6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/577 E. 2024/4022 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı usulden reddi esastan ret fatura kötüniyet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) ibraz istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/162 E., 2022/119 K.

Taraflar arasındaki kullanmama sebebiyle marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun . esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 85394 tescil numaralı "in-ka" ve 167767 tescil numaralı "in-ka 2004" ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının huzurda bulunan davanın ikame edilmesinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve çok öncesinden bu yana dava konusu markaları kullanmadığını, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun kendisine yüklediği markayı kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu durumun

davalı ile aynı sektörde olan müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu sebeplerle davalı adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı adına 85394 ve 167767 sayı ile tescilli markaların kullanılmadığının tespit edileceği tarihten geçerli olacak şekilde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi...'nun 1978 yılında "İn-ka Ticaret - ..." isimli şahıs firmasını kurduğunu ve bu suretle "İn-ka" ibaresini kullanmaya başladığını, söz konusu markanın hukuka uygun kullanılması ve ibraze üzerinde hak sahibi olunması amacıyla 1985 yılında TÜRKPATENT'e başvuru yaparak "İn-ka" ibaresinin markalaşmasını sağladığını, şirketin isim ve nevi değişim sonucu "İn-ka" ibaresinin yanına "2004" sayısı da eklenmek suretiyle müvekkili şirketin kurulduğunu ve şahıs şirketin kapanışının yapıldığını, şirketin isim ve nevi değişikliği sonucu "İn-ka 2004" ibaresinin de marka tescilinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 1978 yılından itibaren markayı şahıs şirketinde tescilsiz biçimde, 1985 yılından itibaren ise tescilli olarak yaygın ve aralıksız olarak kullandığını ve davacının markaların kullanılmadığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 02.05.2000 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı... davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 07.11.2001 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı" gerekçesiyle; ddavanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden 02.05.2000 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline, yine davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden 07.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf kararından sonra bilirkişi raporu alınmışsa da, istinaf kararında yapılması gerektiği belirtilen incelemenin yapılmadığını, hükme esas alınan raporda ticaret unvanı kullanımının marka kullanımı sayılmışsa da bunun usul ve yasaya uygun bulunmadığını, bilirkişi raporunun 8. Sayfasında davalıya ait fatura görseline yer verilmişse de, faturanın üst kısmındaki ticaret unvanının bilirkişi heyetince markasal kullanım kabul edildiğini, bilirkişilerce dosyaya kullanıma ilişkin örnekleme fatura ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda bilirkişilerce kullanıldığı bildirilen emtialara ilişkin satış bilgilerinde "rekor" 2013 satışı 425,80 TL, 2017 yılı satışı 668,26 TL, "manşon" 2016 yılı satışı 58,49 TL, "nipel" 2016 satışı 3,30 TL, "dirsek 2016 yılı satışı 96,43 TL olup diğer yıllarda satışlarının bulunmadığını, "redüksiyon" ve "boru dirseğinin" ise 2013-2017 yıllarında hiç satışının bulunmadığını, emtiaların tamamının davalı firma tarafından kullanıldığına ilişkin tespitin kabul edilemez olduğunu bilirkişi raporunun 12. sayfasında “…Dosya içine sunulan deliller ve mali bilirkişi tarafından davalı yana ait defterler üzerinde yapılan mali incelemeler neticesinde; “denge kapları, hava ayırıcıları, hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, köşe radyötör vanasında” aktif olarak kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu emtiaların 19. Sınıf içinde yer alan; “su tesisatlarında ekleme parçaları”, “boru ekleme parçaları” kapsamında yer alabilecekleri değerlendirilmektedir….” şeklinde zorlama açıklamalara yer verildiğini, bu hususun bilirkişilerin görevi kapsamında olmadığını, dosya kapsamında alınan önceki raporlarda kullanımlara konu emtiaların boru ekleme parçası yada su tesisatlarında ekleme parçası olarak kabul edilmediğini, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, bilirkişilerin kullanım kabul ettiği emtiaların davalıya husumet yöneltildikten sonra, kötüniyetli olduğunu, 2016 yılından önce davalının dava konusu emtiaları kullanmadığının kabulüne rağmen aksi kanaate dayalı raporun kabul edilemeyeceğini, davalı tarafın, davanın SMK'nın yürürlük tarihinden 5 yıl sonra açılması gerektiğine yönelik iddiasının hukuki değer taşımadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu, İnka Yapı Elemanları Şirketinin 2016 tarihinde açtığı davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının yakın zamanda gerçekleştirdiği kullanımların dikkate alınamayacağını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu 8 nci sayfadaki tablodan davalı tarafça 2013-2017 yılları arasında denge kapları, hava ayırıcılar hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, tortu tutucu ürünlerinin satışının yapıldığı, dosyada faturaların örneklerinin bulunduğu ve faturalardaki kullanımın markasal kullanım olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kullanmama sebebiyle marka iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Zamanaşımı defi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12706 E. 2012/18216 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Tescilinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2702 E. 2019/4137 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/577 E.  ,  2024/4022 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1306 Esas, 2022/1993 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/162 E., 2022/119 K.

Taraflar arasındaki kullanmama sebebiyle marka iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun . esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 85394 tescil numaralı "in-ka" ve 167767 tescil numaralı "in-ka 2004" ibareli markaları kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının huzurda bulunan davanın ikame edilmesinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ve çok öncesinden bu yana dava konusu markaları kullanmadığını, davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun kendisine yüklediği markayı kullanma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu durumun

davalı ile aynı sektörde olan müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu sebeplerle davalı adına tescilli markaların kullanmama nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı adına 85394 ve 167767 sayı ile tescilli markaların kullanılmadığının tespit edileceği tarihten geçerli olacak şekilde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi...'nun 1978 yılında "İn-ka Ticaret - ..." isimli şahıs firmasını kurduğunu ve bu suretle "İn-ka" ibaresini kullanmaya başladığını, söz konusu markanın hukuka uygun kullanılması ve ibraze üzerinde hak sahibi olunması amacıyla 1985 yılında TÜRKPATENT'e başvuru yaparak "İn-ka" ibaresinin markalaşmasını sağladığını, şirketin isim ve nevi değişim sonucu "İn-ka" ibaresinin yanına "2004" sayısı da eklenmek suretiyle müvekkili şirketin kurulduğunu ve şahıs şirketin kapanışının yapıldığını, şirketin isim ve nevi değişikliği sonucu "İn-ka 2004" ibaresinin de marka tescilinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin 1978 yılından itibaren markayı şahıs şirketinde tescilsiz biçimde, 1985 yılından itibaren ise tescilli olarak yaygın ve aralıksız olarak kullandığını ve davacının markaların kullanılmadığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 02.05.2000 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı... davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden tescil tarihinden beş yılın geçtiği 07.11.2001 tarihine kadar ve sonrasında kullanımının bulunmadığı" gerekçesiyle; ddavanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 853994 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19.

sınıftaki "su tesisatlarında ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmet sınıfları yönünden 02.05.2000 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline, yine davalı adına tescilli 167767 tescil nolu markanın tescilli olduğu 19. sınıfta "boru ekleme parçaları" emtiası hariç olmak üzere tescilli olduğu diğer tüm emtia ve hizmetler yönünden 07.11.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf kararından sonra bilirkişi raporu alınmışsa da, istinaf kararında yapılması gerektiği belirtilen incelemenin yapılmadığını, hükme esas alınan raporda ticaret unvanı kullanımının marka kullanımı sayılmışsa da bunun usul ve yasaya uygun bulunmadığını, bilirkişi raporunun 8. Sayfasında davalıya ait fatura görseline yer verilmişse de, faturanın üst kısmındaki ticaret unvanının bilirkişi heyetince markasal kullanım kabul edildiğini, bilirkişilerce dosyaya kullanıma ilişkin örnekleme fatura ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda bilirkişilerce kullanıldığı bildirilen emtialara ilişkin satış bilgilerinde "rekor" 2013 satışı 425,80 TL, 2017 yılı satışı 668,26 TL, "manşon" 2016 yılı satışı 58,49 TL, "nipel" 2016 satışı 3,30 TL, "dirsek 2016 yılı satışı 96,43 TL olup diğer yıllarda satışlarının bulunmadığını, "redüksiyon" ve "boru dirseğinin" ise 2013-2017 yıllarında hiç satışının bulunmadığını, emtiaların tamamının davalı firma tarafından kullanıldığına ilişkin tespitin kabul edilemez olduğunu bilirkişi raporunun 12.

sayfasında “…Dosya içine sunulan deliller ve mali bilirkişi tarafından davalı yana ait defterler üzerinde yapılan mali incelemeler neticesinde; “denge kapları, hava ayırıcıları, hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, köşe radyötör vanasında” aktif olarak kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu emtiaların 19. Sınıf içinde yer alan; “su tesisatlarında ekleme parçaları”, “boru ekleme parçaları” kapsamında yer alabilecekleri değerlendirilmektedir….” şeklinde zorlama açıklamalara yer verildiğini, bu hususun bilirkişilerin görevi kapsamında olmadığını, dosya kapsamında alınan önceki raporlarda kullanımlara konu emtiaların boru ekleme parçası yada su tesisatlarında ekleme parçası olarak kabul edilmediğini, davanın tümüyle kabulü gerektiğini, bilirkişilerin kullanım kabul ettiği emtiaların davalıya husumet yöneltildikten sonra, kötüniyetli olduğunu, 2016 yılından önce davalının dava konusu emtiaları kullanmadığının kabulüne rağmen aksi kanaate dayalı raporun kabul edilemeyeceğini, davalı tarafın, davanın SMK'nın yürürlük tarihinden 5 yıl sonra açılması gerektiğine yönelik iddiasının hukuki değer taşımadığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu, İnka Yapı Elemanları Şirketinin 2016 tarihinde açtığı davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının yakın zamanda gerçekleştirdiği kullanımların dikkate alınamayacağını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu 8 nci sayfadaki tablodan davalı tarafça 2013-2017 yılları arasında denge kapları, hava ayırıcılar hidrolik bağlantı setleri, pompa rekor setleri, tortu ayırıcıları, tortu tutucu ürünlerinin satışının yapıldığı, dosyada faturaların örneklerinin bulunduğu ve faturalardaki kullanımın markasal kullanım olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kullanmama sebebiyle marka iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075448000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.