6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhya davasında sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri hükmedilemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4150 E. 2024/6238 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Düzelterek onandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılmasına ilişkin ihtar şirkete ve yetkililerine tebliğ edilmeden yalnızca ilanla yetinilerek yapılan re'sen terkin usulsüzdür; terkin edilen şirket aleyhine derdest icra takibi bulunan ve takibin sonuçlandırılması için ihyaya ihtiyaç duyan alacaklının ihya davası açmakta hukuki yararı vardır. Buna karşılık 7511 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesiyle getirilen düzenleme uyarınca, kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamaz.

Ele alınan sorunlar

Tebligat yapılmadan yalnızca ilanla yetinilerek yapılan re'sen terkinin usulsüzlüğü ve şirketin ihyası → kabul

İddia: Davalı ticaret sicili müdürlüğü, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen terkin edildiğini ve terkin işlemlerinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğünü savunmuştur.

Gerekçe: Sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlanmış ve ihtarname ticaret sicili gazetesinde yayımlanmışsa da, ihtarın şirkete ve şirket yetkililerine tebliğ edildiğine ilişkin belgeler dosyaya sunulmamıştır. Yasal zorunluluk olmasına rağmen şirkete ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan yalnızca ilanla yetinilerek terkin yapılması usulsüzdür. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Alacaklının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı → kabul

Gerekçe: İhyası talep edilen şirket aleyhine davacı tarafından başlatılan icra takipleri bulunmakta olup, bu takiplerin sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyası zorunlu olduğundan davacının hukuki yararı vardır; ihyaya, anılan takip dosyalarıyla sınırlı ve şartıyla karar verilmiş ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirkete tasfiye memuru atanmıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Ticaret sicili müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğu → kabul

İddia: Davalı sicil müdürlüğü, 29.05.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 29.05.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16 ncı maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen cümlede, kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sicil müdürlüğünün sorumlu tutulması bozmayı gerektirirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının ilgili bentleri çıkarılıp yerine yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ibaresi yazılmak suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

İhya yargılamasında ticaret sicili müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağı yolundaki yeni kanun hükmünün derdest dosyalara uygulanmasını gösteren, Yargıtay'ın kendi düzeltmesiyle kurduğu bağlayıcı bir tespittir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Terkin edilen şirket aleyhine derdest icra takibi bulunan ve takibi sonuçlandırabilmek için ihyaya ihtiyaç duyan alacaklının ihya davası açmakta hukuki yararı vardır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası re'sen terkin hukuki yarar tasfiye memuru yargılama gideri ve vekâlet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 76102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 76102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 547 · 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 16

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4150 E.  ,  2024/6238 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/866 Esas, 2024/782 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2024/71 E., 2024/264 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ihyası istenen borçlu Gön Deri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takipleri başlatıldığını, borçlu şirket ticaret sicilinden terkin olduğundan tebligat yapılamadığını, icra dosyalarında ihya davası açmak üzere müvekkiline yetki verildiğini ileri sürerek Gön Deri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. 'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyası istenen şirketin resen terkin edildiğini, tekin işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak yerine getirildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulmadığı, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin yapılmasının usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine davacı tarafından başlatılan icra takiplerinin olduğu ve sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Gön Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ihyasının İstanbul 14.

İcra Dairesi 2010/8057 E., 2010/8060 E., İstanbul 37. İcra Dairesi 2014/26858 (Yeni Esas 2024/3948) E. sayılı dosyalarıyla sınırlı ve şartıyla ihyasına, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince şirkete tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil müdürlüğün re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu,şirketin re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun başlı başına müvekkil müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yararına yargılama giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, 29.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. Maddesine göre müvekkili sicil müdürlüğünün yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.

29. 05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen ek cümlede; kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda anılan Kanun hükmü gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ... sicil müdürlüğünün sorumlu tutulması yönünde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2), (3) ve (4) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075971400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/866 E. 2024/782 K.

Ticaret sicilinin usulsüz terkininde ihya davası yargı giderinden sorumluluk

Gerekçe özeti

TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak re'sen terkin işleminde, madde 4/a bendi gereği ihtarın öncelikle şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere tebliğ edilmesi gerekir; bu tebliğ yapılmaksızın doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yoluyla yapılan ihtar usulsüzdür ve terkin işlemini hukuka aykırı kılar. Terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmeyen ticaret sicil müdürlüğü, bu usulsüzlük nedeniyle açılan ihya davasının yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur; sicil işlemlerini tam olarak yerine getirmiş olan idare ise bu giderlerden sorumlu tutulamaz.

Emsal değeri

TTK Geçici 7. madde kapsamında re'sen terkin işleminde ihtarın şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin sadece ilan yoluyla yapılmasının usulsüz sayılacağı ve bu usulsüzlük nedeniyle açılan ihya davasında yargı gideri ile vekalet ücretinin terkin işlemini usulsüz yapan sicil müdürlüğüne yükletileceği yönünde emsal niteliğindedir.

Kavramlar: şirketin ihyası re'sen terkin TTK Geçici 7. madde usulsüz tebligat yargı gideri hukuki yarar

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/866

KARAR NO 2024/782

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2024

NUMARASI 2024/71 Esas - 2024/264 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirketin varlık yönetim şirketi olduğunu,bir kısım alaacğın TMSF tarafından alacak temlik sözleşmesi ile davacı şirkete temlik edildiğini, ... San. ve Tic. AŞ nin .. bank ve ... bank'tan kullanılan genel kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyalar ile icra takipleri başlatıldığını, İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasından diğer borçlu ...'a ait taşınmazların satışı işlemlerine devam ederken şirketin ticaret Sicilden re'sen terkin edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek, ...

Ürünleri San. ve Tic. AŞ'nin ihya edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; 6102 sayılı TTK nın Geçici 7. maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak ispat edici belgeleri sicile ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin taraf olduğu dava bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilanın ,7201 sayılı kanun hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçtiği hükme bağlandığını;şirkete yapılan ihtar tebliğ edilemese dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsedilemeyeceği,terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığından davalının dava açılmasına sebep olmadığı, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davanın reddine,müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için hazırlanan ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen dosyaya sunulmadığı,şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalının terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin olduğu sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne Sicilin ... siciline kayıtlı ... San. ve Tic. AŞ'nin ihyasına, ...'ın tasfiye memuru atanmasına,kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkil müdürlüğün re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu,şirketin re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkil müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilmesi ve bu kapsamda TTK geçici m. 7/2'ye aykırı bir durumun da bulunmamasına ve sicil kayıtlarına bu hususta intikal eden bildirimin bulunmamasına rağmen müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın sayın mahkemece kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

İhyası istenen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 14/04/2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete tebligat çıkarılmış ise de ,şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkin işlemini TTK'nin Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargı giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin şirkete gönderildiği, tebliği yapılamadığı, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.

maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Ticaret sicili işlemleri tam olarak yerine getirmiş ise aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davacı yararına yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 155-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nin 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.