davası açıldığını ve bu davanın kabul edilerek en küçük ortaklardan davalı ... Ateşçi'nin tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin hakim ortağı olan müvekkiline Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasından yargılama sürecinde herhangi bir bildirim yapılmadığını ve davaya dahil edilerek beyan savunma imkanları ile tasfiye memuruna ilişkin taleplerinin kendilerine sorulmadığını, tasfiye memuru olarak görevlendirilen ...'nin bizzat şirketin bu duruma gelmesine neden olan, şirketi zarara uğratan şirket aleyhine işlemler yaptığını ve halen yapmaya çabalayan biri olduğunu, tasfiye memuru atanmasına ilişkin dava sürecinde şirketin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'e herhangi bir bildirim de yapılmadığını, hukuksuz bir kararın kesinleşmesi sağlandığını ileri sürerek davanın kabulü ile Sinop 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. - 2019/314 K. ve 27.05.2019 tarihli kararıyla görevlendirilen tasfiye memuru ...'nin görevinden alınarak ticaret sicilden kaydının silinmesine, yerine Vizyon Plastik İhr. İth. San. ve Tic. A.Ş.'nin %65 hissedarı ve hakim ortağı olan davacı ...'in tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasında, Vizyon Plastik İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına karar verilerek, tasfiye memuru olarak ... 'nin atandığı, tasfiye memurunun değiştirilmesi talebinin, kararı veren mahkemeden ek kararla her zaman istenebileceği ("mahkemece dosya üzerinden bir ek karar ile her zaman tasfiye memuru değiştirilebilecek iken" SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1284 KARAR NO: 2018/1299) değerlendirilerek eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın tasfiye memurunun ek karar ile her zaman değiştirilebileceği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmişse de bu hususun dava açılmasına engel teşkil etmediğini, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde hak arama hürriyetinin düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesine göre hakimin hukuku resen uygulayacağının düzenlendiğini, tasfiye memurunun yapacağı işlemlerden pay sahiplerinin de etkileneceğini, bu sebeple azil davası açma hakkı tanındığını, ...'nin tasfiye memuru olarak atandığı Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/184 E. sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını ancak mahkemece bu taleplerinin reddedilmesi üzerine işbu davanın açılmak durumunda kaldığını, mahkemece birleştirme kararı da verilmediğini, müvekkilinin dava açmaya hak ve ehliyetinin bulunduğu gibi dava açmakta hukuki yararının da bulunduğunu, ihya davasından müvekkilinin haberdar edilmediğini, müvekkilinin beyanlarına göre ihya talep eden İklim Gıda ...
Ltd. Şti. ile tasfiye memurunun muvazaalı işlemler yaptığını, ihya davasının da bu işlemlerin devamında açıldığını, şirket aleyhine işlemler yapan ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu, bu kişinin şirketin haklarını koruyamayacağını, Vizyon Plastik Ltd. Şti.'nin 15.10.2015 tarihinde sicil kayıtlarından terkin edildiğini, şirket yetkililerinin ve ortaklarının da temsil ve ilzam yetkilerinin son bulduğunu, ancak ...'nin yetkisi olmamasına rağmen şirket menfaatlerini koruyan avukatları 19.09.2016 tarihinde azilname gönderdiğini, yine ...'nin Sinop İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/3 E. sayılı dosyasından usulsüz bir şekilde feragat ettiğini, ihya davasında ileri sürülen İstanbul 26.
İcra Müdürlüğünün 2011/25059 E. sayılı dosyasındaki borcun gerçekte var olmayan bir borç olduğunu, ...'nin şirketi zarara uğratmak maksadıyla ve kendine menfaat sağlamak amacıyla alacaklı şirket ile danışıklı tesis ettiği bir takip olduğunu, müvekkilinin ise şirket menfaatlerini koruyarak hareket ettiğini, yapılan düşük kıymet takdirleri miktarlarını artırdığını, şirketin yerinin son yıllarda lojistik anlamda çok fazla geliştiğini bu nedenle ele geçirilmeye çalışıldığını, şirket içerisinde müvekkilinin şahsına ait olan makinelerin bulunduğunu, mahkemece yazılı yargılama usulüne uymaksızın basit yargılama usulüymüşcesine yargılama yapılarak karar verildiğini ileri sürerek davanın esasına girilerek karar verilmesini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; tasfiye memurunun değiştirilmesi talebinin, kararı veren mahkemeden her zaman istenebilecek olması nedeniyle davacının ayrı bir dava açmakta hukuki yararının bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; mahkemece verilen ihya kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak atanan ...'nin tasfiye memuru görevine son verilmesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, ihyasına karar verilen anonim şirkete atanan tasfiye memurunun azli ile yeni bir tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 537 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca pay sahiplerinden birinin istemi ile ve haklı sebeplerin varlığında Mahkemece tasfiye memurunu görevden alınabilir ve yerine yenisinin atanmasına karar verilebilir. Dava konusu talebe ilişkin, şirketin ihyasına ve tasfiye memurunun atanmasına aynı mahkemece karar verilmiş olması nedeniyle pay sahipleri ek talep veya ayrı bir dava yoluyla tasfiye memurunun görevden alınmasını talep edebilirler. Bu husus dikkate alınarak Mahkemece işin esasına girilerek esas hakkında deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/947422900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz