6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3669 E. 2024/6181 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele ziya sicilden terkin derdestlik kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici terkin taşıyan ayırt edicilik yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI :2019/139 E., 2020/435 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “TUBORG Biranın Sade ve Geleneksel Hali” ibareli markanın 32. sınıfta tescili için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin “EFES PİLSEN Biranın Sade ve Geleneksel Hali” markası ile yoğun görsel, işitsel ve konseptsel benzerlik yarattığını ve kapsamında da 32. sınıf emtianın bulunduğunu, başvurudaki “TUBORG” ibaresinin çatı markası olması nedeniyle benzerlik karşılaştırmasında dikkate alınmayacağını, markaların karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.12.2018 tarih ve 2018-M-11429 sayılı kararının iptaline ve davalı şirketin 2018/19169 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “Biranın Sade ve Geleneksel Hali” ibaresinin ilk kez müvekkili tarafından yaratılıp kullanıldığını, piyasada meşhur ve maruf hale getirildiğini, bu ibareyi taşıyan ilk marka başvurusunun da müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin tescilli 2018/06547 numaralı markasının bulunduğunu, davacının başvurusunun müvekkilinin başvurularından sonra yapıldığını, müvekkilinin dava konusu ibareyi ambalajlarında, reklam ve tanıtımlarında, bardaklarında, broşürlerinde uzun süredir kullanmakta olduğunu, davacının itiraza mesnet marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, her ne kadar her iki markada kendi sektörlerinde "TUBORG" ve "EFES PİLSEN" şeklinde ayrı ayrı bilinen ve tanınan markalar çatı ibare olarak yer almış ise de taraf markaları aynı ibareyi taşıdıklarından slogan markalarda bütünsel yaklaşımın ön planda olduğu, diğer yönden davalı başvurusundaki "TUBORG" ibaresinin daha belirgin olarak yazılma seçeneği varken diğer ibareler ile aynı puntoda yer aldığından çatı markasından ziyade markanın bütünü olan "TUBORG Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibaresinin öne çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuru konusu işaret ile davacının markası arasında görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2019-M-340 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/19177 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun ve bu rapora dayalı olarak oluşturulan kararın hukuka aykırı olduğunu, başvurudaki "TUBORG" ibaresinin başlı başına ayırt ediciliği sağladığını, gerçek hak sahipliğine ilişkin delillerin incelenmediğini, müvekkilinin 2018/06447 numaralı "Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibareli marka başvurusunun görmezden gelindiğini, markaların karıştırılmasının olanaksız olduğunu, davacının mesnet marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığını, bu markaya karşı açtıkları davanın derdest olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunu davacıdan bir ay önce yaptığını, markanın müvekkili ile özdeşleştiğini, hükümsüzlük talebiyle açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak yer alan ibarenin karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ayırt ediciliği çatı markası niteliğindeki "TUBORG" ve "EFES PİLSEN" ibareleri sağladığını, markalarda ortak olarak yer alan "Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibaresinden kaynaklı ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin ise bulunmadığını, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna uyulmayarak zıttı yönde hüküm kurulduğunu, dava konusu taraf markaları arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, taraf markalarının benzer, içerdikleri malların ise birebir aynı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7327 E. 2024/3721 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2621 E. 2023/6356 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3669 E.  ,  2024/6181 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/417 Esas, 2023/396 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/139 E., 2020/435 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “TUBORG Biranın Sade ve Geleneksel Hali” ibareli markanın 32. sınıfta tescili için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin “EFES PİLSEN Biranın Sade ve Geleneksel Hali” markası ile yoğun görsel, işitsel ve konseptsel benzerlik yarattığını ve kapsamında da 32. sınıf emtianın bulunduğunu, başvurudaki “TUBORG” ibaresinin çatı markası olması nedeniyle benzerlik karşılaştırmasında dikkate alınmayacağını, markaların karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.12.2018 tarih ve 2018-M-11429 sayılı kararının iptaline ve davalı şirketin 2018/19169 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “Biranın Sade ve Geleneksel Hali” ibaresinin ilk kez müvekkili tarafından yaratılıp kullanıldığını, piyasada meşhur ve maruf hale getirildiğini, bu ibareyi taşıyan ilk marka başvurusunun da müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin tescilli 2018/06547 numaralı markasının bulunduğunu, davacının başvurusunun müvekkilinin başvurularından sonra yapıldığını, müvekkilinin dava konusu ibareyi ambalajlarında, reklam ve tanıtımlarında, bardaklarında, broşürlerinde uzun süredir kullanmakta olduğunu, davacının itiraza mesnet marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, her ne kadar her iki markada kendi sektörlerinde "TUBORG" ve "EFES PİLSEN" şeklinde ayrı ayrı bilinen ve tanınan markalar çatı ibare olarak yer almış ise de taraf markaları aynı ibareyi taşıdıklarından slogan markalarda bütünsel yaklaşımın ön planda olduğu, diğer yönden davalı başvurusundaki "TUBORG" ibaresinin daha belirgin olarak yazılma seçeneği varken diğer ibareler ile aynı puntoda yer aldığından çatı markasından ziyade markanın bütünü olan "TUBORG Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibaresinin öne çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuru konusu işaret ile davacının markası arasında görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2019-M-340 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/19177 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1-Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunun ve bu rapora dayalı olarak oluşturulan kararın hukuka aykırı olduğunu, başvurudaki "TUBORG" ibaresinin başlı başına ayırt ediciliği sağladığını, gerçek hak sahipliğine ilişkin delillerin incelenmediğini, müvekkilinin 2018/06447 numaralı "Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibareli marka başvurusunun görmezden gelindiğini, markaların karıştırılmasının olanaksız olduğunu, davacının mesnet marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığını, bu markaya karşı açtıkları davanın derdest olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunu davacıdan bir ay önce yaptığını, markanın müvekkili ile özdeşleştiğini, hükümsüzlük talebiyle açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak yer alan ibarenin karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ayırt ediciliği çatı markası niteliğindeki "TUBORG" ve "EFES PİLSEN" ibareleri sağladığını, markalarda ortak olarak yer alan "Biranın Sade ve Geleneksel Hali" ibaresinden kaynaklı ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin ise bulunmadığını, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna uyulmayarak zıttı yönde hüküm kurulduğunu, dava konusu taraf markaları arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, taraf markalarının benzer, içerdikleri malların ise birebir aynı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074262300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.