6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterlerin mali müşavire tesliminde ihtimam gösterilmemesi zayi belgesi engeli

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/153 E. 2022/112 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayiistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Gerekçe özeti

TTK 82/7 uyarınca zayi belgesi talep edebilmek için tacirin defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş olması ve zıyaın tacirin iradesi dışında, mücbir sebep niteliğinde bir olayla meydana gelmiş olması birlikte gerçekleşmelidir. Tacirin defterlerini üçüncü bir kişiye (örneğin mali müşavire) teslim ettiği ve bu kişinin ihtimamsız davranışı sonucu defterlerin kaybolduğu hallerde, olay mücbir sebep sayılmaz ve zayi belgesi verilmesi koşulları oluşmaz.

Ele alınan sorunlar

Ticari defterlerin çalınması nedeniyle zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin yasal defter ve belgelerini gerekli dikkat ve özenle muhafaza ettiğini, defterlerin mali müşavire tutanakla teslim edildiğini, defterlerin mali müşavir ofisinin önünden hırsızlandığına ilişkin tanık beyanı ve soruşturma dosyasının bulunduğunu, bu nedenle zayi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine ilişkin kararın hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 82/7 uyarınca bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde tacir, zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir; bu dava hasımsız açılır. Davacının bu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir yandan defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş olması, diğer yandan zıyaın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekir. Faaliyet adresi İstanbul olan davacının ticari defterlerini Antalya'da bulunan mali müşavire elden teslim ettiği, mali müşavirin de bu defterleri kapının dışında atılacak bir kısım eşyanın yanına koyduğu, bu evrakların alınmaması gerektiğini kağıt toplayıcısına tembih ettiğini ancak alındığını fark etmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. İleri sürülen sebebin mücbir sebep niteliğinde olmadığı, olayın davacının mali müşavirinin ihmalinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Zayi belgesi talep edebilmek için ileri sürülen sebebin defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta mücbir sebep olması, yani davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı veya yok olması şartının gerçekleşmesi gerekir. Davacının ve mali müşavirinin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmedikleri, tacirin TTK 82/7'deki düzenlemeden yararlanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, ticari evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacıya zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı yönündeki gerekçede isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Ticari defterlerin üçüncü kişiye (mali müşavire) teslim edilmesi sonrası bu kişinin ihmali nedeniyle kaybolmasının mücbir sebep sayılmayacağı ve TTK 82/7 kapsamında zayi belgesi verilmesi koşullarının oluşmayacağı yönündeki tespit, benzer olgusal örüntüdeki (defterlerin üçüncü kişiye teslimi ve o kişinin ihmali) zayi belgesi davalarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 82/7 uyarınca tacirin defter ve belgelerinin zıyaa uğradığını öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde zayi belgesi talebiyle mahkemeye başvurması gerekir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi mücbir sebep basiretli tacir ihtimamı TTK 82/7 hasımsız dava

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 82/7TTK 18TTK 64

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/153

KARAR NO 2022/112

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/04/2021

NUMARASI 2020/395 Esas - 2021/324 Karar

DAVA

Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; Müvekkili ...'ın şahıs şirketi sahibi olduğunu, 2020 yılına ait onaylatılmış ve yazdırılmış olan ... yevmiye numaralı Üsküdar ... Noterde onaylatılmış yevmiye defteri, ... yevmiye numaralı defteri kebir, ... yevmiye numaralı envanter defteri ile 2020 yılına ait gelir-gider faturaları, kargo fişleri, irsaliyeler, ilgili yıllara ait banka dekontları, banka ekstreleri ve diğer ticari evraklar muhasebe işlemlerini yürüten mali müşavir ...'e elden teslim edildiğini, 09.09.2020 günü Mali Müşavir ...'in ofisinin bulunduğu adresinden çalındığını, söz konusu hırsızlık olayına ilişkin ... tarafından Yenikapı Polis Merkezi Amirliği'ne suç duyurusunda bulunulduğunu beyan etmiş, zayi belgesi verilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK 82 ve 18. madde kapsamında yapılan değerlendirmede; tacirin basiretli bir iş adamı olmanın gerektirdiği özeni göstererek defter ve belgelerini saklaması ve zayi olmaması için üzerine düşen bütün yükümlülükleri ihtimam ile yerine getirmesi gerektiği,dava konusu somut olayda davacının faaliyet adresinin İstanbul olduğu, mali müşavirin ofisinin ise Antalya'da olduğu, ticareti terk eden davacının ticari defterlerini TTK 64. maddesi gereği kendisinin saklaması gerekirken mali müşavire teslim ettiğini, mali müşavirin ise inandırıcılıktan uzak, hayatın olağan akışına uymayan, basiretli bir kişinin sergilemeyeceği bir davranışla içinde özen ve ihtimamla muhafaza edilmesi gereken evrakların bulunduğu poşetleri atılacak kolilerin yanına bıraktığını dolayısıyla mali müşavirin defteri ve evrakları kaybederek basiretli davranmadığını, davacının ve mali müşavirinin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmediklerini, defterin kaybolmasının TTK'nın 82.

maddesinde sayılan zayi nedenlerinden biri olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili yasal defter ve belgelerini gerekli dikkat ve özen çerçevesinde muhafaza ettiğini, şirketin mali müşavirine tutanak ile teslim ettiğini, ticari defterlerin mali müşavir ofisinin önünden hırsızlandığına ilişkin tanık beyanı ve soruşturma dosyası dikkate alınarak, davacı müvekkili tarafından süresi içerisinde tasdiklerinin yaptırıldığını ve herhangi bir vergi denetimine konu olamayan 2020 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu defter ve belgeler hakkında açtıkları davanın reddine ilişkin karar, hukuka ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, zayi belgesi verilmesinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak, davanın kabulüne ne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı belirtilmektedir.

Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. Davacı defter ve kayıtlarını muhafaza da gerekli ihtimam gösterdiğini ileri sürse de faaliyet adresi İstanbul olan davacının ticari defterlerini Antalya da bulunan mali müşavire elde teslim ettiğini ileri sürdüğü,mali müşavirin de davacının ticari defterlerini kapının dışında atılacak bir kısım eşyanın yanına koyduğunu ,bu evrakları almaması gerektiğini kağıt toplayıcısına tembih ettiğini ,aldığını fark etmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.

İleri sürülen sebebin mücbir sebeb niteliğinde olmadığı ,davacının mali müşavirinin ihmalinin sebeb olduğu anlaşılmaktadır.Zayii belgesi talep edebilmek için , varlığı ileri sürülen sebebin defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta mücbir sebeb olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması şartının gerçekleşmesi gerekmektedir. Vergi Dairesi Başkanlığının 7.4.2021 tarili yazısından davacı hakkında vergi incelemesi yürütüldüğü bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince" davacının ve mali müşavirinin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmedikleri, tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği,ticari evrakları korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılan davacıya zayii belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığı"na yönelik gerekçede isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; zayii belgesi verilmesi koşulları olmadığından davanın reddine dair karara ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/107643 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.