Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4070 E. 2024/5889 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/18 E., 2021/112 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "znabili" markasına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespitini ve sona erdirilmesini, müvekkil markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulmasını, 2017/21244 tescil no ile tescillenmiş "alam al - deen zanabıly" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ve 6 ncı maddeleri gereği hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, ayrıca müvekkilinin markasının davalı tarafından kullanımının durdurulması ve sona erdirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Alam Al Deen Zanabıly" markasını 10.03.2017 tarihinde 2017/21244 tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilleterek 03. sınıf emtialarda koruma altına aldırdığını, ticari faaliyetlerinde kullandığı markanın yasal sahibi olduğundan tescil hakkını kullanarak ürünlerinde kullanmakta olduğunu, işbu marka ile davacının müvekkille isnat ettiği gibi davacıya ait olan 2015/59886 tecil numaralı "Znabili" markasının benzerliği olmadığını, "Znabili" markasının tescil hakkını ihlal eden bir tecavüz de söz konusu olmadığını, "Znabili" veya "Zanabıly" kelimesi Suriye'de uzun yıllar önce ilk sabun üretimi ve ticareti yapan bir ailenin soyadı olduğunu, daha sonra Suriyeli sabun tüccarlarının bu isim altında birçok sabun markası ürettiklerini ve bu ismin Suriye'de sabun sektöründe kullanılan ve sabunu simgeleyen anonim bir isim haline geldiğini, dolayısıyla davacı ile herhangi bir öznel veya simgesel bir bağı olmadığını, davacının da belirttiği gibi "Znabili" ibaresi uzun yıllardan beri birçok sabun üretici tarafından kullanılan bir ibare olduğu için davacının iddia ettiği gibi davacı firmanın olağanüstü emek ve çaba sonucu bilinir hale getirdiğini, davacı firma ile özdeşleşen bir ibarede olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının davalının tescilli markasından daha önceki tarihli olması ve korunan ürünlerin aynı ve benzer temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler kategorisine dahil olması sebebiyle karıştırılması ihtimali bulunan davalıya ait marka tescilinin terkin ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçeleriyle markanın hükümsüzlüğü ile davalı adına tescilli 2017/21244 tescil sayılı "ALAM AL-DEEN ZANABILY" markanın TÜRKPATENT sicilinden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markanın Arap harfleriyle yazılı kısımlarını markanın şekli unsuru kabul ettiğini, marka kompozisyonlarının dikkate alınmadığını, markalar arasındaki kısmi benzerliğin markalar arasında iltibas oluşacak derecede yakınlık olduğu anlamına gelmeyeceğini, OMO markası Unilever İp Holdings BW şirketi adına tanınmış marka statüsünde tescilli bir marka iken ... markası ... Gıda Eğlence ve Spor Hizmetleri Ltd. Şti. adına tescilli (2004/34719) marka olduğunu, bu ikinci marka da diğer marka Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olmasına rağmen TÜRKPATENT nezdinde korunduğunu, oysa ikinci marka ters çevrildiğinde omo görüntüsü ortaya çıktığını, bu ihtimalde her iki markanın okunuşunun da aynı olduğunu, iltibas yönünden alınan rapora itibar edilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacı adına 2015/59886 sayısıyla tescilli '' Znabili'' markasının 26.07.2016 tarihinde 03. sınıf kategorisinde tescilli olduğu, davalıya ait 2017/21244 sayılı ''Alam Al-Deen Zanabıly '' isimli markasının ise 17.08.2017 tarihinde yine aynı kategoride tescil edildiği, davalı markasını tescil ambleminde basit bir geometrik şekille daire içerisine alınmışsa da bu durumun markaya ayırt edici bir özellik katmadığı, dairenin üst kısmında Arapça ve daha küçük boyutlarda yazılmış "Alam Al-Deen" ibaresinin Türkçe'de "Mükemmel Formüle Edilmiş Sabun" anlamına geldiği, bu ibarelerin ürünün türü ve alanına göre herkes tarafından kullanılan yaygın ve tamamlayıcı unsur niteliğinde olduğu, diğer yandan davacı adına kayıtlı Znabili ile davalının çekirdekte kullandığı Zanabily kelimelerinin Suriye'de sabun imalatı yapan tüm üreticilerin kullandığı ve sabunu simgeleyen bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de, hem fonetik hem yazılış açısından benzerlik arz ettiği hem de markanın Türkiye'de orta düzey tüketici nezdinde bahsi geçen algıyı yaratmayacağı kanaatiyle davalının bu yöndeki itirazları ve istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4836 E. 2013/1358 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · denetime elverişlilik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli, açık ve «denetime elverişli» bulunmadığı, davaya konu tasarım ile davacının daha önce piyasaya sunduğu çizgili sabunlar arasında 554 sayılı KHK’nin 5, 6, 7 ve 11. maddeleri kapsamında kıyaslama yapılacak şekilde «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ve ayrıca tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin davalarda kararın «ilanının» mümkün olamadığı, bu nedenle ilan isteminin reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğr …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1462 E. 2023/5154 K.
Ortak:terkin · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "znabili" markasına yapılan tecavüz ile «haksız rekabetin» tespitini ve sona erdirilmesini, müvekkil markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulmasını, 2017/21244 tescil no ile tescillenmiş "alam al - …
… an daha önceki tarihli olması ve korunan ürünlerin aynı ve benzer temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler kategorisine «dahil» olması sebebiyle karıştırılması ihtimali bulunan davalıya ait marka tescilinin «terkin» ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçeleriyle markanın hükümsüzlüğü ile davalı adına tescilli 2017/21244 tescil sayılı "ALAM AL-DEEN ZANABILY" markanın TÜRKPA …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markanın Arap harfleriyle yazılı kısımlarını markanın şekli unsuru kabul ettiğini, marka kompozisyonlarının dikkate alınmadığını, markalar arasındaki kısmi benzerliğin markalar arasında «iltibas» oluşacak derecede yakınlık olduğu anlamına gelmeyeceğini, OMO markası Unilever İp Holdings BW şirketi adına tanınmış marka statüsünde tescilli bir marka iken ... markası ...
Benzer bu kararda… ası ile hem ibare olarak hem de tescil edildikleri sınıf olarak ayniyet içerisinde olduklarını, bu durumun gerek marka hakkının korunmasına ilişkin mevzuata gerekse «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı markasının «iltibas» yaratacak şekilde benzer olduğunu, dava konusu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalıya ait 2017/41534 başvuru numaralı markasının müvekkili markası ile «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek «şikayet» ve «tazminat davası» açma hakları ve teşhir ve ilam talepleri saklı tutarak davalı tarafça TPMK nezdinde işlem gören markanın 3 üncü kişilere devir ve «temlikini» önlemek için TPMK marka dosyasına davalı marka «kaydı» üzerine «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, müvekkilinin daha fazla ticari ve manevi «kayba» uğramaması adına dava konusu "extra a.zanapılı naturel plant oil" ibaresinin yer aldığı her türlü ürünün tedbiren toplatılmasına, dava konusu markanın kullanımını içeren her türlü tabelanın ve «ilanın» yasaklanarak kaldırılmasına, davalı adına tescil başvurusuna konu edilen 2017/41534 başvuru numaralı "extra a.zanapılı naturel plant oil" markasının hükümsüzlüğüne, başvurunun «sicilden terkine» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi ve markanın hükümsüzlüğü ve sicilinden «terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… kçesinde; müvekkilinin "Extra a.Zanapılı Naturel Plant Oil" markasına TPMK marka 2017/41534 sayı ile tescil ettirdiğini, markanın ve kullanımının davacı markası ile «iltibas» yaratmadığını, müvekkilinin markasının şekil yazı unsurundan oluşan kompozit bir marka olup yazılardan çok şekil unsurunun ön planda olduğunu, davacı markası ile k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · şikayet · sicilden terkin · hakkaniyet · tazminat davası · ihtiyati tedbir · kamu düzeni · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… ası ile hem ibare olarak hem de tescil edildikleri sınıf olarak ayniyet içerisinde olduklarını, bu durumun gerek marka hakkının korunmasına ilişkin mevzuata gerekse «hakkaniyete» aykırı olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı markasının «iltibas» yaratacak şekilde benzer olduğunu, dava konusu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalıya ait 2017/41534 başvuru numaralı markasının müvekkili markası ile «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek «şikayet» ve «tazminat davası» açma hakları ve teşhir ve ilam talepleri saklı tutarak davalı tarafça TPMK nezdinde işlem gören markanın 3 üncü kişilere devir ve «temlikini» önlemek için TPMK marka dosyasına davalı marka «kaydı» üzerine «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, müvekkilinin daha fazla ticari ve manevi «kayba» uğramaması adına dava konusu "extra a.zanapılı naturel plant oil" ibaresinin yer aldığı her türlü ürünün tedbiren toplatılmasına, dava konusu markanın kullanımını içeren her türlü tabelanın ve «ilanın» yasaklanarak kaldırılmasına, davalı adına tescil başvurusuna konu edilen 2017/41534 başvuru numaralı "extra a.zanapılı naturel plant oil" markasının hükümsüzlüğüne, başvurunun «sicilden terkine» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu 2017/41534 sayılı markanın tescil tarihi 14.11.2017 tarihi olduğu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açıldığı, davacının iddialarına mesnet 2015/59886 sayılı "Znabili" markasının,15.07.2015 başvuru tarihli ve 3 üncü sınıfta tescilli olduğu, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların kapsamında aynı veya aynı türden mal ve hizmetler olduğu, her iki markanın üst kısımlarında latince ibare ve alt tarafında arapça ibarelerden oluştuğu, davaya konu markadaki latince ibare EKSTRA A.ZANAPILI ve şekil unsurunun altında ingilizce "doğal bitki yağı" "anlamında NATURAL PLANT OIL" yazdığı, Türkiyedeki «ortalama tüketicinin» NATURAL PLANT OIL ibaresinin ingilizce olduğunu bilmesine rağmen "doğal bitki yağı" "anlamında bir eşya ismi olduğunu bildiğinin söylenemeyeceği, yine davalı markanın "Mükemmel Halep Sabunu" anlamında "EXCELLENT ALEPOO SOAP" ibaresinin markanın esas unsurunun hemen altında yer aldığı, markanın baş kısmındaki EKSTRA ibaresinin önüne geldiği ibareye "çok iyi nitelikte, en üstün" anlamı verdiği, markanın esaslı unsuru olan "¸" yazısının "ayn znabili" şeklinde okunduğu, taraf markalarının ortak unsurlarının "znabili" olduğu, davalı markasındaki ayn harfinin markaları farklılaştırmadığı bilakis davacı markasının yeni bir markası olduğu izlenimi verdiği, markaların okunuş şekillerinin aynı olduğu, her ne kadar harf anlamında bazı farklılıklar olduğu gözlenmişse de ürünü almaya niyetli nispeten daha dikkatli bir tüketici nezdinde dahi markaların yan yana görülmesi halinde ve bütünsel algı bakımından da aralarında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağından markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, benzerliğin ayrıca «marka hakkına tecavüz» fiilleri içerisinde değerlendirilmesi nedeniyle davaya konu olayda marka hakkına tecavüz durumunun tespitine, davacı markasının ayırt edici unsuru olan “ZNABİLİ” ibaresini, marka ve işletme adı olarak kullandığı, davalının davacı markasının esaslı ve ayırt edici unsurunu ticari faaliyetlerinde marka/ işletme adı olarak kullandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci maddesinin (a-4) bendindeki “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde tanımlanan eyleme uyduğu ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğuna yönelik iddiasını ispatlar nitelikte dosyada bir bilgi bulunmadığından davalının …
… ece davalı eylemlerinin genel bir ifadeyle genellemiş olduğunu, müvekkilinin markasını hukuka uygun olarak kullandığını, bu marka ve kullanımının davacı markası ile «iltibas» yaratmadığını, müvekkilinin markasının şekil+yazı unsurundan oluşan kompozit bir marka olduğunu, yazılardan çok şekil unsurunun ön planda olduğunu, taraflara ait markaların görsel, işitsel anlamsal ve bütünsel benzerlik açısından kıyaslamasında da iltibasa konu bir benzerliğin olmadığının görüldüğünü, davacının mal ve hizmet sınıfı açısından aynı emtiada faaliyet göstermekte olduklarından bahisle iltibas bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, TPMK'da yapılan sorgulamada Znabili ve benzer ibareyi birçok firmanın kişinin kullanmış olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kendi markasını tescile uygun kullandığını, müvekkilinin karşı tarafın markasını taklit etme gibi bir kastının olmadığını, tescilde de «kötü niyetinin» olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda her ne kadar heyetin markaların hükümsüz kılınamayacağı yönünde isabetli değerlendirmelerde bulunduğunu, karıştırılma ihtimali yönünden yanlış değerlendirmelerde bulunduğunu, bilirkişi heyetinin markaları bütünsel olarak değerlendirilmediğini, müvekkili şirkete ait markanın yazı unsurundan «ziyade» bir şekil markası olduğunu, bu hususlara dikkat edilmeksizin raporun tanzim edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiş …
… a bir isabetsizlik görülmediği, davalı adına tescilli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu ve bu anlamda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4070 E. , 2024/5889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1654 Esas,2023/314 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Nizip 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/18 E., 2021/112 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "znabili" markasına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespitini ve sona erdirilmesini, müvekkil markası kullanılarak yapılan her türlü üretim ve satışın durdurulmasını, 2017/21244 tescil no ile tescillenmiş "alam al - deen zanabıly" markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ve 6 ncı maddeleri gereği hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, ayrıca müvekkilinin markasının davalı tarafından kullanımının durdurulması ve sona erdirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "Alam Al Deen Zanabıly" markasını 10.03.2017 tarihinde 2017/21244 tescil numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilleterek 03. sınıf emtialarda koruma altına aldırdığını, ticari faaliyetlerinde kullandığı markanın yasal sahibi olduğundan tescil hakkını kullanarak ürünlerinde kullanmakta olduğunu, işbu marka ile davacının müvekkille isnat ettiği gibi davacıya ait olan 2015/59886 tecil numaralı "Znabili" markasının benzerliği olmadığını, "Znabili" markasının tescil hakkını ihlal eden bir tecavüz de söz konusu olmadığını, "Znabili" veya "Zanabıly" kelimesi Suriye'de uzun yıllar önce ilk sabun üretimi ve ticareti yapan bir ailenin soyadı olduğunu, daha sonra Suriyeli sabun tüccarlarının bu isim altında birçok sabun markası ürettiklerini ve bu ismin Suriye'de sabun sektöründe kullanılan ve sabunu simgeleyen anonim bir isim haline geldiğini, dolayısıyla davacı ile herhangi bir öznel veya simgesel bir bağı olmadığını, davacının da belirttiği gibi "Znabili" ibaresi uzun yıllardan beri birçok sabun üretici tarafından kullanılan bir ibare olduğu için davacının iddia ettiği gibi davacı firmanın olağanüstü emek ve çaba sonucu bilinir hale getirdiğini, davacı firma ile özdeşleşen bir ibarede olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının davalının tescilli markasından daha önceki tarihli olması ve korunan ürünlerin aynı ve benzer temizlik amaçlı maddeler, parfümeri, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler kategorisine dahil olması sebebiyle karıştırılması ihtimali bulunan davalıya ait marka tescilinin terkin ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçeleriyle markanın hükümsüzlüğü ile davalı adına tescilli 2017/21244 tescil sayılı "ALAM AL-DEEN ZANABILY" markanın TÜRKPATENT sicilinden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markanın Arap harfleriyle yazılı kısımlarını markanın şekli unsuru kabul ettiğini, marka kompozisyonlarının dikkate alınmadığını, markalar arasındaki kısmi benzerliğin markalar arasında iltibas oluşacak derecede yakınlık olduğu anlamına gelmeyeceğini, OMO markası Unilever İp Holdings BW şirketi adına tanınmış marka statüsünde tescilli bir marka iken ... markası ... Gıda Eğlence ve Spor Hizmetleri Ltd. Şti. adına tescilli (2004/34719) marka olduğunu, bu ikinci marka da diğer marka Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olmasına rağmen TÜRKPATENT nezdinde korunduğunu, oysa ikinci marka ters çevrildiğinde omo görüntüsü ortaya çıktığını, bu ihtimalde her iki markanın okunuşunun da aynı olduğunu, iltibas yönünden alınan rapora itibar edilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacı adına 2015/59886 sayısıyla tescilli '' Znabili'' markasının 26.07.2016 tarihinde 03. sınıf kategorisinde tescilli olduğu, davalıya ait 2017/21244 sayılı ''Alam Al-Deen Zanabıly '' isimli markasının ise 17.08.2017 tarihinde yine aynı kategoride tescil edildiği, davalı markasını tescil ambleminde basit bir geometrik şekille daire içerisine alınmışsa da bu durumun markaya ayırt edici bir özellik katmadığı, dairenin üst kısmında Arapça ve daha küçük boyutlarda yazılmış "Alam Al-Deen" ibaresinin Türkçe'de "Mükemmel Formüle Edilmiş Sabun" anlamına geldiği, bu ibarelerin ürünün türü ve alanına göre herkes tarafından kullanılan yaygın ve tamamlayıcı unsur niteliğinde olduğu, diğer yandan davacı adına kayıtlı Znabili ile davalının çekirdekte kullandığı Zanabily kelimelerinin Suriye'de sabun imalatı yapan tüm üreticilerin kullandığı ve sabunu simgeleyen bir ibare olduğu ileri sürülmüşse de, hem fonetik hem yazılış açısından benzerlik arz ettiği hem de markanın Türkiye'de orta düzey tüketici nezdinde bahsi geçen algıyı yaratmayacağı kanaatiyle davalının bu yöndeki itirazları ve istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071229000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz