6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2132 E. 2024/4657 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alternatif çözüm ayrılma akçesi çıkma payı ortaklıktan çıkma tavzih ortaklıktan çıkarılma şirketin feshi ticari faiz fesih kâr payı yargılama gideri ticaret sicili ek tasfiye taahhütname yetkisizlik kararı dava sebebi yükleten (shipper) vekalet ücreti temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 3

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 08.05.2012 tarih, 2011/94 E. ve 2012/331 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği işaret edilerek diğer davalı şirket yönünden ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 573/1 ve 636/3 maddelerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın tasfiye talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın payının yani ayrılma akçesi tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL ortaklıktan çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ek kararı ile, davalı ... vekilinin hükümde çelişki olduğuna dair iddiası ile tavzih talebine ilişkin olarak, talep edilen hususların ancak temyiz istemine konu yapılabileceği gerekçesi ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında husumetten red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de şirketin feshini istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın usul ve esasa ilişkin hatalı olduğunu, çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 549 uncu madde dördüncü fıkrasına dayanan ortaklardan birinin talebi üzerine şirketin feshine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6762 sayılı Kanun 549/4.

2.6102 sayılı Kanun 573/1 ve 636/3.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onamasına karar vermek gerekmiştir.

2. Davalılar vekillerinin ana karara yönelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine maddede belirtilen alternatif çözüm yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının fesih konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.

3.Kabule göre de, çıkma halinde hesaplanan ayrılma akçesinin şirket aleyhine hüküm altına alınması gerekirken mahkemece davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13132 E. 2014/3665 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ttk 636/3

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3505 E. 2014/8907 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2132 E.  ,  2024/4657 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2014/237 Esas, 2022/294 Karar

HÜKÜM

Davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın

Taraflar arasındaki şirket feshi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, ek karar ile davalı ... vekili tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı asil ... ile vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır maden üretim ve işletmeciliği işi ile iştigal ettiğini, iştigal sahası aynı olan madencilik faaliyetini gerçekleştirmek amacıyla davalılardan ... ile bir ön sözleşme yaptıklarını ve karşılıklı edim ve taahhütlerini belirledikten sonra her biri %50 hisseye sahip olmak üzere ... Madencilik Ltd. Şti.'ni 07.01.2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, ayrıca müvekkili ile davalının söz konusu şirketin üretimini pazarlamak amacıyla ... Hafriyat Nak. Ltd. Şti.'ni 19.01.2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, müvekkilinin gerek ön sözleşme ve gerekse ana sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kendi adına kazandırıcı, şirket adına ve dolayısıyla müvekkilinin zararına olan işlem ve eylemlerde bulunduğunu, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen buna devam ettiğini ileri sürerek, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmaması nedeniyle haklı nedenlerin varlığının kabulü ile ...

Madencilik Ltd. Şti.'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; şirket kurmaya dair ön sözleşmeye dayanarak, şirketin feshine ilişkin taleplerde bulunulamayacağını, esasen davacının ön sözleşmede taahhüt ettiği hiçbir edimini yerine getirmediğini, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklarca atanmış tam yetkili idari müdürler tarafından yönetildiğini, harcamaların da bu müdürler eliyle yapıldığını, müvekkilinin ortak sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını, davacının ön sözleşmede belirtilen taahhütlerinden kurtulmak için haksız ve kötü niyetli olarak muaraza çıkarmakta olduğunu, davacının belirttiğinin aksine 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 549/4 şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 08.05.2012 tarih, 2011/94 E. ve 2012/331 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği işaret edilerek diğer davalı şirket yönünden ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 573/1 ve 636/3 maddelerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın tasfiye talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın payının yani ayrılma akçesi tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL ortaklıktan çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ek kararı ile, davalı ... vekilinin hükümde çelişki olduğuna dair iddiası ile tavzih talebine ilişkin olarak, talep edilen hususların ancak temyiz istemine konu yapılabileceği gerekçesi ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında husumetten red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de şirketin feshini istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın usul ve esasa ilişkin hatalı olduğunu, çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 549 uncu madde dördüncü fıkrasına dayanan ortaklardan birinin talebi üzerine şirketin feshine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6762 sayılı Kanun 549/4.

2.6102 sayılı Kanun 573/1 ve 636/3.

3. Değerlendirme

1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onamasına karar vermek gerekmiştir.

2. Davalılar vekillerinin ana karara yönelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine maddede belirtilen alternatif çözüm yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının fesih konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.

3.Kabule göre de, çıkma halinde hesaplanan ayrılma akçesinin şirket aleyhine hüküm altına alınması gerekirken mahkemece davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... vekilinin ek karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı şirkete iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075738600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.