YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1521 E. 2024/4326 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/382 E., 2020/197 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ın 35 ve 37. sınıflardaki hizmetlere ilişkin 2018/59163 başvuru numaralı “makro servis” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleri ile itirazlarının haklı bulunduğunu, 35. sınıf hizmetlerin tamamının ve 37. sınıf bazı hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, söz konusu kararın itirazın reddine dair kısmının usul ve hukuka aykırı olması nedeniyle müvekkilinin yayına itirazlarının yeniden incelenmesi talebinin 23.09.2019 tarih ve 2019-M-8035 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararda başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun reddedilmeyen 37. sınıf hizmetleri ile müvekkili şirkete ait ve 37. sınıfta tescilli “macro” ve “makro” ibareli seri markaların görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin seri markalarında “macro” ve “makro” ibarelerinin esas unsur olduğunu, diğer unsurların tanımlayıcı nitelikte ikincil unsurlar olduğunu, “makro servis” ibareli davalı başvurusunda da “macro/makro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, esas unsurların aynı olması sebebiyle taraf markalarının işitsel anlamda da yoğun derecede benzer olduğunu, müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, gerek davalı kurumun gerekse yargı mercilerinin emsal kararlarının da mevcut olduğunu, itiraza konu “makro servis” ibareli markanın, müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, alan adının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında korunması gereken işaretlerden olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-8035 sayılı ret kararının iptaline, 2018/59163 başvuru numaralı "macro servis" markasının tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış yargılama aşamasında; müvekkilinin iş kolunun beyaz eşya servis bakımı ve klima servis bakım ve satışı olduğunu, davacı tarafın söz konusu marka serileri ise gıda iş koluna ait olup her iki marka arasında herhangi bir çağrışım olmayacağı ve tüketiciyi yöneltecek bir anımsama olmayacağını, müvekkilinin kullanmış olduğu ve koruma altına almış olduğu marka ismi sadece “MAKRO SERVİS” olup davacı tarafın marka ismi olan “MACRO” ile bir bağlantısı olmayıp, tüketiciye yönelik bir yanıltma ihtimali olmayan ayrıca marka logosunun davacı taraf logosu ile bir benzerlik taşımayan bağımsız bir marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle haksız rekabet ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;yerel mahkeme kararının aksine davaya konu “makro servis" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, başvuru konusu markadaki "servis" ibaresi tanımlayıcı olduğu için iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, başvuru konusu markanın da müvekkili şirket markalarının da telaffuzuna "makro" ibaresi ile başlaması, taraf markalarının "makro" ibaresi ardından yapılan eklemeler ile oluşturulmuş olmaları karşısında işitsel açıdan benzerlik bulunduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, yerel mahkeme kararında dava konusu markanın www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olmadığının belirtilmesinin de yerinde olmadığını, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının aksine davaya konu “MAKRO SERVİS" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını,"Macro", Makro, "Macrocenter" ve Makrocenter markaları müvekkilinin herkes tarafından bilinen markaları olup, "makro servis" ibareli markanın iltibas yaratacak ve müvekkil firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve haksız rekabet oluşturacak olmasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, "makro servis" ibareli bir markanın müvekkil şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, itiraz konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği ve başvurusu devam eden (reddedilmeyen) 37. sınıfta müvekkile ait itiraza mesnet markalar da hali hazırda tescilli olarak koruma altında olduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik olduğunu, “MAKRO SERVİS” markasının bu haliyle orta düzeyde bir tüketici bakımından en azından aynı veya kardeş veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatinin bırakmakta olup söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince de reddi gerektiğini, tanınmış marka benzerinin başvuru konusu edilmesi dahi başlı başına kötü niyetli olarak kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle «haksız rekabet» ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… endirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… kalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, başvuru konusu markadaki "servis" ibaresi tanımlayıcı olduğu için «iltibas» değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, başvuru konusu markanın da müvekkili şirket markalarının da telaffuzuna "makro" ibaresi ile başlaması, taraf markaların …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle «haksız rekabet» ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… endirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… areli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını,"Macro", Makro, "Macrocenter" ve Makrocenter markaları müvekkilinin herkes tarafından bilinen markaları olup, "makro servis" ibareli markanın «iltibas» yaratacak ve müvekkil firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve «haksız rekabet» oluşturacak olmasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, "makro servis" ibareli bir markanın müvekkil şirketin ser …
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3885 E. 2024/146 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle «haksız rekabet» ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… areli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını,"Macro", Makro, "Macrocenter" ve Makrocenter markaları müvekkilinin herkes tarafından bilinen markaları olup, "makro servis" ibareli markanın «iltibas» yaratacak ve müvekkil firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve «haksız rekabet» oluşturacak olmasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, "makro servis" ibareli bir markanın müvekkil şirketin ser …
… endirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… vuruya yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa söz konusu markalar arasında görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanabilineceğini, davaya konu başvurunun 05. sınıfta …
… i marka başvurusu ile davacının " macro ve MAKRO " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, emtia benzerliği oluşmakla beraber taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının «ticaret unvanı» aynı olmadığından aynı maddenin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı …
… bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğini hükme bağladığını, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ... adının da esas unsuru olduğunu, Mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait "macro/MAKRO" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğunu, tanınmış markalarda, ma …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu kararda… i marka başvurusu ile davacının " macro ve MAKRO " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, emtia benzerliği oluşmakla beraber taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının «ticaret unvanı» aynı olmadığından aynı maddenin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı …
… bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğini hükme bağladığını, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ... adının da esas unsuru olduğunu, Mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait "macro/MAKRO" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğunu, tanınmış markalarda, ma …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle «haksız rekabet» ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… endirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliği» düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında «iltibas» tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, «kötüniyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… areli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını,"Macro", Makro, "Macrocenter" ve Makrocenter markaları müvekkilinin herkes tarafından bilinen markaları olup, "makro servis" ibareli markanın «iltibas» yaratacak ve müvekkil firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve «haksız rekabet» oluşturacak olmasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, "makro servis" ibareli bir markanın müvekkil şirketin ser …
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1521 E. , 2024/4326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/65 Esas,2022/1628 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/382 E., 2020/197 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’ın 35 ve 37. sınıflardaki hizmetlere ilişkin 2018/59163 başvuru numaralı “makro servis” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleri ile itirazlarının haklı bulunduğunu, 35. sınıf hizmetlerin tamamının ve 37. sınıf bazı hizmetlerin başvurudan çıkarıldığını, söz konusu kararın itirazın reddine dair kısmının usul ve hukuka aykırı olması nedeniyle müvekkilinin yayına itirazlarının yeniden incelenmesi talebinin 23.09.2019 tarih ve 2019-M-8035 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararda başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler açısından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, YİDK kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu başvurunun reddedilmeyen 37.
sınıf hizmetleri ile müvekkili şirkete ait ve 37. sınıfta tescilli “macro” ve “makro” ibareli seri markaların görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin seri markalarında “macro” ve “makro” ibarelerinin esas unsur olduğunu, diğer unsurların tanımlayıcı nitelikte ikincil unsurlar olduğunu, “makro servis” ibareli davalı başvurusunda da “macro/makro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, esas unsurların aynı olması sebebiyle taraf markalarının işitsel anlamda da yoğun derecede benzer olduğunu, müvekkili firmanın tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, gerek davalı kurumun gerekse yargı mercilerinin emsal kararlarının da mevcut olduğunu, itiraza konu “makro servis” ibareli markanın, müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, alan adının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında korunması gereken işaretlerden olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-8035 sayılı ret kararının iptaline, 2018/59163 başvuru numaralı "macro servis" markasının tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamış yargılama aşamasında; müvekkilinin iş kolunun beyaz eşya servis bakımı ve klima servis bakım ve satışı olduğunu, davacı tarafın söz konusu marka serileri ise gıda iş koluna ait olup her iki marka arasında herhangi bir çağrışım olmayacağı ve tüketiciyi yöneltecek bir anımsama olmayacağını, müvekkilinin kullanmış olduğu ve koruma altına almış olduğu marka ismi sadece “MAKRO SERVİS” olup davacı tarafın marka ismi olan “MACRO” ile bir bağlantısı olmayıp, tüketiciye yönelik bir yanıltma ihtimali olmayan ayrıca marka logosunun davacı taraf logosu ile bir benzerlik taşımayan bağımsız bir marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "SERVİS" ibaresinin tanımlayıcı olduğu düşünüldüğünde, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan iltibas tehlikesini bertaraf edecek asgari ayırt ediciliğin sağlandığı, salt "MAKRO" ibarelerini dikkate alarak, bu markaların aynılığından kaynaklı olarak iltibas tehlikesinin bulunduğundan bahsedilmesi halinde, davacı lehine ayırt ediciliği oldukça düşük "MAKRO" ibaresi nedeniyle haksız rekabet ortamı sağlanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "m MAKRO SERVİS" ibareli hizmetlerle karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda meydana gelmeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, bunun haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;yerel mahkeme kararının aksine davaya konu “makro servis" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, başvuru konusu markadaki "servis" ibaresi tanımlayıcı olduğu için iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, başvuru konusu markanın da müvekkili şirket markalarının da telaffuzuna "makro" ibaresi ile başlaması, taraf markalarının "makro" ibaresi ardından yapılan eklemeler ile oluşturulmuş olmaları karşısında işitsel açıdan benzerlik bulunduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik de olduğunu, yerel mahkeme kararında dava konusu markanın www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olmadığının belirtilmesinin de yerinde olmadığını, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında ortak unsur olarak bulunan "Makro" ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davalının başvuru konusu yaptığı markasının "m MAKRO SERVİS" ibaresinden oluştuğu, "MAKRO" ibaresinin başında bulunan figüratif "m" harfi ile, davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "MAKRO, MACRO" ibareli markalardan asgari düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığı, "MAKRO" kelimesinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunması nedeniyle somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının koşullarının da somut olayda oluşmadığı, kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının aksine davaya konu “MAKRO SERVİS" ibareli marka ile müvekkili şirkete ait MAKRO/MACRO ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın da müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını,"Macro", Makro, "Macrocenter" ve Makrocenter markaları müvekkilinin herkes tarafından bilinen markaları olup, "makro servis" ibareli markanın iltibas yaratacak ve müvekkil firmanın tanınmışlığından yararlanacak ve haksız rekabet oluşturacak olmasının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, "makro servis" ibareli bir markanın müvekkil şirketin seri markalarından biri olarak ortalama tüketici nezdinde algılanması ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, itiraz konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği ve başvurusu devam eden (reddedilmeyen) 37.
sınıfta müvekkile ait itiraza mesnet markalar da hali hazırda tescilli olarak koruma altında olduğunu, taraf markaları arasında var olan görsel ve işitsel benzerliğe ek olarak sınıfsal benzerlik olduğunu, “MAKRO SERVİS” markasının bu haliyle orta düzeyde bir tüketici bakımından en azından aynı veya kardeş veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatinin bırakmakta olup söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince de reddi gerektiğini, tanınmış marka benzerinin başvuru konusu edilmesi dahi başlı başına kötü niyetli olarak kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075562200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz