6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markanın hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4070 E. 2024/5889 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret terkin ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2021/18 E., 2021/112 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "znabili" markasına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespitini ve sona erdirilmesini, müvekkil markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulmasını, 2017/21244 tescil no ile tescillenmiş "alam al - deen zanabıly" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ve 6 ncı maddeleri gereği hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, ayrıca müvekkilinin markasının davalı tarafından kullanımının durdurulması ve sona erdirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Alam Al Deen Zanabıly" markasını 10.03.2017 tarihinde 2017/21244 tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilleterek 03. sınıf emtialarda koruma altına aldırdığını, ticari faaliyetlerinde kullandığı markanın yasal sahibi olduğundan tescil hakkını kullanarak ürünlerinde kullanmakta olduğunu, işbu marka ile davacının müvekkille isnat ettiği gibi davacıya ait olan 2015/59886 tecil numaralı "Znabili" markasının benzerliği olmadığını, "Znabili" markasının tescil hakkını ihlal eden bir tecavüz de söz konusu olmadığını, "Znabili" veya "Zanabıly" kelimesi Suriye'de uzun yıllar önce ilk sabun üretimi ve ticareti yapan bir ailenin soyadı olduğunu, daha sonra Suriyeli sabun tüccarlarının bu isim altında birçok sabun markası ürettiklerini ve bu ismin Suriye'de sabun sektöründe kullanılan ve sabunu simgeleyen anonim bir isim haline geldiğini, dolayısıyla davacı ile herhangi bir öznel veya simgesel bir bağı olmadığını, davacının da belirttiği gibi "Znabili" ibaresi uzun yıllardan beri birçok sabun üretici tarafından kullanılan bir ibare olduğu için davacının iddia ettiği gibi davacı firmanın olağanüstü emek ve çaba sonucu bilinir hale getirdiğini, davacı firma ile özdeşleşen bir ibarede olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının davalının tescilli markasından daha önceki tarihli olması ve korunan ürünlerin aynı ve benzer temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler kategorisine dahil olması sebebiyle karıştırılması ihtimali bulunan davalıya ait marka tescilinin terkin ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçeleriyle markanın hükümsüzlüğü ile davalı adına tescilli 2017/21244 tescil sayılı "ALAM AL-DEEN ZANABILY" markanın TÜRKPATENT sicilinden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markanın Arap harfleriyle yazılı kısımlarını markanın şekli unsuru kabul ettiğini, marka kompozisyonlarının dikkate alınmadığını, markalar arasındaki kısmi benzerliğin markalar arasında iltibas oluşacak derecede yakınlık olduğu anlamına gelmeyeceğini, OMO markası Unilever İp Holdings BW şirketi adına tanınmış marka statüsünde tescilli bir marka iken ... markası ... Gıda Eğlence ve Spor Hizmetleri Ltd. Şti. adına tescilli (2004/34719) marka olduğunu, bu ikinci marka da diğer marka Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olmasına rağmen TÜRKPATENT nezdinde korunduğunu, oysa ikinci marka ters çevrildiğinde omo görüntüsü ortaya çıktığını, bu ihtimalde her iki markanın okunuşunun da aynı olduğunu, iltibas yönünden alınan rapora itibar edilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacı adına 2015/59886 sayısıyla tescilli '' Znabili'' markasının 26.07.2016 tarihinde 03. sınıf kategorisinde tescilli olduğu, davalıya ait 2017/21244 sayılı ''Alam Al-Deen Zanabıly '' isimli markasının ise 17.08.2017 tarihinde yine aynı kategoride tescil edildiği, davalı markasını tescil ambleminde basit bir geometrik şekille daire içerisine alınmışsa da bu durumun markaya ayırt edici bir özellik katmadığı, dairenin üst kısmında Arapça ve daha küçük boyutlarda yazılmış "Alam Al-Deen" ibaresinin Türkçe'de "Mükemmel Formüle Edilmiş Sabun" anlamına geldiği, bu ibarelerin ürünün türü ve alanına göre herkes tarafından kullanılan yaygın ve tamamlayıcı unsur niteliğinde olduğu, diğer yandan davacı adına kayıtlı Znabili ile davalının çekirdekte kullandığı Zanabily kelimelerinin Suriye'de sabun imalatı yapan tüm üreticilerin kullandığı ve sabunu simgeleyen bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de, hem fonetik hem yazılış açısından benzerlik arz ettiği hem de markanın Türkiye'de orta düzey tüketici nezdinde bahsi geçen algıyı yaratmayacağı kanaatiyle davalının bu yöndeki itirazları ve istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, endüstriyel tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tasarımın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4836 E. 2013/1358 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ziya

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1462 E. 2023/5154 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4070 E.  ,  2024/5889 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1654 Esas,2023/314 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Nizip 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2021/18 E., 2021/112 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "znabili" markasına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespitini ve sona erdirilmesini, müvekkil markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulmasını, 2017/21244 tescil no ile tescillenmiş "alam al - deen zanabıly" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ve 6 ncı maddeleri gereği hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, ayrıca müvekkilinin markasının davalı tarafından kullanımının durdurulması ve sona erdirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Alam Al Deen Zanabıly" markasını 10.03.2017 tarihinde 2017/21244 tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilleterek 03. sınıf emtialarda koruma altına aldırdığını, ticari faaliyetlerinde kullandığı markanın yasal sahibi olduğundan tescil hakkını kullanarak ürünlerinde kullanmakta olduğunu, işbu marka ile davacının müvekkille isnat ettiği gibi davacıya ait olan 2015/59886 tecil numaralı "Znabili" markasının benzerliği olmadığını, "Znabili" markasının tescil hakkını ihlal eden bir tecavüz de söz konusu olmadığını, "Znabili" veya "Zanabıly" kelimesi Suriye'de uzun yıllar önce ilk sabun üretimi ve ticareti yapan bir ailenin soyadı olduğunu, daha sonra Suriyeli sabun tüccarlarının bu isim altında birçok sabun markası ürettiklerini ve bu ismin Suriye'de sabun sektöründe kullanılan ve sabunu simgeleyen anonim bir isim haline geldiğini, dolayısıyla davacı ile herhangi bir öznel veya simgesel bir bağı olmadığını, davacının da belirttiği gibi "Znabili" ibaresi uzun yıllardan beri birçok sabun üretici tarafından kullanılan bir ibare olduğu için davacının iddia ettiği gibi davacı firmanın olağanüstü emek ve çaba sonucu bilinir hale getirdiğini, davacı firma ile özdeşleşen bir ibarede olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının davalının tescilli markasından daha önceki tarihli olması ve korunan ürünlerin aynı ve benzer temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler kategorisine dahil olması sebebiyle karıştırılması ihtimali bulunan davalıya ait marka tescilinin terkin ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçeleriyle markanın hükümsüzlüğü ile davalı adına tescilli 2017/21244 tescil sayılı "ALAM AL-DEEN ZANABILY" markanın TÜRKPATENT sicilinden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markanın Arap harfleriyle yazılı kısımlarını markanın şekli unsuru kabul ettiğini, marka kompozisyonlarının dikkate alınmadığını, markalar arasındaki kısmi benzerliğin markalar arasında iltibas oluşacak derecede yakınlık olduğu anlamına gelmeyeceğini, OMO markası Unilever İp Holdings BW şirketi adına tanınmış marka statüsünde tescilli bir marka iken ... markası ... Gıda Eğlence ve Spor Hizmetleri Ltd. Şti. adına tescilli (2004/34719) marka olduğunu, bu ikinci marka da diğer marka Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olmasına rağmen TÜRKPATENT nezdinde korunduğunu, oysa ikinci marka ters çevrildiğinde omo görüntüsü ortaya çıktığını, bu ihtimalde her iki markanın okunuşunun da aynı olduğunu, iltibas yönünden alınan rapora itibar edilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacı adına 2015/59886 sayısıyla tescilli '' Znabili'' markasının 26.07.2016 tarihinde 03. sınıf kategorisinde tescilli olduğu, davalıya ait 2017/21244 sayılı ''Alam Al-Deen Zanabıly '' isimli markasının ise 17.08.2017 tarihinde yine aynı kategoride tescil edildiği, davalı markasını tescil ambleminde basit bir geometrik şekille daire içerisine alınmışsa da bu durumun markaya ayırt edici bir özellik katmadığı, dairenin üst kısmında Arapça ve daha küçük boyutlarda yazılmış "Alam Al-Deen" ibaresinin Türkçe'de "Mükemmel Formüle Edilmiş Sabun" anlamına geldiği, bu ibarelerin ürünün türü ve alanına göre herkes tarafından kullanılan yaygın ve tamamlayıcı unsur niteliğinde olduğu, diğer yandan davacı adına kayıtlı Znabili ile davalının çekirdekte kullandığı Zanabily kelimelerinin Suriye'de sabun imalatı yapan tüm üreticilerin kullandığı ve sabunu simgeleyen bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de, hem fonetik hem yazılış açısından benzerlik arz ettiği hem de markanın Türkiye'de orta düzey tüketici nezdinde bahsi geçen algıyı yaratmayacağı kanaatiyle davalının bu yöndeki itirazları ve istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, endüstriyel tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071229000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.