Farklılaştırılmış teselsül
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1627 E. 2024/3906 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
farklılaştırılmış teselsül↗ katılma yolu ile istinaf↗ katılma yoluyla istinaf↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ rayiç değer↗ ticari avans faizi↗ rayiç bedel↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ ihya↗ denetime elverişlilik↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ anonim şirket↗ yetki↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/577 E., 2017/668 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve davalılar vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili
Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili, davacı ve davalıların dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduklarını, bu şirketin 1987 yılında şirketin hakim ortağı olan ...tarafından kurulduğunu, ....'nın 2008 yılında vefat ettiğini, müvekkili davacının...'nın eşi, davalılardan ...'nın ise oğlu olduğunu, müvekkili davacının davalı ...'nın üvey annesi olması nedeniyle haklarını sürekli ihlal ettiğini, niza konusu olan şirketin yönetim kurulunun davalılarca temsil edildiğini, davalılardan ...'nın yönetim kurulunu teşkil etmek amacıyla diğer davalılara küçük hisseler vererek ortaklığa aldığını, genel kurulda yapılan seçimlerde de yönetim kuruluna dahil ettiğini, şirketin Ankara ili, Sincan ilçesi, Yenikent mahallesinde kain 6100 dönüm büyük bir çiftliğinin bulunduğunu, bu arazilerin kiraya verilerek şirkete gelir elde edildiğini, şirketin uhdesindeki Sincan ilçesi, Yenikent/Yenikaya mahallesinde kain 19 ada, 7 parsel no'lu taşınmazın 24.11.2013 tarihinde şirketin yönetim kurulunda bulunan davalılar tarafından 3. kişilere satışının yapıldığını, taşınmazın gerçekte yüksek rayiç değer üzerinden satılmış olmasına rağmen tapuda sembolik bir miktar gösterildiğini, davalıların yönetim kurulu üyesi olarak bu satışı yapamayacaklarını, taşınmaz satışına dair yetkinin genel kurula ait olduğunu, taşınmazın satış bedelinin çok düşük gösterildiğini, taşınmazın 69.510 m2 büyüklükte değerli bir arsa olduğunu, tapuda gösterilen bedelle gerçek satış bedeli arasındaki miktarın şirket kasasına girmediğini ve şirketin bu suretle zarara uğratıldığını, yapılacak yargılama neticesinde, Yenikent/Yenikayı Mahallesinde kain 19 ada, 7 parselin satışı neticesinde şirketin uğradığı zararın tespitiyle, belirlenecek olan miktarın, şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde 10.000,00 TL üzerinden açılan davanın 1.421.476,10 TL artırılarak toplam 1.431.476,10 TL'nin taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, ...'nın yönetim kurulu başkanı olduğunu, taraflar arasında görülen pek çok dava bulunduğunu, davacının şirkette halen %5 hisseye sahip olduğunu, 24.11.2013 tarihinde satılan taşınmazın üzerinde bildirilen yapılar bulunmakla beraber anılan yatırımların merhum Şevki Vanlı zamanından beri atıl halde olduğunu, davacının dava konusu edilen gayrimenkullerin satışı işlemine ilişkin olarak yönetim kurulunun yetkisiz olduğuna dair iddiaların yersiz ve asılsız olduğunu, arsanın davalı şirketin sahip olduğu tüm arazilere göre oldukça küçük bir taşınmaz olduğunu, merhum Şevki Vanlı'nın arazi geliştirme faaliyeti sırasında bu parseli ve komşu birkaç parseli villa yapılaşmasına uygun olarak imar uygulamasına soktuğunu ve bölgede yavaş yavaş yerleşim faaliyetini canlandırarak tüm arazinin değerini artırmayı hedeflediğini, hatta merhum Şevki Vanlı'nın sağlığında bu arazi geliştirme çalışması kapsamında oldukça büyük 180 dönümlük bir arsayı hiçbir bedel almadan sırf bölgede okul açmalarına teşvik etmek amacıyla ve şartıyla Sağlık ve Eğitim Vakfına bağışladığını, dava konusu taşınmazın 60 dönüm olduğunu, şirketin toplam arsalarının sadece 1/100'ünden ibaret olduğunu, tamamen bölgede yerleşim başlatmak amacıyla ve daha önce benzer yatırımlar yapmış bir yatırımcı gruba yapılan stratejik bir satış olduğunu, bölgeyi canlandırma amacı güdüldüğünü, üstelik satış değerinin düşük gösterildiği iddiasının yerinde olmadığını, satış bedelinin rayiç değer üzerinden yapıldığını ve resmi satışın da bu gerçek değer üzerinden gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarih, 2015/577 E. ve 2017/668 K. sayılı kararıyla; davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde 21.11.2013 tarihinde şirketin uhdesinde olan ve niza konusu
edilen Sincan ilçesi, Yenikent/Yenikayı Mahallesinde kain 19 ada, 7 parsel no'lu 69.510 m² büyüklüğündeki taşınmazı 3. kişilere sattıkları, akit tablosunda toplam satış bedeli olarak 514.803,84 TL'nin yazılı olduğu, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede, satış bedelinin mal sahibi şirketin kasasına girdiğinin belirlendiği, emlakçı bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, satış tarihi itibariyle nizalı yerde taşınmazın metrekare fiyatının 28,00 TL edeceği, buna göre (satılan) toplam taşınmazın bedelinin (69.510,00 x 28,00) 1.946.280,00 TL ettiğinin bildirildiği, davalı yanların bedele yönelik itirazları neticesinde bilirkişiden ek rapor alındığı, sunulan raporun denetime elverişli olması karşısında hükme esas alınarak değerlendirilmesi neticesinde, niza konusu edilen 69.510 m²'lik taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihindeki gerçek rayiç bedelinin 1.946.280,00 TL edeceği, tapudaki (akit tablosunda) yazdığı satış bedeli olan 514.803,84 TL miktarın gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki fark olan (1.946.280,00 TL-514.803,84 TL) 1.431.476,16 TL kadar şirketin zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.431.476,16 TL tazminatın 08.09.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarih, 2018/288 E. ve 2019/1013 K. sayılı kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihi itibariyle 2.085.300,00 TL olduğu, bu hale göre, taşınmazın tapudaki satış bedeli olan 514.803,84 TL bedelinin gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki bedel farkı olan (taşınmazın bedeli olan 1.946.280,00 TL - 514.803,84 TL) 1.431.476,16 TL kadar şirketin zarara uğradığı, bu miktarın dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalılardan tahsili ile dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği ve fakat oluşan zararın tapu satış tarihi olan 28.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken hataya düşüldüğü davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun faiz türü ve faiz başlangıcı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 1.431.476,16 TL tazminatın 28.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.06.2021 tarih, 2019/4815 E. ve 2021/4664 K. sayılı kararıyla bilirkişi raporundaki eksikliklere işaret edilerek ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından farklılaştırılmış teselsül ilkesinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu üyelerinin farklılaştırılmış teselsül kuramına göre yapılan değerlendirmede 08.11.2013 tarihli satışın tüm yönetim kurulu üyelerince alındığı, yönetim kurul kararının en az satım bedeli belirlenmeden alındığı, zarardan davalı yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu bulunduğu, benimsenen bilirkişi raporlarına göre
dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihi itibariyle değerinin 1.609.156,50 TL olduğu, tapuda taşınmazın satış değerinin 514.803,84 TL olarak gösterildiği, şirketin 1.094.352,66 TL zarara uğradığı, bu miktarın dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalılardan tahsili ile dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne 1.094.352,66 TL tazminatın 21.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında hatalı hesaplamalar olduğunu, taşınmaz gerçek bedelinin daha yüksek olduğunu, yargılama masraflarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu arazinin çevrede emsali olmadığını, emsal alınabilecek en yakın yerlerin belediyenin kendi yaptığı imar çalışması üzerine arsa niteliği kazanan yerler olduğunu, bu sebeple yerleşime yakın bu türden taşınmazların dava konusu taşınmazla kıyaslanmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerce alınan raporların kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz satışının bölgede yerleşim başlatmayı teşvik etmek ve bölgeyi ihya etmek amacıyla daha önce benzer yatırımlar yapmış bir gruba yapılan stratejik bir satış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak zararın tespiti ve belirlenecek olan miktarın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4815 E. 2021/4664 K.
Ortak:farklılaştırılmış teselsül · katılma yoluyla istinaf · anonim şirket yönetim kurulu · rayiç bedel · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · denetime elverişlilik · anonim şirket
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarih, 2015/577 E. ve 2017/668 K. sayılı kararıyla; davalıların «yönetim kurulu» üyesi oldukları dönemde 21.11.2013 tarihinde şirketin uhdesinde olan ve niza konusu edilen Sincan ilçesi, Yenikent/Yenikayı Mahallesinde kain 19 ada, 7 parsel no'lu 69.510 m² büyüklüğündeki taşınmazı 3. kişilere sattıkları, akit tablosunda toplam satış bedeli olarak 514.803,84 TL'nin yazılı olduğu, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede, satış bedelinin mal sahibi şirketin kasasına girdiğinin belirlendiği, emlakçı bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, satış tarihi itibariyle nizalı yerde taşınmazın metrekare fiyatının 28,00 TL edeceği, buna göre (satılan) toplam taşınmazın bedelinin (69.510,00 x 28,00) 1.946.280,00 TL ettiğinin bildirildiği, davalı yanların bedele yönelik itirazları neticesinde bilirkişiden ek rapor alındığı, sunulan raporun «denetime elverişli» olması karşısında hükme esas alınarak değerlendirilmesi neticesinde, niza konusu edilen 69.510 m²'lik taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihindeki gerçek «rayiç bedelinin» 1.946.280,00 TL edeceği, tapudaki (akit tablosunda) yazdığı satış bedeli olan 514.803,84 TL miktarın gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki fark olan (1.946.280,00 TL-514.803,84 TL) 1.431.476,16 TL kadar «şirketin zarara» uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.431.476,16 TL tazminatın 08.09.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken v …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyeleri olan davalıların «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı olarak zararın tespiti ve belirlenecek olan miktarın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu» davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi …
Benzer bu kararda3- 6762 sayılı mülga Ticaret Kanunu zamanında var olan üyelerin mutlak «müteselsil sorumluluğu» sisteminden farklı olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557.maddesinde, «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin olarak Kurumsal Yönetim İlkeleri çerçevesinde “«farklılaştırılmış teselsül» ilkesi” benimsenmiştir.
… in (69.510,00 x 28,00) 1.946.280,00 TL ettiğinin bildirildiği, davalı yanların bedele yönelik itirazları neticesinde bilirkişiden ek rapor alındığı, sunulan raporun «denetime elverişli» olması karşısında hükme esas alınarak değerlendirilmesi neticesinde, niza konusu edilen 69.510 m²'lik taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihindeki gerçek «rayiç bedelinin» 1.946.280,00 TL edeceği, tapudaki (akit tablosunda) yazdığı satış bedeli olan 514.803,84 TL miktarın gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki fark olan (1.946.280,00TL-514.803,84TL) 1.431.476,16 TL kadar «şirketin zarara» uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.431.476,16 TL tazminatın 08.09.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken v …
2-Dava, dava dışı «anonim şirketin yönetim kurulu» üyeleri olan davalıların «şirketi zararı» uğrattıkları iddiasına dayalı olarak zararın tespiti ve belirlenecek olan miktarın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · faiz başlangıç tarihi · sorumluluktan kurtulma · keşif · kusur
Benzer bu karardaAncak zararın ortaya çıkmasında tek bir üyenin «kusuru» varsa kural olarak diğer üyeler dış ilişkide «sorumluluktan kurtulur». (H. ..., Şirketler Hukuku, 7.B.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalılar vekili ve katılma yoluyla da davacı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin «faiz başlangıç tarihi» ve cinsine yönelik istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Mahkemesince alınan ve kabul edilen bilirkişi raporlarında emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu yerin konumu, alt yapısı gibi özellikleri değerlendirilmeksizin, «keşif» icra edilmeksizin emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmaz arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmadan ve henüz satış ilanında bulunan ve fa …
Mahkemece, mahallinde gayrimenkul değerleme uzmanı, mimar veya inşaat mühendisi ve emlakçının da bulunduğu heyet ile emsal alınan taşınmazların bulunduğu mahalde «keşif» yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazla karşılaştırmanın yapıldığı bir rapor alınarak ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu ilkelere uymaksızın hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1627 E. , 2024/3906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1182 Esas, 2022/1526 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/577 E., 2017/668 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ve davalılar vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili
Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili, davacı ve davalıların dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'nin ortakları olduklarını, bu şirketin 1987 yılında şirketin hakim ortağı olan ...tarafından kurulduğunu, ....'nın 2008 yılında vefat ettiğini, müvekkili davacının...'nın eşi, davalılardan ...'nın ise oğlu olduğunu, müvekkili davacının davalı ...'nın üvey annesi olması nedeniyle haklarını sürekli ihlal ettiğini, niza konusu olan şirketin yönetim kurulunun davalılarca temsil edildiğini, davalılardan ...'nın yönetim kurulunu teşkil etmek amacıyla diğer davalılara küçük hisseler vererek ortaklığa aldığını, genel kurulda yapılan seçimlerde de yönetim kuruluna dahil ettiğini, şirketin Ankara ili, Sincan ilçesi, Yenikent mahallesinde kain 6100 dönüm büyük bir çiftliğinin bulunduğunu, bu arazilerin kiraya verilerek şirkete gelir elde edildiğini, şirketin uhdesindeki Sincan ilçesi, Yenikent/Yenikaya mahallesinde kain 19 ada, 7 parsel no'lu taşınmazın 24.11.2013 tarihinde şirketin yönetim kurulunda bulunan davalılar tarafından 3.
kişilere satışının yapıldığını, taşınmazın gerçekte yüksek rayiç değer üzerinden satılmış olmasına rağmen tapuda sembolik bir miktar gösterildiğini, davalıların yönetim kurulu üyesi olarak bu satışı yapamayacaklarını, taşınmaz satışına dair yetkinin genel kurula ait olduğunu, taşınmazın satış bedelinin çok düşük gösterildiğini, taşınmazın 69.510 m2 büyüklükte değerli bir arsa olduğunu, tapuda gösterilen bedelle gerçek satış bedeli arasındaki miktarın şirket kasasına girmediğini ve şirketin bu suretle zarara uğratıldığını, yapılacak yargılama neticesinde, Yenikent/Yenikayı Mahallesinde kain 19 ada, 7 parselin satışı neticesinde şirketin uğradığı zararın tespitiyle, belirlenecek olan miktarın, şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde 10.000,00 TL üzerinden açılan davanın 1.421.476,10 TL artırılarak toplam 1.431.476,10 TL'nin taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, ...'nın yönetim kurulu başkanı olduğunu, taraflar arasında görülen pek çok dava bulunduğunu, davacının şirkette halen %5 hisseye sahip olduğunu, 24.11.2013 tarihinde satılan taşınmazın üzerinde bildirilen yapılar bulunmakla beraber anılan yatırımların merhum Şevki Vanlı zamanından beri atıl halde olduğunu, davacının dava konusu edilen gayrimenkullerin satışı işlemine ilişkin olarak yönetim kurulunun yetkisiz olduğuna dair iddiaların yersiz ve asılsız olduğunu, arsanın davalı şirketin sahip olduğu tüm arazilere göre oldukça küçük bir taşınmaz olduğunu, merhum Şevki Vanlı'nın arazi geliştirme faaliyeti sırasında bu parseli ve komşu birkaç parseli villa yapılaşmasına uygun olarak imar uygulamasına soktuğunu ve bölgede yavaş yavaş yerleşim faaliyetini canlandırarak tüm arazinin değerini artırmayı hedeflediğini, hatta merhum Şevki Vanlı'nın sağlığında bu arazi geliştirme çalışması kapsamında oldukça büyük 180 dönümlük bir arsayı hiçbir bedel almadan sırf bölgede okul açmalarına teşvik etmek amacıyla ve şartıyla Sağlık ve Eğitim Vakfına bağışladığını, dava konusu taşınmazın 60 dönüm olduğunu, şirketin toplam arsalarının sadece 1/100'ünden ibaret olduğunu, tamamen bölgede yerleşim başlatmak amacıyla ve daha önce benzer yatırımlar yapmış bir yatırımcı gruba yapılan stratejik bir satış olduğunu, bölgeyi canlandırma amacı güdüldüğünü, üstelik satış değerinin düşük gösterildiği iddiasının yerinde olmadığını, satış bedelinin rayiç değer üzerinden yapıldığını ve resmi satışın da bu gerçek değer üzerinden gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2017 tarih, 2015/577 E. ve 2017/668 K. sayılı kararıyla; davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları dönemde 21.11.2013 tarihinde şirketin uhdesinde olan ve niza konusu
edilen Sincan ilçesi, Yenikent/Yenikayı Mahallesinde kain 19 ada, 7 parsel no'lu 69.510 m² büyüklüğündeki taşınmazı 3. kişilere sattıkları, akit tablosunda toplam satış bedeli olarak 514.803,84 TL'nin yazılı olduğu, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan incelemede, satış bedelinin mal sahibi şirketin kasasına girdiğinin belirlendiği, emlakçı bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde, satış tarihi itibariyle nizalı yerde taşınmazın metrekare fiyatının 28,00 TL edeceği, buna göre (satılan) toplam taşınmazın bedelinin (69.510,00 x 28,00) 1.946.280,00 TL ettiğinin bildirildiği, davalı yanların bedele yönelik itirazları neticesinde bilirkişiden ek rapor alındığı, sunulan raporun denetime elverişli olması karşısında hükme esas alınarak değerlendirilmesi neticesinde, niza konusu edilen 69.510 m²'lik taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihindeki gerçek rayiç bedelinin 1.946.280,00 TL edeceği, tapudaki (akit tablosunda) yazdığı satış bedeli olan 514.803,84 TL miktarın gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki fark olan (1.946.280,00 TL-514.803,84 TL) 1.431.476,16 TL kadar şirketin zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.431.476,16 TL tazminatın 08.09.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarih, 2018/288 E. ve 2019/1013 K. sayılı kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihi itibariyle 2.085.300,00 TL olduğu, bu hale göre, taşınmazın tapudaki satış bedeli olan 514.803,84 TL bedelinin gerçek satış bedelini yansıtmadığı, aradaki bedel farkı olan (taşınmazın bedeli olan 1.946.280,00 TL - 514.803,84 TL) 1.431.476,16 TL kadar şirketin zarara uğradığı, bu miktarın dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalılardan tahsili ile dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği ve fakat oluşan zararın tapu satış tarihi olan 28.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken hataya düşüldüğü davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun faiz türü ve faiz başlangıcı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 1.431.476,16 TL tazminatın 28.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 01.06.2021 tarih, 2019/4815 E. ve 2021/4664 K. sayılı kararıyla bilirkişi raporundaki eksikliklere işaret edilerek ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından farklılaştırılmış teselsül ilkesinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu üyelerinin farklılaştırılmış teselsül kuramına göre yapılan değerlendirmede 08.11.2013 tarihli satışın tüm yönetim kurulu üyelerince alındığı, yönetim kurul kararının en az satım bedeli belirlenmeden alındığı, zarardan davalı yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu bulunduğu, benimsenen bilirkişi raporlarına göre
dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 21.11.2013 tarihi itibariyle değerinin 1.609.156,50 TL olduğu, tapuda taşınmazın satış değerinin 514.803,84 TL olarak gösterildiği, şirketin 1.094.352,66 TL zarara uğradığı, bu miktarın dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalılardan tahsili ile dava dışı Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne 1.094.352,66 TL tazminatın 21.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında hatalı hesaplamalar olduğunu, taşınmaz gerçek bedelinin daha yüksek olduğunu, yargılama masraflarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu arazinin çevrede emsali olmadığını, emsal alınabilecek en yakın yerlerin belediyenin kendi yaptığı imar çalışması üzerine arsa niteliği kazanan yerler olduğunu, bu sebeple yerleşime yakın bu türden taşınmazların dava konusu taşınmazla kıyaslanmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerce alınan raporların kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz satışının bölgede yerleşim başlatmayı teşvik etmek ve bölgeyi ihya etmek amacıyla daha önce benzer yatırımlar yapmış bir gruba yapılan stratejik bir satış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak zararın tespiti ve belirlenecek olan miktarın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 557 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075378000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz