İhya davasında sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri hükmedilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4150 E. 2024/6238 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Düzelterek onandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılmasına ilişkin ihtar şirkete ve yetkililerine tebliğ edilmeden yalnızca ilanla yetinilerek yapılan re'sen terkin usulsüzdür; terkin edilen şirket aleyhine derdest icra takibi bulunan ve takibin sonuçlandırılması için ihyaya ihtiyaç duyan alacaklının ihya davası açmakta hukuki yararı vardır. Buna karşılık 7511 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle getirilen düzenleme uyarınca, kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamaz.
Ele alınan sorunlar
Tebligat yapılmadan yalnızca ilanla yetinilerek yapılan re'sen terkinin usulsüzlüğü ve şirketin ihyası → kabul
İddia: Davalı ticaret sicili müdürlüğü, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin edildiğini ve terkin işlemlerinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğünü savunmuştur.
Gerekçe: Sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlanmış ve ihtarname ticaret sicili gazetesinde yayımlanmışsa da, ihtarın şirkete ve şirket yetkililerine tebliğ edildiğine ilişkin belgeler dosyaya sunulmamıştır. Yasal zorunluluk olmasına rağmen şirkete ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan yalnızca ilanla yetinilerek terkin yapılması usulsüzdür. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Alacaklının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı → kabul
Gerekçe: İhyası talep edilen şirket aleyhine davacı tarafından başlatılan icra takipleri bulunmakta olup, bu takiplerin sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyası zorunlu olduğundan davacının hukuki yararı vardır; ihyaya, anılan takip dosyalarıyla sınırlı ve şartıyla karar verilmiş ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirkete tasfiye memuru atanmıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Ticaret sicili müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğu → kabul
İddia: Davalı sicil müdürlüğü, 29.05.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: 29.05.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen cümlede, kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sicil müdürlüğünün sorumlu tutulması bozmayı gerektirirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının ilgili bentleri çıkarılıp yerine yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ibaresi yazılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İhya yargılamasında ticaret sicili müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı yolundaki yeni kanun hükmünün derdest dosyalara uygulanmasını gösteren, Yargıtay'ın kendi düzeltmesiyle kurduğu bağlayıcı bir tespittir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Terkin edilen şirket aleyhine derdest icra takibi bulunan ve takibi sonuçlandırabilmek için ihyaya ihtiyaç duyan alacaklının ihya davası açmakta hukuki yararı vardır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ re'sen terkin↗ hukuki yarar↗ tasfiye memuru↗ yargılama gideri ve vekâlet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4150 E. , 2024/6238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/866 Esas, 2024/782 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2024/71 E., 2024/264 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ihyası istenen borçlu Gön Deri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takipleri başlatıldığını, borçlu şirket ticaret sicilinden terkin olduğundan tebligat yapılamadığını, icra dosyalarında ihya davası açmak üzere müvekkiline yetki verildiğini ileri sürerek Gön Deri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. 'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyası istenen şirketin resen terkin edildiğini, tekin işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak yerine getirildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin yapılmasının usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine davacı tarafından başlatılan icra takiplerinin olduğu ve sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Gön Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ihyasının İstanbul 14.
İcra Dairesi 2010/8057 E., 2010/8060 E., İstanbul 37. İcra Dairesi 2014/26858 (Yeni Esas 2024/3948) E. sayılı dosyalarıyla sınırlı ve şartıyla ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirkete tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil müdürlüğün re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu,şirketin re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun başlı başına müvekkil müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yararına yargılama giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, 29.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. Maddesine göre müvekkili sicil müdürlüğünün yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.
29. 05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen ek cümlede; kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan Kanun hükmü gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ... sicil müdürlüğünün sorumlu tutulması yönünde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2), (3) ve (4) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075971400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz