Sınırlı ihyada ek tasfiye için tasfiye memuru atanması zorunludur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3769 E. 2024/5908 K. · · İlk derece: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret sicilinden silinen şirketin belirli bir takip dosyası ve devamı işlemler için ihyası istendiğinde, karar terkin işleminin iptali niteliğinde kurulamaz; dosya kapsamıyla sınırlı ek tasfiyeye karar verilmeli ve tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için bir tasfiye memuru atanmalıdır. Re'sen terkin, kanunda öngörülmeyen bir sebebe (şirketin adresinde tespit edilememesi) dayanıyor ve şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkarılmamışsa terkin usule uygun değildir; bu hâlde sicil müdürlüğü yasal hasım sayılarak yargılama gideri davacı üzerinde bırakılamaz, davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilir.
Ele alınan sorunlar
Dosya kapsamıyla sınırlı ihya (ek tasfiye) kararında tasfiye memuru atanmasının zorunluluğu → kabul
İddia: Davalı, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerde ek tasfiyeye karar verilmesi hâlinde tasfiye memuru atanmasının kanun gereği ve zorunlu olduğunu, aksi hâlde kararla ilgili sicil işlemlerinin yürütülemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ticaret sicilinden silinen şirket hakkında belirli bir dosya kapsamıyla sınırlı olmak üzere ek tasfiyeye karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için bir tasfiye memuru atanması gerekir. İhya istemi bu çerçevede karara bağlanmalıyken, terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin iptali niteliğinde bir ihya kararı verilmesi doğru değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Terkin işleminin usulsüzlüğü hâlinde sicil müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğu → kabul
İddia: Davacı, davanın kabulüne rağmen lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediğini; davalı ise yasal hasım konumunda bulunduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İhyası talep edilen şirketin terkin sebebi, şirketin adresinde tespit edilememesidir; bu şekilde kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin işlemi yapılmış ve ayrıca şirket yetkilisine tebligat çıkarılmamıştır. Terkin işlemi usule uygun olmadığından davalının yasal hasım olduğundan bahisle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru değildir; davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdir edilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Sınırlı ihya kararının ek tasfiye çerçevesinde kurulması ve tasfiye memuru atanmasının zorunluluğu ile kanunda öngörülmeyen sebeple yapılan terkinde sicil müdürlüğünün yasal hasım sayılamayacağı bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ re'sen terkin↗ ticaret sicili kaydının iptali↗ yasal hasım↗ münfesih şirket↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda… sı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve «tasfiye» işlemlerinin yapılması için bir «tasfiye memuru atanması» gerekirken «ihyası» istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince «terkin» işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı, ihyası talep edilen şirketin terkin «sebebinin» şirketin adresinde tespit edilememesi olduğu, bu şekilde kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin işlemi yapıldığı, şirket yetkilisine ayrıca «tebligat» çıkartılmadığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan terkin işlemi usule uygun olmadığından davacı yararına «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği halde davalının «yasal hasım» olduğundan bahisle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 341769 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu şirketin sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak «terkin» «sebebi» gerekçe gösterilerek «tasfiye memuru atanmadığını», oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanunun bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda verilen kararla ilgili olarak MERSİS'te işlem yapılması da mümkün olmadığını belirterek «ihya» edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve «terkin» «kaydının» iptali ile sicile kayıt ve tesciline, ek tasfiyenin tamamlanması için eski şirket yetkilisi ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · fesih · terkin · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8655 E. 2021/6877 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili kanun maddeleri doğrultusunda işlem yapıldığını, «resen terkin» işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, sicilin mahkeme kararı olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargı gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İcra müdürlüğünün 2016/30901 E. sayılı (eski esas 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve «terkin» «kaydının» iptali ile tesciline, şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, davalı «yasal hasım» olduğundan «yargı giderinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, dava dışı «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
1-Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair 17/06/2021 tarihli kararın «kesin» olduğundan bahisle 14/09/2021 tarihli ek karar ile davalının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Yasa'nın 547. maddesine göre açılan «ihya» davasında «yasal hasım» olması ve açılan davada da ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından davalı ... vekilinin 14/09/2021 tarihli e …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihya · kesin hüküm
Benzer bu kararda1-Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair 17/06/2021 tarihli kararın «kesin» olduğundan bahisle 14/09/2021 tarihli ek karar ile davalının temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Yasa'nın 547. maddesine göre açılan «ihya» davasında «yasal hasım» olması ve açılan davada da ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından davalı ... vekilinin 14/09/2021 tarihli e …
Dava, dava dışı «şirketin ihyası» talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmuş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince 14/09/2021 tarihli ek kararla, kararın «kesin» olarak verildiği, bu kararın temyizinin mümkün olmadığı gerekçesi ile temyiz başvurusunun reddine karar vermiş, ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili kanun maddeleri doğrultusunda işlem yapıldığını, «resen terkin» işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, sicilin mahkeme kararı olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «yasal hasım» konumunda bulunan müvekkili aleyhine «yargı gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İcra müdürlüğünün 2016/30901 E. sayılı (eski esas 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve «terkin» «kaydının» iptali ile tesciline, şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, davalı «yasal hasım» olduğundan «yargı giderinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · alacak davası · anonim şirket · hukuki yarar · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Bu nedenle, sicil aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3769 E. , 2024/5908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2164 Esas, 2024/507 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/534 E., 2023/465 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına düzenlenen bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini ancak takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını ileri sürerek müvekkilinin alacağına istinaden İstanbul 21. İcra Müdürlüğü 2016/30901 E. sayılı dosyasının neticelendirilmesi için, ... Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili kanun maddeleri doğrultusunda işlem yapıldığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında olduğunu ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, sicilin mahkeme kararı olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ihyası istenilen alacağına istinaden derdest olan icra takip dosyasının neticelendirilmesi için şirketin sicil kaydının ihyası talebi istemine ilişkin olduğunun tespit edildiği, tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında devam eden yargılamanın yürütülebilmesi için yeniden ihyası gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul 21. İcra müdürlüğünün 2016/30901 E. sayılı (eski esas 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve terkin kaydının iptali ile tesciline, şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, davalı yasal hasım olduğundan yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne rağmen davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılarak davacı müvekkili lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu şirketin sınırlı olarak ek tasfiyesine karar verildiğini ancak terkin sebebi gerekçe gösterilerek tasfiye memuru atanmadığını, oysa 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirketlerin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması kanunun bir gereği olduğu gibi zorunluluk da arz ettiğini, zira belirli bir işin görülmesi, bir dava veya icra takibi kapsamında ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen şirketle ilgili işlemlerin yürütülebilmesi tasfiye memuru atanmasının şart olduğunu, tasfiye memuru atanmaması durumunda verilen kararla ilgili olarak MERSİS'te işlem yapılması da mümkün olmadığını belirterek ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesinin doğru olmadığı, ihyası talep edilen şirketin terkin sebebinin şirketin adresinde tespit edilememesi olduğu, bu şekilde kanunda öngörülmeyen bir sebeble terkin işlemi yapıldığı, şirket yetkilisine ayrıca tebligat çıkartılmadığı, bu nedenle davalı tarafından yapılan terkin işlemi usule uygun olmadığından davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde davalının yasal hasım olduğundan bahisle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 341769 sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...
Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2016/30901 E. sayılı (eski E. 2013/10970) sayılı dosyası ve devamı işlemler için ihyasına ve terkin kaydının iptali ile sicile kayıt ve tesciline, ek tasfiyenin tamamlanması için eski şirket yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: dava konusu müvekkili işleminin hukuka uygun olduğu hâlde davanın kabul edilerek müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası ile geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1070668000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz