Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/738 E. 2024/4711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu sorumluluk sigortası↗ ttk 23. madde↗ destekten yoksun kalma tazminatı↗ itiraz hakem heyeti↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ sigorta tazminatı↗ ceza zamanaşımı↗ sorumluluk sigortası↗ tahkim↗ sözleşmeden doğan dava↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ komisyon↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2. Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin zaman aşıma definin ve aşağıdaki paragraflar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara karşı taraf vekillerinin diğer itirazları İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile reddedilmiş, yalnızca vekalet ücreti yönünden karar düzeltilmiştir. Bu kez karara karşı temyiz yoluna başvuran davalı vekili; TRH-2010 Hayat Tablosu'na göre beklenen yaşam süresi kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının ve 0 (sıfır) teknik faiz kullanılmasının hatalı olduğunu, PMF Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması gerektiğini savunmaktadır. Davaya ve tazminata konu tüpgaz zehirlenmesi olayı 03.07.2009 tarihinde meydana gelmiştir. TRH-2010, Türkiye Reasürans Havuzu tarafından 2010 yılında oluşturulmuş bir tarife sistemi olup, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan tarife esas alınarak tazminat hesabı yapılması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken tarifenin PMF Yaşam Tablosu olduğu gözetilerek tazminat hesabı yapılması gerekirken hatalı değerlendirmeler ile sonuca varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/937 E. 2018/6812 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · muacceliyet · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı var
Benzer bu karardaBu nedenle mahkemenin «zamanaşımına» yönelik gerekçesi yerinde olmadığı gibi 6102 sayılı ...'nın 1420/1. maddesi uyarınca, “«sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemler, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Anılan madde hükmü uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, «ıslah» tarihi olan 02.06.2015 tarihinde 2 yıllık zamanaşımımı süresinin dolmuş olması karşısında ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar veri …
… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj bedeli · sovtaj · belirsiz alacak davası · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · alacak davası · ıslah · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle «belirsiz alacak davası» olması da söz konusu değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12828 E. 2014/20131 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sorumluluk sigortası · zamanaşımı · zamanaşımı var
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davaya konu olayın 18/10/1999 tarihinde meydana geldiği, TTK 1482 maddesi uyarınca «sorumluluk sigortalarında» sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinin, sigorta konusu olaydan itibaren 10 yıllık süreye tabi olduğu, olay tarihinden itibaren «zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacı tarafça zamanaşımını kesen herhangi bir talebin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir …
Dava işveren «sorumluluk sigortasından» kaynaklanan «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1482'nci maddesi gereğince on yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6666 E. 2023/7729 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlık bakımından «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/738 E. , 2024/4711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/216 Esas, 2022/216 Karar
SAYISI 2022/İHK-9926
KARAR İtirazın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun annesi,....'nun eşi olan ....'nun 03.07.2009 tarihinde tüpgaz zehirlenmesi sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, olaya konu tüpün markasının ... olduğunu, davalının da ... A.Ş.'nin Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, davalı şirketin destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olmasına rağmen bir ödeme yapmadığını ileri sürerek davacı Sereney Topçu için şimdilik 5.000,00 TL, Yusuf Topçu için 40.100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
15. 10.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile istem, ... için 11.182,15 TL, Yusuf Topçu için 138.817,15 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay tarihine bakıldığında iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, tüpün markasının ... olduğunun ispat edilemediğini, olaya konu tüpün içerisinde LPG gazı bulunduğunu, sigortalı şirket ile illiyet bağının kesildiğini, tüpün içerisinde ... markasına ait gazın bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, avans değil yasal faize hükmedilebileceğini, vekalet ücreti takdirinde beşte bir orana uyulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 10.12.2021 tarihli, 2021/182325 sayılı kararı ile dava konusu tazminat taleplerine ilişkin Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 17 nci maddesinde 2 yıllık süre öngörülmüş ise de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda somut olaya ilişkin daha uzun ceza zamanaşımı öngörüldüğü, tüpün davalının sigortalısı ... A.Ş.'ye ait olduğu, anılan genel şartlara göre tüplerin gaz kaçırması nedeniyle oluşacak zarara ilişkin sorumlulukta kusur aranmayacağı, talebe konu tazminatın içtihatlar gereği TRH-2010 Hayat Tablosuna göre hesap edilmesi gerektiği, davalı ... şirketinin ihbar ile temerrüde düştüğü, olayın haksız fiil mahiyetinde olduğu, taraflar lehine maktu tutar üzerinden beşte bir oranının gözetileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...
için 6.625,14 TL, .... için 88.890,03 TL tazminatın 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara taraf vekilleri tarafından süresi içinde itiraz edilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı lehine de asgari vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiği, davalının kendisine başvurudan 45 sonra temerrüde düştüğü gerekçesiyle taraf itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının gerekçede yazılı hususlar yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, uzamış zamanaşımının uygulanamayacağını, illiyet bağının kesilip kesilmediğinin araştırılmadığını, tüpün markasının kesinleştirilmesi gerektiğini, kullanıcı hatasına ilişkin değerlendirme bulunmadığını, olaya ilişkin adli tutanakta tüpün başlığının çıkarılmış olduğunun tespit edildiğini, desteğin kusur yahut kastı nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, tüpün içerisindeki gazın sigortalıya aidiyetinin de tespiti gerektiğini, sorumluluğun sigortalının kusuru ile sınırlı olacağını, TRH-2010 Hayat Tablosu ve 0 (sıfır) teknik faiz kullanımının hatalı olduğunu, 1.8 teknik faiz yahut PMF Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiğini, eşin yeniden evlenme olasılığının yüksek olduğunu, bakiye ömür hesabının ve eksik evrakla başvuru yapıldığı için faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2. Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin zaman aşıma definin ve aşağıdaki paragraflar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Uyuşmazlık, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara karşı taraf vekillerinin diğer itirazları İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile reddedilmiş, yalnızca vekalet ücreti yönünden karar düzeltilmiştir. Bu kez karara karşı temyiz yoluna başvuran davalı vekili; TRH-2010 Hayat Tablosu'na göre beklenen yaşam süresi kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının ve 0 (sıfır) teknik faiz kullanılmasının hatalı olduğunu, PMF Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması gerektiğini savunmaktadır. Davaya ve tazminata konu tüpgaz zehirlenmesi olayı 03.07.2009 tarihinde meydana gelmiştir. TRH-2010, Türkiye Reasürans Havuzu tarafından 2010 yılında oluşturulmuş bir tarife sistemi olup, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan tarife esas alınarak tazminat hesabı yapılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken tarifenin PMF Yaşam Tablosu olduğu gözetilerek tazminat hesabı yapılması gerekirken hatalı değerlendirmeler ile sonuca varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortası kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık ise, sigorta sözleşmesine taraf olmayan ancak, destekten yoksun kalmaları nedeniyle zarar görenler tarafından tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortacısına karşı açılan tazminat davalarında ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin uygulama yeri olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, bu sigorta türü, likit petrol gazı (LPG) tüpleyen firmaların doldurdukları veya doldurttukları ve yetkili bayileri vasıtasıyla veya doğrudan tüketiciye intikal ettirdikleri tüplerin kullanılmak üzere bulundurdukları yerlerde infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu (kusurları olsun ya da olmasın) verecekleri bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını genel şartlarda belirtilen kurallar kapsamında temin eder.
Belirtmek gerekirse, Türk Borçlar Kanunu m. 71 hükmü ile düzenlenen tehlike sorumluluğunun teminat altına alınması ve böylece zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesine ve dolayısıyla mağduriyetlerinin önlenmesine hizmet etme amacıyla benimsenen bu sigorta türünün tesis edilmiş olduğu söylenebilir.
Sigorta hukukundan doğan talep haklarına ilişkin zamanaşımı genel olarak Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde (m) 1420 hükmü ile sorumluluk sözleşmeleri yönünden ise özel olarak TTK m. 1482 hükmü ile düzenlenmiştir. Genel nitelikli olan m. 1420 hükmüne göre, diğer kanunlardaki hükümler saklı olmak üzere; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl ve m. 1482 hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Sorumluluk sigortalarında zamanaşımını özel olarak düzenleyen m. 1482 hükmüne göre ise, sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Genel nitelikli olan TTK m. 1420 hükmü ile zamanaşımı yönünden ikili süre öngörülmüştür. Biri, sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep hakları alacağın muaccel olmasından itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak olması, diğeri ise, sigorta tazminatı ve bedeline ilişkin taleplerin her halde rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak olması halidir. Özel nitelikli olan TTK m. 1482 hükmü ile de sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek talepler bakımından zamanaşımının üst sınırı on yıl olarak belirtilmiştir. Sigortaya ilişkin olarak TTK’da bu süreler dışında başka bir süre öngörülmemiştir. TTK m. 1420’de öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi sigorta sözleşmesinden doğan tüm talep hakları yönünden getirilmiş olduğundan, sorumluluk sigortalarından doğan tüm talepler bakımından da uygulanması söz konusudur.
Bu bağlamda, sorumluluk sigortaları kapsamında sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayan iki yıl ve her halde teminat altına alınan olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. O nedenle sorumluluk sigortalarında zamanaşımının üst sınırının on yıl olmalıdır (bkz. Emine YAZICI/Zehra, Ş.
ÖĞÜZ, Sigorta Hukuku, 3. Bası, Filiz Kitapevi, İstanbul 2020, s. 173-179; Tamer BOZKURT, Sigorta Hukuku, 12. Bası, Onikilevha, İstanbul 2021, 248). Zira anılan düzenlemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı gibi bu hususta TBK’nın ilgili hükümlerine de yollama yapılmamıştır. Nitekim Dairemizin 04.05.2017 gün ve 2016/14304-2644 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince, 6102 ayılı TTK’da sorumluluk sigortasının düzenlendiği ve bu sigortalardaki zamanaşımı süresinin TTK’nın 1482 inci maddesinde olay tarihinden itibaren 10 yıl olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur.
Hal böyle olunca, sorumluluk sözleşmelerinden doğan talep haklarının sigortacıya karşı ileri sürülmesinde ceza zamanaşımının uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda ise on yıllık zamanaşımı süresinin doğduğu anlaşılmaktadır. O nedenle, sigorta sözleşmelerinde zamanaşımını düzenleyen TTK’nın yukarıda belirtilen hükümleri dikkate alınıp davalı tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülen zamanaşımı yönünden kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun BOZMA gerekçesine katılmamaktayız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075758200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz