Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/577 E. 2024/4022 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ usulden reddi↗ esastan ret↗ fatura↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2022/119 K.
Taraflar arasındaki kullanmama sebebiyle marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun . esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 85394 tescil numaralı "in-ka" ve 167767 tescil numaralı "in-ka 2004" ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının huzurda bulunan davanın ikame edilmesinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve çok öncesinden bu yana dava konusu markaları kullanmadığını, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun kendisine yüklediği markayı kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu durumun
davalı ile aynı sektörde olan müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu sebeplerle davalı adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı adına 85394 ve 167767 sayı ile tescilli markaların kullanılmadığının tespit edileceği tarihten geçerli olacak şekilde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi...'nun 1978 yılında "İn-ka Ticaret - ..." isimli şahıs firmasını kurduğunu ve bu suretle "İn-ka" ibaresini kullanmaya başladığını, söz konusu markanın hukuka uygun kullanılması ve ibraze üzerinde hak sahibi olunması amacıyla 1985 yılında TÜRKPATENT'e başvuru yaparak "İn-ka" ibaresinin markalaşmasını sağladığını, şirketin isim ve nevi değişim sonucu "İn-ka" ibaresinin yanına "2004" sayısı da eklenmek suretiyle müvekkili şirketin kurulduğunu ve şahıs şirketin kapanışının yapıldığını, şirketin isim ve nevi değişikliği sonucu "İn-ka 2004" ibaresinin de marka tescilinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 1978 yılından itibaren markayı şahıs şirketinde tescilsiz biçimde, 1985 yılından itibaren ise tescilli olarak yaygın ve aralıksız olarak kullandığını ve davacının markaların kullanılmadığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 02.05.2000 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı... davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 07.11.2001 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı" gerekçesiyle; ddavanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden 02.05.2000 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline, yine davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden 07.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf kararından sonra bilirkişi raporu alınmışsa da, istinaf kararında yapılması gerektiği belirtilen incelemenin yapılmadığını, hükme esas alınan raporda ticaret unvanı kullanımının marka kullanımı sayılmışsa da bunun usul ve yasaya uygun bulunmadığını, bilirkişi raporunun 8. Sayfasında davalıya ait fatura görseline yer verilmişse de, faturanın üst kısmındaki ticaret unvanının bilirkişi heyetince markasal kullanım kabul edildiğini, bilirkişilerce dosyaya kullanıma ilişkin örnekleme fatura ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda bilirkişilerce kullanıldığı bildirilen emtialara ilişkin satış bilgilerinde "rekor" 2013 satışı 425,80 TL, 2017 yılı satışı 668,26 TL, "manşon" 2016 yılı satışı 58,49 TL, "nipel" 2016 satışı 3,30 TL, "dirsek 2016 yılı satışı 96,43 TL olup diğer yıllarda satışlarının bulunmadığını, "redüksiyon" ve "boru dirseğinin" ise 2013-2017 yıllarında hiç satışının bulunmadığını, emtiaların tamamının davalı firma tarafından kullanıldığına ilişkin tespitin kabul edilemez olduğunu bilirkişi raporunun 12. sayfasında “…Dosya içine sunulan deliller ve mali bilirkişi tarafından davalı yana ait defterler üzerinde yapılan mali incelemeler neticesinde; “denge kapları, hava ayırıcıları, hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, köşe radyötör vanasında” aktif olarak kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu emtiaların 19. Sınıf içinde yer alan; “su tesisatlarında ekleme parçaları”, “boru ekleme parçaları” kapsamında yer alabilecekleri değerlendirilmektedir….” şeklinde zorlama açıklamalara yer verildiğini, bu hususun bilirkişilerin görevi kapsamında olmadığını, dosya kapsamında alınan önceki raporlarda kullanımlara konu emtiaların boru ekleme parçası yada su tesisatlarında ekleme parçası olarak kabul edilmediğini, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, bilirkişilerin kullanım kabul ettiği emtiaların davalıya husumet yöneltildikten sonra, kötüniyetli olduğunu, 2016 yılından önce davalının dava konusu emtiaları kullanmadığının kabulüne rağmen aksi kanaate dayalı raporun kabul edilemeyeceğini, davalı tarafın, davanın SMK'nın yürürlük tarihinden 5 yıl sonra açılması gerektiğine yönelik iddiasının hukuki değer taşımadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu, İnka Yapı Elemanları Şirketinin 2016 tarihinde açtığı davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının yakın zamanda gerçekleştirdiği kullanımların dikkate alınamayacağını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu 8 nci sayfadaki tablodan davalı tarafça 2013-2017 yılları arasında denge kapları, hava ayırıcılar hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, tortu tutucu ürünlerinin satışının yapıldığı, dosyada faturaların örneklerinin bulunduğu ve faturalardaki kullanımın markasal kullanım olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama sebebiyle marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12706 E. 2012/18216 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · ıslah · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece cevap dilekçesinde açıkça «zamanaşımı» definde bulunulmaması durumunda «zamanaşımı definin» kazanılmış hakları ortadan kaldıracak şekilde «ıslah» yolu ile ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda hidrolik pompa «hasarının» imalat hatasından kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.05.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2702 E. 2019/4137 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · kazanılmış hak · ilan · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… uk Dairesi'nce, markaların 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, markaların kapsadığı emtialardan bir kısmı açısından aynı KHK maddesi uyarınca «iltibas» tehlikesi bulunduğu, başvurusu kapsamındaki diğer tüm mal ve hizmetler yönünden ise 556 sayılı KHK.'nın 8/4. maddesi koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, dolayısıyla esasen davalı başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiği, ancak davalı şirketin 19. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden, 1999/209919 numaralı önceki markasına dayalı kazanılmış hakkının bulunduğu, davalı başvurusunun anılan markanın «kazanılmış hak» sağladığı mallar dışında kalan emtia için tescil edilemeyeceğinin kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması gerektiği, kazanılmış hak konusu 19. sınıf malların, dava konusu başvuru yönünden, 35/6. sınıfta 19. sınıfa özgülenmiş hizmetler için de kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı şirketin 2012/18813 kod numarasını alan başvurusu üzerine TPMK Markalar Dairesince 22.03.2013 tarihli karar ile yanlışlıkla davalı şirkete ait 1999/209919 numaralı markanın kapsamındaki 19. sınıf malların başvurudan çıkarılarak «ilan» edildiği, itirazlar üzerine başvurunun yine yanlışlıkla sadece “Betondan mamül borular, asbestli (amyant) borular, büzler ve ekleme parçaları” malları için reddedildiği ve bu mallar yönünden davalı şirketin kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle başvurunun devamına, anılan mallar dışındaki tüm mal ve hizmetler yönünden ise başvurunun reddine karar verildiği, TPMK YİDK tarafından zaten "betondan mamül borular, asbestli (amyant) borular, büzler ve ekleme parçaları" malları haricindeki tüm mal ve hizmetler yönünden başvurunun reddine karar verilmiş olduğundan iptali gereken bir mal veya hizmet bulunmadığı, mahkemece davalı TPMK YİDK'nin 2014-M-15549 sayılı kararının iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, dava konusu marka tescil başvurusu yönünden yukarıda açıklanandan başka bir süreç daha yaşandığı, Markalar Dairesinin 22.03.2013 tarihli kararında yapılan hata fark edilince, bu kez yine Markalar Dairesince 18.04.2013 tarihli karar ile sehven başvurudan çıkarılan 19. sınıfa «dahil» mallar ile 19 ve 35. sınıf mal ve hizmetler için başvurunun yeniden ilanına karar verildiği, 13.05.2013 tarihli 213 sayılı bültende çıkan bu yayına ise davacı tara …
Mahkeme kararlarının «infazda tereddüte» yol açmayacak şekilde açık ve anlaşılabilir olması gerekmektedir.
… ar, büzler ve ekleme parçaları" mallarının davalı başvuru markasında açıkça yer almadığı ve boru emtiasının 17.sınıf mallar içinde düzenlendiği dikkate alınmaksızın «infazda tereddüte» yol açacak şekilde davalının anılan mallar yönünden müktesep hakkı olduğu gerekçesiyle bu mallar dışındaki mal ve hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğü …
İlk derece mahkemesince, taraf markalarının benzer olduğu, çekişmeli olan bir kısım mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacının "ASELSAN" ibaresini içeren markalarının, dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi uyarınca t …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/577 E. , 2024/4022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1306 Esas, 2022/1993 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/162 E., 2022/119 K.
Taraflar arasındaki kullanmama sebebiyle marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun . esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 85394 tescil numaralı "in-ka" ve 167767 tescil numaralı "in-ka 2004" ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının huzurda bulunan davanın ikame edilmesinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve çok öncesinden bu yana dava konusu markaları kullanmadığını, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun kendisine yüklediği markayı kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu durumun
davalı ile aynı sektörde olan müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu sebeplerle davalı adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı adına 85394 ve 167767 sayı ile tescilli markaların kullanılmadığının tespit edileceği tarihten geçerli olacak şekilde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi...'nun 1978 yılında "İn-ka Ticaret - ..." isimli şahıs firmasını kurduğunu ve bu suretle "İn-ka" ibaresini kullanmaya başladığını, söz konusu markanın hukuka uygun kullanılması ve ibraze üzerinde hak sahibi olunması amacıyla 1985 yılında TÜRKPATENT'e başvuru yaparak "İn-ka" ibaresinin markalaşmasını sağladığını, şirketin isim ve nevi değişim sonucu "İn-ka" ibaresinin yanına "2004" sayısı da eklenmek suretiyle müvekkili şirketin kurulduğunu ve şahıs şirketin kapanışının yapıldığını, şirketin isim ve nevi değişikliği sonucu "İn-ka 2004" ibaresinin de marka tescilinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 1978 yılından itibaren markayı şahıs şirketinde tescilsiz biçimde, 1985 yılından itibaren ise tescilli olarak yaygın ve aralıksız olarak kullandığını ve davacının markaların kullanılmadığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 02.05.2000 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı... davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 07.11.2001 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı" gerekçesiyle; ddavanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19.
sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden 02.05.2000 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline, yine davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden 07.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf kararından sonra bilirkişi raporu alınmışsa da, istinaf kararında yapılması gerektiği belirtilen incelemenin yapılmadığını, hükme esas alınan raporda ticaret unvanı kullanımının marka kullanımı sayılmışsa da bunun usul ve yasaya uygun bulunmadığını, bilirkişi raporunun 8. Sayfasında davalıya ait fatura görseline yer verilmişse de, faturanın üst kısmındaki ticaret unvanının bilirkişi heyetince markasal kullanım kabul edildiğini, bilirkişilerce dosyaya kullanıma ilişkin örnekleme fatura ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda bilirkişilerce kullanıldığı bildirilen emtialara ilişkin satış bilgilerinde "rekor" 2013 satışı 425,80 TL, 2017 yılı satışı 668,26 TL, "manşon" 2016 yılı satışı 58,49 TL, "nipel" 2016 satışı 3,30 TL, "dirsek 2016 yılı satışı 96,43 TL olup diğer yıllarda satışlarının bulunmadığını, "redüksiyon" ve "boru dirseğinin" ise 2013-2017 yıllarında hiç satışının bulunmadığını, emtiaların tamamının davalı firma tarafından kullanıldığına ilişkin tespitin kabul edilemez olduğunu bilirkişi raporunun 12.
sayfasında “…Dosya içine sunulan deliller ve mali bilirkişi tarafından davalı yana ait defterler üzerinde yapılan mali incelemeler neticesinde; “denge kapları, hava ayırıcıları, hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, köşe radyötör vanasında” aktif olarak kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu emtiaların 19. Sınıf içinde yer alan; “su tesisatlarında ekleme parçaları”, “boru ekleme parçaları” kapsamında yer alabilecekleri değerlendirilmektedir….” şeklinde zorlama açıklamalara yer verildiğini, bu hususun bilirkişilerin görevi kapsamında olmadığını, dosya kapsamında alınan önceki raporlarda kullanımlara konu emtiaların boru ekleme parçası yada su tesisatlarında ekleme parçası olarak kabul edilmediğini, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, bilirkişilerin kullanım kabul ettiği emtiaların davalıya husumet yöneltildikten sonra, kötüniyetli olduğunu, 2016 yılından önce davalının dava konusu emtiaları kullanmadığının kabulüne rağmen aksi kanaate dayalı raporun kabul edilemeyeceğini, davalı tarafın, davanın SMK'nın yürürlük tarihinden 5 yıl sonra açılması gerektiğine yönelik iddiasının hukuki değer taşımadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu, İnka Yapı Elemanları Şirketinin 2016 tarihinde açtığı davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının yakın zamanda gerçekleştirdiği kullanımların dikkate alınamayacağını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu 8 nci sayfadaki tablodan davalı tarafça 2013-2017 yılları arasında denge kapları, hava ayırıcılar hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, tortu tutucu ürünlerinin satışının yapıldığı, dosyada faturaların örneklerinin bulunduğu ve faturalardaki kullanımın markasal kullanım olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanmama sebebiyle marka iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075448000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz