Marka hükümsüzlüğü | Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4218 E. 2024/6033 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/98 E., 2020/441 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2000 yılında ABD’de kurulduğunu, o yıldan beri spor eğitimleri, spor tesislerinin sağlanması, spor içerikli eğlence ve dövüş müsabakaları programlarının yapımı hizmetleri alanlarında 8 ayrı ülkedeki şubeleri vasıtasıyla faaliyet gösterdiğini, ayrıca dünyaca ünlü “UFC” kafes dövüşü müsabakalarını organize ettiğini, gerek spor salonları, gerekse spor müsabakaları yayınları üzerinde “UFC”, “UFC FIT”, “UFC GYM” markalarını yaygın ve yoğun bir şekilde kullanarak tanınmış hale getirdiğini, davacının “UFC GYM” ibareli markalarının Türkiye’de de 2016 20357 ve 2016 20348 numaraları ile tescilli olduğunu, davalıya ait 2016106867 tescil sayılı “... BY UFC FIT” markasının davacının bu markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, davalının 2017/122610 numaralı “UFC FIT” ibareli marka başvurusunun davacının itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, taraf markalarının aynı hizmetler için tescilli olduğunu, davacının “UFC GYM” ibareli markaları tanınmış bulunduğundan farklı mal ve hizmetler yönünden de korunması gerektiğini, müvekkilinin markalarından haberdar olan davalının dava konusu marka tescillerinin kötü niyetli bulunduğunu, ayrıca davalının sosyal medya hesaplarında, web sitelerinde ve kayıtlı adresindeki iş yerinde “UFC” ve “UFC FIT” markalarını kullanmasının davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının 2016 106867 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davacının tescilli markalarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının " UFC GYM " ibareli markasıyla, davalının " ... BY UFC FİT" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalara bütünsel açıdan bakıldığında UFC ibaresi ortak olarak da yer alsa da iltibas düzeyinde benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, önceki markadaki ve sonraki markadaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "... BY UFC FİT" ibareli markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıya ait " UFC GYM " ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, her iki marka arasında yanılgı yaşamayacağı, hedef kitle açısından davalı markası ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı da oluşmayacağı, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının “UFC GYM” ibareli markaları ile “... BY UFC FIT” ibareli dava konusu markanın iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarının asıl unsurunun "UFC" ibaresinden oluştuğunu, dava konusu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, nitekim bilirkişi raporunda da taraf markları arasında 41. Sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun açıklandığını, ayrıca davalının kötü niyeli bulunduğunu, davalının kendisine ait sosyal medya hesaplarında müvekkilinin markalarının birebir olarak kullandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka kapsamında yer alan 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." ile davacının markalarının tescilli bulunduğu 41. sınıf hizmetlerin benzer olduğu, buna karşılık dava konusu marka kapsamında yer alan diğer 41. sınıf hizmetler yönünden böyle bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığından, 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın beyaz zemin üzerine standart siyah yazı karakteri ile yazılan "... BY UFC FİT" , davacının mesnet markaları da "UFC GYM" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olan "UFC" ibaresi hem davacının markalarında hem de dava konusu markanın asli unsurunu oluşturduğu, FİT" ibaresinin anlamı ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere günlük hayatta yaygın kullanımı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin davalının adı ve soyadı olması, İngilizce'de "tarafından" anlamına "BY" ibaresinin UFC ibaresine vurgu yaparak "... vasıtasıyla" sağlanan "UFC FİT" hizmetine işaret etmekten öteye gidememesi karşısında anılan ibarelerin de ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında, asli unsurlarının aynı olmasından kaynaklı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafın tanınmışlık ve kötü niyete dayalı iddiaları yerinde bulunmadığı, davalının dava konusu kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesini birinci fıkarsının (a) bendi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların hizmetlerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasındaki esas unsurun "..." olduğunu, GYM ve FİT ibarelerinin anlamlarının farklı olduğunu, benzerlik bulunmadığını, iltibas oluşmayacağını, tarafların markaları benzer olmadığından tecavüzden de söz edilemeyeceğini, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, bu hususun haksız rekabet oluşturmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti. men'i, ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 dayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5848 E. 2022/3505 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaSpor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»).
… v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»)." ile davacının markalarının tescilli bulunduğu 41. sınıf hizmetlerin benzer olduğu, buna karşılık dava konusu marka kapsamında yer alan diğer 41. sınıf hizmetler …
Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri «dahil»).
Benzer bu kararda… e vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da «dahil»), fotoğrafçılık hizmetleri tercüme hizmetleri” yönünden iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuşt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4218 E. , 2024/6033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/367 E., 2023/402 K.
HÜKÜM
Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/98 E., 2020/441 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2000 yılında ABD’de kurulduğunu, o yıldan beri spor eğitimleri, spor tesislerinin sağlanması, spor içerikli eğlence ve dövüş müsabakaları programlarının yapımı hizmetleri alanlarında 8 ayrı ülkedeki şubeleri vasıtasıyla faaliyet gösterdiğini, ayrıca dünyaca ünlü “UFC” kafes dövüşü müsabakalarını organize ettiğini, gerek spor salonları, gerekse spor müsabakaları yayınları üzerinde “UFC”, “UFC FIT”, “UFC GYM” markalarını yaygın ve yoğun bir şekilde kullanarak tanınmış hale getirdiğini, davacının “UFC GYM” ibareli markalarının Türkiye’de de 2016 20357 ve 2016 20348 numaraları ile tescilli olduğunu, davalıya ait 2016106867 tescil sayılı “... BY UFC FIT” markasının davacının bu markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, davalının 2017/122610 numaralı “UFC FIT” ibareli marka başvurusunun davacının itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, taraf markalarının aynı hizmetler için tescilli olduğunu, davacının “UFC GYM” ibareli markaları tanınmış bulunduğundan farklı mal ve hizmetler yönünden de korunması gerektiğini, müvekkilinin markalarından haberdar olan davalının dava konusu marka tescillerinin kötü niyetli bulunduğunu, ayrıca davalının sosyal medya hesaplarında, web sitelerinde ve kayıtlı adresindeki iş yerinde “UFC” ve “UFC FIT” markalarını kullanmasının davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının 2016 106867 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, davacının tescilli markalarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, men’ini ve ref’ini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının " UFC GYM " ibareli markasıyla, davalının " ... BY UFC FİT" ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalara bütünsel açıdan bakıldığında UFC ibaresi ortak olarak da yer alsa da iltibas düzeyinde benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, önceki markadaki ve sonraki markadaki işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının "...
BY UFC FİT" ibareli markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıya ait " UFC GYM " ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, her iki marka arasında yanılgı yaşamayacağı, hedef kitle açısından davalı markası ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı da oluşmayacağı, bu açıdan taraf marka işaretleri arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının “UFC GYM” ibareli markaları ile “... BY UFC FIT” ibareli dava konusu markanın iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, taraf markalarının asıl unsurunun "UFC" ibaresinden oluştuğunu, dava konusu markada yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, nitekim bilirkişi raporunda da taraf markları arasında 41. Sınıfta yer alan bir kısım hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun açıklandığını, ayrıca davalının kötü niyeli bulunduğunu, davalının kendisine ait sosyal medya hesaplarında müvekkilinin markalarının birebir olarak kullandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka kapsamında yer alan 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." ile davacının markalarının tescilli bulunduğu 41. sınıf hizmetlerin benzer olduğu, buna karşılık dava konusu marka kapsamında yer alan diğer 41.
sınıf hizmetler yönünden böyle bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığından, 41. sınıf "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın beyaz zemin üzerine standart siyah yazı karakteri ile yazılan "...
BY UFC FİT" , davacının mesnet markaları da "UFC GYM" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olan "UFC" ibaresi hem davacının markalarında hem de dava konusu markanın asli unsurunu oluşturduğu, FİT" ibaresinin anlamı ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere günlük hayatta yaygın kullanımı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin davalının adı ve soyadı olması, İngilizce'de "tarafından" anlamına "BY" ibaresinin UFC ibaresine vurgu yaparak "... vasıtasıyla" sağlanan "UFC FİT" hizmetine işaret etmekten öteye gidememesi karşısında anılan ibarelerin de ayırt ediciliği bulunmayan tali unsur niteliğinde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında, asli unsurlarının aynı olmasından kaynaklı olarak, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafın tanınmışlık ve kötü niyete dayalı iddiaları yerinde bulunmadığı, davalının dava konusu kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesini birinci fıkarsının (a) bendi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların hizmetlerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasındaki esas unsurun "..." olduğunu, GYM ve FİT ibarelerinin anlamlarının farklı olduğunu, benzerlik bulunmadığını, iltibas oluşmayacağını, tarafların markaları benzer olmadığından tecavüzden de söz edilemeyeceğini, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını, bu hususun haksız rekabet oluşturmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti. men'i, ref'i istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 dayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075876600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz