Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2132 E. 2024/4657 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alternatif çözüm↗ ayrılma akçesi↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ tavzih↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirketin feshi↗ ticari faiz↗ fesih↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.05.2012 tarih, 2011/94 E. ve 2012/331 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği işaret edilerek diğer davalı şirket yönünden ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 573/1 ve 636/3 maddelerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın tasfiye talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın payının yani ayrılma akçesi tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL ortaklıktan çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ek kararı ile, davalı ... vekilinin hükümde çelişki olduğuna dair iddiası ile tavzih talebine ilişkin olarak, talep edilen hususların ancak temyiz istemine konu yapılabileceği gerekçesi ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında husumetten red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de şirketin feshini istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın usul ve esasa ilişkin hatalı olduğunu, çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 549 uncu madde dördüncü fıkrasına dayanan ortaklardan birinin talebi üzerine şirketin feshine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6762 sayılı Kanun 549/4.
2.6102 sayılı Kanun 573/1 ve 636/3.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onamasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davalılar vekillerinin ana karara yönelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine maddede belirtilen alternatif çözüm yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının fesih konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
3.Kabule göre de, çıkma halinde hesaplanan ayrılma akçesinin şirket aleyhine hüküm altına alınması gerekirken mahkemece davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13132 E. 2014/3665 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · kâr payı · ek tasfiye · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın «tasfiye» talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden «ortaklıktan çıkarılma» yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın «payının» yani «ayrılma akçesi» tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden «husumet» nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL «ortaklıktan çıkma payının» kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, «yargılama giderlerinin» hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de «şirketin feshini» istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki «çıkma payının» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… önelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca «şirketin feshi» yerine maddede belirtilen «alternatif çözüm» yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının «fesih» konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
Benzer bu karardaŞ..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · tüzel kişilik · ortaklık ilişkisi · limited şirket · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAncak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirket ortakları arasında müdür ataması, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, iki ortaklı şirkette ortaklıktan çıkmakta mümkün olmadığına göre, mevcut durum itibariyle ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıkların TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11340 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Ş..'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Ö..
Y..'ın «görevlendirilmesine», «tasfiye» memuruna 2.000 TL ücret takdirine, tasfiye memuruna takdir olunan ücretin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Memurluğu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3505 E. 2014/8907 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · kâr payı · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, «yargılama giderlerinin» hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de «şirketin feshini» istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki «çıkma payının» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın «tasfiye» talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden «ortaklıktan çıkarılma» yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın «payının» yani «ayrılma akçesi» tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden «husumet» nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL «ortaklıktan çıkma payının» kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
… önelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca «şirketin feshi» yerine maddede belirtilen «alternatif çözüm» yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının «fesih» konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
… devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebeplerin TTK'nın 549. maddesinde yer alan haklı nedenlere örnek olarak sayılabileceğinin belirtildiği, davalı şirket ortakları arasında, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, mali durum itibarı ile ortaklık amacının gerçekleşmesi imkanının kalmadığı, bu sebeplerin, TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11063 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Şti.'nin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup davalı ortaklara «husumet» düşmeyeceğinden davalılar İ..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım · ortaklık ilişkisi · temerrüt · ibraz · teslim
Benzer bu karardaLtd Şti'ni kurarak, 11367 sicil no ile tarihinde Çorlu Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ettirdikleri, mahkememizce atanan «kayyım» heyeti tarafından «ibraz» edilen raporda; kasa hesabının bakiyesinin 641.119,19 TL olmasına rağmen, müdürlerin kendilerine herhangi bir «teslimat» yapmadıklarını, kasa bakiyesinin (0) olarak teslim alındığını belirtikleri, alınan bilirkişi raporunda şirketin, 704.712,22 TL ödenmemiş sermayesi olduğunun, esas …
… devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebeplerin TTK'nın 549. maddesinde yer alan haklı nedenlere örnek olarak sayılabileceğinin belirtildiği, davalı şirket ortakları arasında, şirketin «temsili», şirketin işlemleri, mali ve ekonomik konularda ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, mali durum itibarı ile ortaklık amacının gerçekleşmesi imkanının kalmadığı, bu sebeplerin, TTK 549/4. maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nun 11063 sicil numarasında kayıtlı bulunan A..
Maddesi gereğince haklı neden olarak kabul edilmesi gerektiği, ortakların, birbirlerine olan güven ve itimatlarının sarsıldığı, «ortaklık ilişkisinin» devamı imkanının kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile A..
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:fesih · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın «tasfiye» talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden «ortaklıktan çıkarılma» yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın «payının» yani «ayrılma akçesi» tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden «husumet» nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL «ortaklıktan çıkma payının» kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla davalı ...'e «husumet» yöneltilemeyeceği işaret edilerek diğer davalı şirket yönünden ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 573/1 ve 636/3 maddelerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, «yargılama giderlerinin» hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de «şirketin feshini» istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki «çıkma payının» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · tüzel kişilik · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
Ancak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın «tasfiye» talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden «ortaklıktan çıkarılma» yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın «payının» yani «ayrılma akçesi» tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden «husumet» nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL «ortaklıktan çıkma payının» kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında «husumetten» red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, «yargılama giderlerinin» hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de «şirketin feshini» istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki «çıkma payının» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın usul ve esasa ilişkin hatalı olduğunu, «çıkma payının» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2132 E. , 2024/4657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2014/237 Esas, 2022/294 Karar
HÜKÜM
Davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın
Taraflar arasındaki şirket feshi davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davacı ortağın şirketten çıkarılmasına, ek karar ile davalı ... vekili tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı asil ... ile vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır maden üretim ve işletmeciliği işi ile iştigal ettiğini, iştigal sahası aynı olan madencilik faaliyetini gerçekleştirmek amacıyla davalılardan ... ile bir ön sözleşme yaptıklarını ve karşılıklı edim ve taahhütlerini belirledikten sonra her biri %50 hisseye sahip olmak üzere ... Madencilik Ltd. Şti.'ni 07.01.2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, ayrıca müvekkili ile davalının söz konusu şirketin üretimini pazarlamak amacıyla ... Hafriyat Nak. Ltd. Şti.'ni 19.01.2010 tarihinde kurarak Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu'nda tescil ettirdiklerini, müvekkilinin gerek ön sözleşme ve gerekse ana sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kendi adına kazandırıcı, şirket adına ve dolayısıyla müvekkilinin zararına olan işlem ve eylemlerde bulunduğunu, tüm uyarı ve ihtarlara rağmen buna devam ettiğini ileri sürerek, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güveni kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmaması nedeniyle haklı nedenlerin varlığının kabulü ile ...
Madencilik Ltd. Şti.'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; şirket kurmaya dair ön sözleşmeye dayanarak, şirketin feshine ilişkin taleplerde bulunulamayacağını, esasen davacının ön sözleşmede taahhüt ettiği hiçbir edimini yerine getirmediğini, şirketin kuruluşundan bu yana ortaklarca atanmış tam yetkili idari müdürler tarafından yönetildiğini, harcamaların da bu müdürler eliyle yapıldığını, müvekkilinin ortak sıfatıyla şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını, davacının ön sözleşmede belirtilen taahhütlerinden kurtulmak için haksız ve kötü niyetli olarak muaraza çıkarmakta olduğunu, davacının belirttiğinin aksine 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 549/4 şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 08.05.2012 tarih, 2011/94 E. ve 2012/331 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği işaret edilerek diğer davalı şirket yönünden ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 573/1 ve 636/3 maddelerinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası verilen kararı ile ortaklar arası anlaşmazlıklar nedeni ile davacı tarafın tasfiye talebinin 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi gereğince ikame çözümlerden ortaklıktan çıkarılma yoluna gidilerek kabulü gerektiği, davacı ortağın payının yani ayrılma akçesi tutarının davalı şirketin net varlık (öz kaynak değeri) yöntemine göre tespit edildiği, her bir ortağa ait olan %50 paya göre davacının payına düşen ayrılma payının hesaplandığı, buna göre davalı ... yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, davalı şirket yönünden davacının davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacının hissesine isabet eden 31.919.482,12 TL ortaklıktan çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ek kararı ile, davalı ... vekilinin hükümde çelişki olduğuna dair iddiası ile tavzih talebine ilişkin olarak, talep edilen hususların ancak temyiz istemine konu yapılabileceği gerekçesi ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararı ve ana kararı temyiz ettiklerini, müvekkili hakkında husumetten red kararı verilmiş olmasına rağmen aleyhine tahsil hükmü kurulmasının doğru olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin de şirketin feshini istediğini, şirketin feshi konusunda iki ortaklı şirkette tüm ortakların aynı yönde beyanları olduğunu, bu hali ile davacının şirketten çıkmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, kaldı ki çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamanın usul ve esasa ilişkin hatalı olduğunu, çıkma payının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 549 uncu madde dördüncü fıkrasına dayanan ortaklardan birinin talebi üzerine şirketin feshine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6762 sayılı Kanun 549/4.
2.6102 sayılı Kanun 573/1 ve 636/3.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onamasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davalılar vekillerinin ana karara yönelik temyiz istemlerine gelince, her ne kadar Dairemizin 27.02.2014 tarih, 2012/13132 E. ve 2014/3665 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun 636/3 maddesi uyarınca şirketin feshi yerine maddede belirtilen alternatif çözüm yöntemlerinin de mahkemece değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuş ise de, şirketin diğer ortağı ...'in de şirketin feshini talep etmiş olmasına ve ayrıca buna ilişkin olarak dava da açmış olmasına göre şirket ortaklarının fesih konusunda ortak irade sergiledikleri de nazara alınarak şirketin feshine karar verilmesi gerekirken çıkma kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
3.Kabule göre de, çıkma halinde hesaplanan ayrılma akçesinin şirket aleyhine hüküm altına alınması gerekirken mahkemece davalı şirket ortağı olan ...' den tahsili şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin ek karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı şirkete iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075738600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz