Limited Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2332 E. 2024/5959 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ infisah↗ kar dağıtımı↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ çıkma payı↗ yönetici sorumluluğu↗ ba beyannamesi↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kar payı↗ cari hesap↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket zararı↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ dava sebebi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin fesih ve tasfiye koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7421 E. 2023/538 K.
Ortak:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, ticari «şirketin tasfiyesi» ve «tasfiye memuru atanması» talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10163 E. 2012/2406 K.
Ortak:dava sebebi
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1842 E. 2016/3218 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · vade · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar....,.... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», 9.000 TL'nin davalı.... adına «borcu üstlenen»...'den 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece uyulan «son» bozma ilamında davacı vekilinin temyiz talebindeki talebiyle bağlı kalınarak «vade» sonu tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, paranın hesaba yatırıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olup bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden alacağın davalı... adına «borcu üstlenen»...'den tahsiline dair mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve dolayısıyla taraf sıfatı bulunmayan... ve....'ün karar başlığında davalı olarak gösterilip haklarında «davanın açılmamış sayılmasına» dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu kişiler hakkında kurulan hükmün resen bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı... vekili ve «borcu üstlenen» ...vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2332 E. , 2024/5959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/267 Esas, 2016/430 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi, çıkma payının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket iki ortaklı olup müvekkili ve davalı ...'un %50'şer hisseye sahip olduğunu, ortaklar arasında ... ilişkisi sarsıldığından şirketin tasfiyesi için dava açmanın zorunlu hale geldiğini, 29.04.2010 tarihinden bu zamana kadar şirketin davalı ... tarafından yönetildiğini, davalı ...'nin kanuna aykırı olarak ve herhangi bir yetkilendirme olmadığı hâlde şirketi tek başına yönetip müvekkilinin temsilcisini iş yerine sokmadığını, şirket ile ilgili tüm bilgileri gizlediğini, şirketin gelir gider tablosu, cari hesap ekstreleri, yıl sonu cari hesap tablosu, mağazadaki stok mal durumu ve hangi firmaların bayilik işlemlerinin devam ettiği hakkında hiçbir bilgi vermediğini, müvekkilinin tespit yaptırmak zorunda kaldığını, davalı ortağın müvekkilinin bilgisi olmadan şirketin merkezini değiştirdiğini, mevcut mağazaların adresini değiştirdiğini, şirketin önceki adresinde farklı bir firma adı altında mağazacılık faaliyetine devam ettiğini, vergi ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek şirketi cezalı duruma düşürdüğünü, şirkete ait paradan üçüncü kişilere ödeme yaparak şirketi zarara uğrattığını, müvekkiline kar payı ödenmediğini, şirketin anasözleşmede yazılı amacını gerçekleştirme ihtimali kalmadığını, ortaklar arasındaki ...
duygusunun zarar gördüğünü ileri sürerek MM Marka Mağazacılık Tur. İnş. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiyesi ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiş, 08.01.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesi yanında müvekkilinin tasfiye payının tespitini de talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; fesih veya infisah sebeplerinin bulunmadığını, davacının hisse devralmak suretiyle 15.04.2010 tarihinde ortak olduğunu, kar dağıtım kararı alınmadığı halde ve yıl sonu gelmediği halde kar talep ettiğini, davacının Mahkeme aracılığıyla yaptırdığı tespitte de şirketin zararda olduğunun ortaya konulduğunu, günlük hasılatın yarısının ortağa ödenmesinin mümkün olmadığını, davacının kira ve vergi ödemesi gibi şirket giderlerine ilişkin payına düşen meblağları ödemediğini, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/215 E. sayılı dosyası ile davalı ... hakkında şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 551 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "Her ortak, muhik (geçerli) sebeplere dayanmak şartıyla şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talebedebilir" hükmü karşısında muhik sebebe dayalı olmayan fesih istemine ilişkin işbu davanın davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 25.01.2023 tarihli ve 2022/7421 E., 2023/538 K.sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili, 13 yıldır faaliyeti bulunmayan, 13 yıl önce malları davalı tarafça kaçırılan şirketin faaliyet gösteriyormuş gibi kabul edilip davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin fiilen bulunmadığını, adresin boşaltıldığını, tabeladan ibaret olduğunu, 13 yıldır vergi beyannamelerinin verilmediğini, faaliyeti bulunmayan şirketlerin fesih ve tasfiye koşullarının gerçekleştiğine dair pek çok Yargıtay içtihadı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin fesih ve tasfiye koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 551 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074224200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz