6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3830 E. 2024/5953 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolojik inceleme nakden kaydı illetten mücerretlik malen kaydı avalist aval protesto yazılı delille ispat tahrifat mücerretlik takipsizlik kararı bedelsizlik vekâlet ücreti şikayet yemin kötü niyet tazminatı ispat yükü keşideci uyuşmazlık konusu bono kefil kötü niyet ihtar esastan ret iflas ihtarname ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit cy/cy kaydı yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/27 E., 2021/388 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.09.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. Fırat Çalışır ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu senetteki imzalar müvekkilerine ait ise de diğer kısımların davalı tarafça sonradan kötü niyetli olarak doldurulduğunu ve takip başlatıldığını, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, bu konuda davalıya ihtarname gönderildiğini, senette malen ya da nakden kaydının olmadığını, bu nedenle ispat yükünün davalıda bulunduğunu, sonradan yazılan yazıların tespiti gerektiğini, faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların imzalarını kabul ettiklerini, diğer kısımların kim tarafından yazıldığının önemi olmadığını, senette nakten veya malen kaydının yer almamasının senedin geçerliliğini etkilemediğini savunnarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçuyla ilgili şikayetleri konusunda takipsizlik kararı verildiği, senette nakden veya malen kaydının bulunmamasının senedin illetten mücerretliğini ortadan kaldırmadığı, ispat yükünün davacılarda olduğu, davacıların davalarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahrifat iddialarının Mahkemece değerlendirilmediğini, bonoda ... isminin yanında (Kefil) 2 yazıldığını ve paraf atılmadığını, bu nedenle bono vasfı olmadığını, senedin düzenleme tarihinde davacının senet bedeli kadar borç verme mali gücü olup olmadığının araştırılmadığını, müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığını, imza dışındaki yazıların müvekkillerine ait olmadığını, senette nakden ya da malen kaydı bulunmadığından ispat yükünün davalıda olduğunu, boş senedin iadesi konusunda davalıya ihtar gönderildiğini, imza dışındaki kısımların davalı tarafından doldurulduğunun ispatı bakımından grafoloji incelemesi gerektiğini, faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu, protesto çekilmeden senedin takibe konulduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takipsizlik kararında belirtildiği üzere senedin keşideci ve aval kısmındaki isim ve imzaların davacıların eli ürünü olduğu, diğer yazı ve rakamların davalı tarafından doldurulduğunun tarafların kabulünde bulunduğu, imzalı ve boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak dolduruluğunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, boş bononun iadesine ilişkin ihtarnamenin ispata yarar belgelerden olmadığı, keşideci ... ile avalist olarak imzası bulunan ...'in senedi hükümden düşürme kuvvetini haiz herhangi bir ispat vasıtası sunamadıkları, hüküm celsesinde yemine de dayanmayacaklarını bildirdikleri, keşideci ve avaliste başvurmak için protesto çekilmesinin de şart olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu bonodan dolayı davacıların borçlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776, 777 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3830 E.  ,  2024/5953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1773 Esas, 2023/327 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/27 E., 2021/388 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.09.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. Fırat Çalışır ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu senetteki imzalar müvekkilerine ait ise de diğer kısımların davalı tarafça sonradan kötü niyetli olarak doldurulduğunu ve takip başlatıldığını, müvekkillerinin davalıya borcu bulunmadığını, bu konuda davalıya ihtarname gönderildiğini, senette malen ya da nakden kaydının olmadığını, bu nedenle ispat yükünün davalıda bulunduğunu, sonradan yazılan yazıların tespiti gerektiğini, faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların imzalarını kabul ettiklerini, diğer kısımların kim tarafından yazıldığının önemi olmadığını, senette nakten veya malen kaydının yer almamasının senedin geçerliliğini etkilemediğini savunnarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçuyla ilgili şikayetleri konusunda takipsizlik kararı verildiği, senette nakden veya malen kaydının bulunmamasının senedin illetten mücerretliğini ortadan kaldırmadığı, ispat yükünün davacılarda olduğu, davacıların davalarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahrifat iddialarının Mahkemece değerlendirilmediğini, bonoda ... isminin yanında (Kefil) 2 yazıldığını ve paraf atılmadığını, bu nedenle bono vasfı olmadığını, senedin düzenleme tarihinde davacının senet bedeli kadar borç verme mali gücü olup olmadığının araştırılmadığını, müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığını, imza dışındaki yazıların müvekkillerine ait olmadığını, senette nakden ya da malen kaydı bulunmadığından ispat yükünün davalıda olduğunu, boş senedin iadesi konusunda davalıya ihtar gönderildiğini, imza dışındaki kısımların davalı tarafından doldurulduğunun ispatı bakımından grafoloji incelemesi gerektiğini, faiz oranı ve miktarının fahiş olduğunu, protesto çekilmeden senedin takibe konulduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takipsizlik kararında belirtildiği üzere senedin keşideci ve aval kısmındaki isim ve imzaların davacıların eli ürünü olduğu, diğer yazı ve rakamların davalı tarafından doldurulduğunun tarafların kabulünde bulunduğu, imzalı ve boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak dolduruluğunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, boş bononun iadesine ilişkin ihtarnamenin ispata yarar belgelerden olmadığı, keşideci ... ile avalist olarak imzası bulunan ...'in senedi hükümden düşürme kuvvetini haiz herhangi bir ispat vasıtası sunamadıkları, hüküm celsesinde yemine de dayanmayacaklarını bildirdikleri, keşideci ve avaliste başvurmak için protesto çekilmesinin de şart olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu bonodan dolayı davacıların borçlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776, 777 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071687900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.